Yeni Türkiye’de Öğretmen Olmak

“Öğrencilere böyle mi örnek oluyorsun? Çık dışarı sakalını kes. İnsanlar görseler dilenci zannedip para verirler.” Türkiye Cumhuriyeti’nin Yalova Valisi, denetlediği fen lisesinde, matematik öğretmeni Halil Serkan Öz’ü öğrencilerinin önünde bu sözlerle azarladı. Öğretmen daha sonra kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

halil serkan öz

[quote]Ortamın değiştirilmesine ve eğitime ilişkin materyalist öğreti, ortamın insanlar tarafından değiştirilmediğini ve eğiticinin kendisinin de eğitilmesi gerektiğini unutur. (K. Marx) [/quote]

Materyalist öğretinin unuttuğunu, Yeni Türkiye’nin toplum mühendisleri unutmadı!

“Öğrencilere böyle mi örnek oluyorsun? Çık dışarı sakalını kes. İnsanlar görseler dilenci zannedip para verirler.”

Türkiye Cumhuriyeti’nin Yalova Valisi, denetlediği fen lisesinde, matematik öğretmeni Halil Serkan Öz’ü öğrencilerinin önünde bu sözlerle azarlayarak, sonu ölümle bitecek, geri dönüşü olmayan bir sonu başlattı.

TÜBİTAK ödüllü öğretmenin, bağlı olduğu sendikanın, tek tip kıyafete karşı olan yasal eylemine katıldığı, serbest kıyafetle sınıfta ders verdiği ve sonuçta hiçbir muhalif gösteriye tolerans göstermeyen yetkenin azarlayıcı / dışlayıcı tavrı, doğru bulunamaz.

Yeni Türkiye’de öğretmenlik

İktidarı elinde bulunduran siyasi erkin, öğretmene bakış açısını bu trajedinin çerçevesi içinde irdelesek varacağımız sonuç, sistemin genel tıkanıklığı olacaktır. Eğitim sistemi, Yeni Türkiye‘nin oluşum sürecinde dönüştürülmeye/değiştirilmeye çalışılmaktadır. Öğretmenler bu dönüşümden nasıl etkilenecektir? Devletin verdiği eğitim – kamu hizmetlerini iki farklı boyutta değerlendirirken birbirleriyle olan ilişkilerini de aynı çerçevede tutmamamız gerekmektedir. Öncelikle, devlet hizmetinin karşılıksız verildiği zamanları ‘Eski Türkiye’de kaldı tespitini unutmamalıyız. Yeni Türkiye’nin vatandaşı, alacağı hizmetin karşılığında müşteri olduğunu unutmamalıdır. Kamu hizmeti ticarileşmiştir!..

Vasıfsız emek gücüne dönüştürülmeye çalışılan eğitimcinin seçenekleri kısıtlanırken, asli görevinin salt ihtiyaç duyulan, biat etmeyi öğrenmiş vatandaş yetiştirme sürecinin öznesi durumuna getirilmek istendiği bir gerçekliktir. Ticarileşen eğitim, biat edecek/sorgulamayacak vatandaş adayı öğrencilerin beşeri sermayelerini arttırmaları için maddi koşullarının iyi olması karşısında; eğitim – öğretim sunan öğretmenlerin de kendi sermayelerini artırması için maddi talep karşıtlığını ortaya çıkartmakta, zorunlu duruma getirmektedir.

atatürk ders öğretmen
‘Muallimler, Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr muallim ve mürebbileri, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakarlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır. Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister’ (Atatürk, 25 Ağustos 1924’te Türkiye Muallimler Birliği Kongresi üyeleri şerefine verilen ziyafetteki konuşması’ndan)

[quote] Tarım toplumunun, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla beraber dönüşümü gerekmekteydi. Yeni tip vatandaş yaratmanın belirleyicisi tartışmasız eğitimdir. [/quote]

M. Kemal Atatürk, yeni ulus devletin oluşumu yolunda öğretmenlerin önemini biliyordu. Yeni ve genç cumhuriyetin muhafızlarını yetiştirecek olan elbette öğretmenlerdir: ‘Yüzyıllar süren derin bir umursamazlığın devlet yapısında açtığı yaraları sarmak için gerekli olan çabaların en büyüğünü, hiç kuşkusuz eğitim alanında, esirgemeden göstermek gerekir. Ancak geniş ve yeterli koşullara ve araçlara kavuşuncaya dek, geçecek savaş günlerinde de, tam bir dikkat ve özenle işlenip çizilmiş bir milli eğitim programı yapmak ve eldeki örgütlerimizi bugünden verimli bir çalışmaya yöneltecek ilkeleri hazırlamak için çalışmalıyız.’ Türkiye Cumhuriyeti’nin yakın geçmişine baktığımızda, ideolojisi farklı iktidarların hükümetlerinde öncelik hep eğitim/ öğretimde oldu. Türkiye Cumhuriyeti’nin değerlerinden uzaklaşılıp, uluslararası kapitalizmin ya da sanayileşmenin iş gücü ordularını yaratacak etken, eğitimdi.

halil serkan öz cinayet ölüm vefat
Ülkelerin eğitim siyaseti, gelecek kuşakların temel değerlerinin tespit edilip o yönde gençlik yetiştirilmesi yolunda projeler üretmekle belirlenmektedir. Günümüzde matematik, fizik, kimya, edebiyat ve felsefenin karşısında okulların genelinin dini öğretime dönüştürülmesi eğitim siyasetinin çerçevesi oldu.

[quote]Sonuç olarak, farklılık yaratarak genişleme zorunluluğunu genlerine yazan Yeni Türkiye iktidarı, kendisi için eğiticileri eğitmek-uyumlaştırmak; her değdiği noktayı kendi ideolojisine çevirmek isteyen bu akıl-dışı varoluşa karşı durmak isteyenlerin de yeni şartlara göre kendilerini eğitmelerini istemektedir. [/quote]

Türkiye, radikal dinci kapitalizmin en can alıcı aşamalarından geçmektedir. Uluslararası emperyalist sistemde yukarılara çıkmak için daha fazla ‘inançlı – canlı emeğe’ ihtiyaç duymaktadır. Bu ihtiyacın karşılanması için öğretmenlik mesleğinin de dönüştürülmesi kaçınılmazdı.

Yalova Valisi tarafından "dilenci" ve "anarşist" denilerek sınıftan kovulan, sonrasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden matematik öğretmeni Halil Serkan Öz'ün öğrencilerine verdiği dünya klasikleri okuma listesi ortaya çıktı.
Yalova Valisi tarafından “dilenci” ve “anarşist” denilerek sınıftan kovulan, sonrasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden matematik öğretmeni Halil Serkan Öz’ün öğrencilerine verdiği dünya klasikleri okuma listesi ortaya çıktı.

Yalova Valisi’nin azarlamasını ilkelerine yakıştıramayan öğretmen Halil Serkan Öz, geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetti. Vali, ‘Yalova olarak, eğitim camiamızın üyesi, değerli personelimiz, Fen Lisesi öğretmeni Halil Serkan Öz’ün vefatının derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır, bütün eğitim çalışanlarına başsağlığı dilerim’ şeklinde bir mesaj yayınladı.

Yazımızı İç Güvenlik Kanunu’nun 16. Maddesine bakarak sonlandıralım: ‘5442 sayılı Kanunun 66’ncı maddesinin birinci fıkrasına şu cümle eklenmiştir: “Ancak, kamu düzenini ve güvenliğini veya kişilerin can ve mal emniyetini sağlamak ya da toplumsal olayları önlemek amacıyla vali tarafından alınan ve usulüne göre tebliğ veya ilan olunan karar ve tedbirlere aykırı davrananlar, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.’

Dönüşümde zor kullanma dönemine geçilmiştir!

 

PAYLAŞ
Önceki yazıSavaş kuramlarında Sun Tzu ve Clausewitz
Sonraki yazıManchester Derbisi
Hayat, sadece biyografik bilgilerimizin çoğalması için yaşadığımız anlardan ve kariyer için oluşturduğumuz '' CV'' lerden ibaret değil diye düşünüyorum. 2010 Yılında bir suçtan dolayı 6 ay kadar tutuklu kaldım ve yaşamın anlamını 180 gün boyunca sorguladım, tutsaklığın dört duvarla sınırlı olmadığını öğrendim, düşünce sistemimde ve yazdıklarımda sınırlama olmamasına ve herhangi bir konuyu tabu olarak kabul etmemeye çalışıyorum. Bu büyük bir mücadele, gelişim, dönüşüm uzun bir yol ve bu yola gönüllü çıktım.