Çocuklarınızı RS Virüsü’ne Karşı Koruyun!

Rs virüsü, daha çok bebek ve çocukları etkileyen, solunum yolları ile bulaşan çok tehlikeli bir virüstür. Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre, dünyada her yıl 400 bin bebek Respiratuar Sinsityal Virüsü nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

Rs virüsü RSV hastalığı yenidoğan bebekler

Türkiye’de özellikle, Ekim ve Mayıs ayları arasında etkin olan RSV, erken yaş grubundaki bebekler, prematüre bebekler, doğumsal kalp hastalığı olanlar, bağışıklık sorunu olanları ve sinir-kas sistemi hastalığı olanları daha çok etkilemektedir. Virüs solunum yolları ile bulaşarak alt solunum yolları enfeksiyonu oluşturmaktadır. Türkiye’de ise her yıl 30 bin kişi RS virüsü nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

Özellikle bebekleri ve çocukları etkileyen bu virüsü, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Yenidoğan Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Eren Özek’e sorduk.

Röportaj: Prof. Dr. Eren Özek

prof dr eren ozek marmara universitesi yenidogan

RS Virüsü Nedir?

Respiratuvar Sinsisyal Virüs( RSV), erken çocukluk döneminde solunum yollarının önemli bir patojenidir. Damlacık yolu ile ve hasta kişilerin salgılarıyla temas sonucu bulaşır. Bir yaşın altındaki çocuklarda görülen akut bronşiolit ve zatürrenin en önemli nedenidir. İki yaşına gelene dek hemen bütün çocuklar en az bir kez, yarısı ise iki kez RSV ile enfekte olurlar. Bu patojen ile tekrarlayan enfeksiyonlar yaşam boyu yaygındır. RSV, hastane enfeksiyonları ve salgınlara da neden olabilir. Sağlıklı bebeklerde ölüme yol açma riski düşük olmakla beraber mevcuttur. Özellikle risk grubu bebeklerde ( akciğer ve kalp hastalığı olan ) ölüm riski daha yüksektir.

Rs virüsü RSV hastalığı yeni doğan bebekler premature akciğer zatürreAkciğer hastalığı olanlar RS virüsüne dikkat!!!

Daha çok kimlerde görülür?

Hastalık sağlıklı çocuklarda hafif atlatılır. Yaş küçüldükçe bronşiolit ve zatürre şeklinde seyretme riski artar. Ancak belli riskleri olan çocuklarda oldukça ağır seyreder. Hastalığın ağır seyrettiği, hastaneye yatış riskinin yüksek olduğu olgular, erken yaş grubundaki bebekler, zamanından önce doğan ( prematüre ) bebekler, altta yatan bir akciğer hastalığı olanlar, doğumsal kalp hastalığı olanlar, bağışıklık sorunu olanlar ve sinir-kas sistemi hastalığı olanlardır.

Türkiye’deki görülme sıklığı nedir?

Respiratuvar Sinsisyal Virüs, hastaneye yatacak ağırlıktaki bronşiolitlerin % 40-75’de, zatürrenin %15-40’da, krup olgularının %6-15’de etkendir. Türkiye’den yapılan bir çalışmada, akut bronşiolitli bebeklerin boğaz salgılarında %35-40 oranında RSV saptanmıştır. Yine başka bir çalışmada, ilk 6 ayda bronşiolit olan bebeklerin yarısında etken olarak RS Virüs bildirilmiştir.

Belirtilerinden bahseder misiniz ve hangi faktörler ağır hastalık riskini artırır?

Hastalık, olguların çoğunda üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde ve hafif seyreder. Bu durumda sadece destekleyici tedavi yeterlidir. %10-40 oranında alt solunum yolları tutulur ve hastaneye yatışı gerektirecek kadar ağır bir seyir söz konusu olabilir. Hastalığın ağır seyrettiği olgular, ağırlıklı olarak yukarıda bahsedilen yüksek risk gurubundaki bebeklerdir. Çeşitli araştırmalar, RSV ile geçirilen bronşiolit sonrasında hışıltı ve astım sıklığının arttığı yönünde bir ilişkiyi destekler niteliktedir.

“Kalabalık ailede yaşamak, sigara ve benzer çevre kirliliğine maruz kalmak, okula giden kardeş varlığı, kreşe gitmek, RSV enfeksiyonu için bebekleri risk grubuna sokar.”

Prematürelik, RSV hastalığı için tek başına bir risk faktörüdür. Olgunlaşmasını tamamlamamış bağışıklık sistemi, düşük doğum ağırlığı, gelişmesini tamamlamamış havayolu ve akciğer dokusu, düşük solunum kas kapasitesi, riski artıran en önemli etkenlerdir. Bu bebeklerin, prematürelikleri ve solunum aletine bağlanmaları nedeniyle uzun süreli akciğer hastalıkları da var ise RSV hastalığını geçirme ve ağır seyretmesi riski daha da artar.

RSV sezonu boyunca koruyucu aşı olunmalıdır!

RS Virüsü almış bir bebek veya çocuk nasıl tanı alır ve tedavi edilmelidir?

Rs virüsü RSV hastalığı yeni doğan bebekler premature

RSV tanısında en güvenilir yöntem solunum yolu salgılarında viral etkenin üretilmesidir.Ancak bu yöntem çabuk sonuç vermez ve gelişmiş laboratuvarlar gereklidir. Bu nedenle hızlı sonuç veren bir yöntem olan  üst solunum yolu salgılarında RSV antijeni bakılır.

Enfeksiyon çoğu kez üst solunum yolu bulguları ile seyreder ve destekleyici tedavi yeterlidir. Yoğun bakım ünitesine yatışı gerektirecek ağır olgularda bazı ilaçlar kullanılsa da etkinlikleri tartışmalıdır. Bu nedenle risk grubundaki bebeklerin bu enfeksiyondan korunması büyük önem taşır.

RS Virüsüne karşı nasıl bir önlem alınmalıdır?    

RSV hastalığının önlenmesi büyük önem taşır. Aileler, bebeklerini bu hastalıktan korumada bazı çok basit bazı önlemler alabilirler:

  • Çocukları, RSV sezonu olarak tanımlanan Ekim- Mayıs ayları arasında alışveriş merkezleri gibi kalabalık ortamlardan uzak tutmalıdır.
  • Solunum yolu hastalığı olan kişilerle temas ettirmemelidir.
  • Sigara içilen ortamlardan kesinlikle uzak tutmalıdır. Sigaraya maruziyet, RSV hastalığı riskini artırır.
  • El yıkamaya özen göstermelidirler.
  • Yüksek riskteki bebeklerin RSV sezonunda kreşe gitmelerine izin vermemelidir.
  • Anne sütü vermeye özen göstermelidirler.

“Bütün bu önlemler, başta prematüre bebekler olmak üzere yüksek riskli grupta, RSV enfeksiyonunu ve hastaneye yatışları engellemez”. RSV enfeksiyonunun komplikasyonlarını ve hastaneye yatışları önlemek amacı ile belli risk gruplarına, RSV sezonu boyunca ( Ülkemizde Ekim –Mart ), aylık olarak uygulanan koruyucu bir ilaç mevcuttur. Bu ilacın hastaneye yatış sıklığını % 55 oranında azalttığı gösterilmiştir. Bu ilaç, yüksek riskli bebekleri takip eden doktorlar tarafından, belli kriterlere göre ailelere önerilir.

***

Biyografi: Prof. Dr. Eren Özek

Marmara Üniversitesi Yenidoğan Bilim Dalı Başkanıprof dr eren ozek marmara universitesi yenidogan sb

İstanbul Alman Lisesiden sonra Tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinde tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ihtisasından sonra Amerika Birleşik Devletlerinde NYU Medical Center’ de neonatoloji eğitimi aldı. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesinde, 1995 tarihinde Doçent, 2001 tarihinde Profesör olmuştur. İngilizce ve Almanca biliyor. Halen Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesinde, Yenidoğan Bilim Dalı Başkanlığı görevini sürdürüyor.


 

İlgili yazılar


Ebeveynlik Zor İş

Çocuğunuzu Pnömokoktan Koruyun!

Hipnoz Yöntemi ile Doğal Doğum