Koparılan Çiçekler Kadınlarımız

Cefakârdır kadınlarımız, merhamet abidesidir. Elleri öpülecekler de kadınlarımızdır, yollarına güller serilecek de… Onların hak ettiği yerler topraklar değil, gökkuşaklarıdır.

maxresdefault

Gün aynı, yer farklı. Cinayet aynı, kişiler farklı. Hikayeler yine aynı… Gazetelerin 3. sayfa haberlerinden bahsediyorum. Evet, üçüncü sayfa çünkü fazlasıyla alışıldı, şok olunacak olaylar normal olarak nitelendirilmeye başlandı. Neredeyse her gün bir cinayet! Gözü dönen kocadan tut, eski eşini vurana dek… Çocuk yaşta evlendirilip geleceği berbat edilenden tut, istemediği bir evlilik yapmaya zorlananlara dek… Kanayan yaramız, çağdaş ve medeni bir devlet olma yolundaki en büyük duvarımız. Bir zamanlar cepheye yalın ayak aş taşıyan kadınlarımız, bu zamanlar, yalın ayakla bastıkları toprağa gömülüveriyorlar! Toprağa düşen cemreler sadece sıcaklığı müjdelemiyor, o cemreler çoğu zaman Cemre oluveriyor. Evliliğinden önce babasının soyadını almak zorunda kalan, evliliğinde de eşinin soyadını alan kadından bahsediyoruz. Alınan sadece bir soyadı olmuyor bazen, düşüncelerini de almak zorunda kalıyor. Hayatını başka bir kişiliğe göre düzene koymak… Ne de acı!

[quote]2014’de ilk yedi ayda 139 kadın cinayeti işlendi. 97 kadına tecavüz edildi, 127 kadın yaralandı![/quote]


Kadınlar, kadınlarımız… Hani şu, toplu taşıma araçlarına hep bir şüpheyle binen kadınlarımız. Çocuk gelin oranı en az %35 olan bir ülkedeki kadın. Psikoloji, duygular, düşünceler… Sanırım hepsi yalan oluyor bu durumda. Eski eşinden korktuğu için intihar edenler, etmese dahi yeni evinde bulunup öldürülenler. 8 Martlarda hatırlasanız ne olur onları, hatırlamasanız ne? 2013’de 237 kadın öldürüldü Türkiye’de… 2014’de ise ilk yedi ayda 139 kadın cinayeti işlendi. 97 kadına tecavüz edildi, 127 kadın yaralandı! Dile gelmesi gereken her olayı manşetlerde değil, üçüncü sayfa haberlerinde görüyoruz. Haber bültenlerimizde artık yer almayacak korkusu ile yaşıyoruz. Çocuk gelinlerimizin sesini de duyamıyoruz, eşinden tehdit aldığı için koruma talep edenlerin sesini de duymuyoruz. Duyduğumuz tek ses ise, cinayete kurban gidenlerin ardından edilen feryat sesleri! Kadına değer kavramı da kalmamış, kadına saygı kavramı da… Kuklalaştırılmış, düzene bağlı hayatlarımızda kadınlarımızı prangalar ardında yaşamaya mahkum bırakmışız. Oysa kadınlar kutsal değil miydi ?

alo183İnsana ve kadına verilen değer hakkında sayfalarca yazılar yazılabilir. Ne fayda eder, bilemiyorum. Saygı kavramının kadın için kaldığını düşünmüyorum. Cefakârdır kadınlarımız, merhamet abidesidir. Elleri öpülecekler de kadınlarımızdır, yollarına güller serilecek de… Onların hak ettiği yerler topraklar değildir, gökkuşaklarıdır. Onlara tabanca değil, gül doğrultursak toplumumuzun beli ancak doğrulur, doğrulacaktır. Yalnız feminist görüşlülerin değil, tüm toplumun kadınlarımıza saygılı davrandığı, yollarına güller serdiği bir ülkede çağdaş ve medeniyetten bahsedilebilinir. Unutulmamalıdır ki şiddet, cahilliğin en üst sınırıdır. Ve sessiz kalmak da suça ortak olmaktır. Çocukların ihmal ve istismarı, kadına yönelik şiddet gibi konulardaki ihbarları değerlendirmek, acil durumları ilgili kurumlara bildirmek amacıyla kurulan“Alo 183 Kadın, Çocuk ve Sosyal Hizmet Danışma Hattı” 24 saat boyunca hizmet veriyor. Sessizlik ve umursamazlık, sıraya sizi de koyabilir…

Kanların ve gözyaşlarının akmadığı, kadınların gülüşlerinin aydınlattığı yarınlarda görüşmek ümidiyle…