Profesyonel: Mükemmeli ıskalayan oyun

Duşan Kovaçeviç’in yazdığı, İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda üç sezondur kapalı gişe oynayan Profesyonel, Yugoslavya’nın geçirdiği dönüşümü merkezine alıyor.

profesyonel2

[divider]

PROFESYONEL

YAZAN: Duşan Kovaçeviç
YÖNETEN: Işıl Kasapoğlu
ÇEVİRİ: Başar Sabuncu, Bilge Emin

DEKOR TASARIMI: Nurettin Özkönü
KOSTÜM TASARIMI: Gülümser Erigür
BESTECİ: Cenap Oğuz
IŞIK TASARIMI: Önder Arık

OYUNCULAR: Bülent Emin Yarar, Yetkin Dikinciler, Gülen Çehreli, Cenap Oğuz

[divider]

Oyun Yugoslavya’da Tito sonrası Miloseviç döneminde geçiyor. Theodor, Tito dönemindeki komünizmi acımasızca eleştiren bir yazardır. Miloseviç döneminde genel yayın yönetmeni görevine getirilmiştir. Fonda Yugoslavya’nın geçirdiği büyük dönüşümün önceki ve sonraki etkileri var.

Luka, emekli bir polistir. Tito ve komünizm karşıtı söylemleri yüzünden fişlenen Theodur’u 18 yıl boyunca takip etmiştir. Takip etmekle kalmayıp önceleri Theodor’un katlinin vacip oluğunu düşünmüş hatta amirlerine bu konuda önerilerde bulunmuştur. Birkaç kere de öldürmeye niyetlenip çeşitli sebeplerle başaramamıştır. Edebiyat öğretmeni olan, derslerinde Theodor’un kitaplarını okuttuğu için ülke dışına çıkmak zorunda kalan oğlu Miloş sayesinde zamanla Theodor’u öldürmekten vazgeçip farklı bir gözle bakmaya başlamıştır. Hatta ölümden kurtardığı bile olmuştur.

Luka elinde bavulu, evrak çantası ve dört adet ciltlenmiş kitap ile Theodor’un ofisine gider. Theodor, Luka’yı küçümser. Elindeki ciltlenmiş kitapların basılmasını isteyen yazar adaylarından olduğunu zanneder. O kitapların 18 yıl boyunca yaptığı konuşmaların yazıya aktarılmış hali olduğunu öğrendiğinde, bavuldan çıkan kendisine ait eşyaları gördüğünde geçmişiyle yüzleşir.

Profesyonel

Zekice yazılmış, kurgusu çok iyi bir metinle karşı karşıyayız. 2003 yapımı Duşan Kovaçeviç yönetmenliğinde çekilen sinema filmi de mevcut. 18 yıl, filmde geri dönüşlerle gösterilirken oyunda bu 18 yılın belli yerlerini karakterlerin ağzından duyuyoruz.


Oyun komünizm eleştirisi gibi başlayıp sistem eleştirisine dönüşüyor. Yönetim şekli değişse de sistem işlemeye devam ediyor. Zira bir iktidar yıllarca Luka’yı kullanırken başka iktidar da Theodur’u kullanıyor. Kişilikleri ne kadar farklı olursa olsun yazgıları değişmiyor. Öyle ki, Theodor’un babasıyla yaşadığı çatışmanın benzerini Luka da oğlu Miloş’la yaşıyor.

Bülent Emin Yarar ve Yetkin Dikinciler son derece uyumlu. Müthiş performans veriyorlar. Lakin bu müthiş performanslar zekice yazılmış metni zaman zaman gölgede bırakmıyor değil. Biraz da Işıl Kasapoğlu’ndan kaynaklanıyor bu durum. Türkiye’nin en başarılı tiyatro yönetmenlerinden olan Kasapoğlu’ndan daha iyi bir yorum beklerdim. Seyirciyi sıkmamak adına Luka ve Theodor karakterleri geleneksel tiyatroya özgü orta oyunu karakterlerine dönmüş. Bunu yine yapabilirdi, sonuçta bir metni olduğu gibi sahnelemektense farklı tatlar katıp sahnelemek daha doğru. Kilit nokta, farklılıklar katarken oyunun esas anlatmak istediği meselenin önüne geçecek unsurları törpülemek. Oyunu izleyenlerle konuştuğumda oyunun ne anlattığından çok “Oyuncular süperdi. Çok eğlendik” şeklinde duyduğum yorumlar da metnin esas meselesinin gölgede kaldığını gösterir nitelikte.

Yapmış olduğum eleştirilerden oyunun kötü olduğu manası çıkmasın. Işıl Kasapoğlu iyi yazılmış bir metinden mükemmel bir oyun çıkarabilirdi. Dilim döndüğünce bunu anlatmaya çalıştım.


Çürük Temel: 100 yıl önce 100 yıl sonra