Böbrek Hastalarında Yaşanan Diş Problemleri

Böbrek hastalarının diyaliz tedavi periyodun da kişisel ağız bakımını ihmal etmesi ve yeterince oral hijyeni sağlayamaması sonucu, tedavi sırasında artan kusmalarla birlikte diş çürüklerinde de artmalar olur.

Dentist female showing reproduction model teeth

Sosyal hayatımız içinde tüm gün yaşadığımız koşturmadan dolayı ‘vakit nakittir’ derken genel olarak sağlığımızı ihmal ettiğimiz bir gerçektir. Bu ihmallerden biri de diş sağlığımızdır. Bütün besinlerimizi sindirim sistemimizin başlangıcı olan ağız yolu ile alırız. Tüm aldığımız besinler dişlerimiz sayesinde sindirime hazırlanır. Diş sağlığının bozulması ise tüm vücut sağlığımızı olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle dişlerimizin sağlıklı olması oldukça önemlidir. İhmal edilen dişler; sağlık, sosyal ve ekonomik yönden kayıplara neden olmaktadır.

Türk Diş Hekimleri Birliği istatistiklerine göre Türkiye’de kişi başına düşen yıllık diş macunu tüketimi(2002- 2010) son 5 yıl içinde artış gösterse de, 110 g ile halen gelişmiş ülkelerin gerisinde bulunuyor. Kişi başına düşen yıllık diş fırçası tüketimi ise son 5 yıl içinde artış gösterse de,  yıllık diş fırçası tüketimi halen 1 adetin altında görünmektedir.

Diş sağlığımızı korumalı, korumayı öğrenmeli ve öğretmeliyiz. Ve tabi ki yaşayacağımız pek çok sağlık sorunu sırasında, kendini gösterecek olan diş sorunları da mevcuttur. Bunlardan biri de böbrek yetmezliği yaşayan hastaların yaşayacağı sorunlardır.

Böbrek hastalarında yaşanan diş problemleri hakkında bizleri bilgilendirmek için 1964 Bursa doğumlu Olan Diş Dr. Ahmet Dörtköşe, yazdı. Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi mezunu olan Dr Ahmet Dörtköşe, şu an Başkent Üniversitesi İstanbul Uygulama Hastanesinde görev yapmaktadır. Bilgilendirme için İndigo Dergisi adına Dr. Ahmet Dörtköşe’ye  teşekkür ediyoruz.

[divider]

Değerli Okuyucular,

Böbrek yetmezliği olan hastaların diyaliz tedavisi sırasında bir çok organda komplikasyonla karşı karşıya olduğu bilinmektedir.  İşte bunlardan biride hastanın diş ve diş etlerinde oluşan problemlerdir.

Bu problemleri şöyle sıralayabiliriz:

Ağızda kötü tat hissi: Üremik hastalık ve kronik böbrek yetmezliği hastada metalik bir tat hissi meydana getirir.

Diş eti iltihabı: Dişi çevreleyen ve destekleyen yumuşak dokuların iltihabıdır. Hasta diş hekim, kontrolünü ihmal eder ve kişisel ağız bakımını yeterli olarak yapmazsa bu iltihap ilerleyerek kemik dokuda rezorpsiyona (kemik kaybına) neden olabilir.

Kullanılan ilaçlara bağlı problemler: İmmunsupresif ilaçlar, sıklosporin grubu ilaçların kullanımı diş etlerinde büyümeye sebep olur. Hastanın kişisel ağız bakımı ve diş hekimi tarafından yapılan periyodik kontrollerle bu ilaçların diş eti üzerindeki etkileri azaltılabilir.

Diş çürükleri: Hastanın bu diyaliz tedavi periyodunda kişisel ağız bakımını ihmal etmesi ve yeterince oral hijyeni sağlayamaması sonucu, tedavi sırasında artan kusmalarla birlikte diş çürüklerinde de artmalar olur.

Diş kayıpları: Yukarıdaki maddelerin bir bileşkesi olarak, hastalar bu dönemde bir ve daha fazla sayıda dişlerini kaybedebilirler.

 

Dr. Ahmet Dörtköşe
Dr. Ahmet Dörtköşe

Bu kayıpları önlemek için neler yapmalıyız?

  • Hasta diş hekimi kontrolüne girerek ağız içinde mevcut çürük dişlerin tedavilerini mutlaka tamamlamalıdır.
  • Mevcut diş eti tedavilerini yaptırmalıdır.
  • Doğru fırçalama tekniğini öğrenmeli ve uygulamalıdır.

Tüm İndigo Dergisi okuyucularına sağlıklı ve mutlu ömürler dilerim, sevgilerimle…

Önceki yazıTerörün Türk turizmine etkileri üzerine çözümler
Sonraki yazıDerdimiz: Osmanlıca
1973 İstanbul doğumluyum. Çalışma ve ilgi alanlarımı sınırlamam pek mümkün değildir. Kimi zaman kalemim bana sırdaş olmuş, kimi zaman toplumun faydasına olan cümleleri dökmüş, kimi zaman da toplumun yaralarına dokunarak dile gelmiştir. Kalemi kullanırken en keyif aldığım taraf ise "sessizin sesi" olabilmektir. Yeri geldiğinde bir taşın sesi, yeri geldiğinde bir kedinin serzenişi, yeri geldiğinde konuşamayan engelli bir çocuğun dili, yeri geldiğinde ise bir saç örgüsünü dile getirebilmek en keyif aldığım şeylerden biridir. Hayatın her alanında gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bağımlılık ile mücadele, kadın ve çocuk istismarına karşı destek, eğitime katkı amaçlı kütüphanaler kurulması, yardımlaşma derneklerinde faaliyetler, tüketicinin her tür hakkı (sağlık, hukuk...) üzerine destek çalışmaları, kültür sanat projelerine koçluk, danışmanlık, tutuklu çocukların topluma kazandırılması amaçlı eğitim organizasyonları, kan bağısı, organ bağışı, ilik bağışı üzerine organizasyonlarda koordinatörlük, özel eğitim öğretmeni olmam sebebiyle engelli çocuklarımızın ailelerine danışmanlık, okullarda çocuklarımızın yardımlaşma güdüsünü pekiştirme amaçlı seminerler ve sayamayacağım daha pek çok alanda, neredeyse hiç durmadan yıllardır gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bu alanlarda hakkıyla faaliyet gösteren kurumların yanında bulunmanın yanısıra, mağdurların şahsen yanında istikrarla olabilmenin de güzelligini yaşayabilenlerdenim. Yönetiminde ya da genel kurulunda faaliyet gösterdiğim derneklerde doğru ekip çalışması ile "olmaz" denilenin aslında ne kadar kolaylıkla olabileceğini yaşayanlardanım. "Şunun uzmanıyım, bunun uzmanıyım" demek elbet güzel, ben direkt sahaya dalarak takım çalışmasına hızla uyum sağlayarak, iş ve zihin gücünü sergileyerek faydalı olmaktan keyif duyanlardanım. 1998 doğumlu dünya tatlısı, mutlu mu mutlu, sevimli mi sevimli, şamatacının teki olan zihinsel engelli Cansın adında bir oğulun annesiyim. Onun bana öğrettiklerinin arasında "sessizliği dinleyebilmek" en değerlilerinden biridir diyebilirim. İnsanoğlunun değer biçilemeyecek kadar değerli olan, ne kadar çok şeye sahip olduğunu unutmadan yaşamak ve bunu unutanlara da hatırlatabilmenin gururunu yıllardır şahsen yaşayanlardanım. Ailem olan İndigo'ya duyduğum sevgi, saygı ve sadakat 1 Ağustos 2011'de başladığım andan itibaren hiç bitmeden devam etmektedir. İndigo aileme ve siz okuyucularıma sonsuz sevgi, saygı ve teşekkürlerimi gönderiyorum. Ben 1 Ağustos 2011'den beri: Yazdım, yazıyorum ve yazacağım! Çocukluğumdan beri insanlık için çalışmalar: Yaptım, yapıyorum ve yapacağım! Daima huzurla kalmanız dileğimle...