Yerin çektiğini kim görmüş, belki gök itiyor!

Sözler Köşkü İlim ve Kültür Derneği’nden Mehmet Yılmaz isimli genç yayınlanan bir video ile sosyal medyada fenomen oldu.

Yerin çektiğini kim görmüş, belki gök itiyor!

Yüzyıllardır bilinen yer çekimini reddeden Mehmet Yılmaz “Yerin çektiğini kim görmüş belki gök itiyor” sözleriyle herkesin diline düştü.

Mehmet Yılmaz yer çekiminin olmadığını iddia ederek kendisine “yerin çektiğini kimsenin göstermeyeceğini” söylediği konuşmasında bu işlemi yapan “birinin” olduğunu iddia etti. Yılmaz’a göre, “yer çekimi” yok, “gök itmesi” var.

Yerin çektiğini kim görmüş, belki gök itiyor video

Yer çekimi Kuvveti ne zaman bulundu?

Ünlü İngiliz bilim adamı Isaac Newton’un bir elma ağaca altında otururken Yer çekimi Kanunu’nu nasıl bulmuş olduğu gerçekten ilginç bir hikayedir.

Bu tür hikayelerin çoğu uydurmadır ama, Isaac Newton’unki gerçek olabilir. Newton’un altında oturduğu elma ağacının dalından düşen bir elma, ünlü bilim adamının kafasında bazı soruların şekillenmesine yol açmıştır belki de. Dalından kopan elma niçin yukarıya doğru değil de, yere düşüyor? Daldan kopan elma, pencereden atılan bir şey yere düşüyor da, ay ve gökyüzündeki yıldızlar niçin düşmüyor? Bu sorular üzerinde uzun süre düşünen, çalışmalar ve deneyler yapan Isaac Newton, birkaç yıl sonra, bütün evrene egemen olan yer çekimi kanununun formülünü ortaya koymuştur.


Basit bir tanımlamayla, yer çekimi, yeryüzündeki cisimleri yere doğru çeken kuvvettir. Başka türlü söylemek gerekirse, dünyayı ve diğer gezegenleri güneşin çevresindeki hareket ettikleri yolda tutan,bunu sağlayan kuvvet yer çekimi kuvvetidir.

Bilindiği gibi, havada serbest bırakılan her cisim yere düşer. Bu düşmeye sebep olan da, yukarıda belirttiğimiz gibi yer çekimi kuvvetinden başka bir şey değildir. Cisimlerin “ağır” ya da “hafif” olduklarını söylediğimiz zaman, aslında arzın onları daha büyük veya daha az bir kuvvetle çekmesi söz konusudur. Her cismin diğer cisimler üzerinde belirli bir “çekimsel” kuvveti vardır. Bu çekim kuvveti, söz konusu cisimlerin kitlesine ve birbirine olan mesafesine bağlıdır. Cisimler ağırlaştıkça ve aralarındaki mesafe az aldıkça,birbirleri üzerindeki çekim kuvveti büyür. Astronomlar ve bilim adamları, gökyüzündeki cisimlerin (ay, gezegenler vb.) bulundukları durumda düşmeksizin kalmalarını bu kanunla açıklamaktadırlar. Her cisme etki yapan yer çekimi kuvveti eşit değildir. Bir cismin düşmesini önlemek, o cismi etkileyen yer çekimi ivmesine eşit,ancak zıt yönlü başka bir kuvvetin etkisiyle mümkün olabilir. yer çekimi ivmesi sabit (değişmez) bir değerdir. Bir cismin kitlesi ile yer çekimi ivmesinin çarpılması sonucu, o cismin ağırlığı bulunur.

Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe bu ivme biraz artar. Dolayısıyla, aynı cisim Ekvator’da ve kutuplarda tartılacak olursa ağırlığının fark ettiği görülecektir.