Cahilliğin Umulmayan Erdemi: Birdman

Sadece oyuncular mı kendini aşırı mühim hisseder? Sıradan insanlar bile kendini star zannediyor.

Birdman Iñárritu Inarritu Hollywood Oscar

[divider]

BIRDMAN: OR (THE UNEXPECTED VIRTUE OF IGNORANCE)

YÖNETMEN: Alejandro González Iñárritu

SENARYO: Alejandro González Iñárritu, Nicolás Giacobone, Alexander Dinelaris, Armando Bo

YAPIMCI: Alejandro González Iñárritu, John Lesher, Arnon Milchan, James W. Skotchdopole

GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ: Emmanuel Lubezki

MÜZİK: Antonio Sánchez

YAPIM YILI: 2014

ÜLKE: ABD

OYUNCULAR: Michael Keaton, Zach Galifianakis, Edward Norton, Andrea Riseborough, Amy Ryan, Emma Stone, Naomi Watts

[divider]

Riggan Thomson, 90’lı yıllarda başrolünü oynadığı Birdman isimli süper kahraman serisi filmlerle tanınır. Bunun dışında tanınılırlığı yıllar içinde azalmıştır.

Broadway’de oyun sahneleyerek eskisi gibi değerli hissetmek ister. Raymond Carver’ın 1981’de yayımlanan We Talk About When We Talk About Love (Aşk Konuştuğumuzda Ne Konuşuruz) öykü kitabından bazı bölümleri sahneye uyarlama hazırlığındadır. Oyunu kendisi yönetir. Başrolünde oynar.

Prova sırasında oyunculardan biri yaralanır. Yaralanan oyuncunun yerine bir dönemin popüler yıldızı Mike Shiner ile anlaşırlar. Riggan oyunun hazırlıklarını yaparken başta Mike olmak üzere oyuncu sevgilisi Laura, asistanı olan kızı Sam ve eski eşi Slyvia ile çeşitli konularda uğraşmak zorunda kalır.

Birdman egosuyla çatışan Riggan, yeniden kendini önemli hissetmek ister. Bu motivasyonla oyunu sahneleyip kabul görmek için her şeyini ortaya koyar. Oyunun olumlu reaksiyon alması için elinden gelenin fazlasını yapmaya hazırdır.

Birdman

Öncelikle Alejandro González Iñárritu‘nun bir dünya ödül aldığı ve popülaritesini borçlu olduğu Ölüm Üçlemesi olan Amores Perros (2000), 21 Grams (2003) ve Babel (2006) filmlerini sinema adına çok matah bulmadığımı belirtmeliyim. Birbiriyle kesişen hayatlar bana ilginç ya da sinematografik gelmiyor. Biraz matematik ya da mühendislik zekâsı olan çoğu insan sinemayla ilgilenmese bile bu tarz senaryolar yazabilir.

Babel filminin sonrasında senaristi Guillermo Arriaga ile yaşadığı ayrılık, Iñárritu’yu Birdman karakteri gibi popülaritesini kaybettiğini hissettirmiş olmalı. Birdman karakterine Iñárritu’nun alter egosu diyemeyiz. Oyuncu egosunu ve Holywood sistemini eleştirmesinin yanında bu eleştirileri filmin alt metnine gizleyerek filmin konusunu alaycı bir şekilde ele alarak kendi bunalımını ortaya koyma cesaretini takdir ediyorum.

Kızına “Nihayet karşımda gerçekten anlamı olan bir şey yapma fırsatı var” diye bağıran Riggan’ın egosu gözünü kör etmiştir. Kızının verdiği cevap ise filmin hikâyesi ve filmin yapmak istediği eleştiriyi ortaya koyar nitelikte:

[quote]Kimin için bir anlamı olan? Üçüncü çizgi-roman sinemaya uyarlanmadan önce bir kariyerin vardı baba. İnsanlar o kuş kostümünün içinde kim olduğunu unutmadan önce yani. 60 yıl önce yazılmış bir kitabı, tek dertleri oyundan sonra nerede kahve içip kek yiyecekleri olan binlerce yaşlı ve zengin beyaz için uyarlıyorsun. Senin dışında bunu umursayan kimse yok. Şununla da yüzleş baba; bunu sanat adına değil, tekrar gündeme gelebilmek için yapıyorsun. Ama da unutma ki insanların gündemde kalabilmek adına savaştıkları bambaşka bir dünya var. Sen ise o dünya yokmuş gibi yaşıyorsun. Her şey, senin bakmayı reddettiğin bir yerde gerçekleşiyor. Seni çoktan dışlamış olan bir yerde… Sen kimsin ki? Blog yazarlarından, Twitter kullanıcılarından nefret edersin. Bir Facebook sayfan bile yok! Var olmayan sensin asıl! Tıpkı geri kalan insanlar gibi bir öneminin olmadığını fark etmekten ölesiye korkuyorsun. Ama maalesef, haklısın. Bir önemin yok. Yaptığın iş önemli değil, sen de önemli değilsin. Bunu kabullen artık.[/quote]

Filmin birçok yerinde karakterlerin ağzından bu tip eleştiriler duymak mümkün. Riggan’ın kızının eleştirilerine katılmamak imkânsız. Fakat sinema görsel bir sanatsa bu eleştirileri böyle uzun repliklerle karakterlere yüklemek yerine görsellikle anlatmak daha önemli.

Iñárritu’nun ele aldığı konu orijinal değil. Defalarca filmlere konu oldu. Billy Wilder‘ın sinema üzerinden Holywood’un star sistemini eleştiren Sunset Blvd. (1950) ve Joseph Leo Mankiewicz‘in tiyatro üzerinden star olmaya çalışan bir oyuncuyu ele aldığı All About Eve (1950) gibi başyapıtların etkilerini Birdman’de görmek mümkün. Iñárritu, Riggan karakteriyle hem sinemayı hem tiyatroyu birleştiriyor. Bahsi geçen başyapıtlardan farkı ise tek plan kullanımı. Filmin bütünü tek planmış gibi görünüyor. Bu konuda rekor Alexander Sokurov‘un Russkiy Kovcheg (2002) filminde. Sadece her sahne kendi içinde tek plandan oluşuyor. Sahne arasındaki geçişlerde teknolojinin nimetlerinden faydalanıldığı belli. Bu haliyle de oldukça etkileyici çünkü kullanılan gerçek üstü öğeler bile tek plan sayesinde daha gerçekçi duruyor.

Michael Keaton‘un performansı kadar Riggan rolüyle gerçek hayatında örtüşen bağlantılar olması, Keaton seçimini tam bir nokta atışı haline getiriyor. Keaton’un popülaritesi 90’lı yıllarda oynadığı süper kahraman Batman rolüyle tavan yapmıştı. Diğer oyuncuların da rollerinin altından başarıyla kalktığı söylenebilir.

Oscar tartışmalarına gelirsek, Oscar ödüllerinin bu kadar büyütülmesine gerek yok. Holywood dünyanın en büyük, en popüler sinema sektörü ama en iyisi değil. Dünyanın en büyük sinema sektörünün kendi oyuncularını parlatıp star haline getirmesi söz konusu. İşte Oscar bundan ibaret. Akira Kurosawa filmlerinin çoğunda başrol oynayan Toshirô Mifune‘nin oyun gücü ve karizmasının Holywood’un star olarak lanse ettiği oyunculardan geri kalır yanı yok (Bana göre Holywood starlarını cebinden çıkarır). Dünyanın çeşitli yerlerinde Mifune gibi çok oyuncu var. Bulundukları ülkelerde Holywood kadar büyük sinema sektörü olmadığı için tanınmıyorlar.

Birdman bir başyapıt değil. Ama kötü film de değil. Iñárritu’nun yönetmenliğini geliştirdiğini ve en iyi filmi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Birdman – Fragman