Facebook ve Güç

Facebook ve diğer sosyal ağların 2013 yılında görülen en büyük etkilerinden biri: Neredeyse hükumetleri devirebilecek kadar derin bir sosyalleşmeye olanak sağlayabilecekleridir.

Dolayısıyla kesinlikle hafife alınamayacak kadar büyük bir kitlesel güce sahip oldukları göz ardı edilemeyecek bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.

facebook4
Sosyal Ağ

Facebook, insanların arkadaşlarıyla iletişim kurmasını ve bilgi, fotoğraf, video vb. paylaşımı amaçlayan bir sosyal paylaşım web sitesidir. 4 Şubat 2004 tarihinde Harvard Üniversitesi 2006 sınıfı öğrencisi Mark Zuckerberg tarafından kurulan facebook, öncelikle Harvard öğrencileri için kurulmuştu. Facebook ismini “paper facebooks”‘dan alır. Bu form A.B.D. üniversitelerinde okulların öğrencilerine, öğretmenlere ve çalışanlara doldurduğu onları tanıtan bir formdur.

Daha sonraları hemen hemen tüm İnternet kullanıcılarının yer aldığı, birbirleri ile iletişim ve bilgi alışverişi için kullandıkları sanal bir ağ haline gelmiştir.

Yapılan araştırmalara göre Facebook kullanıcıların %70 lik bir kısmının ilk aşamada diğer kullanıcıların hayatlarını merak ettikleri için bu sosyal ağı kullanmaya başladıklarını gösteriyor.

facebook6
Facebook Profili

Faceboook üzerinde kurulan profiller, daha sonraları grup ve sayfalar sayesinde bağlantılar kurularak, tüm dünyada olup biten olayları güncel olarak takip etmeye ve en uzak mesafeler ile iletişim kurmayı sağlamaktadır. Masa başında gerçekleşen bu sosyalleşme sayesinde pek kişiyle tanışıyor, bilmediğimiz çok şeyi öğreniyor, uyguluyor ve belki de farkında olmadan bir çok sosyal beceri elde etmiş oluyoruz.

Facebook; eğlence, muhabbet, günlük sorunlardan kaçış ve vakit öldürmek amaçlı kullanılabileceği gibi, büyük kitlelere ulaşılıp profesyonel mesleki amaçlar üzerine kullanılarak, büyük başarılar elde etmeye de olanak sağlayan bir sosyal ortamdır.

Bu sosyal ağın kulanım amaçlarından biri; kullanıcıları birleştirmek, organizasyonlar düzenlemek ve farklı amaçlar üzerine tekrar tekrar bir araya gelmek olarak belirlenmiş. Yani bu sosyal ağı doğru amaçlar üzerine kullanıyorsanız,  masa başı sosyalleşme ile başlayan bu eylemler, real sosyalleşmeye dönüşerek hayatımıza güzellikler getirebiliyor.

Dilerseniz güvenilirliğinden emin olduğunuz Facebook sayfa ya da gruplarını takip ederek, sizden binlerce kilometre ötedeki bir okulun kırtasiye ihtiyacına destek olabiliyorsunuz. Yakınınızdaki acil bir kan anonsuna koşarak bir kişiye can, ilik ihtiyacı olan bir hastaya derman, sokakta acıdan kıvranan bir hayvana yuva olabiliyorsunuz. Enkaz altında kalan insanlara kuvvet, adil olmayan her tür düzene karşı da ‘buradayım’ diyebiliyorsunuz.

[quote]2013 yılında Facebook adlı sosyal ağın görülen en güçlü etkilerinden biri; neredeyse hükumetleri devirebilecek kadar derin bir sosyalleşmeye olanak sağladığıdır. Facebook kesinlikle hafife alınamayacak kadar büyük bir kitlesel güce sahiptir.[/quote]

Facebook tarafından 2013 yılının ikinci çeyreğinde, sosyal ağın aylık aktif mobil kullanıcı sayısının 819 milyona ulaştığı açıklanmıştır.

Bu sosyal ortamda yapılan her paylaşım bir belge niteliği taşımaktadır. Facebook’un yayınladığı Hak ve Sorumluluklar Bildirimi’nin 3. Maddesinde (www.facebook.com/legal/terms) “ Facebook’un emniyetli kalmasını sağlamak için elimizden geleni yapmaktayız, ancak bunu yine de garanti edemeyiz” ibaresini lütfen dikkate alarak; kimsenin bilmesini istemediğiniz kişisel bilgilerinizi (fotoğraf vs) ve sonradan pişman olacağınız hiçbir şeyi paylaşmayınız.

facebook7
Facebook Security

Unutmayalım ki İnternet bağlantısının olduğu her yerde kurabileceğimiz bu sanal sosyalleşme, hayatınızı cennete çevirebileceği kadar cehenneme de çevirebilmektedir. Özel fotoğrafları ve bilgileri çalınarak, adlarına açılan sahte profiller ile çoğu kişi mağduriyet yaşamaktadır.

[quote]Real olarak sosyalleşme girişimlerimizde yaptığımız gibi, elbette ki bu sanal sosyalleşme sırasında almış olduğumuz her tür bilginin doğruluğunu da sorgulamamız gerekmektedir.  İyi kullanımların yanında, kötü amaçlı kullanımlar da kaçınılmaz bir gerçektir.[/quote]

facebook 8
Kullanım Amacınız Nedir?

Ben, sadece 2013 yılında resmi kurumların Facebook ağı üzerinde kurulan  grup ve sayfaları sayesinde orada toplanan binlerce değerli üye ile birlikte; binlerce kişiye gıda desteği, yüzlerce bedensel engelliye tekerlekli sandalye, hastalara çeşitli medikal ürünler, öğrencilere kırtasiye destekleri, burs, binlerce çocuğa oyuncak, kılık, kıyafet, ayakkabı, bot, mont, diş macunu, fırça, çikolata, her tür ev eşyası, kütüphanelere kitap desteği ve hatta köy okullarına bina yapım desteği çalışmalarında bulunma onurunu yaşadım. Facebook’u bu amaçlar üzerine kullanarak, Türkiye ve dünyanın pek çok ülkesinden muhteşem dostluklar kazandım. Kısacası; Facebook’u cennete çevirdim. Umarım tüm kullanıcılar, iyi ve faydalı amaçlar üzerine kullanarak, kendi cennetlerini oluştururlar.

İyilik dolu bir kullanıcı olmanız ve hep öyle kalmanız dileğiyle…

Önceki yazıCüzi aşktan ilahi aşka
Sonraki yazıFikir Üretmeyi Bırakın
1973 İstanbul doğumluyum. Çalışma ve ilgi alanlarımı sınırlamam pek mümkün değildir. Kimi zaman kalemim bana sırdaş olmuş, kimi zaman toplumun faydasına olan cümleleri dökmüş, kimi zaman da toplumun yaralarına dokunarak dile gelmiştir. Kalemi kullanırken en keyif aldığım taraf ise "sessizin sesi" olabilmektir. Yeri geldiğinde bir taşın sesi, yeri geldiğinde bir kedinin serzenişi, yeri geldiğinde konuşamayan engelli bir çocuğun dili, yeri geldiğinde ise bir saç örgüsünü dile getirebilmek en keyif aldığım şeylerden biridir. Hayatın her alanında gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bağımlılık ile mücadele, kadın ve çocuk istismarına karşı destek, eğitime katkı amaçlı kütüphanaler kurulması, yardımlaşma derneklerinde faaliyetler, tüketicinin her tür hakkı (sağlık, hukuk...) üzerine destek çalışmaları, kültür sanat projelerine koçluk, danışmanlık, tutuklu çocukların topluma kazandırılması amaçlı eğitim organizasyonları, kan bağısı, organ bağışı, ilik bağışı üzerine organizasyonlarda koordinatörlük, özel eğitim öğretmeni olmam sebebiyle engelli çocuklarımızın ailelerine danışmanlık, okullarda çocuklarımızın yardımlaşma güdüsünü pekiştirme amaçlı seminerler ve sayamayacağım daha pek çok alanda, neredeyse hiç durmadan yıllardır gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bu alanlarda hakkıyla faaliyet gösteren kurumların yanında bulunmanın yanısıra, mağdurların şahsen yanında istikrarla olabilmenin de güzelligini yaşayabilenlerdenim. Yönetiminde ya da genel kurulunda faaliyet gösterdiğim derneklerde doğru ekip çalışması ile "olmaz" denilenin aslında ne kadar kolaylıkla olabileceğini yaşayanlardanım. "Şunun uzmanıyım, bunun uzmanıyım" demek elbet güzel, ben direkt sahaya dalarak takım çalışmasına hızla uyum sağlayarak, iş ve zihin gücünü sergileyerek faydalı olmaktan keyif duyanlardanım. 1998 doğumlu dünya tatlısı, mutlu mu mutlu, sevimli mi sevimli, şamatacının teki olan zihinsel engelli Cansın adında bir oğulun annesiyim. Onun bana öğrettiklerinin arasında "sessizliği dinleyebilmek" en değerlilerinden biridir diyebilirim. İnsanoğlunun değer biçilemeyecek kadar değerli olan, ne kadar çok şeye sahip olduğunu unutmadan yaşamak ve bunu unutanlara da hatırlatabilmenin gururunu yıllardır şahsen yaşayanlardanım. Ailem olan İndigo'ya duyduğum sevgi, saygı ve sadakat 1 Ağustos 2011'de başladığım andan itibaren hiç bitmeden devam etmektedir. İndigo aileme ve siz okuyucularıma sonsuz sevgi, saygı ve teşekkürlerimi gönderiyorum. Ben 1 Ağustos 2011'den beri: Yazdım, yazıyorum ve yazacağım! Çocukluğumdan beri insanlık için çalışmalar: Yaptım, yapıyorum ve yapacağım! Daima huzurla kalmanız dileğimle...