Alaturka müziğin taşıyıcıları: İncesaz

Dengenin karşılığı huzurdur. O huzurun müzikteki yansımalarından bir tanesi de hiç kuşkusuz İncesaz’dır. Hani şarkıda söylenir ya… İncesaz, eskilerde alaturka diye adlandırılan müzik türünün günümüzdeki en iyi taşıyıcılarından bir tanesidir.

Alaturka müziğin taşıyıcıları: İncesaz

Ah bu akşamlarda ne var

Ihlamur kokuyor odam

Radyo sesi ilk ışıklar

Sabah faslında bir hüzzam

Yüreğimle bilendikçe hepten incelir incesaz

Video: Sevdayla Hesaplaşılmaz (YouTube)

İncesaz, eskilerde alaturka diye adlandırılan müzik türünün günümüzdeki en iyi taşıyıcılarından bir tanesidir. Taşıyıcı ismini özellikle kullanıyorum; çünkü grubun böyle bir köprü görevi var. Eski ile yeniyi bir araya getirmek, köprü kurmak.

İncesaz 1996 yılında kuruluyor. Mayasında üç isim var, Cengiz Onural (gitar), Derya Türkan(klasik kemençe) ve Murat Aydemir(ud/tambur).

İncesaz’ın ilk albümü olan Eski Nisan‘ın albüm kapağını elime aldığımda Cengiz Onural’ı gitarla görünce epey şaşırmıştım. Çünkü İstanbul’da yanılmıyorsam ilki düzenlenen o Gençlik Günleri’nde bugün yenisini yapmak üzere yıkılan “Eski Harbiye Muhsin Ertuğrul”sahnesinde dinlediğim Yeni Türkü’nün “yıllarca” klasik kemençecisiydi Cengiz Onural. “Neden,” diye sormuştum evinde bayram ziyareti için bulunduğum dayıma.

“Derya o kadar iyi çalıyor ki, Cengiz kemençeyi bırakmak zorunda kaldı.”

Şu bir gerçek ki; İncesaz’a o alaturka sesi veren iki kişiden biri olan Derya Türkan çok iyi bir klasik kemençe üstadı. Diğeri de ud ile tambur çalan Murat Aydemir.

İncesaz’ın diğer grup üyeleri ise; Taner Sayacıoğlu (kanun), Akın Aral (basgitar), Türker Çolak (vurmalı çalgılar).

Grubun bir diğer özelliği batıdaki karşılığı “soundtrack” olan ama bizde çoğunlukla dizi filmlerle özdeşleşen film müziği besteciliğidir. İkinci Bahar, Ekmek Teknesi gibi çok isim yapmış televizyon dizilerine müzik yapmışlardır. Öncesinde Cengiz Onural’ı Babaevi ile hatırlıyoruz.

Grubun ilk albümü enstrümantaldir. İkinci albüm “Eylül Şarkıları” ise alaturka müziğimizin en güzel seslerinden bir tanesi olan Melihat Gülses ile solistli hale gelir. Albümdeki Cengiz Onural’ın sözlerini yazıp, müziğini bestelediği “Çok aşığın var diyorlar” şarkısını Melihat Gülses’in sesinden dinlemek gerçekten büyük bir huzur veriyor insana.

Alaturka müziğin taşıyıcıları: İncesaz

Çok aşığın var diyorlar

Çok aşığın var diyorlar,
Yalan de yeter bana.
Bir sevda sözü fısılda,
Hazırım inanmaya.

Gönül hırsızı diyorlar,
İnkar et yeter bana.
Gözlerindeki cevaba,
Korkuyorum bakmaya.

Geceler uzun ve yalnız,
Yoksun sabaha kadar.
Düşümde bile günahkarsın,
Bunu kim hayra yorar.

Ardımdan deli diyorlar,
Belki de yalan değil.
Yanımda bile uzaksın,
Nasıl dayansın Gönül.

Çok ahlar aldı diyorlar,
İnkar et yeter bana.
Gözlerindeki cevaba,
Korkuyorum bakmaya.

Üçüncü albüm, İstanbul’a Dair. Bu albümle birlikte artık ismiyle birlikte sesini hiçbir zaman unutamayacağımız bir solist ile tanışırız; Derya Türkan’ın eşi, Dilek Türkan. Onu, Mazi Kalbimde Yaradır isimli dördüncü albüme ismini veren tangoda dinlerken ister istemez yirminci yüzyılın ilk çeyreğine doğru yolculuğa başlarız. Bu albümün bir özelliği de seslendirilen eski tangolardır.

Alaturka müziğin taşıyıcıları: İncesaz

Mazi kalbimde bir yara

Mazi kalbimde bir yaradır
Bahtım saçlarımdan karadır
Beni zaman zaman ağlatan
İşte bu hazin hatıradır
Ne göğsünde uyuttu beni
Ne buseyle avuttu beni
Geçti ardından uzun yıllar
O kadın da unuttu beni

“Bir Çapkına Yangınım” ve “Kalbim Seni Özler” çok tanıdık ezgilerdir.

Ama esas sürpriz yılların içinde kaybolmaya yüz tutmuş bir eserdir. Örneklerine çok az rastladığımız kadın bestekârlardan Mehveş Hanım’ın “Kaçsam Bırakıp” isimli şarkısıdır.

Başta dediğimiz gibi, İncesaz’ın taşıyıcı görevi var. Kuşkusuz içinde yaşadıkları ve beslendikleri müzik ortamı da bütün bu eserlerin gün ışığına çıkmasına ya da unutulmamasına yardımcı olan kişilerle çevrilidir. Zaten doğru şeyler yapabilmenin yolu bir ekip çalışmasından geçmektedir. İncesaz’ın geri planında alaturka müziğin güçlü araştırmacı isimleri olduğunu şahsen ben biliyorum.

Sevdayla hesaplaşılmaz

Beşinci albüm Elif ise anonim türkülerin alaturka formda seslendirilmiş çalışmasıdır. Kadifeden Kesesi, Kâr Etmez Ahım Sen Gülizâre, Elif, Gül Kuruttum gibi çok tanıdık türküleri hemen sayabiliriz. Bu albümde öne çıkan solist, Cengiz Özkan.

Alaturka müziğin taşıyıcıları: İncesaz


yatak döşek yatırır da bu sevda
uyandırır en tatlı yerinde
gün ortasında sabah seherinde
hatırlanır yeniden
kanat takıp uçurur da bu düşler
uyandırır en tatlı yerinde
gün ortasında sabah seherinde
hatırlanır yeniden

Müziği ne kadar yazarsanız yazın çok fazla anlam ifade etmez. Onu dinlemek, ruhumuzla buluşturmak gerekir. İncesaz’ın bendeki anlamı hep o şarkıdaki söz gibi oluyor; yüreğimle bilendikçe hepten incelir incesaz. İncesaz’ın bütün albümleri teker teker her evin içinde olmalı.