10 Kasım: Ne senden geçeriz ne eserinden

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle anıyoruz. Behçet Kemal Çağlar’ın yazdığı gibi, “Ne senden geçeriz, ne eserinden.”

Nöbetçi Millet – Behçet Kemal Çağlar

Kavaklar düşen yapraklarıyla ağlıyorlar

Güller çiçekleriyle bağırlarını kanatıyorlar

Sensin ışık diye önümüzdeki

Sensin ateş diye kanımızdaki

Yaradan hey Yaradan!

Dört yıl değil bin yıl geçse aradan

Ey yanımızdaki

Beş on mermere, bir avuç toprağa sığan

Hudutsuz mavi umman hey!

Yeni kıyılar bulur, yeni yarlar kazardın

Sen her köpürüp taşmanda

Her konuşmanda

Milletin alın yazısını yeniden yazardın

Bakışların inanmayanı ezerdi

Sağ kolun bir tırpana benzerdi

Başlardı yurt tarlasında düşüncenin hasadı

Cümlelerin ya örsten kalkardı Ya çıkardı kından

Başak saçların sarkardı harman alnından

Halk, biçilmiş ekin gibi, düşerdi dizlerine

Milyonlar katılırdı sözlerine

Mıknatısa koşan zerreler gibi

Köhne kanaatler, köhne küreler gibi

Sözünde çarpışıp düşerdi

Tam sustuğun an kıyamet oldu

Tam konuştuğun ansa mahşerdi

Rab, gökte “dinleyin” derdi meleklerine

Yıldızlar girerdi yeni mahreklerine

Nehirler kavuşurdu yeni denizlerine

Halk biçilmiş ekin gibi düşerdi dizlerine

Şimdi tamamlayabilmek için tavafını

Nöbetçi olmak için Anıtkabrine

Sarmış yalın kılıçlar gibi etrafını

Tutuyor nöbet

Bu millet

Bu, vaktiyle ayaklarını ummanlar yalayan

Bu, üç kıtayı atının nallarıyla damgalayan

Bu, Atilla’yı, Timur’u, Oğuz’u

Bu, Yıldırım’ı, Fatih’i, Yavuz’u

Bu, seni yetiştiren ulu millet

Vakar ve haysiyetle dimdik

Uyanık, tetik!

Anıtkabrinde tutuyor nöbet

Dünya, dönüp dolaşıp

Boğazlaşıp dalaşıp

Ergeç ve ancak

Milli misaklarda karar kılacak

Ey en büyük usta!

Düşünen olmadı bu hususta

Senden evvel ve senden ileri

İlk müjdeyi, ilk haberi

Senden almıştı cihan

O zamandan anlayamadığına yansın

Sen, dünyanın dönüp dolaşıp geleceği

Uğrunda milyonların seve seve öleceği

En büyük maksat için

Dünyaya ilk karşı koyansın

Nasıl içimizdeysen bütün varınla

İşte öylece dünya davalarındasın!

O ışık saçların, o alev sözlerinle

O gök gözlerinle sen

Ey ıssız geceler içinden

Bize eşsiz sabahı getiren!

Ey asırlardır dul bayrağın eşi

Ey geceyarılarımızın güneşi

Ey ışık saçlar

Ey yele kaşlar

Ey çekilmiş hançer bakışlar

Ey fikri döven şakaklar

Ey kalem parmaklar

Ey ay-yıldızlı el

Ey en güzel

Ey en büyük

Ey Atatürk!

Getir dudaklarını bir bir alnımıza koy

Dağlansın ateşinle bu soy

Oy Atatürk oy…

İrkilmez Ata çocuğu irkilmez

Zaptedilmez, Atam, zaptedilmez

Biz varken senin hisarının burçları

Bakışlarımız kılıç uçları

Bekliyoruz devrimini biz

Çökmeyeceğiz diz

İsterse hayat zehrolsun

İsterse refah kahrolsun

İsterse kurşun düşsün yanımıza belimize

İsterse geçinmek için bir dilim

Kuru ekmek geçmesin elimize

Halel gelmez bizim ateşimize

Yer sarsılsa yerinden

Dünya düşse peşimize

Ne senden geçeriz, ne senin eserinden.

10 kasım atatürk nöbetçi millet

Atatürk’ün 15 Ekim 1927’de okuduğu Nutuk neden önemli?