İnsan oğluyuz Ağaoğlu değil…

Bu tip haberler yazmak açıkçası çok canımızı sıkmakta, yalnız şöyle çirkin bir nokta var ki; medyanın gündemi ve gündelik yaşamımızda ki lakaytlık, katta ve zinhar unutmamız unutturmamız gereken hassas noktalarımızı, fütursuzca alay konusu edebiliyorlar!

ali ağaoğlu

Üstüne üstlük böyle aklıselim olmayan şahısların gündem konusu olup da bizlerin de kendilerini kaile almasıyla değişebiliyor. Ama bu tür şahıslar var oldukça onları aklıselim olmaya ve insanlığa davet etmemiz icap eder. Zaten yazıda ki amaç da budur! Davete de “görgülük” babında icabet gerektiğinden, bankerlerimizden umutluyuz son tahlilde.

Sanılmasın birilerini karalamaya çalışıyor, prim elde etmeye çalışıyoruz. Zaten ‘kara’ olan, karalanmış bir şeyler var kendilerinde. O birileri ki bir değil, beş değil, yüz milyonlarca var onlardan. Bizimse karalamak istediğimiz nokta, satın alamayacakları değerlerimizi gönüllerine nakış ettirebilmek…

Halkın satın alamayacağı şeyler arasından, onların da satın alamayacakları yegane şeyler var!  Edeplerinin galizliği çenelerine vurdukça yaralarımıza tuz basıyorlar! Bizlerinde buna koyacağımız tepkiler her ne kadar fayda etmeyip yanlarına kar kalsa da… Yarattıkları etkiler birer tepkiye maruz kalması gerekmekte. Bunun üstüne bir de göbek eritebilecek espri anlayışları var ki, bizlere değerlerini ve zeka ölçülerini birebir yansıtmakta!

İnsan oğluyuz Ağaoğlu değil…

Zenginin malı züğürdün çenesini yorar, doğrudur. Ama sözde ağaların oğlu olup da, insan olmanın meşrebinden feyiz alamayanların bu sefer kendi çeneleri yorulur. Öyle bir yorulur ki, ceplerin de taşıyamadıkları paraları bankalara yatırırlar görgüleri ve insanlıklarıyla beraber. Paralarına faiz işlerken, insanlıklarına bir şey işlemeyip köhne kalır. “Ağaoğlu” olanlar çoktur efendim hem de çok, sayılamayacak kadar çok. Yer yüzündeki tüm gülleri alabilecek kadar paraları da vardır ama gönüllerinden samimiyetle çıkabilecek tek bir kelime, tek bir incelik yoktur. Bakıldığın da bu insanların hepsi hayır yapmayı seviyor, yoksulu besliyor, dilenciyi giydiriyorlar ama kendi ruhları aç ve çıplak. 

Bizler daha fazla konuşulmaması gerekenler için konuşmak istemiyoruz, hayatlarını kaybedenleri tekrardan yad ediyor, ruhları şad olsun diyoruz. 

Yaşayarak anlaşılan naçizane bir kulum. Bir kaç satırla anlatılamayacak bir ruhum. Öylesine fakat öylesine olmayan; Öyle bir yerde ama öylesine bir yerde olmayanım! Şiir yazar ama şair değilim, sahne tozu yutar ama oyuncu değilim, bir şeyler karalarım ama yazar değilim. Merak edip bilinmeyene koşan ama bilge olmayanım. Ben çölde bahtı açık bir bedeviyim, her bir kum tanesinin sırrına hakim olmak isterim; bir densizliktir belki ama zaten sırra kadem basmak isterim. Hüviyetini arayan ve onu bulunca içremdeki cevhere nakış etmek isteyenim.