Organ Nakli: Karaciğer Transplantasyonu

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı, Ankara Hastanesi Karaciğer ve Böbrek Nakli Sorumlusu Prof. Dr. Gökhan Moray bizleri karaciğer ve Karaciğer Transplantasyonu hakkında bilgilendirecek.

Canlıdan yapılan organ transplantasyonlarında canlı vericiler için sıkı kurallar mevcuttur. Öncelikle verici kişi 18 yaşından büyük, akli dengesi yerinde ve gönüllü olmalıdır. Alıcı ile verici arasında herhangi bir maddi çıkar söz konusu olmamalıdır. Maddi çıkar karşılığı organ vermek ve bu durumu bilerek organ nakli yapmak yasalar önünde ağır ceza gerektiren birer suçtur. – Prof. Dr. Gökhan Moray

karaciger nakli karaciger transplantasyonu

Organ bağışı hakkında işin uzmanlarından aldığımız bilgilerle sizleri bilgilendirmeye devam ediyoruz. Unutmayalım “her bağış yeni bir hayattır.” Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı, Ankara Hastanesi Karaciğer ve Böbrek Nakli Sorumlusu Prof. Dr. Gökhan Moray bizleri karaciğer ve Karaciğer Transplantasyonu hakkında bilgilendirecek. Kendisine bizlere verdiği değerli bilgiler için çok teşekkür ederiz.

Karaciğer Transplantasyonu Hakkında Temel Bilgiler

Karaciğerin görevleri nedir?

Karaciğer vücudumuzdaki en büyük iç organlardan biridir. Pek çok hayati fonksiyonu vardır. Barsaklardan sindirim yolu ile dolaşıma katılan tüm moleküller ilk olarak karaciğere ulaşır ve burada metabolik açıdan pek çok işlemden geçer. Karaciğer vücudun metabolik aktiviteleri için bir orkestra şefi gibidir. Sindirim için çok önemli fonksiyonları olan safranın üretilmesi, kandan ilaç, kimyasal maddeler ve alkolün temizlenmesi, fazla glikozun depolanması, protein ve kolesterol sentezi, kanın pıhtılaşmasına olanak sağlayan ve enfeksiyonlara karşı bağışıklıkta kullanılan proteinlerin üretimi karaciğerin görevlerinden bazılarıdır.

Karaciğerin anatomik özellikleri nelerdir?

karaciger transplantasyonu organ nakliÇocuklarda doğum sırasında 150-200 gram, erişkinlerde ise yaklaşık 1.5-2 kilogram ağırlığında, karın bölgesinin sağ üst tarafında yerleşmiş, safra kesesi ile birleşik durumdadır. Tek parça olmasına rağmen atar damar, toplardamar ve safra yolları açısından fonksiyonu sürdürebilir şekilde çıkartılabilecek farklı bölgelerden oluşmaktadır. Bu özelliği sayesinde canlı bir vericiden karaciğerin sadece bir parçası çıkartılıp başka bir insana nakledilebilmektedir. Karaciğere barsaklardan gelen ve sindirim sistemine ait tüm kanı taşıyan portal ven ve atar damar girmekte, karaciğerden salgılanmış safrayı barsaklara taşıyan safra kanalı ve karaciğerden çıkan kanı taşıyan hepatik venler çıkmaktadır. Karaciğer nakli sırasında bu dört yapının vericiden en uygun şekilde çıkartılıp alıcıdaki karşılıklarına yeniden ağızlaştırılması gerekmektedir. Çocuk hastaların küçük beden yapıları ve erişkin hastalar arasındaki farklı beden büyüklükleri nedeniyle hem nakledilen karaciğerin hacmi hem de yukarda saydığımız bu dört damarsal yapının çapı ve boyu ameliyatın başarısında büyük önem taşımaktadır.

Karaciğer Transplantasyonu Nedir?

Karaciğer transplantasyonu başka tedavi şansı olmayan hastalıklarda, hastalıklı karaciğerin kadavra veya canlı bir insandan alınan tam veya kısmi karaciğer ile değiştirilmesidir.

Hangi Durumlarda Karaciğer Transplantasyonu gerekir?

Kronik karaciğer hastalıkları, akut karaciğer yetmezliği ve belirli özellikleri taşıyan bazı karaciğer kanserlerinde karaciğer transplantasyonu gerekmektedir. Viral hepatitler, alkol, safra yolu hastalıkları, bazı metabolik ve konjenital hastalıklar ile aşırı karaciğer yağlanması çocuklarda ve erişkinlerde kronik karaciğer yetmezliğine yol açarak nakil gerektiren hastalıkların başlıcalarıdır. Çok ağır seyreden bazı viral hepatitler, çeşitli ilaç, kimyasal veya mantar zehirlenmeleri ve bazı metabolik hastalıkların ani alevlenmeleri günler içinde gelişen akut karaciğer yetmezliğine yol açabilir. Bu gibi durumdaki hastaların bazıları kendiliğinden tamamen iyileşebilir veya önceki haline dönebilirken bazı hastalarda acil karaciğer nakli yapılamazsa ölüm kaçınılmazdır. Bu ayrımı ve gereğini yapmak ancak deneyimli nakil merkezlerinde mümkündür.

Karaciğerin kendi hücrelerinden köken alan kanserler ile çok özel bazı durumlarda karaciğere metastaz yapmış tümörlerde karaciğer nakli yapılabilmektedir. Burada karaciğer fonksiyonel kapasitesi, kanserin tipi, kitle/kitlelerin büyüklüğü, yerleşimi, büyük damarlar ile ilişkisi ve karaciğer dışında yayılıp yayılmadığı nakil yapılabilmesi için dikkat edilen özelliklerdir.

Karaciğer Hastalıklarından Kendimizi Nasıl Koruyabiliriz?

Bazı doğumsal ve metabolik hastalıklardan korunmak mümkün değildir. Ülkemizde yaygın olan akrabalar arası evliliğin engellenmesi bu tür hastalıkların görülme sıklığını azaltacaktır. Bunun dışında alkolden uzak durmak ve Hepatit A ve B açısından aşılanmak sık görülen karaciğer hastalıklarının çoğunu engellemek adına önemli bir yaklaşım olacaktır. Aşısı henüz bulunmayan Hepatit C için ise kan yolu ile bulaşan tüm hastalıklarda olduğu gibi özellikle tıbbi uygulamalarda dikkat gerekir. Diş hekimliği uygulamaları, endoskopi, girişimsel radyoloji ve tüm cerrahi işlemler ile kan naklinin yapıldığı tüm durumlarda bu konuda bilimsel kuralların uygulandığı yerler tercih edilmelidir. Kuaför, berber ve kişisel bakımın yapıldığı diğer işletmelerde kişisel aletlerin veya tek kullanımlık malzemelerin kullanılması önemli birer koruyucu faktördür.

Karaciğer Transplantasyonu için gereken karaciğer nasıl bulunur?

Transplantasyon için gerekli karaciğer ya bir kadavradan ya da bir canlı vericiden temin edilebilir. Kadavra bir kaza sonucu veya hastalık nedeniyle beyin ölümü gerçekleşmiş insan anlamında kullanılan bir terimdir. Beyin ölümü, insan hayati fonksiyonlarının otomatik olarak sürdürülmesini sağlayan beyin sapının kesin ve kalıcı olarak hasarlandığı durumlarda ortaya çıkan tablodur. Beyin ölümü tanısı sadece fizik muayene ile konulabilir. Ancak tablonun oluştuğu merkezdeki olanakların el verdiği şekilde radyolojik görüntüleme yöntemleri ile de desteklenmektedir. Beyin ölümü tansını yasal olarak koymak için iki hekimin yazılı raporu gerekmektedir. Bu tanı konduktan sonra hastanedeki organ nakli koordinatörleri hastanın ailesiyle görüşülerek organ bağışı için izin alırlar. Yanıt olumlu ise Sağlık Bakanlığına bağlı Ulusal Koordinasyon Merkezine haber verilir. Ulusal Koordinasyon Merkezi o kadavranın kullanılabilecek tüm organları için önce bölgesel sonra da gerekirse ulusal sistemde ve dönüşümlü bir sıra dâhilinde nakil merkezleri ile görüşerek organların hangi merkezde nakledileceğini belirler. Kadavra karaciğerin hangi merkezde nakledileceği belirlendikten sonra Sağlık Bakanlığı o merkezin listesinde kayıtlı olan hastalardan uygun olan on hastalık listeyi öncelik sırası ile merkeze bildirir. Nakil merkezi de ellerine ulaşan listedeki ilk hastadan başlayarak alıcı adaylarının o günkü durumlarını tekrar değerlendirip kime nakledileceğini belirler. Nakil merkezi kendilerine gönderilen listedeki sıralamada en baştan itibaren nakli yapılamayan her hasta için Sağlık Bakanlığına bunun bilimsel nedenini bir raporla bildirir. Maalesef ülkemizde kadavradan organ bağışı son derece az olduğu için bekleme listelerinde ki hastalara ne zaman organ bulunabileceğini öngörmek mümkün değildir.

Canlıdan yapılan organ transplantasyonlarında canlı vericiler için sıkı kurallar mevcuttur. Öncelikle verici kişi 18 yaşından büyük, akli dengesi yerinde ve gönüllü olmalıdır. Alıcı ile verici arasında herhangi bir maddi çıkar söz konusu olmamalıdır. Maddi çıkar karşılığı organ vermek ve bu durumu bilerek organ nakli yapmak yaslar önünde ağır ceza gerektiren birer suçtur.

Canlıdan organ naklinin gerçekleştirilebilmesi için alıcı ve verici (donör) arasında 4. dereceye kadar kan bağı veya hısım akrabalığı olması gerekir. Eşler arasında nakil için evliliğin iki yıldan uzun süredir devamı gerekmektedir. Verici kişi alıcıdan başkası ile evli ise mutlaka eşinin de yazılı onayı alınmalıdır. Akrabalığın olmadığı ancak uzun süreli tanışıklık ve dostluk hallerinde durumun değerlendirilebilmesi için Sağlık Müdürlükleri bünyesinde yapılandırılan etik kurulların onayının alınması zorunludur.

Karaciğer naklinde kan grubu uyumu gerekmektedir. Birine kan verebilen kişiler karaciğer de verebilirler. Yukarıdaki kurallar dâhilinde akrabaları veya hısımları arasında verici olmak istediği halde alıcıyla kan grubu tutmayan pek çok çift mevcuttur. Böyle durumlarda benzer sorunu yaşayan başka çiftler arasında alıcı ve vericilerin değiştirilerek uyumlu kan grubu sağlanır ve “Çapraz” nakil yapılması mümkün olur.. Bunu bir örnekle açıklamaya çalışalım; Ahmet Bey A kan grubunda ve ona karaciğerinin bir kısmını vermek isteyen eşi Fatma Hanım B kan grubundadır. Bu nedenle nakil mümkün değildir. Başka bir karaciğer hastası olan Ayşe Hanımın kan grubu B onun vericisi olan kardeşi Gülay Hanımın kan grubu A olduğu için onlar da nakil olamamaktadır. Bu durumun farkına varan nakil ekibi durumu kendilerine anlatır ve herkes kabul ettiği takdirde aynı anda başlayan dört ameliyatla Gülay Hanım, kardeşi yerine tanımadığı biri olan Ahmet Beye, Fatma Hanım da eşi yerine tanımadığı biri olan Ayşe Hanıma karaciğerlerinin bir kısmını vererek nakil gerçekleştirilebilir.

Canlıdan organ naklinde verici adayının ameliyata engel sistemik bir hastalığı olmamalıdır. Vericinin karaciğeri hem hacimsel hem de anatomik özellikleri ile bir kısmının alınmasına uygun, kendisine kalan karaciğer de onun fonksiyonlarına yetecek kadar büyük olmalıdır. Vericide kalan karaciğer hacmi azaldıkça ameliyat sonrası sorun çıkma olasılığı artmaktadır. Vericinin karaciğer hacminin %60-65’inden fazlasını almamaya özen gösterilir. Bu ölçümleri ameliyattan önce yapılan bilgisayarlı tomografi tetkikleri ile saptamak mümkündür. Verici adayları diş sağlığından ruh sağlığına kadar detaylı bir şekilde değerlendirilir. Safra yollarının ve damarların anatomik özellikleri için radyolojik görüntüleme yöntemleri ile incelenir ve en sonunda gözden kaçan bir sorunu atlamamak için karaciğer biyopsisi ile son karar verilir.

Karaciğer Hastasının Nakil Öncesi Değerlendirilmesi

Kronik karaciğer hastalığı, akut karaciğer yetmezliği ve karaciğer tümörü olan her hasta nakil gerekliliği açısından uzman bir ekip tarafından değerlendirilmelidir. Kronik hastalıklarda hastanın durumu çok kötüleşmeden transplantasyon yapılması ameliyat sonrası seyri olumlu yönde etkileyecektir. Burada zamanlamayı sadece hastalığın durumu değil kadavra veya canlı vericinin bulunabilmesi belirleyecektir. Akut karaciğer yetmezliklerinde tablonun ortaya çıkışı ile nakil gereğinin belirlenmesi arasında sadece günler, hatta bazen saatler olmaktadır. Bu nedenle ülkemiz şartlarında canlı vericinin varlığı çok önem kazanmaktadır. Karaciğer tümörlerinde ise transplantasyon bir seçenektir. Bazı hastalarda karaciğerin tümörlü bölgesinin ameliyatla çıkartılması, bazı hastalarda ameliyat dışı girişimsel radyoloji yöntemleri ile tedavisi bazı hastalarda da karaciğer transplantasyonu söz konusudur. Karaciğer tümörü olan hastaların bu üç yöntemi birden uygulayabilen merkezlerde değerlendirilmesi kendileri için en uygun tedavi seçeneğine ulaşmalarını sağlayacaktır.

organ nakli karaciger transplantasyonuKaraciğer Transplantasyonu  kararı alınan bir hastanın değerlendirilmesi acil olmayan olgularda genellikle 5-7 gün sürer. Acil şartlarda hem alıcının hem de vericinin hazırlanması 4-8 saatte mümkün olmaktadır. Alıcının transplantasyon açısından uygunluğu, tıbbın hemen her branşı tarafından muayenesi, ayrıntılı kan tetkikleri ve radyolojik görüntüleme yöntemleri ile değerlendirilir. Varsa enfeksiyon odakları ortadan kaldırılır, yapılmamış aşıları tamamlanır. Fiziksel değerlendirme dışında psikiyatri uzmanı tarafından da onay alındıktan sonra hasta ve ailesi ameliyat, hastanede kalma, cerrahiden sonraki muhtemel seyir, izlem ve hastalık sonrası bakım ile ilgili olarak bilgilendirilir. Aynı süreç canlıdan yapılan nakillerde verici için de geçerlidir.

Ameliyat süreci

Cerrahi açıdan çeşitli zorlukları ve riskleri olan bir ameliyattır. Alıcı ameliyatı hastanın yaşına, kronik karaciğer hastalığının nedenine, önceden ameliyat geçirip geçirmediğine bağlı olarak ortalama 6-12 saat arası sürer. Hasta karaciğerin tamamı çıkarılıp yerine sağlam tam veya kısmi karaciğer nakledilir. Ameliyattan sonra yoğun bakım ünitesine alınan hasta her şey yolunda gittiği takdirde 1-2 gün içinde normal servise alınır ve ortalama 10-15 gün sonra da taburcu olur.

Kadavradan yapılan transplantasyonlarda eğer uygun alıcı adayına ulaşılabildi ise daha karaciğer hastaneye gelmeden alıcının ameliyatına başlanabilir. Bu sayede karaciğer kadavradan çıkartılıp bir başkasına takılana kadar geçen süre kısaltılmış ve ameliyat sonrası fonksiyonları için olumlu bir katkı sağlanmış olur.

Canlı vericilerin ameliyatı genellikle 3-5 saat sürer, bazı merkezler sadece emniyet amacı ile vericiyi bir gece yoğun bakımda tutar ve genellikle 3-5 gün sonra taburcu edilebilirler. Bu kadar sorunsuz gözükse de tamamen sağlıklı birisinin en büyük karın ameliyatlarından birine maruz kalması çok iyi bilgilendirmeyi gerektirmektedir.

Canlıdan nakillerde nakil ekibi cerrah sayısı ve deneyimi açısından yeterli ise hem alıcı hem verici ameliyatı aynı anda başlar. Aksi takdirde önce verici ameliyata alınır, karaciğerin bir kısmı çıkartılacak hale getirildikten sonra alıcı ameliyatı başlar.

Karaciğer transplantasyonu sonrası hastayı neler bekliyor?

Karaciğer nakli sonrası en hareketli dönem ameliyatı takip eden ilk bir haftadır. Karaciğere giren ve karaciğerden çıkan damarsal yapılara bağlı komplikasyonlar olursa kendini sıklıkla bu dönemde gösterir. Damarların tıkanması, katlanması veya kanamalar nedeniyle tekrar ameliyatlar gerekebilir. Ameliyat çıkışında karında birkaç tane dren olacaktır. Bunlar bazen 3-5 gün bazen birkaç hafta hastada durmak zorunda kalır. Nakilden haftalar veya aylar sonra da damarlarda ve safra yolunda darlık, tıkanıklık veya kaçak nedeniyle girişimsel radyoloji aracılığı ile tedaviler veya ameliyatlar gerekebilir. On kilogram altındaki çocuklarda nakledilen karaciğer her türlü uygulamaya rağmen çocuğa büyük gelebilir. Bu gibi durumlarda çocuk belli bir miktar büyüyene kadar karnını geçici yöntemlerle kapamak zorunda kalınabilir.

Karaciğer Transplantasyonu ile nakledilen karaciğeri vücut yabancı bir doku olarak algılamakta ve bağışıklık sistemi onu reddetmeye çalışmaktadır. Bu nedenle hastaların büyük bir çoğunluğunda ömür boyu bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanmamız gerekecektir. Bu ilaçların sayısı ve dozları başlangıçta fazla iken genellikle zaman içinde çeşidi ve dozu azaltılmaktadır. Düzenli aralıklarla yapılan kontrollerde hastaların almaları gereken ilaçlar ve dozları hekimleri tarafından ayarlanır. Hekimler söylemediği sürece hiçbir ilaç kesilmemeli ve dozu değiştirilmeden kullanılmalıdır. Aksi takdirde tüm bu yapılanların ve yaşananların boşa gitmesi söz konusudur.

Bağışıklık sistemini baskılayan bu ilaçlar kişiyi enfeksiyonlara karşı daha duyarlı hale getirebilir. Grip veya ishal gibi hafif şikâyetlerde bile doktorunuza danışılması gerekecektir. Bunun dışında her ilaç gibi bu ilaçların da yan etkileri çıkabilir ve bu nedenle karaciğer fonksiyonları normalken dahi ilaç değişimleri gerekebilir. Bazen ilaçların kan düzeyleri dozu arttırmak ile istenilen düzeye ulaşılamaz ve bu da bir ilaç değişim sebebi olabilir.

Karaciğer transplantasyonu diğer tüm organ nakilleri gibi hem cerrahi teknik hem de ameliyat sonrası tıbbi takip açısından ekipler ve merkezler arasında çeşitli farklar göstermektedir. Temelde aynı gözüken bu uygulamanın ufak detayları hasta bazında ciddi farklar yaratabilir. Ayrıca böylesine ciddi ve komplike bir ameliyat ve sonrasında hasta hekim ilişkisi ve güveni çok önem taşıdığı için hastaların aynı merkez ve ekip tarafından takibinde büyük yarar vardır. Karaciğer Transplantasyonu için bir merkezi seçen hasta o kuruma ve ekibe güvenini de belirtmiş olur. Bundan sonra başka bir merkez veya ekip tarafından yapılmak zorunda kalınan en ufak değişiklikler veya bazı işlemlerin hastanın alıştığından farklı yapılması hasta tarafından yaşanabilecek olumsuz gelişmelerin sebebi olarak görülmektedir. Transplantlı hastalara bu nedenle sadece acil durumlarda başka ekiplerce müdahale edilmekte, bunun dışında nakil olduğu merkeze başvurması istenmektedir.

Karaciğer Transplantasyonu ile yeni bir hayata başlayan hastaların bundan sonra karşılaşabilecekleri her türlü sağlık probleminde transplantasyon ekibinin anlamlı katkısı bulunacağı için nakil oldukları kurumun da her türlü sorunla baş edebilecek, kendi branşları ile ilgili nakilli hasta özellikleri hakkında yeterli tecrübesi olan farklı branşlarda hekiminin de olması şarttır. Yani sadece cerrahın veya hepatoloji uzmanın değil, anestezi, patololoji, nefroloji, enfeksiyon hastalıkları, endokrinolji, hematoloji, onkoloji, ortopedi, kadın doğum, kardiyoloji, göğüs hastalıkları, nöroloji, psikiyatri, fizik tedavi, üroloji, göz, kulak burun boğaz, beyin cerrahı, dermatoloji uzmanları ile diş hekiminin de o hastanede bulunması ve karaciğer nakilli hasta özellikleri hakkında bilgi ile deneyim sahibi olması halinde ameliyat sonrası takip istendiği gibi olacaktır. Naklin yapıldığı merkez çocuk hastalarla da ilgileniyorsa yukarıda saydığımız branşlara ek olarak pediatrik gastroenteroloji, pediatrik nefroloji, pediatrik enfeksiyon hastalıkları, pediatrik endokrinoloji, pediatrik nöroloji, pediatrik kardiyoloji, pediatrik göğüs hastalıkları gibi bölümlerin de hastanede bulunması gerekmektedir.

Bu kadar büyük bir ekibin içinde yer aldığı sürecin ameliyat kısmını bir yerde, takip kısmını başka bir yerde yaptırmak zorunda kalınması hasta açısından istenebilecek bir durum değildir. Hastaların nakil olacakları merkezleri bu açıdan da değerlendirmesinde büyük fayda vardır.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bugün için organ nakli ile ilgili tüm işlemleri özel kurumlarda dahi bir paket şeklinde ödemekte, nakil için yatan hasta, canlıdan yapıldıysa vericisi de hiçbir ek ödeme yapmadan taburcu olmaktadır. Ancak sonraki dönemlerde nakilli hastaların özel kurumlardaki tetkik ve tedavilerinde farklar çıkmakta, bu da çoğu zaman hastalar açısından sorun yaratmaktadır. Bir vakıf üniversitesi olan Başkent Üniversitesinin organ nakli ile ilgilenen Ankara, Adana ve İstanbul hastanelerinde böbrek ve karaciğer nakli olmuş tüm hastalar ömürleri boyunca nakil dışı sorunlarında dahi herhangi bir fark ödemeden tüm tetkik ve tedavilerini alabilmektedir. Psikiyatriden Diş Hekimliğine kadar bütün dallarda transplantasyon konusunda deneyimli hekimleri ile yataklı hizmet sunabilen Başkent Üniversitesi ülkemizdeki transplantasyon merkezleri arasında anlamlı bir farka sahiptir. Bu farkın önemini yukarıdaki sorunları yaşayan hastalar çok ciddi bir şekilde tecrübe etmektedir.

Karaciğer Transplantasyonu sonrası yaşantınız nasıl olacak?

[quote] Karaciğer naklinin temel amacı, kişiyi normal, aktif, üretken hayatına geri döndürmektir. Organ nakilli hastalar kendilerini yeniden doğmuş olarak nitelendirirler ve yepyeni bir hayata başladıklarını düşünürler. Birçoğu ameliyat gününü ‘Transplant Doğum Günü’ olarak kutlarlar. [/quote]

İyileşmenin haftalar süren bir süreç olduğunu anlamak büyük önem taşır. Yaklaşık üç ay süren ilk hassas devrenin son bulmasıyla neredeyse bütün karaciğer nakilli hastalar hastalık öncesi yaşamlarına (iş veya okul) geri dönerler. Karaciğer nakli sonrası hamilelik ve doğum mümkündür.

Karaciğer Transplantasyonu ekibi ile iletişim!

Ameliyat sonrası önerilere harfiyen uymanız, kontrolleri aksatmamanız ve her türlü sağlık sorununda transplantasyon ekibinizle iletişim içinde bulunmanız sizin için hayati önem taşımaktadır. Evet transplantasyon ile yeni bir hayata başlanmaktadır ama bu hayat için de ciddi bir emek gerekir. Bu emeğin hasta tarafında da önemli bir yük vardır. İlaçları düzenli kullanmak, hekim önerisi dışında ilaç almamak, genel sağlık kurallarını uygulamak ve eskiden önem vermediğiniz pek çok şikayeti ciddiye alarak vakit kaybetmeden ekibiniz ile iletişime geçmek bu yeni hayatı kolaylaştırıp, uzatacak faktörlerdir. Her hastalıkta olduğu gibi karaciğer nakli sonrası da inişlerin ve çıkışların olabileceğini bilerek morali ve motivasyonu yüksek tutmak gereklidir.

Biyografi: Profesör Doktor Gökhan Moray

gökhan moray

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Ankara Hastanesi Karaciğer ve Böbrek Nakli Sorumlusu. 11 Haziran 1965 Bilecik doğumlu.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 1983-1989 / Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı 1989-1995/ Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı (1995-…) (Uzm, Yrd Doç-1998, Doç-2000, Prof-2007) / Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Ens. Sağlık Kurumları İşl. Yüksek Lisans Programı 2008. Özel Uzmanlık ve Çalışma Alanları: Böbrek ve Karaciğer Transplantasyonu- Endokrin Cerrahi- Fıtık Cerrahisi- laparoskopik Cerrahi- Hepato-pankreatiko-biliyer Cerrahi- Gastrointestinal Cerrahi- Kolorektal.

Basılı Kitap ve Yayınları: Cerrahi “Travmada İlk Yardım” Haberal Eğitim Vakfı, 2004 Editör “Travmada Genel Yaklaşımlar”, Travmada İlk yardım, Haberal Eğitim Vakfı, 2004, Sayfa 7-23 “Karın Travmalarında Acil Yaklaşımlar”, Travmada İlk yardım, Haberal Eğitim Vakfı, 2004, Sayfa 121-135 “Burn Care Facilities at Başkent Ünivesity and Turkey”, Başkent üniversitesi Yayını, 2004, Fesa Kitabevi “Safra Kesesi ve Biliyer Sistem Hastalıkları”, sayfa 1219-1313, Temel ve Sistematik Cerrahi, Edit Hüseyin Gülay 2005 “Böbrek Transplantasyonu” 758-774, Temel Cerrahi, Edit İskender Sayek, Güneş Kitabevi 2004, 30’un üzerinde yurt içi yayın, Eylül 2009 itibarı ile 176 yurt dışı yayın.

PAYLAŞ
Önceki yazıKuzey Ormanları 3
Sonraki yazıDikkat Eksikliği – Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) 4. Bölüm
1973 İstanbul doğumluyum. 'İlgi alanlarım şunlar ya da bunlar' diyemem. Her şey ilgi alanıma girebiliyor. Orta okul zamanlarımda tuttuğum günlük sayesinde, kalemin sırdaşlığını keşfettim. Sırdaşlık dediğim şey, zamanla kelimelerin dansına döndüğünde 'yazmalıyım' dedim ve iki senedir yazıyorum. Sosyal Sorumluluk Projelerine karşı olan hassaslığım, günün birinde beni İndigo Dergisi ile buluşturdu. Kutsal amaçlar üzerine gerçekten azimle mücadele veren; dernek, vakıf, kurum ya da kuruluşların çalışmalarına aktif olarak katılmaktan mutluluk duyuyorum. Engelli bireylerin aileleri ve toplum içindeki uyuşmazlıklarını çocukluk yaşlarımdan itibaren derin bir yara olarak görmüşümdür. On dört yaşındaki oğlum Cansın'da, engellerini azimle aşmaya çalışan bir delikanlıdır. Beni en çok mutlu eden şey; konuşamayan yüreklerin sesi olabilmektir. Yazdım, yazıyorum ve yazacağım. Yaptım, yapıyorum ve yapacağım.