Banka hesap işletim ücretlerini 10 yıl geriye dönük alabileceksiniz!

10 yıl geriye dönük tüm banka hesaplarında alınan hesap işletim ücretlerini geri alabileceksiniz. Başvuru nasıl yapılacak? Tüm bankalar için ayrı mı müracat edilmeli? Kimler faydalanabilir? En çok merak edilen soruları TÜSODER yanıtladı.

Banka hesap işletim ücretlerini 10 yıl geriye dönük alabileceksiniz!

Danıştay 15. Dairesi, bankaların “hesap işletim ücreti” almasını düzenleyen yönetmelik hükmünü iptal etti. Bu önemli emsal kararda TÜSODER’in girişimleri etkili oldu.

Bankaların sosyal hayatımız içindeki yeri yadsınamaz boyutta. Her vatandaşın öyle ya da böyle herhangi bir bankada hesabı bulunuyor. Var olan hesaplardan belli dönemler içerisinde alınan hesap işletim ücretleri karşısında vatandaş ekonomik kayıplara uğruyor. Tam bu noktada TÜSODER – Tüketici Sorunları Derneği devreye girerek 4 yıl süren hukuki mücadele sonunda vatandaşın bu mağduriyetine çözüm oldu.

Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER), 3 Ekim 2014 tarihinde yürürlüğe giren Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği yargıya taşımıştı

TÜSODER‘in nasıl bir kurum olduğunu ve Hesap İşletim Ücreti konusunda bilmemiz gerekenleri TÜSODER Başkanı Dr. Deniz Öner ve Hesap İşletim Ücreti konusunda hukuksal süreci bizzat takip eden dernek vekili Av. Rıdvan Yıldız ile görüştük.

Banka hesap işletim ücreti nedir, hangi hesaplara uygulanmaktadır?

Av. Rıdvan Yıldız: Banka hesap işletim ücreti mevduat hesaplarına bankaların; aylık, 3 aylık, 6 aylık, yıllık şeklinde uygulamalarla tüketicilerden kestikleri ücrettir. Bazı bankalar dışında bankaların geneli tüketicilerden bu bedeli tahsil etmektedir. Ya da otomatik fatura ödeme talimatı gibi şartlara bağlamaktadır. Daha detaylı bilgi için bilgi@tusoder.org.tr adresimize yazabilirsiniz. 

TÜSODER hangi gerekçeye dayanarak hesap işletim ücretinin iptali için hukuki süreç başlatmıştı?

Av. Rıdvan Yıldız: Hesap işletim ücreti esasında mükerrer ücrete yol açmaktaydı. Örneklendirmek gerekirse; spor salonuna yıllık ücret karşılığında abone olan kişiden aynı zamanda spor salonunu her kullandığında giriş ücreti, ağırlık kaldırma aletini, yürüyüş bandını kullanma ücretleri talebi nasıl kabul edilemezse bankacılık sektörünün rutin işlemlerinden olan olan havale, EFT ve benzeri ücretler yanında ayrıca “Hesap İşletim Ücreti” adı altında ücret alınması kabul edilemezdi.

Çünkü bankalara para transferi, EFT, havale, swift gibi işlemlerden ücret alınmasına imkân tanıyan yönetmelik, ayrıca Hesap İşletim Ücreti de alınmasına imkân tanıdığından mükerrer ücretlendirmeye yol açmaktaydı. Esasen bankalar tüketicinin hesabındaki vadeli mevduata faiz belirlerken tüm maliyet unsurlarını gözeterek oran belirlemektedir.

Vadesiz mevduatı ise faiz ödemeden kullanmakta ve buna göre kendi belirlediği faiz oranı ile fiyatlandırıp ihtiyaç sahiplerine fonlama yapmaktadır. Maaş Hesabı, Emekli Aylığı, Öğrenci Harcı Ödemesi, İcra Müdürlüğü Tahsilâtı gibi yasal zorunluluk nedeniyle açılmış hesaplara “Hesap İşletim Ücreti” yansıtılması tüketici mecburiyetini kötüye kullanarak haksız kazanç sağlanmasına neden olmaktaydı. Bu gerekçelerle TÜSODER Danıştay’da hukuki süreci başlatmıştır.

10 yıl geriye dönük hesap işletim ücretlerini kapsıyor!

Bu karardan sonra tüketiciler geçmişte mevduat hesaplarından kesilmiş olan hesap işletim ücretlerini geri alabilecekler mi?

Av. Rıdvan Yıldız: İdari Yargı kararları geriye yürüdüğünden ve 3 Ekim 2014 tarihinde yayınlanan yönetmelikten önce de Hesap işletim ücretinin bir dayanağı olmadığından tüketiciler hesap işletim ücretlerini 10 yıl geriye dönük olarak geri alabilirler. Ancak ticari hesaplar bu kapsamın dışındadır.

Konuyla ilgili Danıştay Kararına bu linkten ulaşılabilir.

Başvuru nasıl yapılacak?

Bu hak arama süreci nasıl işlemektedir?

Av. Rıdvan Yıldız: Öncelikle tüketiciler bankalarına başvurup ödedikleri hesap işletim ücretlerinin dekontlarını alıp bankadan iadesini isteyebilirler. Bankalar iade etmediği takdirde bir dilekçe ile Tüketici Hakem Heyetlerine başvurabilirler.

Tüketici, hesabının olduğu tüm bankalara ayrı ayrı müracaat etmek zorunda mıdır?

Av. Rıdvan Yıldız: Tüketicilerin her banka ve her hesap için ayrı ayrı başvurmaları gerekmektedir.

Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumunun bu konudaki yeri nedir?

Av. Rıdvan Yıldız: BDDK, Yönetmeliği yayınlayan kurum olarak davanın tarafı olmakla birlikte hesap işletim ücretinin iadesi hususunda bir taraf ehliyeti bulunmamaktadır. İade konusunda taraf ilgili bankalardır.

Söz konusu banka hesabının açık olması gerekir mi?

Tüketici artık hesabı olmayan bir bankadan da geçmişte ödediği ücreti geri alabilir mi?

Av. Rıdvan Yıldız: Tüketiciler son 10 yıl içinde kalmak kaydıyla şu an hesabı bulunmasa bile ödedikleri bedelleri geri alabilirler. 10 yıl zaman aşımı süresi olduğundan bundan önceki bedeller zaman aşımına uğramıştır.

Tüketici Hakem Heyetlerine hangi belgelerle müracaat etmek gerekir?

Av. Rıdvan Yıldız: Tüketici Hakem Heyetine bir dilekçe ve ödeme dekontu ile başvurmak yeterli olacaktır.

TÜSODER hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?

Dr. Deniz Öner: Tüketici Sorunları Derneği – TÜSODER, 2014 yılında tüketicilere öncü bilinçlendirme sağlamak için gerekli hukuki düzenlemelerin yapılması, firmaların ve tüketicilerin eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi amacı ile kurulmuştur.

Derneğin amacı tüketici haklarının yerleştirilmesi ve yaygınlaştırılması ile tüketicinin korunması konusunda çalışmalar yapmaktır. Derneğimiz, insan hakları, tüketici hakları, veri hizmetleri, istatistik, eğitim, araştırma, geliştirme, danışmanlık alanında faaliyet gösterir.

Evrensel tüketici hakları kapsamındaki her konu Tüketici Sorunları Derneğinin çalışma alanına girmektedir:

Tüketicileri, temel gereksinimlerinin karşılanması (beslenme, barınma, ulaşım, haberleşme, temiz içme suyu, enerji vb.), sağlık ve güvenlik, bilgi edinme, seçme, sesini duyurma ve temsil edilme, ekonomik çıkarların korunması ve tazmin edilme, eğitilme ve sağlıklı bir çevreye sahip olma hakkı gibi tüketici hakları konusunda bilinçlendirmek;

Bu hakların uygulanabilmesi, yaygınlaşması ve gerekli önlemlerin alınması konusunda girişimlerde bulunmak. Bu kapsamda olmak üzere; tüketicilerin haklarının korunması ve geliştirilmesi yönünde resmi ve özel kuruluşlar ile iş birliği yapmak, gerektiğinde bu kuruluşlarda denetçilik, danışmanlık veya sadece katılımcı veya gözlemci olarak bulunmak ta derneğimizin faaliyetleri arasında yer almaktadır.

Tüketicinin korunması hakkındaki kanun ile bankacılık hizmetleri arasında nasıl bir bağlantı söz konusudur?

Dr. Deniz Öner: 28 Kasım 2013 tarihli 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun gereği (Temel İlkeler başlıklı 4. Maddesinin 3 fıkrası) Tüketiciden; kendisine sunulan mal veya hizmet kapsamında haklı olarak yapılmasını beklediği ve sözleşmeyi düzenleyenin yasal yükümlülükleri arasında yer alan edimler ile sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaati doğrultusunda yapmış olduğu masraflar için ‘ek bir bedel’ talep edilemez.

Bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar tarafından tüketiciye sunulan ürün veya hizmetlerde ise tüketiciden faiz dışında alınacak her türlü ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunlara ilişkin usul ve esaslar Bakanlığın görüşü alınarak bu Kanunun ruhuna uygun olarak ve tüketiciyi koruyacak şekilde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.

Buna istinaden 3 Ekim 2014 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından, “Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” çıkarılmıştır.

İlgili Yönetmeliğe göre; Mevduat ve Katılım Fonu İşlemleri Madde 13 (1) Hesap işletim ücreti, finansal tüketicinin hesap sayısına bağlı olmaksızın müşteri bazında ilgili kuruluşun belirlediği dönemlerde tahakkuk ve tahsil edilebilir. Hesabın yıl içerisinde kapatılması hâlinde, hesabın açık olduğu döneme tekabül eden ücret alınabilir. Hesap açma ve kapama işlemleri ile hesap cüzdanı yazdırma işlemlerinden herhangi bir ücret alınamaz.

TÜSODER olarak tüketicilerin korunması ve sorunlarının çözümü konusunda gelecek dönem çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Dr. Deniz Öner: Tüketici Sorunları Derneği bugüne kadar tüketiciyi ilgilendiren konularda hem hukuki hem de bilinçlendirme faaliyetlerinde bulunmuştur. Tüketicileri ve hizmet/ ürün sağlayanları sadece hakları değil sorumlulukları konusunda da bilinçlendirmek üzere çalışmalarına devam etmektedir.

Radyasyon, Kanser, Spor ve Beslenme, İş Sağlığı ve Güvenliği, Bağımlılık, Bilişim Suçları, Sosyal Medya Kullanımı, İkna Psikolojisi, Organ Bağışı, Gönüllülük, Psikoloji gibi yaşamın her alanında uzman birçok gönüllü ile eğitim, seminer, çalıştay gibi etkinlikler yanı sıra yazılı ve görsel medya aracılığı ile tüketicilere ulaşmaya devam edecektir.

Bunun yanı sıra ortak tüketici sorunlarının çözümü konusunda yetkili otoriteler ve sorumlularla bir köprü oluşturmaya, adı her ne kadar Tüketici Sorunları olsa da sorunun değil, çözümün parçası olmaya devam edecektir.

TÜSODER gönüllüsü olarak destek olabilirsiniz

tüsoder serpil çavuşoğlu deniz öner rıdvan yıldız
Fotoğraf: Avukat Rıdvan Yıldız, Dr. Deniz Öner ve İndigo Dergisi’nden Serpil Çavuşoğlu

TÜSODER olarak hedefimiz risk ve tehlikeler konusunda önleyici, koruyucu bilinçlendirme çalışmaları ile tüketicilerin maddi ve manevi sağlıklarını koruma farkındalığını arttırmaktır.

Bizimle iletişime geçerek kendi bünyenizde düzenleyeceğiniz etkinlikler için uzman desteği talep edebilirsiniz. Deneyimli uzmanlarımız ile ivedi olarak size özel bir program hazırlanacaktır.

Siz de GÖNÜLLÜ olarak çalışmalarımıza katılmak, uzmanlık alanlarınızda katkı sağlamak isterseniz bu adresten bizimle iletişime geçebilirsiniz.

***

TÜSODER ve uzman kadrosuna vatandaşın mağduriyetini giderebilmek için azimle çalışmalarından dolayı tebrik ve teşekkürlerimizi gönderiyoruz. Artık başvurularınızı yaparak hesap işletim ücretlerinizi geri alabilirsiniz Tüm yoğunluklarına rağmen röportaj için vakit ayırdıkları için de ayrıca teşekkür ve sevgilerimizi gönderiyoruz.

Biyografi: Dr. Deniz Öner

Dr. Deniz Öner kimdir tüsoder tüketici sorunları derneği başkanı
Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Genel Başkanı Dr. Deniz Öner

İ.Ü. Radyobiyoloji ve Sağlık Fiziği Araştırma ve Uygulama Merkezinde; Deneysel Onkoloji, Tümör Biyolojisi, Radyoloji ve Radyoterapi konularında Yüksek Lisans bitirdi.1984-1987 yılları arasında Genel Biyoloji Araştırma Görevlisi olarak İstanbul Üniversitesinde görev yaptı.

1988-2011 yılları arasında TAEK, Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde araştırmacı ve Müdür Yardımcısı olarak idari görevlerde bulundu. Kromozom Aberasyon Analizi yöntemi ile Biyolojik Doz Analizi konusunda doktora tezi sahibi ve Türkiye’nin ilk Biyolojik Doz Tayini laboratuvarının kurucularındandır.

Radyobiyolog Doktor olarak; radyasyonun sağlık üzerine etkileri konularında yurt içi ve yurt dışında çok sayıda kurs, seminer, konferansa katıldı. Karadeniz Bölgesinde Çernobil’in Etkileri konusunda Sağlık Bakanlığı, Kanser Daire Başkanlığı ile proje yürüttü. Radyasyon kazalarının tanı ve tedavisi konusunda, doktorlara yönelik bir de çeviri kitabı bulunmaktadır.

Emeklilik sonrası Hasta ve Hasta Yakını Derneklerinde, Kadıköy Kent Konseyi Sağlık/Eğitim, Kültür Sanat ve Tüketici Hakları Komisyonunda gönüllü olarak çeşitli kademelerde görev almıştır. Radyasyondan Korunma Derneği bünyesinde İş Güvenliği Uzmanları ve İş Yeri Hekimlerine radyasyon hasarlarının tanınması konusunda eğitimler vermektedir. Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Genel Başkanı ve Sağlık ve Gıda Komisyonu başkanlığını yürütmektedir.

Biyografi: Avukat Rıdvan Yıldız

Avukat Rıdvan Yıldız
Avukat Rıdvan Yıldız – TÜSODER

11 Şubat 1988 tarihinde Bartın’da doğdu. Bartın Anadolu Öğretmen Lisesi’nde bitirdikten sonra lisans eğitimimi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladı. 2012 yılından beri İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık yapmaktadır. Aynı zamanda Tüketici Sorunları Derneği’nin 1 yıl Genel Başkanlığı görevini yürüttükten sonra hali hazırda TÜSODER Vekili olarak devam etmektedir. Ayrıca Genç İrade Derneği Genel Başkan Yardımcısı görevini yürütmektedir.

12 bankayla ilgili emsal karar: Paranızı geri alabileceksiniz!

1973 İstanbul doğumluyum. Çalışma ve ilgi alanlarımı sınırlamam pek mümkün değildir. Kimi zaman kalemim bana sırdaş olmuş, kimi zaman toplumun faydasına olan cümleleri dökmüş, kimi zaman da toplumun yaralarına dokunarak dile gelmiştir. Kalemi kullanırken en keyif aldığım taraf ise "sessizin sesi" olabilmektir. Yeri geldiğinde bir taşın sesi, yeri geldiğinde bir kedinin serzenişi, yeri geldiğinde konuşamayan engelli bir çocuğun dili, yeri geldiğinde ise bir saç örgüsünü dile getirebilmek en keyif aldığım şeylerden biridir. Hayatın her alanında gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bağımlılık ile mücadele, kadın ve çocuk istismarına karşı destek, eğitime katkı amaçlı kütüphanaler kurulması, yardımlaşma derneklerinde faaliyetler, tüketicinin her tür hakkı (sağlık, hukuk...) üzerine destek çalışmaları, kültür sanat projelerine koçluk, danışmanlık, tutuklu çocukların topluma kazandırılması amaçlı eğitim organizasyonları, kan bağısı, organ bağışı, ilik bağışı üzerine organizasyonlarda koordinatörlük, özel eğitim öğretmeni olmam sebebiyle engelli çocuklarımızın ailelerine danışmanlık, okullarda çocuklarımızın yardımlaşma güdüsünü pekiştirme amaçlı seminerler ve sayamayacağım daha pek çok alanda, neredeyse hiç durmadan yıllardır gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bu alanlarda hakkıyla faaliyet gösteren kurumların yanında bulunmanın yanısıra, mağdurların şahsen yanında istikrarla olabilmenin de güzelligini yaşayabilenlerdenim. Yönetiminde ya da genel kurulunda faaliyet gösterdiğim derneklerde doğru ekip çalışması ile "olmaz" denilenin aslında ne kadar kolaylıkla olabileceğini yaşayanlardanım. "Şunun uzmanıyım, bunun uzmanıyım" demek elbet güzel, ben direkt sahaya dalarak takım çalışmasına hızla uyum sağlayarak, iş ve zihin gücünü sergileyerek faydalı olmaktan keyif duyanlardanım. 1998 doğumlu dünya tatlısı, mutlu mu mutlu, sevimli mi sevimli, şamatacının teki olan zihinsel engelli Cansın adında bir oğulun annesiyim. Onun bana öğrettiklerinin arasında "sessizliği dinleyebilmek" en değerlilerinden biridir diyebilirim. İnsanoğlunun değer biçilemeyecek kadar değerli olan, ne kadar çok şeye sahip olduğunu unutmadan yaşamak ve bunu unutanlara da hatırlatabilmenin gururunu yıllardır şahsen yaşayanlardanım. Ailem olan İndigo'ya duyduğum sevgi, saygı ve sadakat 1 Ağustos 2011'de başladığım andan itibaren hiç bitmeden devam etmektedir. İndigo aileme ve siz okuyucularıma sonsuz sevgi, saygı ve teşekkürlerimi gönderiyorum. Ben 1 Ağustos 2011'den beri: Yazdım, yazıyorum ve yazacağım! Çocukluğumdan beri insanlık için çalışmalar: Yaptım, yapıyorum ve yapacağım! Daima huzurla kalmanız dileğimle...