Şenay Aybüke Yalçın: Bir cemre daha toprağa düştü!

Batman’a bahar getirmeye giden birçok cemreden biriydi… Şarkılar söyledi, türküler söyledi; bir müzik öğretmeni olarak ümitler besteledi…

Şenay Aybüke Yalçın: Bir cemre daha toprağa düştü!

Şenay Aybüke Yalçın: Bir cemre daha toprağa düştü!

“Cemre toprağa düştü” denir bahar geldiğinde… Baharın müjdeleyicisidir…

Cemrenin toprakla buluşması ile birlikte hıdrellez gelir ardından…

Nedendir? Çünkü, artık umutlar, baharla yeşerir; yeni yeni heyecanlara yelken açılır. Geleceğe dair hayaller kurulur…

Hayatınızdaki dertleri def edip, yeni kazanımlar için dua edersiniz…

Özlem duyduğunuzu, duyduklarınızla bütünleşirsiniz; onların hayali ile yaşarsınız…

Bu kez tam tersi oldu! Evet, Şenay Aybüke Yalçın bir cemreydi, baharı müjdeleyecekti Batman için; Batman’ın çocukları için…

Aybüke öğretmen de bir bahardı, baharın müjdeleyicisi gibiydi. Çünkü Aybüke öğretmenler Türkiye’nin doğusu için bir bahardı, umuttu…

Kara kışın sert yaşandığı o Batman’a bir güneş olmak istedi…

Yoksul Batman ilinin Kozluk ilçeleri için kendisi oraya güneş olmaya gitmişti. O pırıldayan güneşi de caniler söndürdü…

Bir çocuk özlemiyle, sosyal medyadan “öğretmen oldum ben” dedi…

Daha 22 yaşında, ömrünün baharında her türlü korkunun yaşandığı Türkiye’nin doğusuna giderek oradaki çocuklara bahar olmaya, cemre olmaya gitti…

Doğunun cemresiydi…

Hiç düşünmemiştir herhalde Aybüke öğretmen evinden çıkıp Batman’a giderken son nefesini bu kanlı topraklarda, bir kör kurşunla vereceğini… Batman’da görev yaparken Batman’ın sekinci eğitimci şehidi olacağını…

Belkide, bir müzik öğretmeni olarak şarkılar, türküler söyleyeceğini düşündü. Batman’ın çocuklarına çiçekleri, baharı anlatacaktı müziği ile… Anlattı, söyledi de…

Sadece 7 ay kaldı Batman’da…

Batman’ın genç nesillerine türküler söyledi…

şenay aybüke yalçın

“Beni öldüren de yoktur din, iman” dedi Şenay Aybüke Yalçın

“Uyan” dedi; “Uyan Ali’m uyan!” türküsünü söyledi bir kenarda…

Türküdeki gibi “bıçak yarası” olmasa da, doğunun maalesef kaderi haline gelen kalleş kurşun, bir cemremizi daha toprakla buluşturdu! Doğudaki baharın ya da gelecek baharların birçok cemrelerinden biriydi…

Baharla buluşturmadılar, hayaller kurulamadı, geleceğe umut verecek türküler bestelenemedi, yarım kaldı her şey…

“Ölümün kol gezdiği” denen bir bölgeye güzel ümitler besleyerek gitti. Atanamayan öğretmenlerin bol olduğu Türkiye’nin bu acımasızlığında son nefesini kurşun seslerinde verdi!..

Kaderin acımasız olduğunu bilirdik; ancak Aybüke öğretmen için daha zalim, daha acı oldu!

Yılların, doğuda bir türlü eskitemediği kanlı terör, daha önce birçok kez olduğu gibi yine genç bir öğretmeni, bir müzik öğretmenini alıp götürdü…

Ümitleri kırılan bir çocuğun gözyaşı gibi; toprağın gerçekleşmeyen bir cemresi gibi…

Türkiye şehit öğretmen Aybüke Yalçın’a ağlıyor

PAYLAŞ
Önceki yazıTürkiye şehit öğretmen Aybüke Yalçın’a ağlıyor
Sonraki yazıBedri Baykam: Vizyoner bir olgu
Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…