D3 vitamini nedir? D vitamini eksikliğinin zararları neler?

D3 nedir? Son dönemde bilimsel çalışmalar, D vitamini eksikliğinin; tümör gelişimine, kalp-damar hastalıklarına, diyabete, enfeksiyonlarda eğilime ve de depresyona yol açtığını göstermektedir.

D vitamini eksikliğinin hiç bilmediğiniz zararları!

D3 nedir? D vitamini eksikliğinin hiç bilmediğiniz zararları!

Okan Üniversitesi Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Barış Gündoğdu, D vitamini eksikliğinde kas-iskelet ağrılarının da sık sık görülebileceğini söyledi.


Vücut için son derece önemli olan D vitamini, başta kas-iskelet sistemi olmak üzere vücudumuzda diğer sistemlere yönelik farklı etkileri olan daha çok hormon yapısında bir moleküldür. D vitamininin iki formu beslenme için önemlidir.

D2 ve D3 vitaminleri neler?

D2 Vitamini, bitkilerde ve maya mantarlarında üretilir. Yine yüksek dozlarda takviye gıdalarda bulunur. D3 Vitamini ise en aktif D vitamini formudur ve direkt güneş ışığına maruziyet sonrası deride oluşur.

En yaygın D3 vitamini besin kaynakları ise güçlendirilmiş tahıllar, günlük takviye gıdalardır. Bu vitamin ayrıca balıkların karaciğerinde ve yağlı deniz balıklarında bulunur.

Eksikliği bütün vücudu etkiliyor!

Son bilimsel çalışmalarda, D vitamini eksikliğinin; tümör gelişimine (kolon-kalın bağırsak, meme, prostat kanserleri), kalp-damar hastalıkları, diyabete, enfeksiyonlarda eğilime ve de depresyona yol açtığı belirtilmektedir.

Ayrıca tıbbi yayınlarda D vitamininin, immün (bağışıklık) toleransta önemli rolü olduğu öne sürülmektedir. Dolayısıyla D vitamini eksikliğinin; bağ dokusu hastalıklarına (sistemik lupus eritematoz, romatoid artrit vb) yatkınlığı arttırdığı ve bu türden tanıları olan hastalarda eklem ağrılarını şiddetlendirdiği bildirilmektedir.


En çok kimlerde görülür?

D vitamini eksikliğinin en yaygın nedeni, güneş ışığına yeterince maruz kalmamaktır! Bununla birlikte gün içerisinde uzun süre kapalı ortamda kalanlar, ciddi karaciğer-böbrek hastalığı olanlar, rifampisin (tüberküloz-verem ilacı), epilepsi-sara ilacı kullananlar D vitamini eksikliği riski altındadırlar.

“Güneşin Tedavi Edici Işınları ‘Cam Varken’ İçeri Süzülemez”

D vitamini, cildiniz tarafından doğal güneş ışığından gelen ultraviyole radyasyonu ile karşılaşınca üretilir. Güneşin tedavi edici ışınları (ki bunlar cildinizde D vitamini üretirler) herhangi bir camdan içeri süzülemezler. Yani evinizde veya arabanızda otururken deride D vitamini üretimi olmaz.

Günlük besinlerinizden yeterli D vitamini alabilmek hemen hemen imkansızdır.

Vücudunuzda D vitamini oluşturmanın tek yolu doğrudan güneş ışını ile temas etmektir. Günlük vitamin D ihtiyacını en alt düzeyde karşılayabilmek için en az 10 bardak D vitamini katkısı ile güçlendirilmiş süt içmek gereklidir. Bu ise pratik olarak mümkün değildir ve süt, fazla tüketildiğinde “süt-alkali sendromu” denilen rahatsızlığa yol açabilir.

Peki D Vitaminini Nasıl Alırız?

Haftada en az 3 kez 5-15 dakika boyunca direkt güneş ışığına kol ve bacakların ya da yüzün, kolların ve ellerin maruz kalması sağlanmalıdır. Bununla birlikte daha esmer tenli insanlar, güneş kremi kullananlar veya yaşlılar daha uzun süre güneş ışığına ihtiyaç duyabilirler.

Yeni çalışmalarda yaşlılarda günlük D vitamini ihtiyacı 800 IU olarak bildirilmektedir. Özellikle romatoid artrit, lupus gibi sistemik-romatizmal hastalığı olanlarda ve bu nedenle kortizon kullananlarda D vitamini takviyesi daha önemlidir.

Çocuklarda Raşitizme Yetişkinlerde ise Kemik Erimesine Neden Olabilir!

D vitamini eksikliği, her yaş grubunda kaslarda güçsüzlüğe, kaslarda ve kemiklerde yaygın ağrıya neden olabilir. D vitamini kan düzeyinin düşük olması bebeklerde, çocuklarda raşitizme yol açar.


d Erişkinlerde ise özelikle omurga, pelvis, bacak kemiklerinde osteomalazi (kemiklerde yumuşama) ve osteoporoz (kemik erimesi) gelişimine sebep olabilir. Etkilenen kemikler dokunmakla ağrılıdır ve ufak bir travma sonrası ya da kendiliğinden kırıklar oluşabilir.

D vitamini eksikliği için muhteşem üçlü: Somon, süt ve güneş


Editor
İndigo Dergisi Haber Merkezi | İndigo Dergisi, 18 yıldır yayın hayatında olan bağımsız bir medya kuruluşudur. İlkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışmaktadır. 2005 yılında kurulan İndigo Dergisi, indigodergisi.com web sitesi üzerinden tamamen dijital ortamda günlük yayın yapmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk internet haber dergisi olmakla birlikte, tüm yayın kadrosu ve okurlarıyla birlikte sürekli gelişmektedir. İndigo Dergisi’nin amacı; gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonu; okuyucularında sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerleri; dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın İnternet yayınlarından biri olarak; iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul etmekte; Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İlaveten İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildiriyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İlkelerinden ödün vermeyen şeffaf yayıncılık anlayışını desteklemektedir. Herhangi bir çıkar grubu, örgüt, ideoloji, politik veya dini; hiçbir oluşumun parçası değildir. Köşe yazarlarımızın yazdıkları fikirler, kendi özgür düşünceleridir; İndigo Dergisi yayın politikası dahilinde değerlendirilir ve yayın ilkeleri ile çelişmediği müddetçe, düşünce ve ifade özgürlüğünü teşvik ederek yayına alınır. İndigo Dergisi, sunduğu tüm bilgilerin doğruluğunu teyit ve kontrol eder; bu bilgilerin geçerliliğine son derece önem verir.