Sarı nokta hastalığı nedir? Puslu, flu, bulanık görme varsa dikkat!

Halk arasında sarı nokta hastalığı olarak bilinen makula dejenerasyonu, günümüzde yaşanan görme kayıplarının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Dünyada ortalama 30 milyon insanda olduğu sanılan sarı nokta hastalığında, tedavi yöntemleri ancak hastalığın hızının yavaşlatılmasına etki edebiliyor.

Puslu görüntü görüş sebebi sarı nokta hastalığı olabilir!

Puslu, flu, bulanık görme varsa dikkat!

Son yıllarda yapılan çalışmalarsa, bazı beslenme ipuçlarının sarı nokta hastalığının gidişatını yavaşlattığı, hatta kısmen durdurduğu sonuçlarını veriyor. Peki, özellikle hangi gıdaları tüketmek gerekiyor?  Göz Hastalıkları ve Vitreo Retinal Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Hüseyin Sanisoğlu, beslenme ve sarı nokta hastalığı arasındaki ilişki hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Sarı nokta nedir?

Sarı nokta (makula lutea), keskin ve kaliteli görmeyi sağlayan retina bölgesidir. Gözün makula kısmındaki görme hücreleri, aydınlık ortamda renkli ve keskin görmeyi organize eder. Fakat zamanla görme düzeyinde azalma, orta noktayı görememe, düzensiz görme, görmede kırılma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu durum da sarı nokta hastalığı (makula dejenerasyonu) olarak adlandırılır. Sarı nokta hastalığı, tipik göz dibi bulguları olan ve ileri yaştaki kişilerde görülen bir retina hastalığıdır. Yaşa bağlı makula dejenereasyonu olarak adlandırılan bu göz problemi, günümüzde ülkemizdeki ve dünyadaki 50 yaş üzerindeki kişilerde görülen en sık körlük sebebidir. Bu hastalığın risk faktörleri arasında ileri yaş, aile hikayesi, ultraviyole ışık ve sigara kullanımı yer alır.


Sigara, sarı nokta hastalığını tetikliyor!

Nedeni henüz tam aydınlatılamayan sarı nokta hastalığının gelişimindeki en önemli risk faktörü; ileri yaş ve genetik yatkınlıktır. Yani; hastalığın ailede benzer bulguları olan bireylerde gelişme şansı daha yüksektir. Diğer risk faktörleri ise, ultraviyole ışığa maruz kalma (özellikle güneşli iklimlerde yaşayan kişilerde görülür) ve sigara kullanımı yer alır.

Görme kalitesi düşüyor

Hastaların ilk başvuru şikayeti, görme düzeyinde azalma, düzensiz görme ve görmede kırılma şeklinde olur. Bu belirtilere başka retina hastalıklarında da rastlamak mümkündür. Özellikle görme azalması pek çok makula hastalığının ortak bulgusudur. Genellikle kırık görme (metamorfopsi) ve düz cisimlerin eğik görülmesi şeklinde tarif edilebilir.


Beslenme şekli ile hastalığı önlemek mümkün!

Sarı nokta hastalığının önüne geçebilecek henüz kesin bir tedavi şekli bulunmuyor. Fakat beslenme şekline dikkat ederek sarı nokta riskini azaltmak mümkün olabiliyor.

somon balığı diyet sarı nokta hastalığı puslu bulanık görme omega 3 takviyesi

Örneğin; yetersiz çinko içeren gıdalarla beslenen kişiler, sarı nokta hastalığıyla daha fazla karşılaşır. Vücudun çinko ihtiyacı ise et, balık, kabuklu deniz ürünleri, fasulye, nohut ve yulaf besinlerle karşılanabilir. Özellikle somon, sardalye ve ton balığı gibi Omega 3 yağ asitlerinden yana zengin balıklar, sarı nokta hastalığının oluşma riskini düşürürken, mevcut hastalığın ilerleyişini de yavaşlatır. Yapılan araştırmalara göre ıspanak, karalahana ve brokoli gibi koyu yeşil yapraklı sebzelerle beslenen kişilerde de sarı nokta hastalığı daha az görülmüştür. Çünkü bu sebzelerin içeriğinde, bol miktarda lutein ve zeaxanthin isimli makulayı koruma özelliği taşıyan pigmentler bulunur. Bunların yanı sıra mısır, avokado, sarı biber, yumurta sarısı, portakal, şeftali ve hurma gibi gıdalar da lutein ve zeaxanthin içerir.

Yaş tipi sarı noktalığında tedavi, hastanın durumuna göre seçilir

Yaş tipi makula dejenerasyonu, gözün arka kısmındaki kan damarlarının anormal gelişimiyle meydana gelir. Bu kan damarları, kan ve sıvı sızıntısına neden olabilir ve merkezi görmede kayıplarla sonuçlanabilir. Yaş tipi için öncelikle, görme kaybını azaltmak ve mevcut görme keskinliğini korumak amaçlanır. Tedavi sürecinde, anti-VEGF ilaçlar (göz içi enjeksiyonları) kullanılır. Bu enjeksiyonlar, gözün arkasındaki göz hücreleri tarafından hastalık durumunda salgılanan ve yeni damar oluşturan proteini engeller. Böylece görme kaybını önler. 4 – 6 hafta aralıklarla göz içine enjekte edilen bu ilaç, sarı noktadaki yeni damar gelişimini durdururken, hastanın şikayetlerini de büyük ölçüde azaltır. Tedaviye gerektiğinde göz içi kortizon içeren göz içi implantlar da ilave edilebilir.

Kuru tipin, yaş tipe dönüşmesi önlenmelidir


Kuru tip makula dejenerasyonu ise yaşlanmaya bağlı gelişen, yavaş ilerlediğinden daha az görme kaybı riski barındıran ve uzun sürede ortaya çıkan sarı nokta hastalığı çeşididir. Bu tip için henüz kesin bir tedavi mevcut değildir. Fakat kuru tip, zamanla yaş tipi makula dejenerasyonuna dönüşme riski taşıdığından bu hastaların mutlaka takip altında tutulması gerekir. Hastalar ise, her gün bir çeşit görme alan testi olarak adlandırılan kareli kağıt testi (amsler) yapmalıdır. Eğer kağıt çizgilerinde herhangi bir kırılma, eğilme ya da kaybolma yaşanıyorsa hiç vakit kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Makula dejenerasyonundan korunabilmek için ise erken yaşlardan itibaren yüzde 100 ultraviyole filtreli güneş gözlükleri kullanılmalıdır.

Göz sağlığı için bilinmesi gereken 10 pratik bilgi


Editor
İndigo Dergisi Haber Merkezi | İndigo Dergisi, 18 yıldır yayın hayatında olan bağımsız bir medya kuruluşudur. İlkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışmaktadır. 2005 yılında kurulan İndigo Dergisi, indigodergisi.com web sitesi üzerinden tamamen dijital ortamda günlük yayın yapmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk internet haber dergisi olmakla birlikte, tüm yayın kadrosu ve okurlarıyla birlikte sürekli gelişmektedir. İndigo Dergisi’nin amacı; gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonu; okuyucularında sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerleri; dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın İnternet yayınlarından biri olarak; iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul etmekte; Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İlaveten İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildiriyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İlkelerinden ödün vermeyen şeffaf yayıncılık anlayışını desteklemektedir. Herhangi bir çıkar grubu, örgüt, ideoloji, politik veya dini; hiçbir oluşumun parçası değildir. Köşe yazarlarımızın yazdıkları fikirler, kendi özgür düşünceleridir; İndigo Dergisi yayın politikası dahilinde değerlendirilir ve yayın ilkeleri ile çelişmediği müddetçe, düşünce ve ifade özgürlüğünü teşvik ederek yayına alınır. İndigo Dergisi, sunduğu tüm bilgilerin doğruluğunu teyit ve kontrol eder; bu bilgilerin geçerliliğine son derece önem verir.