‘Belki’siz Özgürlük

İnsan ve insanlığın geçirdiği gelişim evreleri henüz son bulmadı. Toplumlarda değişim ve dönüşüm devam edecek. İnsanlar da peşleri sıra bu Dönüşüm’leri takip edecek. Çok şey değişecek ve bazı şeyler de hiç değişmeyecek. Her aşamada insanlar yeniden şekillendirilecek.

özgürlük

İnsan, içinde ve dışında sahip olamadığına sahip olabilmek için özgürlük ister. Bu istek eksikliklerini tamamlama amacıyladır. Yaşadığı doğadan, doğal yaşayıştan ve toplumsal tüm koparılışlardan sonra içinde hissettiği yalnızlık ve yalıtılmışlık duygusu nedeni ile arayışları başlar, bu arayışlar özgür diye nitelendirdiği kişi ya da toplumların ayrıcalıklarına sahip olduğunda ise biter.

Toplumun şekillendirdiği bir varlık olarak insan, birçok yönü ile içinde yaşadığı toplumun ürünüdür. Toplumların iyi ya da kötü olarak nitelendirilebilecek yönleri de içinde yaşayan insanların asıl belirleyicileri olarak karşımıza çıkar. Toplumun kendisine fayda sağlayan yönleri ile mutlu ve mesut olurken, kendisinde bulunmayan ya da zarar gördüğü yönler ile de mücadele içerisindedir. Kültürlerin öğrettiği tutkular ve kaygılar bireylerin malıdır. Bireyler öğretilen tutkuların peşinde koşarlar, yine öğretilen kaygılardan da kaçmaya çalışırlar. Toplumsal kültürün bir sonucu olarak yaşarken, öğretilenlerden doğan mücadelesinin ismini ise özgürlük olarak tanımlar.


Günümüzde toplumsallaşma, bireyselleşme ile mümkün kılınmışken bireyselleşmiş özgürlük talebi dışında bir talep ortaya çıkamaz. Kendisinin ayrı bir fert olduğunun zaman zaman bilincinde olsa bile, ferdiyet unsuru karmakarışık sosyal bağlar içinde bireyselleşmiş insandan daha yalnız ve yalıtılmış olarak kalmaya da mahkûmdur. Bu nedenle birey için toplum değil, toplum için bireyler oluşturulur.

4

Dönüşüm zamanı

Toplum için birey anlayışı bireylerde topluma ait olma zorlanımı ve toplumsal baskılardan doğan güvensizliklere neden olmaktadır. Bu güvensizlikten dolayı ise dış dünya ile olan bağlarını koparamaz. Dış dünyadan bağımsız fert olma yolunda adım atamaz. Tüm hayatı bu şekilde geçerken hiçbir zaman kendisi için olamaz. Kendisi içinde uzun ve derin yolculuklara çıkamaz. Üretken olamaz ve bireyselleşmeden sıyrılamaz.İnsan ve insanlığın geçirdiği gelişim evreleri henüz son bulmadı. Toplumlar değişmeye ve dönüşmeye devam edecek. İnsanlarda peşleri sıra bu dönüşüm ‘leri takip edecek. Çok şey değişecek ve bazı şeylerde hiç değişmeyecek. Her aşamada insanlar yeniden şekillendirilecek. Her oluşumda sıkıntılar yaşanacak. Her oluşumun özgürlük arayıcıları olacak. Sevgi, güven, bağlılık, tutkular ve kaygılar hep farklı tanımlanacak. Her tanımlama yeni bireyler ortaya çıkaracak. Sonrakiler öncekileri belki asla anlayamayacak.

Birey için toplum anlayışı bir gün gerçekten benimsenirse belki işte o zaman insan gerçekten mutlu olacak. O gün belki tüm doğasının ve kökeninin farkında olacak. Belki varoluşunun anlamını ilk kez ruhunda duyacak. Belki artık belkisiz yaşayacak ve belkisiz anlatacak. Eğer o gün bile mutlu olamayacaksa belki o zaman tüm kavramlarını ve tanımlarını bir çöpe fırlatacak ve işe en baştan ve istediği gibi başlayacak.