Ana Sayfa Çevre Kandilli’den iklim değişikliği uyarısı: Türkiye 2050’de su fakiri bir ülke olacak!

Kandilli’den iklim değişikliği uyarısı: Türkiye 2050’de su fakiri bir ülke olacak!

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi, iklim değişikliği konusunda uyardı: Türkiye 2030 yılında su sıkıntısı çekecek. 2050 yılında ise su fakiri bir ülke olacağız.

Kandilli'den iklim değişikliği uyarısı: Türkiye 2050'de su fakiri bir ülke olacak!
Görsel: Ozan Karakoç – İstanbul 2060

Kandilli Rasathanesi küresel iklim değişikliği konusunda uyardı

“İcadiye Tepesi’nde İlk Rasat Etkinliği”nde küresel iklim değişikliğinin yeryüzünde her 4 kişiden 1’ini olumsuz etkilediği, Türkiye’nin de bu durumdan etkilendiği belirtildi.

Toplantıda uzmanlar, enerji tüketimi ve iklim değişikliğine dur deme noktasında bilincin artması ve herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün, 150. yıl etkinlikleri kapsamında 17 Temmuz Salı günü düzenlediği “İcadiye Tepesi’nde İlk Rasat”adlı etkinlikte uzmanlar iklim değişikliği konusunda uyarılarda bulundu.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü MüdürüProf. Dr. Haluk Özener’in açılış konuşmasını yaptığı etkinlikte; Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Meteoroloji Mühendisi Adil Tek atmosferdeki ısınmayı oluşturan en önemli etkenin sera gazları olduğunu, gelecek yüzyılda dünya yüzeyinde sera gazı miktarının yaklaşık iki kat artmasının beklendiğini belirtti.

Küresel sıcaklık sapmalarına bakıldığında geçen son beş yılın en sıcak dönem olduğunu kaydeden Tek, 90’lı yılların başından itibaren dünya genelinde su seviyesi ortalamalarının da yükseldiğine dikkat çekti.

Tek, havadaki gazların moleküler hızlarının artması sonucunda meydana gelen hava sıcaklıklarındaki artışın fırtınalar, yağış rejiminde değişiklikler ve sıcak hava dalgaları gibi ekstrem iklim olaylarının yaşanmasına sebep olduğunu; en sıcak son beş yılı yaşamış olmamıza rağmen kasırgalar, toprak kaymaları, sel felaketleri gibi ikim değişikliğine bağlı doğa olaylarının dünya üzerindeki insanların yüzde 26’sını olumsuz etkilediğini belirtti. Yani Tek’in verdiği bilgilere göre iklim değişikliği her 4 kişiden birini olumsuz etkiliyor.

Tek, “Kandilli Rasathanesi Meteoroloji Laboratuvarı ölçümlerine göre İstanbul’da da son yüzyılda hava sıcaklıklarında 1 derece artış kaydedildi. Mevcut enerji kaynaklarımızı şu anda fosil yakıtlardan karşılıyoruz. Fosil yakıtlar da sera gazlarının atmosferdeki oranını yükseltiyor. Enerji tüketimi konusunda da daha fazla bilinç gerekiyor. İklim değişikliğine nasıl dur diyebiliriz noktasında herkesin birey olarak kafa yorması gerekiyor” dedi.

“2030 yılında su sıkıntısı çekeceğiz, 2050’de su fakiri bir ülke olacağız”

Prof. Dr. Miktat Kadıoğlu da yapılan incelemelerin 1995 – 2004 yılları arasındaki 10 yılda dünya genelinde doğal afetlerin 3 kat, bunun sonucunda oluşan ekonomik kayıpların 9 kat arttığına dikkat çekti. Kadıoğlu, iklim değişikliği ile mücadelede en önemli 2 yöntemin iklim değişikliğinin zararlarını azaltmak ve daha az zarar görmeye yönelik uyum çalışmaları yapmak olduğunu ifade etti. Kadıoğlu, “Dünyadaki ekstrem meteorolojik olayların sayısı hızla artış gösteriyor.

Türkiye de bu olumsuz olaylardan etkileniyor. Yanlış arazi planlaması ve su tüketiminde yanlış politikalar nedeniyle Türkiye bir su fakiri olma yolunda hızla ilerliyor.

Artan nüfus, iklim değişikliği, su kaynaklarının hızla azalması nedeniyle 2030 yılında su sıkıntısı çekeceğiz, 2050 yılında da su fakiri bir ülke olacağız. Türkiye’de iklim değişikliği risk yönetiminde farklı sektörleri bir araya getiren bütünleşik bir anlayış gerektiriyor” diye konuştu.

Deprem tahmin edilebilir mi? Boğaziçi ve Stanford’dan araştırma

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.