Lastik Çocuk Kitabı ve Emel Kılıç

Yılın ilk çocuk kitabı Lastik Çocuk’un yazarı Emel Kılıç ile kitabı ve çocuk öyküleri üzerine keyifli bir sohbet…lastik

Türkiye’de çocuk öykücülüğü ve çocuk kitapları son yıllarda keskin bir yükselişte. Biz de, 2015’in ilk çocuk öyküsü olan Lastik Çocuk kitabının yazarı Emel Kılıç ile güzel bir söyleşi gerçekleştirdik. Kitabın gelirinin LÖSEV’e bağışlanmasından tutun da kahramanımız Lastik Çocuk’a kadar hatta Türk öykücülüğüne kadar çeşitli konulara değindiğimiz hoş bir sohbet. Gelin, hep birlikte bir göz atalım…

[divider]


Röportaj: Ömer Uzan

Merhabalar. Öncelikle size, yaptığınız güzel çalışmalardan dolayı tebriklerimiz sunarak başlayalım. Bir dönem Cumhuriyet gazetesinde görev aldınız, radyo programcılığı yaptınız. Cumhuriyet, Cumhuriyet Gezi, Edebiyat Odası, Alternatif Çocuk Gazetesi gibi dergi ve gazetelerdeki yazılarınızdan, haberlerinizden tanıyoruz sizi. Peki, sizin ağzınızdan Emel Kılıç’ı tanıyabilir miyiz?

İstanbul’da doğdum, büyüdüm. Yazmaya Pertevniyal Lisesi’nde başladığım yıl, yani on dört yaşında başladım. Kalabalık içinde fazlasıyla sosyal fakat kendi iç dünyasında yalnızlığı seven bir çocuktum. Hala da öyleyimdir. Bu da yazma ve okuma tutkumu tetikliyor. Bu arada ben edebiyatı çok sevmeme rağmen lisede fen ve matematik bölümünde okudum. Ardından Fizik bölümüne ilk sıradan kaydımı yaptırdım ama istediğimin bu olmadığını kısa surede fark ettim ve tekrar sınava girip tek tercih olarak öğretmenlik yazdım. Marmara Üniversitesi’ne başladığım günden bu yana on yıl geçti, on yıldır eğitim alanında çalışıyorum. Dediğiniz gibi eğitim muhabiriydim, sonra eğitimci oldum, simdi bir de buna yazarlık eklendi, keyfime diyecek yok doğrusu.

Bize Emel Kılıç’ı, neler yaptığını, günlerini nasıl geçirdiğini anlatır mısınız?

Bir taraftan Brüksel’de bir okulda eğitimci olarak çalışıyorum,  diğer taraftan da eğitim alanında yüksek lisans yapıyorum.  Zaman zaman oradaki genç ve çocuklara yönelik çeşitli projelerde gönüllü çalışıyorum.  Günler böyle geçiyor su sıralar…

Peki, neler okursunuz, hangi kitap türlerini kendinize yakın hissedersiniz? Okuduğunuz kitaplarda sizi sinirlendiren, ‘kitaplarda bunlardan bahsedilmemeli’ dediğiniz ya da mutlaka değinilmesi gerektiğini düşündüğünüz konular var mı?

Hemen hemen her tür kitabi okurum. Farklı kültürlere ait kitaplar, şiir ve öykü kitapları, romanlar… Dünya klasikleri çocukluğumdan beri vazgeçemediklerim arasındadır.  Gogol, Gorki, Dostoyevski, Cehov, Turgenyev, Tolstoy, Voltaire, Goethe… İlk gençlik, çocukluk dönemi severek okuduğum yazarlar arasındadır. Necati Cumali’nin Yalniz Kadın öyküsü en çok sevdiğim öykülerin başında gelir…

İkinci sorunuza gelince; kitaplarda nelerin bahsedilmesi gerektiğine, kitabin okuru karar verir sonrasında alır ve okur. Bir çocuk kitabında çocuğun gelişimine uygun olup olmadığı bence önemli ama çağdaş bir romanda, kurgu ve sözcükler yazarına aittir, bu da okuyucu kitlesini belirler.

Lastik Çocuk

aağçşiriLastik Çocuk sizin ilk kitabınız. Fakat daha öncesinde de yapmış olduğunuz çalışmalar var. Bunlardan bize bahseder misiniz?

Lastik Çocuk benim ilk kitabım fakat Belçika’da farklı ülkelerden şairlerle iki proje gerçekleştirdik ve birlikte çıkan iki şiir kitabimiz oldu.

Birincisi: Het vreemde Gedicht 2011 (Yabancı şiir 2011 adıyla yayınlandı)

İkincisi: De vertelboom (Dilekağacı, konuşanağaç gibi anlamlarda)

De Vertelboom projesi kapsamında  Belcika’nin Anvers kentinde bulunan Meir Sarayı’nda benim ve projedeki sairlerin şiirleri de yer alıyor.

Geçelim öykü kitabınıza… Sizin ve yeni yılın ilk kitabı olan Lastik Çocuk’u yazmaya nasıl karar verdiniz? Yazım aşamaları nasıl gelişti?

Ben Lastik Çocuk’u yirmi yaşında bir üniversite öğrencisiyken yazdım. Çocuk Edebiyatı dersimiz vardı ve hocamız herkesten bir öykü yazmasını istedi, ben yazdığım öyküyü çok sevdim, sonra onun arkadaşlarla dramasını yaptık, fen derslerinde deneylerde kullandım, çocuklar dersi kolay anlasın diye… Yurt dışında, ders için İngilizce seslendirip CD’sini hazırladım.  Sonra bir öykü, sekiz çocuk öyküsüne dönüştü, beş yıl önce bir yayıncı ile anlaştık fakat ben yurt dışına gidince, şirketin iflas ettiğini öğrendim, bana gereken açıklamayı yapmamalarına çok üzüldüm, beş yıl bu konuda kimse ile görüşmedim. Sonra uzun yıllardır tanıyıp güvendiğim yazar arkadaşım Kadir Aydemir’le bu konuyu konuştuk ve ardından kitabı yayınlatma kararı aldık.

lastkcckMinik okurlar kitabınızı niçin okumalı? Aileler çocuklarına kitabınızı niçin okutmalı, kitapta onları ne karşılayacak?

Lastik Çocuk, meraklı, afacan, o küçük yaşında, soran sorgulayan bir  masal kahramanı. Hep başka ülkeleri görmek, yeni insanlar tanımak istiyor.

Üstelik öyküler  fiziğin temel kurallarını çocuklara sevdirmeyi amaçlıyor, lastiğin isi ile genleşmesi, soğukta büzüşmesi, demirin sert ve kati olması gibi. Çocukların sosyal ve duygusal gelişiminde ‚ empati, hoşgörü, yardımlaşma gibi temalara da değiniyor.

Kitabınızın kahramanı Lastik Çocuk meraklı, afacan, soran sorgulayan bir kahraman dedik. Peki Kahramanınızı nasıl oluşturdunuz? Esinlendiğiniz bir kişi ya da olay oldu mu?

Kahramanın oluşumu benim edebiyata tutkun bir sayısal öğrencisi olmamla ilgili.

Okul yıllarında keyifle öğrendiğim fiziğin temel kurallarını çocuklara fark ettirmeden sevdirmek istedim. Esinlendiğim tek şey de arabanın şarampol lastiği oldu, lastiğin sıcakta genleşip soğukta büzüşmesinden yola çıkıp, lastik çocuk olsun kolları bacakları, lastik ülkesinde yasasın, kurallarda esnek olsun ayni lastik gibi… Diye düşündüm bir gecede yazdım ve kardeşim Esra ile resimlerini kabataslak oluşturduk…


Kitapta bir yolculuk geçiyor. Kahramanımız bir seyahat içinde.  Yeni insanlar tanıyıp yeni yerlerle karşılaşıyor. Bu yolculuklarda vermek istediğiniz mesaj nedir, biraz da sizin hayat maceranızı anlatıyor sanki? Siz de bu Lastik Çocuklardan birisiniz diyebilir miyiz?

Belli bir mesaj yok, çocuklar kendileri bulup çıkaracaklar, onlar için hangi bölümler daha eğlenceli ise… Biliyor musunuz ben Lastik Çocuk’u yazdığımda ülkemin sınırlarının dışına çıkmamıştım ama evet ben de çok meraklı bir çocuktum. Her şeyi sorgulardım. İşin ilginç yanı kitabı kim baştan sona okuduysa bana söylediği şuydu: ‘Lastik çocuk’ benim, benden mi esinlendin yoksa… Bunu duymak öyle güzel ki, herkesin kendinden bir parçayı onda bulması… Tabi, yıllar sonra Brüksel’de Pedagoji yüksek lisansı yapmam ve farklı kültürlerden pek çok ögrenciyle bir arada olmam, bana aslında o Lastik Çocuk’lardan biri de benim olduğumu hatırlattı, bütün ülkeleri göremesem de; hemen hemen dünyanın her ülkesinden dostlar kazandım, onların öykülerini dinleyip memleket hasretlerini birlikte duyumsadım.  Belki de merak etmek ve biraz afacanlık o kadar da kötü değildi.

Kitabın edebi yönü dışında toplumsal yönü de bir hayli merak uyandırıcı. Kitabınızın gelirini LÖSEV’e bağışladınız. Bu güzel kararı nasıl aldınız bizlerle paylaşır mısınız?

Lastik Çocuk’a kalıcı olacağına inandığım çocuk kitabı gözüyle bakıyorum.  Benim için birinci önceliği iyi bir çocuk kitabi olarak, miniklerin ve yetişkinlerin zihninde kalması. Benim bu kitapla ilgili su an için ticari bir beklentim yok, dedim ya on yıldır basılmayı bekliyordu, bir de böyle bir toplumsal hizmeti olursa çok sevinirim. Potkal Yayınevi’nin de bu tarz toplumsal projeleri var. Ben de destekliyorum.

Ayrıca yanılmıyorsam birçok köy okuluna dağıtılacak kitabınız, bu konuyu bize açar mısınız?

Bu konuda da Yitik Ülke ve Potkal Yayınları bir proje yürütüyor zaten. Lastik Çocuk da bu projeye eklenmiş oldu.

Yazarımız ve kitabı resimleyen Nehir
Emel Kılıç ve kitabı resimleyen Nehir

Kitabınızın kapak fotoğrafı ve içerisindeki çizimlerin 5 yaşında bir miniğe ait olması ilginç bir durum. Bu kararı nasıl aldınız?

Çocuk kitapları çok maliyetli ve destek olmadan kitlelere ulaşmak çok zor. Kitap zor koşullarda basildi, birinci hamur kâğıt değildir mesela, ressam için de ayrıca ek gelirimiz yoktu, ben de yeğenim Nehir’e çizdirdim, öğrencilerimden birinin bana çizdiği resmi de kapak resmi yaptık. Böylece çocuklar için de büyük bir tecrübe oldu. Kitabin ticari bir geliri olmadığı için bu konuda içim rahat.

Kitabin resimlenmesini sağlayan Nehir’i, uzun bir yolculukta bana durmaksızın birbirinden güzel resimler yaptığında fark ettim. O zaman beş yaşındaydı, bu resimlerden bazılarını kitapta da kullandım. O böyle istekli ve değişik resimler yapmış olmasa belki de kitap ‘resimsiz’ basılacaktı.

Onun ve minik öğrencim Eliott’un etkileyici resmi böylece kitapta yer aldı. Eliot, bana derslerimizin sonunda birbirinden farklı resimler yapıyordu, bu kitap eminim ki onu da motive edecektir. Bana göre, çocuklara onların kendilerini gerçekleştirecek olanaklar vermek de biz eğitimcilerin misyonları arasında olmalı.

Peki,  Türkiye’de çocuk öykücülüğünün geldiği noktayı nasıl yorumlarsınız? Gereken önemi ve değeri buluyor mu?

Yavaş yavaş daha da iyi olacak şimdilik ticari niteliği olan çevirisi kötü, Türkçe’de anlamı karşılığı olmayan, parlak, göz alıcı resimli kitapları veliler çocuklarına alıyor, üzücü bir durum. Çocuğu gelişimsel hiç bir alanda desteklemeyen kitaplar yerine anlaşılır dilde, anadilde yazılmış kitapları çocuklarına almalarını öneririm.

Lastik Çocuk ilk kitabınızdı, doğrusu sizden farklı öyküler de okumak isteriz. Siz ne düşünüyorsunuz, yeni öyküler okuyacak mıyız sizden?

Hali hazırda bir şiir dosyam var, şiirlerin yayınlanması ile ilgili henüz kimse ile görüşmedim ve başka çocuk öyküleri de yazıldı, yazılıyor… Bunun dışında üzerinde çalıştığım bir gençlik romanı var ama o uzun vadeli bir proje.

Türkiye’de kendi bloglarını oluşturan, dergilerde yazan ya da tuttukları günlüklerine karalayan birçok genç var. Hikâyeler kurgulayan gençlere yazdıklarıyla ilgili tavsiyeleriniz, basım ile ilgili önerecekleriniz var mı?

Bence harika yapıyorlar, kimse yazdıklarınızı basacak diye beklemesinler, bu iş yaza yaza daha da güzel oluyor, hatta benim de bir blogum var. www.emelkilic.blogspot.be

Son olarak okurlarınıza ve tüm okurlara, sohbetimize konuk olanlara mesajınızı alarak bitirelim istiyorum. Neler söylemek istersiniz?

Lastik Çocuk’ta, çocuklara şöyle seslenmiştim: Yazmak ve okumak çok keyifli bir macera… Bu macera hepimiz için devam etsin, düşleriniz, okuduklarınız sonsuz olsun.

Keyifli sohbetiniz, içten söylemleriniz için teşekkür ederim. Çalışmalarınızda başarılar…

Ben teşekkür ederim, sevgiler selamlarla…

[divider]

emel kılıç-indigodergisiBiyografi: Emel KILIÇ


Pertevniyal Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi’nden mezun oldu. Cumhuriyet Gazetesi’nde muhabir olarak çalıştı. İstanbul ve Belçika’da çeşitli okullarda öğretmenlik yaptı. Yön Radyo’da eğitim konulu programların yapımcılığını ve sunuculuğunu üstelendi. Yazı ve haberleri: Cumhuriyet Gazetesi, Bianet, Belçika Binfikir, Alternatif Çocuk Gazetesi’nde yayınlandı. Lastik Çocuk, yazarın ilk çocuk kitabı fakat Belçika’da farkli ülkelerden şairlerle, ‘Het vreemde gedicht’ ve ‘De vertelboom’ olan iki şiir kitabı bulunuyor. Proje kapsamında Belçika’nın Anvers kentinde bulunan Meir Sarayı’nda yazarın ve projedeki şairlerin şiirleri de yer alıyor. Emel Kılıç, iki yıldır Belçika Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğretim Kurulu Danışma Kurulu üyesi (VLOR)