Hakemlik Türkiye’de nereye gidiyor?

Türkiye’de en çok eleştirilen mesleklerden birisi olan hakemlik… Türk hakemlerin performansı neden düştü? Hakemlerimiz nerede yanlış yapıyor? Bundan sonrası için neler yapılmalı? Hakemler üzerindeki yoğun baskının sebebi ne?

Hakemlik Türkiye'de nereye gidiyor?

Türkiye’de en çok eleştirilen mesleklerden birisi olan hakemlik

Türkiye’de en çok eleştirilen mesleklerden birisi olan hakemlik, ligimizde gün geçtikçe zorlaşmaya başladı. Spor Toto Süper Lig’de 20. Haftası geride kalan sezonda hakem hataları her hafta daha çok konuşulmaya başlandı. Hakem atamaları, hakemlerin karşılaşmalardaki performansları sürekli eleştiri konusu oluyor. Yani hakemle yatıyoruz, hakemle kalkıyoruz.

Son 5 yılda Türk hakemleri büyük bir başarıya imza atarak çok sayıda Avrupa Kupası karşılaşmalarını yönetmeye başlamıştı. Özellikle Cüneyt Çakır Türk hakemliğinde çığır açarak çok sayıda dev maç yönetti. Avrupa Futbol Şampiyonası ve Dünya Kupası’nda tansiyonu yüksek maçlarda görev yaptı.

Belki de kariyerindeki en önemli başarısı 2015 yılında yönettiği Barcelona – Juventus Şampiyonlar Ligi Final maçıydı. Bunca başarının ardından Cüneyt Çakır başta olmak üzere diğer hakemlerimiz içerisinde bulunduğumuz sezonda düşük performans sergilemeye başladı. Daha da kötüsü bu kötü gidiş her hafta artarak devam ediyor.

Hakemlik Türkiye'de nereye gidiyor?

Hakemlerin yanlışları

Hakemlerimizin en çok yaptığı yanlışların başında; karşılaşma içerisinde verdikleri yanlış karardan etkilenip durumu eşitlemek için bir yanlış karar daha veriyor olması şeklinde belirtilebilir. Sonrasında futbolcuların yaşadığı gerginliklerde olayların içerisine girerek büyük resmi kaçırıyorlar. Bu da yanlış ya da eksik kart çıkarmalarına sebep olabiliyor.

Bir başka eksiklik ise kendilerine futbolcuların dokunmasına izin veriyorlar. Bir hakem için belki de en kötü hareketlerden birisi futbolcuların kendisine dokunması ve itmesidir. Bu görüntü hem sahadaki diğer futbolcuların hem de kamuoyunun gözünde hakemlerin itibarını zedeliyor.

Türkiye’de iyi hakem yetiştirmek için hakem olmaya erken yaşlarda karar veren ve futbolun içerisinden gelen insanlar seçilmeli. Birçok hakemin esas mesleği bankacı, avukat, sigortacı, mühendis, işletmeci, öğretmen, diş hekimi şeklinde sıralanıyor. Bu durum da iyi hakem yetişmesinin önünü tıkıyor.

Hakem olmak için yıllarca çalışan birisi, esas mesleği işletmeci olan bir hakemden daha çok çalışıp başarılı olmak isteyebilir. Futbolun içerisinden gelmeyen, yeşil sahaya daha önce yalnızca halı saha maçlarında çıkmış hakemlerin performansı ister istemez çok iyi olamayabiliyor.

Hakemler üzerindeki baskılar

Hakemlik Türkiye'de nereye gidiyor?


Türkiye liglerinde aksi bir durum yoksa haftanın maçları cuma akşamından başlar ve hafta pazartesi akşamı kapanır. Haftanın hakemleri ise perşembe günleri erken saatte yayınlanır. Geride kalan haftanın başından perşembe gününe kadar hangi hakem hangi maça atanır konuşmaları yapılırken perşembe gününden itibaren atamalardan sonra hakemlerin geçmişte yönettiği maçlar masaya yatırılır.

İnsanlar her meslek grubunda hata yapabilirler, hakemler hata yaptığında milyonlar hakemi konuşuyor ve eleştiriyor. Burada Türk’lerin ayıramadığı bir çizgi var. Hakemler elbette hata yapacaktır. Önemli olan hakemlerin bu hatalardan ders alması ve bunları en aza indirgemesi gerekmektedir.

Ancak öyle bir baskı yapılıyor ki hakemlerimiz doğru bildiklerini dahi yanlış yapabiliyorlar. Türkiye’de “hakem hakkında konuşmak istemiyorum ama” şeklinde başlayan cümleler dakikalarca sürüyor. Bizler artık bu şekilde davranmayarak hakemlere inanmalı ve ölçülü şekilde eleştiri yapmayı öğrenmeliyiz.


Altyapılardan futbolcu yetişip yetişmediği nasıl anlaşılır?

Beşiktaş Fenerbahçe müsabakası bahane, Türkiye’de futbol karhane