Güzellik dosyası: Kaş kontürü yaparken taksirle yaralama!

Güzellik ve estetik sektörü Türkiye’de hızlı bir şekilde yaygınlaştı. Ancak yetkisi olmayan kişi ve işletmeler bu uygulamaları yaptığı takdirde, kişiler çok ciddi sağlık sonuçlarına maruz kalıp mağdur olabiliyor. En çok merak edilen soruları üç uzmana sorduk.

Güzellik dosyası: Kaş kontürü yaparken taksirle yaralama!

Herkes güzel görünmek ister. Kadınlar ise ekstra güzel görünmek ister. İyi bir dış görünüme sahip olmak, hemen her kültürde ve statüde kadının vazgeçilmezi haline gelmiştir. Buna sahip olmak ya da bunu korumak piyasadaki uygulamalar ile çok da zor değildir.

Tüm dünyada güzellik sektörü büyük çoğunlukta kadınlar üzerine çalışmaktadır. Sektör, her geçen gün farklı metotları en cazip hallerde önümüze sermektedir. Fakat ne yazık ki, güzellik uğruna peşinden koştuğumuz pek çok uygulama neticesinde yaşanan ciddi sağlık sıkıntılarını her gün medyadan takip etmekteyiz. Elbette her şeyin bir bedeli vardır. Güzelliğin de bir bedeli vardır ama bu bedel asla sağlığın bozulması olmamalıdır. Dolayısıyla yapılacak uygulamaların yetkin kişiler ve kurumlar tarafından yapılması gerekmektedir.

Güzelliğin anatomisini inceleyip öğrendikten sonra güzelliğin kendisini yaratabilmeye daha çok yaklaşılır.” Jack London

Piyasada: Kalıcı Makyaj, Kaş Dudak Kontörü, Epilasyon- Depilasyon uygulaması, Vücut bakımı(selülit), El ayak bakımı, Kimyasal ve bitkisel peeling uygulamaları, Solaryum uygulamaları, Mezoterapi, Akupunktur, Lipoelektro, Botoks, Dermal dolgu uygulaması, Dermapen uygulaması, Lazer epilasyon, Lazer veya IPL ile Akne, Cilt yenileme, Vasküler damar tedavisi, Pigmentli lezyon benzeri tedavileri yapan işletme sayısı inanılmaz sayıda fazla bulunmaktadır.

Peki tüm bu işlemleri yapmak için kimler ve ne tür işletmeler yetkilidir? Yetkisi olmayan kişi ve işletmeler bu uygulamaları yaptığı takdirde, kişiler nelere maruz kalabilir? Yetkin olmayan kişiler tarafından yapılan bu uygulamalarda ne gibi sağlık sorunları ortaya çıkabilir ve neler yapılmalıdır?

Bu kadar hassas bir konuyu; giriş gelişme ve sonuç olarak üç uzman ile birlikte masaya yatırmak gerekti.

Özel Röportaj

İstanbul Güzellik Uzmanları, Güzellik Salonu İşletmecileri ve Dövmecileri Esnaf Odası iGDESO Denetim Kurulu Başkanı Bircan Demirata

Acil Tıp Profesörü ve Tüketici Sorunları Derneği Sağlık Komisyonu Başkanı Özgür Karcıoğlu

TÜSODER- Tüketici Sorunları Derneği Başkanı Radyobiyolog Dr. Deniz Öner.

Elbette ki konunun tamamını işlemek çok mümkün değil ama sormak istediğiniz soruları yazının sonundaki adrese gönderebilir ve cevaplarınızı alabilirsiniz.

Güzellik salonu ve güzellik merkezi arasındaki fark nedir?

Bircan Demirata: Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik, 15.02.2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılmıştır. Buna göre Güzellik “Merkezi” ibaresi kaldırılarak, Poliklinik ve Estetik amaçlı Sağlık Kuruluşları, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Yönetmeliği kapsamı altına alınmıştır ve Sağlık Bakanlığı tarafından denetimleri sürdürülmektedir.

Güzellik salonları ise 10/08/2005 tarihli ve 25902 sayılı resmî gazetede yayınlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik kapsamında belediyelerce ruhsatlandırılıp denetimi sürdürülmektedir.

Güzellik salonunda yapılabilecek uygulamalar nelerdir?

Bircan Demirata: Güzellik salonunda yapılabilecek uygulamalar: Cilt bakımı, çeşitli cilt bakım cihazlarının kullanımı, epilasyon/ depilasyon, vücut bakımı, çeşitli cihazlarla yapılan selülit giderici uygulamalar, pasif jimnastik, lenf drenaj, G5; Makyaj, kalıcı makyaj, kaş dudak kontürü, el ve ayak bakımı, manikür, pedikür, ipek kirpik, kirpik lifting, protez tırnak, tırnak süsleme, ağda, ürün satışı, kaş kirpik alımı, tasarımı gibi uygulamalardır.

Güzellik Salonlarında yasak olan faaliyetler nelerdir?

Bircan Demirata:

  • Güzellik salonlarında, cilt bakımı birimi ve vücut bakım biriminde gerçekleştirilen işlemlerin gerektiği masaj uygulamaları hariç masaj yapılamaz.
  • Güzellik salonlarında deriye ve deri altına enjeksiyonla müdahale de bulunması gerektiren işlemler yapılamaz.
  • Güzellik salonunda, tıp fakültesi mezunu biri çalışsa bile mezoterapi, akupunktur, lipoelektro gibi her türlü invazif girişimler ile tabip yetkisinde olan tıbbi işlemler yapılamaz.
  • Güzellik salonlarının tanıtıcı reklam, tabela ve basılı belgelerinde güzellik merkezini çağrıştıracak ifadeler kullanılamaz ve açıkça ” Güzellik Salonu” ifadesi kullanılır.
  • Güzellik salonlarında, kullanılan makine veya ürün ile ilgili kanıtlanmış etkilerinin dışında etki vadeden, tüketiciyi yanıltıcı reklam faaliyetinde bulunamaz.
  • Güzellik salonlarında reklam ve diğer türlü tanıtım faaliyetlerinde lazer epilasyon, lazer veya IPL ile akne, cilt yenileme, vasküler damar tedavisi pigmentli lezyon tedavisi yapılır biçimde tanıtımlar kullanılamaz.
  • Beşerî tıbbi ürün tavsiye edilemez ve hastalık tedavisine ilişkin tavsiyelerde bulunamaz.
  • Solaryum biriminde, bronzlaştırıcı solaryum uygulamaları dışındaki işlemler uygulanamaz.
  • Güzellik salonlarında, cildin bakımı ve desteklenmesine yönelik yüzeysel olarak %30’luk oranın üzerinde alfa hidroksi asitler ve türevlerinin kullanımı suretiyle kimyasal ve bitkisel peeling uygulamaları ile cildin bakım ve desteklenmesine yönelik mekanik peeling uygulamaları yapılamaz.
  • Güzellik salonlarında, yetkili kurumlar tarafından üretim izni verilen veya bu kurumlardan alınan izinle ithal edilmiş olan ürünler dışında ürün bulundurulamaz, kullanılamaz ve satılamaz.

Güzellik Salonlarında, Güzellik Uzmanlarının “Botoks- dolgu ” Uygulama Yetkisi var mıdır?

Bircan Demirata: Hayır güzellik uzmanlarının bu tür uygulamalara yetkisi yoktur. Ülkemizde Botoks/ Dermal dolgu uygulaması işlemini yüz bölgesine, Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı, Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı hekimler, Medikal Estetik Sertifikaları Sağlık Bakanlığı tarafından tescil edilmiş olması şartı ile uygulayabilirler.

Botox uygulamasında ne gibi sorunlarla karşılaşılır?

Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu: Kontrol edilemeyen kas spazmlarının tedavisi için 1989’da kozmetik girişim olarak 2002’de FDA onayı alan Botox uygulaması 2017’de ABD’de en fazla uygulanan cerrahi dışı kozmetik müdahale olmuştur. 18- 65 yaş arası yetişkinlerde kozmetik açıdan glabellar (alın) çizgilerin ve kırışıklıklarının bir süre için azaltılması veya yok edilmesinde, “kaz ayağı” tabir edilen gözün yan tarafındaki çizgilerde kullanılır. Daha seyrek olsa da boyun gibi başka bölgelerde de uygulanmaktadır. Ayrıca kronik migren, kas spazmları, aşırı terleme, şaşılıkta da kullanımı vardır. Etki birkaç gün içinde belirginleşir. Bir ila dört hafta içinde doruk etki görülür.

Botox işleminde ağrı, enfeksiyon, yangı, şişme, kanama, kızarma ve morluk ortaya çıkabilir. Bazı olgularda bu bulguların bir kısmı allerjik mekanizmayla görülebilir ve diğer allerji semptomları (kaşıntı, döküntü, astmatik bulgular, sersemlik hali, baygınlık) eşlik edebilir. Bunlar dışında yorgunluk, ağız kuruluğu, baş ve boyun ağrıları da bildirilmektedir.

Uygulamada doğru şekilde lokal anestezi ile yapıldığında ağrı olmaması beklenir. Sayılan diğer bulguların bazıları dozla ilişkili olduğundan olabildiğince yeterli görülen en düşük dozlarla uygulama yapılmalıdır. Buna rağmen uygulanan bileşik çevre dokulara yayılabilir. Bu durumla ilişkili olarak görme değişiklikleri, göz kuruluğu, göz kapaklarında ödem, boğaz ağrısı, nefes almada zorluk, öksürük, göğüste yanma veya sıkışma hissi görülebilir.

Sık görülen yan etkiler arasında yutma güçlüğü, zatürree, botulizm ile ölüme kadar gidebilen sonuçlar da bulunmaktadır. Yutma güçlüğü yaklaşık 10 gün sonra ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle FDA 2009’da ürünlerin kutuları üzerinde dikdörtgen çerçeveli uyarı yazısını zorunlu kılmıştır.

1989 ile 2003 arasında botox ile ilişkili şiddetli yan etkiler incelendiğinde yüz felci, başağrısı, grip-benzeri semptomlar, solunum yetmezliği, kardiyak aritmiler, havale dikkati çekmektedir. Özellikle astma gibi önceden var olan hastalıkların bu gelişmede etkili olduğu düşünülmektedir.

Yüzün üst bölgesine uygulamada en çok çift görme (diplopi), göz kapağı düşmesi, gözde aşırı sulanma, göz kapatmada zayıflık ve gözlerde kuruma görülmektedir. Bu istenmeyen etkiler 2-12 hafta kadar sürmektedir. Yüzün alt bölgesine uygulamada ise daha çok yüz kasları, mimik ile ilişkili sorunlar, örneğin gülerken asimetrik görünüm, ıslık çalamama ortaya çıkabilir. Boyun bölgesi uygulamalarında fazla doz verilmesi ile yutma güçlüğü ve boynun öne eğilmesinde zayıflık bildirilmektedir. Botox uygulamasında yan etki ve toksisiteden kaçınmak için deneyimli uygulayıcı ve klinik ortamda işlem yapılması önemlidir.

Lazer veya IPL türü uygulamaların sağlıkla ilgili riskleri nelerdir, nelere dikkat etmek gerekmektedir?

Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu: LASER terimi İngilizce Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation sözcüklerinden oluşmuştur.  Lazer epilasyon son yıllarda ağrısız, kalıcı ve güvenilen bir yöntem olduğundan hem kadınlar hem de erkeklerin en sık başvurduğu işlemlerdendir. Bunun dışında dövmelerin, akne skarlarının ortadan kaldırılmasında, benlerin silinmesinde, güneş lekelerinin, yaşlanma izlerinin, bazı başka deri lezyonlarının tedavisinde de kullanılmaktadır. Açık renk tenli kişilerde IPL daha başarılı olmaktadır.

Lazer epilasyonda temel ilke, kıl folikülünde yerleşmiş bulunan melanin adı verilen renk maddesinin lazer ışığı tarafından tutularak ısıya dönüşmesini sağlamak, bu ısı enerjisi ile kıl folikülüne hasar vermektir. Bu işlem için sıklıkla karbondioksit ve bazı başka maddeler kullanılmaktadır.

İşlem sonrasında sorunlar oluşmaması için bölge nemli tutulmalı, pansuman, örtü gibi ek malzemeden yararlanılabilmelidir. Deride kabuklanma, şişme, kızarıklık görülebilir. Kabuklar koparılmamalı, cilt kaşınmamalıdır, bu tür müdahaleler enfeksiyona yol açabilir. Gerektiği durumda ağrı kesici ve antibiyotikler kullanılabilir. İşlemden önce solaryuma girmek ve güneşlenmekten kaçınılmalıdır.

Güzellik kaybolur; fazilet devam eder. – Von Goethe

Dermapen uygulaması nedir? Varsa riskleri ve dikkat edilmesi gereken şeyler nelerdir?

Radyobiyolog Dr. Deniz Öner: Dermapen özel bir cihazla cilt üzerinde mikro iğnelemeler yaparak beyne vücutta yara olduğu sinyalini göndererek cilt dokusunu iyileştiren “kollajen” ve “elastin” üretimini başlatma, artırma tekniğidir. Yüz, boyun, el, göbek çevresi, saç ve doku kaybı olan bölgelere uygulanabiliyor. Bu esnada bazı kokteyller cilt altına zerk edilebiliyor.

Gözeneklerin açılıp çok sayıda iğneleme ile oluşturulan yaralar ve küçük de olsa kanamalar ve sonrasındaki birkaç günlük süreç herkes için enfeksiyon riskini beraberinde getirecektir.

Eğer steril ve kişiye özel malzeme kullanılmazsa Hepatit C, HIV gibi bulaşmalar söz konusu olabilir.

Yine cilt altına enjekte edilen maddelere alerjik tepkiler de söz konusu olabilir. Organ nakli geçirmiş, yanık, diyabet, karaciğer siroz, kronik böbrek yetmezliği benzeri nedenlerle hastalık ya da çeşitli tedaviler nedeniyle bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde bu tip uygulamaların yapılması ilave enfeksiyon oluşumu açısından büyük riskler oluşturabilir.

Bütün bu nedenlerden ötürü bu tip cilt altına müdahale edilen uygulamaların mutlaka konunun uzmanı bir hekim tarafından yapılması, ani gelişen bir reaksiyon olması durumunda gecikmeden müdahale edilebilmesi açısından da hayati öneme sahiptir. Daha düzgün görünen bir cilt için canımızdan olmayı istemeyiz.

Solaryum uygulamalarının radyasyon- sağlık açısından riskleri var mıdır, varsa nelerdir? Bu uygulamaları yaptırırken dikkat etmemiz gereken şeyler nelerdir?

Radyobiyolog Dr. Deniz Öner: Bronzlaşma aslında Ultraviyole ışınlarının saldırısı karşısında, cildin kendisini korumak için, melanin miktarını arttırarak, dönüştüğü renktir. Solaryumlarda kullanılan yapay ultraviyole lambaları yüzde 95 oranında UVA, yüzde 5 kadar da UVB ışını yayar. UVA ışını deri yaşlanmasında daha etkili olurken, UVB ışını cilt kanserlerinden sorumlu tutulur.

Radyasyona maruz kalınan süre artıkça özellikle cilt kanserleri arasında en tehlikelisi olan Malign Melanom-Ben Kanseri gelişme riski de artıyor.

İleri yaşlarda kanser gelişme riski düşünüldüğünde 18 yaşından küçükler, kızıl veya sarı saçlı açık ten rengine sahip olanlar, kendisinde ya da ailesinde deri kanseri öyküsü olanlar, özellikle de çok sayıda beni bulunanlar solaryuma girmemeli.

Radyasyondan korunmada temel felsefe net faydadır. Radyasyonun sağlık etkileri konusunda uzman olarak solaryumu hiçbir şekilde önermiyorum. Bronz görüntünün verdiği kısa süreli iyilik hissine karşın; erken yaşlanma, cilt altı kılcal doku genişlemeleri, çillerin artması ve cilt kanseri riskinin artması gibi birçok olumsuz sonuç göz gönüne alınırsa net zarara dönüştüğü kesindir.

 Kalıcı Makyaj – Kaş – Dudak Kontürünü kimler yapabilir?

Bircan Demirata: Millî Eğitim Bakanlığının 64 saatlik eğitimlerine katılarak onaylı sertifikaya sahip olmuş kişiler bu uygulamaları yapabilirler.

Kimler Kalıcı Makyaj- Dudak Kontürü eğitimi verebilir?

Bircan Demirata: Bu eğitimleri sadece MEB’den ruhsatlı olan Eğitim Kurumları, Çıraklık Eğitim Merkezleri, Halk Eğitim Merkezleri verebilmektedir.

 Kalıcı Makyaj, Kaş/Dudak Kontürü yaptıracak kişiler nelere dikkat etmelidir?

Bircan Demirata:

  • Yaptıracağı salonun uygunluk belgesine,
  • Yapacak olan uzmanın Diploma- Sertifikasının 64 saat eğitimli M.E.B onaylı olup olmadığına,
  • Hijyen sertifikasına,
  • Ortam hijyenine,
  • Kullanılacak aparatların kişiye özel tek kullanımlık olup olmadığına,
  • Kullanılacak boyaların son kullanım tarihlerine, izin belgelerine,
  • Konsültasyon dosyası açılıp açılmadığına dikkat edilmelidir.

Kalıcı Makyaj – Kaş- Dudak Kontürü Kimlere Yapılamaz?

Bircan Demirata

  • Hamilelere,
  • Kemoterapisi devam eden kanser hastalarına yapılamaz (Ancak 6ay sonrasında kan değerleri normal e döndüğünde doktoru tarafından yazılı izinle yapılabilir).
  • Hepatit,
  • HIV Kronik Herpes,
  • Otoimmün hastalıkları,
  • Immün yetmezliği olan kişilere,
  • Diyabet, şeker hastalığı,
  • Kan pıhtılaşması sorunu olan kişilere,
  • Kan sulandırıcı/inceltici kullanan kişilere yapılamaz.
  • Ağır Metal Alerjisi olanlar için “test yapılmalı”,
  • Deri Anomalilerinde,
  • Enfeksiyonlu hastalarda iyileşene kadar ve
  • Reşit olmayan kişilere de yapılamaz.

Bir “güzellik uzmanı” eğitimi ve yeterliliği için gerekli eğitim ve belgeler (sertifikalar) nelerdir?

Bircan Demirata: 4.üncü seviye olarak belirlenmiş 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve 5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kanunu gereği Tehlikeli ve Çok Tehlikeli Sınıfta yer alan ” Güzellik Uzmanlığı ” mesleğinde çalışanların Mesleki Yeterlilik Belgesine sahip olmaları zorunludur.

Mesleki Yeterlilik Belgesine sahip olabilmesi için süreç nedir?

Bircan Demirata: Mesleki eğitim merkezlerinde çıraklık eğitimine katılanlar 2-3 yılın sonunda yapılan sınavda başarılı olursa “kalfalık diplomasına, belgesine” sahip olur. Daha sonra ileri meslek eğitimine katılarak 2 yıl ilgili meslekte çalışıp 2 yılın sonunda yazılı ve uygulamalı sınavda başarılı olursa “Ustalık diplomasına, belgesine” sahip olur.

Ustalık belgesine sahip güzellik uzmanları eğitim veremezler ve yanında çırak, kalfa, stajyer çalıştıramaz. Ancak, ustalık yeterliliği kazanıp, iş pedagojisi kurslarını başarıyla tamamladığı taktirde usta öğreticilik belgesi ” diploma” verilir. Bu belge ile kendi mesleğinde eğitici olarak görev alabilir.

Güzellik salonunda tıp fakültesi diploması olan biri tıbbi uygulamalar yapabilir mi?

Bircan Demirata: Güzellik salonunda tıp fakültesi diploması olan biri çalışsa bile, tabip yetkisinde olan tıbbi işlemler güzellik salonunda yapılamaz. Bu hususa uymadığı tespit edilen kişiler hakkında ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

Meslek edinmek isteyen vatandaşlarımız gerekli eğitimleri almadan piyasada kolay ulaşılabilir bazı cihazlarla uygulamalar yapabiliyor. Sonuçları ile ilgili bizi bilgilendirir misiniz?

Radyobiyolog Dr. Deniz Öner: Mesleki Yeterliği olmayan kişilerin neden olduğu doğrudan insan/ toplum sağlığı açısından büyük risk oluşturabilecek tehlikelerden söz ediyoruz.

Bunun yanı sıra 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında Tüketicinin Ayıplı Ürün ve Hizmetler ile mağduriyeti de söz konusu olmaktadır.

 Bu konuda geçenlerde bize danışılan bir örnek üzerinden mağduriyetin nasıl doğduğu ve sonuçlarını özetlemek isterim: Kalıcı Makyaj Makinesi almak, kullanılmasını öğrenmek ve bununla gelir sağlama niyetinde olan bir ev hanımı sosyal medya üzerinden bir markanın ana bayii olduğunu söyleyen birinden ücretsiz %100 öğrenme ve 2 yıl teknik servis garantisi sözü ile alış-veriş yapıyor.

Canlı mankenler üzerinde makinenin çalıştırılması gösteriliyor. Cihaz etiketsiz, ambalajsız, menşe-i bilgisi, kalite belgesi (CE ve TSE gibi), garanti belgesi olmadan ve faturasız şekilde teslim ediliyor. Makine arızalı çıkıyor ve tamiri için kullanılmış başka bir adaptör takılarak geri veriliyor. Tüketici bu cihazı geri vermek istiyor ancak ürün ile ilgili hiçbir satış sözleşmesi, ücret ödediğine dair tek bir dekont, makbuz bulunmuyor.

Tabi ki burada sıradan bir ayıplı ürün satışından çok daha büyük bir tehlike söz konusudur! Yeterlilik belgesi olmayan bir vatandaş ve ayıplı bir ürünümüz bulunmakta. Cihazı alırken çok kısıtlı bir saat ile satıcı uygulamayı gösteriyor. Eğitim veren kişinin yeterlilik belgesi olup olmadığı da bilinmemektedir. Buradaki örneğimizde tüketicimiz cihaz ve satıcıyla ilgili gerekli şikayetlerini yapmak üzere yönlendirildi.

Örnekte yeterli eğitim almamış bir vatandaştan ve cihaz satışına yetkisi olmadığı düşünülen bir satıcıdan bahsediyoruz. Bu durumun sonuçları çok vahim gibi görünüyor, bunları sizden öğrenebilir miyiz?

Radyobiyolog Dr. Deniz Öner: Yeterli eğitim almamış bir vatandaşın bu tür bir cihazla yaptığı uygulamada; Uygulama yapılan kişide acı, kanama, uçuk, şişlik, kızarıklık, enfeksiyon riski vb. tüm belirtilerin görülme ihtimali çok yüksektir. Yetkisiz bir satıcı adeta bir silah gibi, yaralayıcı alet satmaktadır. Bu cihazı satın alan kişi de yaptığı uygulamalar sebebiyle ciddi anlamda toplum sağlığını tehdit etmektedir. Bu kişiler her ne kadar gönüllü olanlara bu uygulamaları yapsalar bile oluşabilecek sağlık sonuçları açısından cezai sorumlulukları söz konusudur.

Burada özellikle altını çizerek uyarmak istiyorum: Güzelleşmek için bedenimize müdahale edenlerin bu konudaki yeterliliklerini önceden sorgulamalıyız.

Taksirle yaralama

Özellikle canlı üzerindeki uygulamalar şikâyet edildiğinde, “Taksirle Yaralama” gibi ciddi para ve hapis cezası gerektiren, maddi ve manevi tazminatlar doğuran sonuçları olduğunu unutmayalım.

Tüm bu konular hakkında danışmak istediğiniz detaylı bilgiler için [email protected] adresine müracaat edebilirsiniz.

Değerli okuyucularımız röportajımız burada bitti. Güzelliğinize bir nebze daha güzellik katmak istiyorsanız, kendinizi kime teslim ettiğinize lütfen dikkat ediniz. Değerli uzmanlarımıza bizlere vakit ayırdıkları için teşekkür ediyor, sevgilerimi gönderiyorum. Hepimiz hem keyif hem yürek anlamında daima güzel kalalım. Dış güzelliğimiz açısından da zamana meydan okumaya devam edelim.

Madem mevzumuz güzellik, öyleyse değerli bir ustayı da anmadan geçmeyelim.

Nazım Hikmet – Aşk Mönüsü

Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin.
Sen ülkemin yaz geceleri gibisin.
Saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında,
Beni unutma.
Ah! saklı gülüm…
Sen hem zor hem güzelsin.
Şiirlerimin ılıklığında açılmalısın.
Sana burada veriyorum hayata ayrılan buseyi,
Sen memleketim kadar güzelsin,
Ve güzel kal…

Biyografi: Bircan Demirata

Biyografi: Bircan Demirata

1983 yılında doğumludur. 2002 yılında L.C.C M.E.B onaylı güzellik uzmanlığı kursunu, 2003 yılında kalfalık, 2006 yılında uzman, usta öğretici olarak bitirdi. 2008 yılında İstanbul Güzellik Uzmanları, Güzellik Salonu İşletmecileri ve Dövmecileri Esnaf Odası “iGDESO” Denetim Kurulu Başkanı olarak seçildi. Güzellik Danışmanı ve Uzmanı, Bircan Demirata Beauty Center’ın Kurucusudur. Mesleğine gönül veren Bircan Demirata her yıl alanı ile ilgili sayısız fuara, eğitim seminerine ve workshopa katılmaktadır. Yeni uygulama ve cihazları yakından takip etmektedir. Güzellik Uzmanlığı Uluslararası Mesleki yeterliliği hazırlanmasında görüş ve katkısı alınmıştır. 2008 yılından bu yana toplumu bilgilendirmek adına birçok TV programına konuk olarak katılmıştır. MYK TESK ESYEM Güzellik Uzmanlığı Değerlendirici olarak görev yapmaktadır.

Biyografi: Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu

Biyografi: Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu

1969 yılında Aydın’da doğdum. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1993 yılında mezun olup 1994’te Dokuz Eylül Üniv. Tıp Fak. (DEUTF) Acil Tıp AD Araştırma Görevliliğine başladı.

1998’de ‘Acil Serviste Kardiyopulmoner Resusitasyon Uygulanan Hastalarda End-Tidal CO2 Monitörizasyonunun Rolü’ konulu uzmanlık tezi ile Acil Tıp Uzmanı oldu. Ekim 2004’te DEÜTF Acil Tıp AD’da Doçent unvanı aldım. 2005 Nisan-2007 Eylül arasında aynı anabilim dalında başkanlık görevinde bulundu. 2007’den itibaren Sağlık Bakanlığı’na bağlı İstanbul Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Acil Tıp Kliniği eğitim direktörü olarak görev aldı. Ocak 2009’dan sonra Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı ve Bakırköy Acıbadem Hastanesi Acil Servis Sorumlusu olarak çalıştı. 2010 yılında Acıbadem Üniversitesi bünyesinde Profesör unvanı aldı.

Eylül 2007-2009 arasında Türkiye Acil Tıp Derneği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı. İstanbul Tabip Odası, Türkiye Acil Tıp Derneği, Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Derneği, Acil Tıp Uzmanları Derneği, Tıp Eğitimini Geliştirme Derneği, American College of Emergency Physicians (ACEP), European Society of Emergency Medicine üyesi. 2014 yılında kurucusu olduğum Toplumsal Afet Derneği’nin Başkanlığını yürütüyor. TATD bünyesinde Sepsis çalışma grubunun başkanı, Travma ve Resüsitasyon çalışma gruplarında aktif üyesi. 2017 yılında “Fellow of Emergency Medicine Association of Turkey” (FEMAT) üyeliği ödülü aldı.

2012 ve 2016 yılında Amerikan Kalp Derneği (AHA) bünyesinde Temel ve İleri Kardiyak Yaşam Desteği (BLS ve ACLS) Eğitici Eğitimi Sertifikası aldı.

Bu süreç içinde DEUTF Acil Tıp akademik yapısı içinde yürütülen ve tamamlanan 22, diğer bir üniversitede 1 uzmanlık tez çalışmasında tez danışmanı olarak görev yaptım. Acil tıp ile ilgili uluslararası hakemli dergilerde 111, ulusal hakemli dergilerde 65 bilimsel yazı ve makale, editörlük yaptığı 2 çeviri, 3 özgün kitap ve 33 kitap bölümü yayınlandı. Halen ‘Trauma Surgery’ başlıklı orijinal İngilizce kitap editörlüğü projesi devam ediyor.

Üniversiteler ve uzmanlık dernekleri bünyesinde düzenlenen çeşitli sempozyum ve konferanslarda görev aldı. 2007’de İzmir’de düzenlenen III. Ulusal Acil Tıp Kongresi’nde Kongre başkanlığı yaptı. Ulusal ve uluslararası bilimsel kongrelerde sözlü veya poster olarak sunulan 116 bildiride katkısı oldu.

DEÜ Tıp Fakültesi’nde Dönem 5 ve Dönem 6 Kurulu Üyesi, Donem 5’te Acil Tıp Bloğu Başkan Yardımcısı, Uzmanlık Eğitimi Uygulama Komisyonunda Acil Tıp AD Sorumlusu görevlerini yürüttü. 2009-2015 arasında Acıbadem Üniv. SHMYO Paramedik (İlk ve Acil Yardım) Programının Başkanlığı görevini yürüttü. 2015 yılından beri İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği’nde çalışıyor. 2017 yılında Adalet Bakanlığı bünyesinde Adli Bilirkişilik unvanı aldı.

Biyografi: Radyobiyolog Dr. Deniz Öner

Biyografi: Radyobiyolog Dr. Deniz Öner

İ.Ü. Radyobiyoloji ve Sağlık Fiziği Araştırma ve Uygulama Merkezinde; Deneysel Onkoloji, Tümör Biyolojisi, Radyoloji ve Radyoterapi konularında Yüksek Lisans bitirdi.1984-1987 yılları arasında Genel Biyoloji Araştırma Görevlisi olarak İstanbul Üniversitesinde görev yaptı.

1988-2011 yılları arasında TAEK, Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde araştırmacı ve Müdür Yardımcısı olarak idari görevlerde bulundu. Kromozom Aberasyon Analizi yöntemi ile Biyolojik Doz Analizi konusunda doktora tezi sahibi ve Türkiye’nin ilk Biyolojik Doz Tayini laboratuvarının kurucularındandır.

Radyobiyolog Doktor olarak; radyasyonun sağlık üzerine etkileri konularında yurt içi ve yurt dışında çok sayıda kurs, seminer, konferansa katıldı. Karadeniz Bölgesinde Çernobil’in Etkileri konusunda Sağlık Bakanlığı, Kanser Daire Başkanlığı ile proje yürüttü. Radyasyon kazalarının tanı ve tedavisi konusunda, doktorlara yönelik bir de çeviri kitabı bulunmaktadır.

Emeklilik sonrası Hasta ve Hasta Yakını Derneklerinde, Kadıköy Kent Konseyi Sağlık/Eğitim, Kültür Sanat ve Tüketici Hakları Komisyonunda gönüllü olarak çeşitli kademelerde görev almıştır. Radyasyondan Korunma Derneği bünyesinde İş Güvenliği Uzmanları ve İş Yeri Hekimlerine radyasyon hasarlarının tanınması konusunda eğitimler vermektedir. Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Genel Başkanlığını yürütmektedir.

Kozmetik tester makyaj ürünleri zararları neler?

1973 İstanbul doğumluyum. Çalışma ve ilgi alanlarımı sınırlamam pek mümkün değildir.Kimi zaman kalemim bana sırdaş olmuş, kimi zaman toplumun faydasına olan cümleleri dökmüş, kimi zaman da toplumun yaralarına dokunarak dile gelmiştir.Kalemi kullanırken en keyif aldığım taraf ise "sessizin sesi" olabilmektir. Yeri geldiğinde bir taşın sesi, yeri geldiğinde bir kedinin serzenişi, yeri geldiğinde konuşamayan engelli bir çocuğun dili, yeri geldiğinde ise bir saç örgüsünü dile getirebilmek en keyif aldığım şeylerden biridir.Hayatın her alanında gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bağımlılık ile mücadele, kadın ve çocuk istismarına karşı destek, eğitime katkı amaçlı kütüphanaler kurulması, yardımlaşma derneklerinde faaliyetler, tüketicinin her tür hakkı (sağlık, hukuk...) üzerine destek çalışmaları, kültür sanat projelerine koçluk, danışmanlık, tutuklu çocukların topluma kazandırılması amaçlı eğitim organizasyonları, kan bağısı, organ bağışı, ilik bağışı üzerine organizasyonlarda koordinatörlük, özel eğitim öğretmeni olmam sebebiyle engelli çocuklarımızın ailelerine danışmanlık, okullarda çocuklarımızın yardımlaşma güdüsünü pekiştirme amaçlı seminerler ve sayamayacağım daha pek çok alanda, neredeyse hiç durmadan yıllardır gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bu alanlarda hakkıyla faaliyet gösteren kurumların yanında bulunmanın yanısıra, mağdurların şahsen yanında istikrarla olabilmenin de güzelligini yaşayabilenlerdenim.Yönetiminde ya da genel kurulunda faaliyet gösterdiğim derneklerde doğru ekip çalışması ile "olmaz" denilenin aslında ne kadar kolaylıkla olabileceğini yaşayanlardanım. "Şunun uzmanıyım, bunun uzmanıyım" demek elbet güzel, ben direkt sahaya dalarak takım çalışmasına hızla uyum sağlayarak, iş ve zihin gücünü sergileyerek faydalı olmaktan keyif duyanlardanım.1998 doğumlu dünya tatlısı, mutlu mu mutlu, sevimli mi sevimli, şamatacının teki olan zihinsel engelli Cansın adında bir oğulun annesiyim. Onun bana öğrettiklerinin arasında "sessizliği dinleyebilmek" en değerlilerinden biridir diyebilirim.İnsanoğlunun değer biçilemeyecek kadar değerli olan, ne kadar çok şeye sahip olduğunu unutmadan yaşamak ve bunu unutanlara da hatırlatabilmenin gururunu yıllardır şahsen yaşayanlardanım.Ailem olan İndigo'ya duyduğum sevgi, saygı ve sadakat 1 Ağustos 2011'de başladığım andan itibaren hiç bitmeden devam etmektedir. İndigo aileme ve siz okuyucularıma sonsuz sevgi, saygı ve teşekkürlerimi gönderiyorum.Ben 1 Ağustos 2011'den beri: Yazdım, yazıyorum ve yazacağım! Çocukluğumdan beri insanlık için çalışmalar: Yaptım, yapıyorum ve yapacağım! Daima huzurla kalmanız dileğimle...