Kanayan yaramız işsizlik

Bu ülkede kara bir delik işsizlik… İçine alanı yutmakla kalmıyor, bütün gücünü kırmadan, yaşam enerjisini sömürmeden bırakmıyor. Depresyonu da birlikte getiriyor. Böylelikle o pırıl pırıl genç, güzel şeyler yaratacakken ekmek parası adı altında kendisine hiç uygun olmayan işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Sonuç sürekli istifa eden, iş değiştiren mutsuz bir gençlik…

işsizlik

TUİK verilerine göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2015 yılı Mart döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 322 bin kişi artarak 3 milyon 69 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,9 puanlık artış ile %10,6 seviyesinde gerçekleşti. Terör olayları ve siyasi istikrarsızlıkla her geçen gün daha da artacağı kaçınılmaz bir gerçek.

İlkokul ortaokul mezunlarının dahi iyi kötü iş bulduğu Türkiye’de üniversite mezunları neden işsiz?

Diplomalı işsiz sayısı 1 milyona dayanırken işverenler çalıştırdıklarının çoğuna asgari ücret vererek çalıştırmak istiyor. Öyle ki işkur ‘un başlatmış olduğu kurs programlarını işverenler kendilerine bedava işgücü olarak görüyor. 6 aylık ve ya bir yıllık yönetici asistanı, muhasebe meslek elemanı gibi farklı iş kollarında eleman yetiştirmek üzere kurulmuş bu programı işveren işgücünü sömürerek kendi karlılığını artırmak için kullanıyor. Olan yine gençlerimize oluyor. Yüksek öğrenim görmüş gençlerin işsiz kalması ülkeye ağır maliyetler getiriyor. Eğitimde işgücü planlamasının yapılmaması iktisadi ve idari bilimlerde, mühendislikte arz fazlasına yol açıyor. Kaldı ki ülkede ara eleman sıkıntısı varken meslek liselerine yatırım yapılmıyor.

Eğitim yapmış gençler, işsiz kalınca psikolojileri bozulmakla kalmıyor yeni arayışlar içine giriyorlar. Bir çoğu radikal düşüncelere ve gruplara katılabiliyor. Ülkede sosyal anarşi artışı yaşanıyor. Kimisi terör eylemlerinin içinde yer alabiliyor. Kafası çalışan gençliğe yapılabilecek en büyük kötülük onları işsiz bırakmak.

Bu noktada hem devlete hem işverenlere büyük görev düşüyor. Devletin eğitimde insan gücü planlamasını tekrar gözden geçirmesi gerekiyor. Arz fazlası olan üniversite bölümlerinin kapatılması ve değişen sisteme göre yeni bölümlerin açılması gerekiyor. Ara eleman açığını kapatmak için yeni bir sistem kurulması gerekiyor. İşverenin kendini çağın gereklerine uygun olarak dönüştürmesi gerekiyor. Emeği sömürmek yerine karşılıklı faydayı öngören bir yaklaşım sergilemesi uzun vadede işverene büyük katkı sağlayacaktır.

Atatürk, ‘Bütün ümidim gençliktedir’ demişken bizlerin gençlerden umudu kesmemiz doğru bir yaklaşım değildir. Doğru işe doğru insan yetiştirmemiz sıkıntılarımızı büyük oranda azaltacaktır. Gençler bizim umut ışığımız yeter ki onlara bir şans verilsin.

PAYLAŞ
Önceki yazıDil bir hapishane midir?
Sonraki yazıGenç nüfus geleceğimiz için neden önemli?
Hikayelerim var, iç içe geçmiş duygulardan besleniyorum. Zaman zaman karanlık tarafa gider gelirim. İşte bu yolculuklarda hikayelerimi biriktiririm. Hayat sürekli akış halinde bu yüzden kendim dahil hiç kimseyi tam anlamıyla tanıdığımı düşünmüyorum. Herkes değişir, zaman değişir ama yolculuk baki kalır. Masal kahramanları gerçektir. Ve paralel evren vardır. Hatta paralel evren dövmesi yaptırmak isterim, kendi üzerimden oraya kapı açmış gibi olurum hem. Hobilerim arasında kedileri bezdirene kadar sevmek vardır. Ve dünyanın yegane ilacı sevgidir.