Maskeli Kulis

Sona doğru gün sayarken, seçim kampanyalarını dinleyerek neler olduğunu anlayamadığımız bir zaman dilimine girdiğimizi görüyoruz.

meclis tbmm federal başkanlık sistemi kukla

Her vatandaşın bildiği bir gerçek kimine göre bir engel olarak görülse de seçmenlerden alınmış oyların yüzde 10’u bulmadığı takdirde bir partinin Meclis’te söz hakkını bulamayacak olmasıdır.

Şimdilerde ise ülkenin yüz karası Evren’in zamanından kalan bir yüzde 10’luk barajın ele alınarak aşağı inmesi için ülkede bir birlik sağlanmaya çalışılıyor.

Bunu en fazla dile getiren parti yani HDP, Meclis’in içinde en ayrıcalık tanınmış parti olmasına rağmen bugünlerde mağduru oylanarak seçim kampanyası yürütüyor. HDP, içinde yaşanabilecek fikir ayrılıkları ise kendi içinde sineye çekilerek sessiz kalmayı tercih ediyor.

Verilmek üzere vaat edilenler karşısında, kurban edilmesi gerekenler caiz olarak kabul görüyor.

Herkesin ise aklı karışık ve kendine soruyor: NEDEN?

***

Irak, şu zamanlar Suriye’den önce Amerika tarafından ele alınmış ve istenilen kıvama getirilmiş ülkeler sırasında yakın zamanın kurulu ülkesidir.

Yeni 2005 Irak Anayasası, 15 Ekim 2005 tarihinde referandum ile kabul edilmişti.

Yeni anayasanın 1. maddesine Irak, yönetim şekli Cumhuriyet ve parlamenter demokrasi olan federal bir devlettir. Federal sistem; başkent, bölgeler, âdem-i merkeziyete sahip vilayetler ve yerel idarelerden oluşmaktadır. Ancak bölgesel anayasalar Irak Anayasası’na aykırı olamayacaktır. Bu anlamda Anayasa 1992 tarihli Kürt bölgesi ve anayasasını da 114. madde ile meşrulaştırmıştır. 144. maddeye göre “Anayasa yürürlüğe girdikten sonra Kürdistan Bölgesini ve mevcut makamlarını federal bir bölge olarak kabul eder ve bu Anayasa hükümleri uyarınca kurulacak yeni bölgeleri tanır” ibaresi yer almaktadır.

Anayasa Kürtlere önemli ayrıcalıklar tanımıştır. Kürtleri kendi anayasalarına sahip, bölgelerine sahip olma hakları tanımanın yanı sıra, bütün Irak’ta (sadece Kürt bölgesinde değil) Arapçanın yanında Kürtçeyi de resmi dil olarak kabul etmiştir. Kürt bölgesinde ise federal teşkilat ve kurumlarda Arapça ve Kürtçe kullanılır. Bunun anlamı federal olmayan birimlerde yalnızca Kürtçenin kullanılacağıdır. Bu da gösteriyor ki, Kürt Federe Bölgesi’ne geniş yetkiler verilmiştir.

Irak Anayasasına baktığımızda İslam dünyasının en liberal anayasası diyebiliriz. Çünkü bu anayasada bütün grupların hak ve menfaatleri anayasal güvence altına alınmıştır. Fakat anayasanın 2. maddesinde belirtilen, çıkarılan yasaların İslam’ın temel ilkelerine aykırı olamayacağı, ifadesi demokratik devlet ilkelerinin laiklik özelliğine ters düşmektedir.

***

En yakın dönemde şekillendirilmiş Irak’ın genel yapısını ele almak gerektiğini düşünerek, kıssadan hisse çıkarmak gerekliliğini hissediyorum.

Ülkede oluşturulmak istenen Başkanlık Sistemi ve adım adım yaklaştığı tarihlerin koyularak hedef gösterildiği yılları dikkatle incelememiz gerekir.

Tek söz hakkı olan kişi olarak, anayasayı istediği gibi şekillendirebilecek çoğunluğa sahip olmasına rağmen HDP ile neden bir işbirliği içinde olduğu mantıksız gelebiliyor.

Amerika’nın “Önce Böl, sonra Yönet” şeklinde ülkelere uyguladığı stratejisi artık kültürü haline gelmiştir. Ülkemizde ise bunu Marshall Planı kapsamında içeriye girmesi ile başlayarak oyunlarını sürdürmeye günümüze kadar devam etmektedir.

Farkımız; bütünlüğümüzü koruma mücadelesi olmasına rağmen dini duygular ile kapitalizm karşında fakirleşen kesimi sadaka toplumu haline getirerek etrafında toplaması, varlıklı olanı daha fazlasını vererek kendine bağımlı hale getirmesi ve (bkz: HDP) hayal ettiklerini elde etme vaadi ile asimile ederek kendileştirmesi sonucu ilk defa Amerika’nın sabrettiğini alma zamanı gelmiştir.

Amerika, ülkemizin stratejik önemini bundan sonra kendi çıkarları için yönlendirebilecek bir kukla bulmuştur.

Fakat unutmamak gerekir ki; çok para haramsız, çok laf yalansız olmaz!

AKıllıca oluşturulmuş planların karşısında bakarak treni kaçıran öküzler gibi bakmaktansa, düşünmeye davet ediyorum.

Davet bizden, icap sizden…