KOBİ’ler için dijital pazarlama neden önemli?

KOBİ’ler artık geleneksel reklam ve pazarlama stratejilerinin maliyetini sırtlamaya mecbur değiller. KOBİ’ler için dijital pazarlamanın önemi nedir?

KOBİ'ler için dijital pazarlama neden önemli?

Hiç şüphesiz KOBİ’ler ticaretin önemli ve etkili bir paydaşı fakat henüz gerçek potansiyellerini gösterebilmiş değiller. Çünkü ne yazık ki tam anlamıyla kabuğunu kıramadı. Bu durum KOBİ’lerin dar bir alanda oyun çevirmesine neden oluyor dolayısıyla sık sık top kaybediyorlar.

KOBİ’lerin oyunu geniş alana yayıp atağa çıkması için işler eskisi kadar zor değil. Fakat KOBİ’ler işlerin hala eskisi kadar zor olduğunu zannediyor. Çünkü onlara işlerin artık eskisi gibi olmadığını anlatan birileri olmamış.

Loading...

Ben söyleyeyim, örneğin artık KOBİ’ler geleneksel reklam ve pazarlama stratejilerinin maliyetini sırtlamaya mecbur değiller. Artık KOBİ’ler gözle görülür uzaklıktaki pazarlarda ticarete zorunlu değiller. Yani dünya değişiyor ve ticaret sınırlara bağlı değil kısacası global pazarlara girmek sanıldığından daha kolay. Bu demek oluyor ki Türkiye’nin herhangi bir şehrinde faaliyet gösteren herhangi bir sektördeki KOBİ dünyanın herhangi bir ülkesine ihracat yapabilir. Fakat KOBİ’lerimizin yeryüzünü yakalaması için öncelikle iç piyasada durumlarını sağlama almaları gerekiyor. KOBİ’lerin silkelenip kendilerinin farkında olması ise markalaşmayla mümkündür.

Her zaman belirttiğim gibi marka yönetimi, bir işletmenin kurumsal iletişim departmanında oturup marka ile ajans arasındaki iletişimi sağlamak veya ajansta marka ile ajans arasındaki süreci koordine etmek değildir. Biliyorum birçokları tarafından öyle zannediliyor fakat öyle bir şey yok!

Türk toplumunun kavramlarla ciddi anlamda sorunu var. Dolayısıyla bu durum iş hayatına da yansıyor ve departmanların, unvanların, görevlerin sınırları ve içeriği tam anlamıyla belirlenemiyor. Marka yönetiminin de tam manasıyla anlaşılamamasını buna bağlıyorum.

Marka yönetimi A’dan Z’ye bir süreçtir.

Hiç kimse pat diye bir markayı yönetmeye kalkışamaz. Öncelikle çeşitli parametreler ışığında marka analiz edilmeli. Bunları kabataslak belirtmek gerekirse:

  • Kurumsallık
  • Ürün
  • Sektör
  • Satış & Pazarlama
  • Reklam

şeklinde sıralanabilir…

Bu konu başlıklarında yapılacak analizler sonucunda markanın eksiği ve fazlası tespit edilir. Eksikler tamamlanır, fazlalıklar düzene sokulur ve marka için sağlıklı bir süreç işler.

KOBİ’lerde marka yönetimi süreci genellikle başta yapılması gereken analizler atlanarak sürdürülmeye çalışılıyor. Bu da KOBİ’ye zaman ve para kaybettiriyor. Oysa Türkiye’deki KOBİ’lerin büyük çoğunluğu resmen var olmasına karşın rekabet standartlarınca ortada yoklar. Adeta “görünmez” durumdalar.

Sınırlı bir pazara sınırlı sayıda ürün veren KOBİ, işlerin hep böyle gideceğini, diğer bir ifadeyle kendi yağında kavrulacağını zannedebilir fakat hiç beklemediği bir anda aynı pazara hitap eden ve aynı ürünleri daha ucuza veren bir rakiple karşılaşabilir. Türkiye’de birçok girişimin ilk 6 ayda batmasında girişimcilerin kurumsallaşmayı ikinci plana atması ve pazarlamayla satışı birbirine karıştırmasının etkisi büyüktür.

Benim bu noktada KOBİ’lerin markalaşması için ilk önerim kurumsallaşmaya ağırlık vermeleri yönündedir. Kurumsallaşma özel ve uzun bir süreçtir. Tabi KOBİ bu süreçte işi gücü bırakıp sadece buna odaklanacak değil. KOBİ için bu süreci yönetecek kişiler veya kurumlar olmalıdır. Kurumsallaşma sürerken aynı anda reklam ve pazarlama faaliyetleri başlamalıdır.

Reklam ve pazarlama konusunda stratejik davranılması KOBİ için hayati önem taşır.

KOBİ’lere reklam ve pazarlama faaliyetleri için önerilerim arasında yeni medya ve dijital pazarlama ilk sırayı teşkil eder. Aslında KOBİ’ler reklam ve pazarlama sürecinde bütçenin önemli bir kısmını dijitale ayırmaya bir anlamda mecburlar. Bir KOBİ için ana akım medyada satın alma yapmak, outdoor reklamlara ağırlık vermek hem gereksizdir hem de aşırı maliyetlidir. KOBİ’nin sahip olduğu bütçe ana akım medyada veya bilboardlarda gözükmeye elverişli değildir ve zaten bunlara gerek de yoktur. KOBİ için ana akım medyada olup olmamak da çok bir şey değiştirmez. Fakat KOBİ’nin sosyal medyada güncel, aktif ve yaşayan bir marka imajı sergilemesi KOBİ’ye çok artı kazandırır.

Bu anlamda KOBİ’lerin dijital pazarlamada uygulayacakları adımları sıralamak gerekirse bunlar:


  • Kurumsallık
  • Güncellik
  • Özgünlük
  • Süreklilik

şeklinde özetlenebilir. KOBİ, dijitalde bu 4 kuralı genellikle sosyal medyada uygular. Sosyal medyada öne çıkmanın ise basit bir kuralı var; “içerik.”

Birçok KOBİ sosyal medyayı öylesine kullanıyor. Sosyal medya sayfalarını ve web sitesini güncel tutmayan bir KOBİ potansiyel müşterilerini kaçırdığını unutmamalıdır. KOBİ’lerin dijitaldeki stratejilerine ek olarak şu detayları belirterek bu yazıyı bitireyim;

  • Stratejiye sahip olmak
  • Görünür olmak
  • Geri bildirimleri analiz etmek
  • Özgün ve sürekli içerik üretmek
  • İletişim

A’dan Z’ye ‘stratejik marka yönetimi’ bu kitapta

PAYLAŞ
Önceki yazıİş sağlığı ve güvenliği 2020 yılına erteleniyor
Sonraki yazıAKP ile FETÖ savaşı bitti mi? PDY tekrar darbe girişiminde bulunabilir mi?

Mürsel Ferhat Sağlam, 17 Nisan 1989 İstanbul doğumludur. Namık Kemal Üniversitesi Halkla İlişkiler & Tanıtım Bölümü, Beykent Üniversitesi Tarih Bölümü ve Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü mezunudur. Beykent Üniversitesi’nde Tarih alanında yüksek lisans yapmıştır. Akademik kariyerine Marmara Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünde doktora seviyesinde devam etmektedir. Kişi ve kurumlara stratejik marka yönetimi, dijital pazarlama, sosyal medya pazarlama, içerik pazarlaması ve online itibar yönetimi odaklı çözümler sunan Ajans Paradise (2012), edebiyat, kültür, sanat ve kitap odaklı yayın yapan yeni nesil edebiyat – sanat mecrası olarak faaliyet gösteren Şilep Dergi (Şubat), akademik ve sektörel bilinç düzeyindeki profesyoneller tarafından yazılan reklam, pazarlama, iletişim ve marka odaklı makalelerin yer aldığı ve iş dünyasına dair gelişmelere yer veren dijital bir mecra olan Branding Türkiye (2017) Mürsel Ferhat Sağlam’ın girişimleri arasında yer almaktadır. Mürsel Ferhat Sağlam’ın hikâye, roman, deneme, pazarlama olmak üzere farklı türlerde yayınlanmış 5 kitabı bulunmaktadır. BrandMap Dergisi, Pazarlamasyon, İndigo Dergisi, Fikir Çok Net, Satınalma Dergisi, CEOtudent, Branding Türkiye gibi mecralarda uzmanlık alanlarıyla ilgili makaleler yazan Sağlam, kamu ve özel sektördeki kurumlara dijital pazarlama, sosyal medya, içerik pazarlaması, stratejik marka yönetimi, girişimcilik, zaman yönetimi, itibar yönetimi, kriz yönetimi konularında eğitim ve konferans vermektedir.

Kitapları
• Günübirlik Sonsuzluk (Hikâye – 2011)
• Var Say (Roman 2013)
• Raygan (Roman – 2014)
• Aşkzade (Hikâye / Deneme – 2016)
• Stratejik Marka Yönetimi (Pazarlama / Marka – 2017)