Gezmek insanın hayatını değiştiriyor

Gezmek yalnızca peşinden tozmak getiren bir eylem değilmiş bunu öğreten bir otuz gün yaşadım. Gezmek gerçekten sevilmeyi hak ediyormuş yeniden fark ettim.

Gezmek insanın hayatını değiştiriyor

Bende yeniye başlarken, bir de alıştığını bırakırken bir cesaret eksikliği oluyor ve bunu bir şekilde yenebilmek için üstüne gitmeye uğraşıyorum. Geçtiğimiz ay bir dil kursu için Viyana’daydım. Bu kararı vermek benim için uzun bir süreçti ve bu süreçte abimin desteği ve büyük motivasyonu etkili oldu. İyi ki olmuş.

Her an fikirlerin ve bakışların değiştiğine inanıyorum ama doğru ortamı bulabildiğinde bu süreç hızlanıyor. Ben de doğru ortamı doğup büyüdüğüm ve yaşadığım yerden uzaklaştığımda buldum. Yaşadığım stresin, üzüntünün, baskının ve hepsinin sonucu olarak zihnime konan sınırların kısa bir süreliğine dışına çıkmak paha biçilmez bir tecrübe oldu.

Öğrendiğim şeyler içinde elbette gidişimin asıl amaç olarak ikinci bir dil var. Bununla ilgili de öğrenmeye çalıştığınız dilin konuşulduğu yerde yaşamanın büyük bir avantaj sağladığını söyleyebilirim. Her ne kadar dile hakim olamayacak kadar başlangıç seviyesinde olsam da dile maruz kalmak öğrenmekte yararlı bir yöntemmiş.

Öğrendiğim dilin yanında kişisel olarak zihnen ve ruhen kendime kattıklarım var. Çok önemli değerler olduğunu düşünüyorum. Bir kere her ne kadar yalnız yaşamaya başlamış olsam da tamamen yeni bir düzeni kendi başına kurup sürdürmek, bazı hesapların içinde bulunmak ya da her gün ne yiyeceğine kadar düşünmek hali büyük bir tecrübeymiş bunu anladım. Gitmeden önce yemek kısmını gözümde küçümsüyormuşum meğer ama sebebi hiçbir öğünümün boş geçme ihtimalini düşünmememmiş. İnsanın anne evinde ya da okulda hatta kurulu herhangi bir evde aç kalma ihtimali yokmuş. Kimse merak etmesin aç kalmadım hatta o kadar kalmamışım ki dört kilo almışım.

Yalnız kalabilmek elde bir.

Bir de “gezmek” ile ilgili her yeni gezimde yaptığım yanlışlar buluyorum. Bu yüzden yeni taktiklerle geziyorum. Bir kere gezmek halinde olduğunuz yer eğer binlerce seçenek sunuyorsa, neyi istediğinizi bilmek en önemlisiymiş. Yani Google “burayı görmeden dönen aptaldır” dese bile görmek istemeye istemeye gitmek daha büyük bir… Hataymış. Bunun yanında gideceğim yerden ne almak istediğimi bilmeden gidersem büyük bir kafa karışıklığı yaşıyormuşum, bunu da öğrendim.

Yalnızlık, gezmek. Bir de duygusal yönümü kuvvetlendirdiğimi söyleyebilirim. Tanıştığım insanlar ve içinde bulunduğum grup rengârenkti çünkü hepimiz haritanın apayrı noktalarındandık. Bana en yakın olan kişinin İspanya’dan olduğunu fark etmenin tatlı bir tebessüm oluşturma gücü var. Bulduğum sıcaklıkta İngilizce seviyem vesaire hiçbir önem taşımıyordu. Bu çeşitlilik ve o çeşitlilikten biri olmak ve bunların yanında yepyeni konulara ne kadar açık olduğumu görmek kendi kendimi şaşırttı.

Yalnızlık, gezmek ve kendimi biraz daha anlamak. Kim bilir belki de sadece uzamış cümleler içine saklanmış küçük küçücük bir iki cümledir “yeni” dediklerim ve ben abartıp uzun uzadıya bahsetmişimdir. Ama bir iki cümlelik bile olsa yenilerim bu okunup eskiyen yazıda yer edindiler. Göğsümde garip bir kıpırtı oluşturdular ve zihnimi toparladılar. İyi iş çıkartmışlar. Teşekkürler.

Tatilde gidebileceğiniz 8 alternatif rota

1997 yılında temmuz ayının yirmi ikisinde İstanbul’da doğdum. Hatta babam tarafından İstanbulluyum bile ama neyse ki Şile’den. Annem tarafından Rizeliyim. İki çocuklu ailemin ikinci çocuğuyum. Eğitim hayatım Türkiye’de okuyan bir genç olmama rağmen şansım sayesinde olacak hep iyi yerlerde geçti. Mahallemdeki ilkokulum Cenap Şahabettin’den sonra yine mahallemdeki Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi’ni bitirdim. Şimdi Boğaziçi Üniversitesi’nde psikoloji bölümündeyim. Hayatımda bir şekilde sanatı bulundurmayı sevdiğim için olacak flüt çalıp tiyatro yapmayı ve birkaç kelimeyi bir araya getirerek bir şeyler yazmayı denemeyi seviyorum. Bunların hepsini yeteneklerimden değil de sevgimden yaptığım için olacak uzun yıllardır devam ettiriyorum. Bu nedenle de olmayan yeteneklerime ve olan kocaman sevgime teşekkür ediyorum.