Biz Hep Muhalefet Kaldık

Birinin önünde eğilmek çok acınası bir durum gibi geliyor. Eğilenlere, el etek öpenlere, güce tapanlara acıyorum. Belki de bu yüzden ben hep muhalefetim onlar hep iktidar.

muhalefet etmek farklı olmak muhalefet kim muhalefet ne yapar

Babamız köy öğretmeniydi. Yolu olmayan dağ köylerinde öğretmenlik yaptı. Her zaman dürüstlükten bahsederdi. Çalışmanın erdemini anlatırdı. Ne olursa olsun hak yeme çocuğum derdi. İnsan insana kul olmaz derdi. Ezilenden yana ol. Her zaman hakkını savun, adaletsizliğe karşı gel. Hiç kimsenin önünde eğilme, zalime boyun eğme. Ben de boyun eğmedim. İlkokulda herkesin dışladığı bitli çocuklarla arkadaş oldum ezilmesinler istedim, lisede herkesi tek tipleştirmeye çalışan müdürle kavga ettim disipline gittim, üniversitede sorulan siyaset sorusuna ısrarla kendi fikrimi cevap olarak yazdığım için aynı dersten üç defa kaldım. En nihayetinde özel sektörde çalışırken fazla çalışma süreleri, kesilen ücretler, yasal ve sosyal haklar konularında sürekli hakkımı aradım. Birçok kez istifa ettim, başarısız addedildim. Belki de başarısızım bilmiyorum, yeterli parayı kazanamadığımı söyleyenler var, haklı olabilirler.

Yapacak bir şey yok ben böyleyim…

muhalefet etmek yazı yazmak muhalefet kim muhalefet ne yaparDünya, özellikle ülkem adil bir yer değil, daha adil olsun istiyorum. Herkes kırmızı ışıkta dursun, yeşilde geçsin istiyorum. Yere çöp atmanın, ağaç kesmenin cezası çok olsun istiyorum. Gayri safi milli hasıla eşitçe bölüşülsün istiyorum. Mecliste tek bir iktidar yerine her partinin söz hakkı olsun istiyorum. Demokrasi herkes için işlesin istiyorum. Yasaklardan ve baskılardan yana değilim. İnsandan yanayım. Bu yüzden kulluk kavramını anlayamıyorum. Birinin önünde eğilmek çok acınası bir durum gibi geliyor. Eğilenlere, el etek öpenlere, güce tapanlara acıyorum. Belki de bu yüzden ben hep muhalefetim onlar hep iktidar.

Bundan on sene önce İran gibi olabileceğimiz söyleniyordu. Çoğu anayasal hakkın elimizden alınabileceğini söyleyenler vardı. Haklıydılar, artık İran gibiyiz. Basın özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, özel hayatın gizliliği gibi hakların içi boşaltıldı. Şimdi de yakın bir gelecekte Cumhuriyet rejiminin kaldırılacağını söyleyenler var. Bence yine haklılar. Belki de bizim için Cumhuriyet son demlerini yaşıyor. Aşağıda size anayasanın değiştirilemez ilk üç maddesini hatırlatmak istedim. İkinci madde işlerliğini kaybetti. Değiştirilemez diğer maddelerin değişmesi de yakındır.

Madde 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma, ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

Madde 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı “İstiklal Marşı”dır.  Başkenti Ankara’dır.

Bu üç madde değiştirilemez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez.

Umarım ben yanılıyorumdur, giderek sürüklendiğimiz yer Ortadoğu değildir. Anayasa işlerliğini kaybetmez. Demokrasi kazanır. Ben vatandaşlık görevimi yaptım, oy verdim. Çoğulcu değil de çoğunlukçu demokrasi anlayışının değişmesini diliyorum. İnsani dileklerim gerçekleşmezse ben her daim muhalefetim.

 

Önceki yazıAk Parti’nin Başarısı
Sonraki yazıMHP Git Şimdi Kumda Top Oyna!
Hikayelerim var, iç içe geçmiş duygulardan besleniyorum. Zaman zaman karanlık tarafa gider gelirim. İşte bu yolculuklarda hikayelerimi biriktiririm. Hayat sürekli akış halinde bu yüzden kendim dahil hiç kimseyi tam anlamıyla tanıdığımı düşünmüyorum. Herkes değişir, zaman değişir ama yolculuk baki kalır. Masal kahramanları gerçektir. Ve paralel evren vardır. Hatta paralel evren dövmesi yaptırmak isterim, kendi üzerimden oraya kapı açmış gibi olurum hem. Hobilerim arasında kedileri bezdirene kadar sevmek vardır. Ve dünyanın yegane ilacı sevgidir.