Cyndie French ve oğlu Derek: Bir annenin öyküsü

Cyndie French, 2004 yılında, 10 yaşındayken sinir hücrelerinden çıkan tümör anlamına gelen Nöroblastom adındaki nadir görülen bir çocuk kanserine yakalanan Derek’in annesi. Cyndie French, hastalık teşhisinin konulduğu andan itibaren her anını onun biraz olsun gülümseyebilmesi ve biraz daha mücadele verebilmesi için ona adadığı oğlunun annesi.

Cyndie French ve oğlu Derek: Bir annenin öyküsü

 

Yukarıdaki fotoğraf,  Renee C. Byer’a  2007 yılı Pulitzer ‘öykü analiz’ ödülünü kazandıran ‘öykünün’ sahipleri Cyndie French ve oğlu Derek’e ait.

Bir umut, bir şefkat, bir azmin ve bir annenin öyküsü

Taviz vermeden, pes etmeyi aklından bile geçirmeden, her daim azmi, her daim sabrı seçen bir anne. Oğlunu şefkatle bağrına basan ve on sekiz aylık hastalık döneminde küçük Derek için koşulsuz sevginin ve kararlılığın simgesi olan anne.


Yukarıdaki fotoğraf Cyndie French ve Derek’in yolculuklarının yalnızca bir karesi; bir anlarını yansıtırken, tüm öyküyü de içinde barındıran… Tüm yardımlara karşın, bir ‘anne’ olarak ve oğlunun her anında yanında olarak, aslında tek başına yürüyor Cyndie. Hastane koridorları ıssız… Cyndie’nin kalbinden, annelik gücü akıyor ellerine ve azmi ile durmadan attığı  adımları saçlarına vuran bir esinti  yaratıyor… Yüzünde, umut ile umutsuzluğun birbirine geçtiği, soruların bir kenara itilip dört elle, feda ile ne pahasına olursa olsun yürünen bir an var. Birlikte, Derek’in kemik iliği ekstraksiyonu için sıra bekliyorlar, Cyndie Derek’i dolaştırarak onu neşelendiriyor.

Derek on sekiz aylık hastalık sürecinden sonra 11 Mayıs 2006’da, Anneler Günün’den üç gün önce hastalığına yenik düşerek bedenini teslim etti. Cyndie, Andrea Bocelli’nin ‘Because We Believe (Çünkü İnanıyoruz)’ şarkısını fısıldayarak, oğlunu kollarının arasında yolcu etti: ‘Her yaşamda bir kez, bir an gelir tek başımıza yürüdüğümüz… Işığa doğru…’

Cyndie French ve oğlu Derek: Bir annenin öyküsü

Cyndie bugün bağlılığının, sevgisinin, azminin öyküsünü herkesle paylaşarak, kansere karşı mücadele veren tüm ailelere yardım ediyor. Internet sitesi. Sitede Derek’le geçirdiği sürece dair videolar, resimler ve hikayesinin detaylarını bulmak mümkün.


Görünen o ki Derek yalnızca hastalığına yenik düşmüş. Yalnızca bedeni olmuş yenik düşen. Cyndie’nin yenik düşen yanı ise gözyaşları ve oğlunun artık bu dünyada kendisi ile birlikte olmayışının verdiği ayrılık acısı olmuş. Büyük bir onurla fotoğraflarının ve hikayesinin paylaşılmasını ve ödül almasını kabul etmiş. Oğluna verdiği sözü tutarak, hayatını, insanlara yakınlarının hastalık süreçlerini nasıl geçirmeleri gerektiğini, diğerlerine yardım etmenin en önemli şey olduğunu hatırlatmak ve hissettirmek için yaşıyor.

Gecenin bir vakti, internette dolaşırken tesadüfen rastladığım Cyndie’nin fotoğrafları ve öyküsü beni birçok yere götürdü… Siteyi saatlerce dolaşırken, okuduğum hikayenin  tüm güçlüğüne rağmen her bir fotoğrafa yayılmış  umut, sıcaklık ve canlılık defalarca kez tüylerimi ürpertti… ‘Her yaşamda bir kez, bir an gelir tek başımıza yürüdüğümüz… Işığa doğru…’ O an, hepimize gelir, her yaşamda, bir kez mutlaka gelir… Işığa doğru…O anlar gelmeden evvelse binbir an gelir, birbirimizle, yanımızdakilerle kaldığımız. O zamanlarda da el ele isek bir anne ve oğlunun yaptığı gibi, işte o zaman, ‘o an’ gelmeden de ışık görünür…

İşte o zaman, ‘her yaşamda bir kez, o bir an geldiğinde, tek başımıza yürüdüğümüz’ o ışık da başka bir ışık olur… Başka bir ışık…


Teşekkürler Derek, teşekkürler Cyndie, teşekkürler ‘o an’, ve o an’a koşan herkes…


Mehlika Özge Esirgen
1984 İstanbul doğumluyum. Robert Kolej’in ardından Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldum. Sinerji Eğitim ve Yönetim Danışmanlığında eğitmen; freelance yazar, yazar koçu, çevirmen ve editör olarak hayatıma devam ediyorum.