Makas

Bu yazı dayak yiyen meslektaşlarımıza ithafen yazılmıştır.

 makas nedir makas ne işe yarar makas gazeteciler makas gondol makas lunapark makas

İyi bir Foto Muhabir olmak ne zor zanaat…

Işığı iyi bileceksin, fotoğraf ışık sanatıdır.

Işıksızlığı da öyle iyi bileceksin. Diyaframa, enstantaneye hükmedeceksin ki makinen sana hükmetmesin otomatik modun da.

Hepsi tamamsa iyi bir kompozisyonun olacak, hani gören göz değil beyindir sözünü destekleyen..

*

Çok gezeceksin, köşe bucak. Hiç görülmeyeni…

Bazen de her gün görüp fark etmediğini insanın,

Zordur yakalamak, tanıklık etmek.

Ücrada bir adamın ağzındaki küfrü sessizce ve çaktırmadan çekeceksin. Kadın olmanın küfürsüzlüğünü de. Sonra anlatmak küfürsüz, ne zor…

Öyle iyi çekeceksin ki vurdumduymaz dahi azıcık kulak kabartacak bu sessiz çığlığa…

Sevmese de rahatsız olacak, gerçek acıtacak onu biraz. Lakin tümü gerçek olacak yazdıklarının.

Herkesin gözü, kulağı ve dili; sessizlerin sesi olacaksın.

*

Zor zanaat..

Yakalanmadan çekmek birinin gözlerini; sefaleti, korkuyu, umudu en iyi açık eden o gözleri çekmek.

Bakınca teninin kırıştığı, yaşlandığın; o alın, o gözaltı çizgilerini …

İyi çekmeli, insanının aynası olabilmeli sundukların.

*

Tanıklık ettiklerini iyi anlatabilmeli:

Nasıl oluyor da bir kısım yoksulun bir kısmı zenginleştirdiği çelişkisini…

Üzerine katmadan, altını boşaltmadan, özüyle.

Gerçek buysa, liberalizm budur yazabilmeli cesaretle altına..

Dünyanın neresi olursa olsun zor iştir, doğrunun prim yapmadığı yerlerde ısrarla doğruyu anlatıp onun ağır sonuçlarına katlanabilmek.

*

Gerçeklere tembelleştiğinde örnek almalı :Her sabah gökyüzüne bir fişek gibi fırlayan kırlangıcın azmini.

Biraz morallenince bıraktığın yerden devam edebilmeli:

Gazete çalışanının yerde yediği tekmeyi de,

Yayını kesen makası da.. Nasıl bir makastayız onu anlatmak için,

Çekmeli.

Mübalağa etmeden, gerçeği saptırmadan.

Sonra umutsuz kalanlara umut vermek için:

Bir Balinayı çekmeli okyanus püskürtürken gökyüzüne… 

Kelebeği çekmeli, bir günlük ömre sığdırılan özgürlüğü anlatan.

*

Gaz yemeden, yere düşmeden, evinden ocağından ayrılmadan ve kanunları asla çiğnemeden yapmalı tüm bunları.

Zordur:

Yerde yatan gazeteciyi haber yapmak da.

Ters kelepçelenmiş meslektaşının elinden tutamamak da…

Zordur gerçekten.

 

PAYLAŞ
Önceki yazı1 Kasım’da Ne Oldu?
Sonraki yazıNe Seçim Geçirdik Be Arkadaş!
1979 yılında Samsun'da doğdu. İşletme bölümünü bitirdi ve İşletme Yönetimi üzerine yüksek lisans yaptı. 2000 Yılında İstanbul'a gelerek mesleki kariyerine başladı. 15 yıl süresince yerli ve yabancı sermayeli şirketlerde Satın alma ve İdari İşler Yöneticiliği görevlerinde bulundu. 2005 Yılında başladığı köşe yazarlığı serüveni Karadeniz'in yayın organlarından Samsun Haber ve Bafra Haber gazetelerinde halen devam etmektedir. Murat Tutgin'in analog fotoğraf çalışmaları, 2008 yılında Sabancı Holding/Teknosa ve karma sergilerde yayınlandı. Tutgin, evli ve bir çocuk babasıdır.