Çocuklarımızı Cinsel Suistimale Karşı Korumak

Çocuklarımızı, son zamanlarda gittikçe artan pedofiliden korumak için almamız gereken önlemler konusunda uzmanların dediklerini dikkate almamız ve uygulamamız gerekir.

çocuklarımızı

Adli tedbirlerin yanı sıra bu konuda bilinçlenmek ve çocuklarımızı doğru bilgilerle eğitmek, bazı ilkeleri kazandırmak, onlara kötülüklere karşı nasıl savunma geliştireceklerini öğretecektir.

  • Vücudunun her organının özel ve değerli olduğunu öğretin. Vücudunu tanımasına yardımcı olun.
  • Vücudunun hiçbir organı için ayıp, pis, kötü gibi etiketler ve takma isim kullanmayın. Bu durumda çocuk, bu organlarının önemsiz ve korunmaya gerek olmadığı mesajını alacaktır.
  • Çocuğun kendi mahremini koruyabilmesi için cinsel bölgeleri ve bu bölgelerin gizlenmesi gerektiğini öğretin. Cinsel organları ise çocuk sorduğunda onun anlayacağı dille tanımlayın.
  •  Çocuğunuzun üzerini çıkartırken, değiştirirken ondan izin alın. ‘İstersen atletini değiştirelim kızım/oğlum çok terlemişsin’ gibi konuşmalar ile izin alın.
  • Çocuklarınızı öpmek isterken izin alın. Diğer insanların da çocuğunuzu özellikle rahatsız eder derecesinde severken çocuğunuzdan izin almalarını isteyin. Çocuğa herkesin izinsiz dokunması, öpmesi, mıncıklaması çocuk da maalesef zamanla bedeniyle ilgili kendisinin bir hükmü olmadığı bilincini verecektir.
  • Dört yaşından itibaren mümkün olduğunca genital bölgesine dokunmayın. Tanıdıklarınızın ve diğer insanlarında çocuklarınızın cinsel organlarına dokunarak ve o organları konu yaparak sevmelerine izin vermeyin. Özellikle yaygın olan poposuna vurma, ısırma gibi sevgi gösterileri de dahil.
  • Çocuğunuza hiçbir şekilde fiziki bir güç gösterisinde bulunmayın. “Mesela yaka paça eve sokmayın, itip kakmayın, zor kullanmayın. Sevgi gösterileri sırasında ise oyun oynamak için sizden kaçan çocuğu köşeye sıkıştırmayın.” Bu onun kendisini güçsüz ve çaresiz hissetmesine yol açar. Kendisinden büyük insanın ona gösterdiği fiziksel güçten kaçamayacağını öğrenir. Ve maalesef çaresizliği öğrenen çocuk fiziksel bir şiddete maruz kaldığında kendisini kurtarmak için herhangi bir girişimde bulunmayacaktır.
  • Çocuğun istemediği durumlara karşı gösterdiği dirençleri güç gösterisinde bulunup da kırmayın aksine bırakın istemedikleri durumlar için direnç göstersinler. Gösterdikleri direncinde işe yaradığını bizzat yaşatın.
  • Çocuğa, kötü niyetli dokunuşa karşı derhal tepki vermesi ve hayır demesi gerektiği öğretilmedir. Bunun için önce iyi bedensel temas ile kötü bedensel temasın ne olduğunu anlatın. Çocuğa bazı insanların elbette dokunabileceğini, doktorlar gibi bazılarının da dokunmak zorunda olduğunu ve bu dokunuşun iyi niyetli olduğu gösterilmelidir.
  • Çocuklar genellikle üç yaşından itibaren bedeniyle ilgili kuralları öğrenmeye başlar. Bu yaşlardan itibaren çocuğu evin içinde çırılçıplak dolaştırmayın. Bunu ayıp, günah sözleri ile değil uygun bir dil ile anlatmaya çalışın. Dışarıda nasıl çıplaklık sınırı varsa dışarı çıktığımızda hangi ortamda ne giyeceğimize dair kişilere özgü sınırlar varsa evin içinde de bu sınırların olduğu öğretilmelidir.
  • Çocuk, evde özel alanlar olduğunu bilmeli ve ona o alanlarda yalnız kalarak ihtiyacını gidermesi gerektiğini öğretin. Dört yaşından itibaren tuvalet ihtiyacını yalnız gidermeli ve birlikte banyo yapmamalısınız.
  • Başkalarının yanında kıyafetini değiştirmeyin ve başkalarının yanında soyunup giyinmemesini uygun bir dille öğretin. Kendi başına giyinip soyunamayacak kadar küçükse çocuğunuzu başkasının olmadığı ayrı bir oda da giydirin. Siz de çocuğunuzun yanında soyunup giyinmeyin.
  • Onun kendine has özel dünyasına saygıyla yaklaşın. Odasına izinsiz girmeyin şayet odasına girdiğinizde giyindiğini gördüyseniz özür dileyip odasından çıkın. Sizin odanıza da dört-beş yaşından itibaren izin alarak girmesi gerektiğini öğretin.
  • Çocuğa kimlere ve nasıl bir insana güvenmesi gerektiğini öğretin. Kimlerin güvenilir kimlerin güvenilmez olduğu ayrımını yapması ve kendisine yapılan kötü niyetli davranışı güvendiği bir büyüğüne anlatması sağlanmalıdır.
  • Güvenli olmayan durumların neler olabileceğini ve bu durumlardan nasıl kaçınabileceğini anlatın.
  • Çocuğu korkutmak ve yapılanı saklamasını söylemek cinsel istismar uygulayan kişinin en sık başvurduğu taktiklerdendir. Bu nedenden dolayı çocuğa iyi sır ile kötü sırrın ne olduğu öğretilerek bu ikisi arasındaki ayrımı yapabilmesini sağlayın.
  • Çocuğu rahatsız eden, korkutan ve üzen sırları güvendiği bir büyüğüne anlatması gerektiğini öğretin.

Tüm bu öğretileri kızarak, ceza vererek veya korkutarak değil yaşına uygun kitaplar ve doğru iletişim tarzı ile öğretin.

Bu öğretiler sonucu çocuk;

– Kendi vücudunu tanıyarak her organının önemini anlamış olacak ve kendi bedeninin değerli olduğu bilincine varır.

– Zamanla ‘bedenim bana aittir’ bilincine sahip olur.

– İstemediği durumlar için direnç gösteren çocuk kendini korumayı öğrenir. Zor bir durumla baş başa kaldığında o durumdan kurtulmak için yollar geliştirir ve o yolları dener.

– Bedensel temaslar arasındaki farkı ayırt eder ve kötü niyetli dokunuşa karşı refleks geliştirir.

– Özel alanlara saygıyı öğrenip kendi özel alanının da sınırlarını oluşturup korur.

– Sevdiği bir insandan gelse bile bir öpücüğü bir sevgi gösterisini reddetme hakkı olduğunu öğrenir.

– Kendisini yalnız hissetmeyip etrafında güvenilir kişilerin de olduğunu, endişeli ve üzgün olduğunda onlara sığınabileceğini öğrenir.

[quote]Tüm bu önlemleri almak yalnızca anne-baba için geçerli değildir. Ebeveynler kadar öğretmenler ve bu konuda vicdanı rahat olmayan herkes bu önlemleri dikkate almalıdır.[/quote]

Bütün çocuklar için bu önlemleri uygulanabilir ve yaratıcı uygulamalar bularak da bu öğretileri çevrenize kazandırabilirsiniz. Yeter ki çözüm odaklı olup çözüm için bir şeyler yapalım.

Önceki yazıMeşhur ‘Herkes’ Yalanı
Sonraki yazıTrekking İle Yollara Düşmek Dağ Tepe Dolaşmak Gerek
Her canlı gibi aslıma doğru bir yolculuktayım ve bu yolculukta hem öğretmen hem öğrenciyim. Esnekliği seviyor olmam, yaratıcılık düşüncesinin sınırlar olmadan daha iyi gelişeceğine inandığımdan ve her ne olursa olsun insanın kendi yeteneği doğrultusunda sevdiği işi yapmasının gerekliliğini savunduğumdan serbest olarak kendi hedeflerim doğrultusunda yürüyorum. İletişim benim yeteneğim diyorum, neden? Çünkü içsel ve dışsal gözlemleyen benliğimin baskın olması karşımdakinin vücut dilini ve altında yatan duyguları ve algılamaları sezgisel olarak çözmemi sağlıyor. Bunların doğruluğunun da ortaya çıkması ve iletişim hatalarını hemen fark ediyor olmam benim en baskın yeteneğimin bu olduğunu keşfetmemi sağladı. Ayrıca iletişim üzerine aldığım eğitimlerle de bunun doğruluğunu bir kez daha kendi kendime kanıtlamış oldum. Öncelikle bunu kendime kanıtlamam gerekiyordu çünkü uzun bir zaman bu yeteneğimi görmezden geldim ve hep bastırdım. 2002 yılından beri iletişim ve algılama psikolojisi üzerine araştırmalar yapmaktayım ve son 3 yıldır da buna ağırlık vermekteyim ve ayrıca iletişim üzerine olan eğitimimi bu alanda daha verimli olabilmek için hem öğreticiliğimle hem öğrenciliğimle ilerletme çabası içerisindeyim.