ABD AKP’yi devirmeye mi hazırlanıyor?

Tarih tekerrürden ibarettir… 1957 yılında Adnan Menderes Sovyetlere yaklaşmış; üç yıl sonra ABD darbesine maruz kalmıştı. Bugün de ABD ile olan sorunlardan dolayı Ruslara yaklaşan bir AKP iktidarı var! ABD AKP’yi devirmeye mi hazırlanıyor?

erdoğan trump

1957 yılıydı…

Emperyalizmin babası ABD’nin dış istihbarat örgütü CIA ile İngiltere’nin istihbarat örgütü olan MI6 kafa kafaya verip o dönemde Suriye’deki iktidarı indirmeye karar vermişlerdi.

O güne kadar, İran’ın başındaki Musaddık ABD aleyhine kararlar alınca iktidardan indirilmiş yerine ABD’nin önemli bir adamı olan Şah Rıza Pehlevi İran’ın başına getirilmişti…

Ortadoğu topraklarında bir şeyler değişmeye başlıyordu. ABD Ortadoğu’yu revize etmeye başlamıştı…

CIA ile MI6 “Suriye’de ne yapabiliriz”in cevabını ararken akıllarına Ortadoğu’daki jandarması aklına geliyordu. Kimdi bu jandarma? Tabi ki Türkiye.

“Türkiye’yi küçük Amerika yapacağız!” diyen Amerikancı Adnan Menderes‘in kapısını çaldılar! “Suriye’de iktidarı indireceğiz. Sen de bize destek olmalısın!” dediler. Menderes dünden razıydı, yeter ki ABD’yle bir şeyler olsun!

ABD’ye o kadar inanmıştı ki, Suriye olayını kabul ederken kendi sonunun CIA / NATO ortak işbirliği ile olacağını hiç kestirememişti…

adnan menderes

ABD bugün olduğu gibi 60 yıl önce de Menderes’i Suriye’ye çekmek istiyordu. Menderes tankların namlusunu Suriye’ye doğrulttu. O dönemin Sovyetlerinden uyarı geldi. “Suriye’ye dokunursanız sonuçlarına katlanırsınız” dediler.

ABD ve İngiltere, Menderes hükümeti ile anlaşmıştı ancak, diğer Ortadoğu ülkeleri bu girişime ne diyecekti…

CIA ve MI6’nın beklediği gibi olmadı ve Menderes’in iştahını kabartan bu olaya Araplar ‘hayır’ dedi!

Bu arada Menderes’in Türkiye’sinde ciddi bir ekonomik kriz yaşanıyordu. Menderes ABD’den yardım bekledi. Zaman zaman da destek aldı; ancak 1957 yılındaki Rusya’ya olan ziyaret, 1959 yılındaki ikinci Rusya ziyareti sırasında Sağlık Bakanı olan Lütfi Kırdar‘ın “Sovyetlerle ilişkilerimiz gelişecektir” açıklaması ve 1960 yılında Menderes’in, Sovyet lider Kruşçev ile görüşeceği iddiaları ABD tarafından bardağı taşıran son damla olmuştu!

Daha sonra 1960 yılının 27 Mayıs’ında da Menderes bir ABD operasyonu ile indirilmiştir!

Diğer bir lider rahmetli Necmettin Erbakan Hoca!

Hoca zaten mimliydi! Sağ / muhafazakar kesimden gelen biriydi. “Asker” ne diyecek bilinmiyordu. Erbakan Hoca başa geldi. Ardından ABD’nin Ortadoğu’daki en önemli düşmanı olan İran’a ziyaret gerçekleştirdi. ABD şaşırıp kalmıştı bu nasıl bir cesaret diye!

necmettin erbakan

Hoca, daha da öteye giderek, İran ile 23 milyarlık petrol – doğalgaz anlaşması imzalamıştı! Artık, “millici” olan bu adamın ipi çekilmeliydi! “Kudüs gecesi”, “sakallılara iftar yemeği”, “Fadime Şahin olayı” Sincan’da tankların yürümesine neden olmuş, darbe literatürüne ‘postmodern’ kavramını yerleştirmiştir!..

Şimdi…

Türkiye tankın namlusunu Suriye’ye doğrulttu. AKP, Suriye konusunda Rusya tarafından uyarıldı.

AKP, önce ABD’nin emriyle Suriye lideri Esad’ı indirmenin çarelerini aradı, sonra Rusya ile Astana’da görüşerek bu düşüncesinden vazgeçti…

Ülke şu an bir ekonomik kriz içerisinde…

İktidar Rusya yakınlaştı, ziyaretler gerçekleşti ve S-400 füze anlaşması yaptı…

Daha önce Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar Rus Genelkurmay Başkanı ile Rusya’da görüştü; geçtiğimiz günlerde İran Genelkurmay Başkanı ile İran’da görüştü. Bu görüşmenin hemen ardından da Cumhurbaşkanı Erdoğan İran’a giderek görüşmede bulunarak Suriye üzerinde anlaşmayı sağladı!

AKP iktidarı şu son ABD ile yaşanan olayları da düşünerek ulusal çapta kendisine yönelecek her türlü eyleme karşı siyasi, ekonomik, askeri, hukuki önlemleri almalıdır aksi taktirde unutulmamalıdır ki “Tarih tekerrürden ibarettir” cümlesi hafızalarda tazelenir…

Erdoğan’a yakın 283 kişinin ABD’ye girişi yasaklanabilir!

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…