Bebeklerde işitme kaybı neden olur?

Bebeklerde işitme kayıplarının erken tanısı için 2004 yılında ülkemizde uygulanmaya başlanan “Ulusal Yenidoğan İşitme Taraması Programı” başarıyla devam etmektedir.

Bebeklerde işitme kaybı neden olur? Erken tanı ve tedavinin önemi!

2004 yılında 1-2 merkez olarak başlayan bu program sayesinde halihazırda doğumların % 90’ı taranmaktadır. Amaç bu oranı % 100’e getirmektir.

3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü kapsamında işitme kaybının kişilerde konuşma yetilerini tam olarak geliştirememe, zihinsel gelişimlerin, okul başarılarının ve sosyal ilişkilerinin olumsuz olarak etkilemesine neden olabileceğine dikkat çeken Amerikan Hastanesi Kulak-Burun-Boğaz Kliniği doktorlarından Prof. Dr. Sarp Saraç;


” 7 duyumuzdan biri olan işitme, insanların iletişimi ve gelişimi açısından taşıdığı önemle ayrı bir yere sahiptir. İşitme, çevresel sesleri fark etmemizi sağlar. İnsanlar arası iletişimdeki en önemli unsur olan konuşma da, işitme sayesinde gelişmektedir. Bütün bu hususlar göz önüne alındığında, özellikle doğuştan gelen (konjenital) işitme kaybının erken tanısı ve rehabilitasyonu çok önem kazanmaktadır” diyor.

İşitme kayıplarının nedenleri

İşitme kayıplarının pek çok nedeni olduğunu belirten Prof. Dr. Sarp Saraç, “Bebeklerde görülen işitme kaybının en sık görülen nedeni, genetik (kalıtımsal) bozukluklardır. İşitme kaybına neden olan genler çekinik genler olduğu için, bir kişide işitme kaybı olması için hem anneden hem de babadan gelen iki çekinik gene sahip olması gerekmektedir. Sadece bir çekinik gen taşıyan ve bu nedenle işitme kaybı olmayan anne ve babanın işitme kayıplı çocuk dünyaya getirme olasılığı yüzde 25’tir. Benzer çekinik gene sahip olma ihtimali, benzer gen havuzuna sahip olan akrabalarda daha fazladır. Bu nedenle akraba evliliği sonucunda dünyaya gelen bebeklerin işitme kayıplı olma ihtimali daha yüksektir. Bu nedenle işitme kaybının erken tanı ve tedavisi daha da büyük önem arz etmektedir” diyor.


İşitme kaybı tespit edilen bebeklerde işitme rehabilitasyonunun en kısa süre içinde sağlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sarp Saraç;

“Bebeğin beynine sesin iletilmesi, beynin işitmeyle ilgili merkezlerinin gelişmesi için çok önemlidir. Beynin plastisitesinin yüksek olduğu ilk 3 yıl içerisinde beyne işitsel sinyaller gitmediği takdirde, daha sonra sinyal gönderildiğinde kişi sesleri duyabilse de anlamlandıramamaktadır. Bu nedenle işitmenin erken rehabilitasyonu çok önemlidir “diyor.

İşitmenin rehabilitasyonu

İşitmenin rehabilitasyonu için ilk basamağın işitme cihazları olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sarp Saraç; “İki taraflı işitme cihazı verilen bebeklerin konuşma gelişimleri takip edilir. Eğer bu gelişim yaşıtlarına paralel gidiyorsa, işitme cihazıyla devam edilir. Eğer işitme cihazlarından yeterli verim alınamazsa, o zaman ameliyatla kulağa koklear implant (biyonik kulak) uygulanır. Yapısal nedenlerle koklear implant yapılması imkansız olan hastalarda da, beyin sapı implantı uygulanarak işitme sağlanabilir. Gerek işitme cihazı gerekse koklear/beyin sapı implantı kullanan işitme kayıplı kişilerin yeterli bir konuşma seviyesine ulaşabilmeleri için konuşma eğitimi alması gereklidir” diyor.


Gelişen teknoloji sayesinde rehabilite edilemeyecek işitme kaybının neredeyse kalmadığına dikkat çeken Saraç; “İşitme kayıplı kişilerin bu imkanlardan faydalanabilmeleri için, erken teşhis ve tedaviye ulaşabilmelerinin önemi daha da artmıştır. Bütün bu uğraşıların amacı, işitme kayıplı bireyleri, normal okula devam edebilen, kimseye muhtaç olmadan yaşayabilen ve ulusal verimliliğe katkı sağlayan bireyler haline getirmektir”.

Çocuklarda işitme kaybı akademik başarıyı düşürüyor


Editor
Haber Merkezi ▪ İndigo Dergisi, 18 yıldır yayın hayatında olan bağımsız bir medya kuruluşudur. İlkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışmaktadır. Amacı; gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonu; okuyucularında sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerleri; dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın İnternet yayınlarından biri olarak; iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul etmekte; Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İlaveten İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildiriyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İndigo Dergisi herhangi bir çıkar grubu, örgüt, ideoloji, politik hiçbir oluşumun parçası değildir.