TEOG tercihi ve lise seçiminde 6 püf nokta

Sekiz yıllık eğitim sürecini geride bıraktıktan sonra öğrencileri bekleyen yeni dönem TEOG tercihi olarak karşımıza çıkıyor. Üniversiteye girebilmek için iyi bir lise eğitimi almanın gerekli olduğunu biliyoruz. Peki lise seçimi yaparken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

TEOG tercihi ve lise seçimi yaparken bu 6 püf noktaya dikkat!

1- Ev ile okul arasındaki mesafe

Çoğunlukla duyduğumuz bir söylem vardır okullar ile ilgili. “En iyi okul eve yakın olan okuldur” şeklinde ifade edilir. Bu noktada yolda geçecek zaman, yorucu yolculuk saati, daha erken güne başlama gibi sıkıntılar düşünüldüğü için böyle bir çıkarım yapılmaktadır. Ancak okul ile ev arasındaki mesafenin uzunluğuna dikkat çekmeden önce aklımızda olması gereken şey okulda verilen eğitimin kalitesi ve yeterlilikleri olmalıdır. Yani TEOG tercihi sırasında okulun sistemini ve imkanlarını araştırmadan sırf eve yakın olduğu için tercih yapılmamalıdır.

2- Lisenin üniversitedeki başarısı

Bir okuldaki sistemli eğitim düzeninin ve öğretmenlerin çalışmalarının resmi olarak ölçülebildiği yerlerden biri mezunlarının üniversiteye yerleşme başarısı ile doğru orantılıdır. Yani mezunlarının yerleştiği üniversitelerin kalitesi aslında lisenin verdiği eğitimin de kalitesini temsil etmektedir. TEOG tercihi arasına yazacağınız okulun geçmiş yıllarda verdiği mezunlarının hangi okullara yerleştiğini araştırın.

3- Yabancı dil eğitimi

Dünya geneline baktığımız zaman en büyük ihtiyaçlardan biri yabancı dildir. Yabancı dil edinimi kazanabilmek için lisedeki temelin iyi atılması da önemli bir gerçektir. TEOG tercihi sırasında liselerin birinci ve ikinci yabancı dil seçeneklerine de göz atmanız gerekmektedir. Hatta yabancı dil öğretmek için kaç öğretmen olduğu da incelenmelidir.

4- Fiziki yapı ve derslikler

Lise çağındaki gençlerin ihtiyaçları düşünüldüğü zaman ferah bir ortamda ders aralıklarını geçirmelerinin önemli olduğunu hatırlatmalıyız. Bahçesi, koridorları, sınıfları, aydınlanma imkanları ferahlık açısından araştırılmalıdır. 4 yıllık bir eğitim sürecinin öğrencinin mutluluğu çerçevesinde ilerleyebilmesi için okulun yapısı da fiziki olarak geniş olmalıdır.

5- Eğitim müfredatı ve okul çeşitleri

TEOG tercihi sıralamalarında karşımıza çıkan okul çeşitlerine baktığımız zaman fen liseleri, anadolu liseleri, meslek liseleri, çok programlı liseler, sosyal bilimler liseleri, güzel sanatlar ve spor liseleri, imam hatip liseleri karşımıza çıkmaktadır.

Bu okullara baktığımız zaman:

  • Fen liseleri, eğitim olarak yoğun bir müfredata sahiptir. Ve genellikle ilk hedeflerine tıp, mühendislik olan öğrencilerin tercih ettiği okullardır. Tabi ki bu okullardan sadece doktor, mühendis, avukat çıkar diye düşünülmemelidir. Sadece verdiği ağır ders yükü sebebi ile çalışma performansı yüksek olan öğrencilerin rahatlıkla yazabileceği kurumlar olarak nitelendirebiliriz. Bir fen lisesinden doktor da çıkabilir, ressam da…
  • Anadolu liseleri ise fen liselerine kıyas yaptığımız zaman daha hafif bir eğitim müfredatı ile donatılmış kurumlardır. Çalışma düzenine bağlı olarak yine bu liselerden de elbette doktor, mühendis çıkma olanağı oldukça yüksektir. Sadece fen liselerinden daha hafif bir ders yükü bulunmaktadır.
  • Meslek liseleri, adından da anlaşıldığı üzere lise döneminden itibaren meslek öğretme amacı ile kurulmuş liselerdir. Ancak günümüzdeki farklılaştırılan eğitim sistemi sebebi ile puan olarak oldukça düşük düzeylerde tutulduğu için halk arasında yanlış tanımlanabilmektedir. Halbuki temelinde meslek öğretme amacı bulunmaktadır. Tabi müfredatındaki ders eksiklikleri sebebi ile bu okullardan ekstra çaba olmadığı sürece doktor, mühendis gibi puan olarak yüksek bölümlerin kazanılması zor görülmektedir. Ancak hemşirelik, çocuk gelişimi, mutfak sanatları gibi alanları ile insan yetiştirilmek hedeflenmektedir.
  • İmam hatip liseleri, Anadolu lisesi düzeyinde eğitim veren kurumlardır. Ve müfredatında ek olarak dini konuları kapsayan meslek dersleri de bulunmaktadır.
  • Sosyal bilimler liseleri ise fen liselerine biraz daha yakın bir düzeyde iken, güzel sanatlar liseleri yeteneklerini kullanmak isteyen gençlere hitap edebilecek tarzdaki kurumlardır.

TEOG tercihi esnasında el becerilerinin de göz önüne alınması gerektiğini burada hatırlatalım.

6- Akademik başarının ötesinde çocukların hedefleri ve hayalleri önemsenmelidir

Derslerdeki başarıların değerlendirilmesinde olduğu gibi okul tercihlerinde de yapılan eksikliklerden biri de çocukların, gençlerin yeteneklerinin ve isteklerinin göz ardı edilmesidir. Fen lisesinin ağır yükünü kaldıramayacak olan bir öğrencinin yarı burslu olsa bile özellerde okutulması öğrenciyi yoracağı gibi içindeki isteklerin de ölmesine sebep olabilecektir.

Buna benzer olarak el becerisi yüksek olan ve ileride bunu kullanarak bir meslek edinmek isteyen gençlerin de anadolu liselerine yazdırılıp farklı alanlara yönelmesini zorlamak çok da karlı bir iş olmayacaktır. Her çocuğun özel ve mizacına uygun bir mesleği olduğunu kabul etmeli ve TEOG tercih sürecinde ilk olarak çocuklara dönüp geleceğe dair planları hakkında konuşulmalıdır.

Unutmayalım ki bir iş nasıl başlarsa öyle sonlanacaktır ve lise hayatının sağlıklı başlayabilmesi için öğrencinin içine sinen bir okulda okuması en huzurlu sonuç olacaktır. Puanları yetiyor şu şu okula bakalım derken çocuklarınıza da kulak vermeyi ihmal etmeyin.

Lise tercihi nasıl yapılmalı? 6 püf nokta

PAYLAŞ
Önceki yazıDepresyonda en yaygın 4 teori
Sonraki yazıErdoğan’a hakaret suçundan 3 bin 658 kişi hakkında dava
Çocuk Gelişim Uzmanı Betül Rumeysa Demirörs, 26 Aralık 1994 tarihinde İstanbul Fatih’te dünyaya geldi. İlkokul sıralarından başarılı bir öğrencilik dönemi geçiren Rumeysa, lise zamanında İngilizce dersine olan ilgisi ve sevgisinden dolayı yabancı dil bölümünde okumaya karar verdi ve 3 yıl yoğun bir dil eğitimi aldı. Bu eğitim yıllarında kompozisyon ve münazara yarışmalarına katılarak önemli başarılara imza attı ve o yıllarda içindeki yazarlık sevgisini yakaladı. Üniversite sıralarında ilk olarak İngilizce Öğretmenliği bölümüne başlangıç yaparak pedagoji, eğitim ve kişisel gelişim merakını keşfetti. Bunun yanında pedagoji üzerine merakını bu alanda bir uzman olarak insanlığa fayda sağlamak amacıyla kullanmaya karar verdi. Çift Anadal Programı ile bir taraftan da ek olarak Çocuk Gelişimi ve Eğitimi bölümünü başarı ile tamamladı. Bu zaman zarfı içinde sürekli olarak kitap okuma hevesine devam etti ve kitaplığını her geçen gün zenginleştirmeyi aklına koydu. En çok okumaktan zevk aldığı kitap ve yazı türlerini ise eğitim, pedagoji, kişisel gelişim, psikoloji olarak belirtiyor. Bunun yanında eğitim hayatına devam ederken çalışma hayatına da başlangıç yaparak öğretmenliğe başladı. İçindeki yazarlık aşkını daha fazla bastıramadan en son atılımını ise makale yazarlığı serüveni ile devam ettirdi. Bir firmaya bağlı olarak makale yazarlığı yapmaya başladı. Sürekli olarak yazmak, insanlara faydalı olabilmek, denemeleri ile gündemi herkese tekrar hatırlatmak en büyük hobisi. Gelecek yıllardaki hedefleri arasında bir de yazar olmak var. Halen hem çalışma hem de okuma hayatını devam ettiriyor. Şu an eğitim olarak yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Eğitim ve kişisel gelişim konusunda sınırların olmadığını belirten Rumeysa Demirörs, imkansız diye bir şey olmadığını savunuyor.