8 Mart yaklaşırken 31 Mart Yerel Seçimleri’nde kadının yeri yok!

Bir yandan 31 Mart Yerel Seçimlerinin bir yandansa 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün yaklaşması; yerel siyasette de kadının kendine yer bulamadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

8 Mart yaklaşırken 31 Mart Yerel Seçimleri nde kadının yeri yok!
8 Mart yaklaşırken 31 Mart Yerel Seçimleri’nde kadının yeri yok!

Pek çok alanda ayrımcılığa, mobbinge uğrayan kadınlar siyasette de yok sayılarak psikolojik bir şiddet görmektedirler. Kadınların siyasette var olabilmesi için gerek ülkemizde gerekse dünyada pek çok kadın örgütü cinsiyet kotalarını savunmakta ve başarılı da olmaktadır.

Ülke siyasetinde cinsiyet kotası konusu 1980’li yıllarda girmiş, ancak sosyal- demokrat partiler dışında kalan partiler bu konuya dair herhangi bir girişimde bulunmamıştır. 2000’li yıllarda ise, gere toplumda kadına ilişkin tartışmaların milenyum çağında olunmasından dolayı ön plana çıkması gerekse Türkiye’nin AB’ye adaylığı noktasındaki çalışmaların hız kazanması ve bu hususun AB’de de önemli olması sebebiyle kota meselesi tekrar gündeme gelmiştir.

Dünyadaki durum nedir?

Elbette tüm dünyada cinsiyet kotasının uygulandığını ya da doğru uygulandığını söylemek mümkün değildir. Cinsiyet kotasının uygulandığı ülkelerde kadın temsilinin ortalama %22 olduğunu, cinsiyet kotası olmayan ülkelerdeyse temsilin %14’e düştüğünü görüyoruz.

Nitekim günümüzde parlamentolarında en çok kadın siyasetçiye sahip olan ülkelerin cinsiyet kotalarını kabul etmiş İskandinav ülkeleri olduğunu da görüyoruz. Maalesef ülkemiz dünya sınıflandırmasında %17.4’lük bir oranla araştırmaya konu olan 193 ülke arasında kendine 118.sırada yer bulmaktadır. 24 Haziran seçimlerinde meclisteki 596 vekilin yalnızca 104 tanesi kadındır.

DÜNYA SINIFLANDIRMASI (1)
SIRA ÜLKE Tek Meclisli Yapı
Seçim Sandalye Kadın %
1 Ruanda 03.09.2018 80 49 61.3%
2 Küba 11.03.2018 605 322 53.2%
3 Bolivya 12.10.2014 130 69 53.1%
4 Meksika 01.07.2018 500 241 48.2%
5 Grenada 13.03.2018 15 7 46.7%
6 Namibya 29.11.2014 104 48 46.2%
7 İsveç 09.09.2018 349 161 46.1%
8 Nikaragua 06.11.2016 92 42 45.7%
9 Kosta Rika 04.02.2018 57 26 45.6%
10 Güney Afrika 07.05.2014 393 168 42.7%
11 Finlandiya 19.04.2015 200 84 42.0%
12 Senegal 30.07.2017 165 69 41.8%
13 Norveç 11.09.2017 169 70 41.4%
14 Fransa 11.06.2017 576 228 39.6%
Mozambik 15.10.2014 250 99 39.6%
16 İspanya 26.06.2016 350 137 39.1%
17 Arjantin 22.10.2017 257 100 38.9%
18 Etiyopya 24.05.2015 547 212 38.8%
19 Yeni Zelanda 23.09.2017 120 46 38.3%
19 Makedonya 11.12.2016 120 46 38.3%
118 Türkiye 24.06.2018 596 104 17.4%

 

BÖLGELER ORTALAMA
iskandinav Ülkeleri %42.1
Amerika Kıtası %30.3
İskandinav   ülkeleri dahil  Avrupa %27.9
İskandinav  ülkeleri  hariç Avrupa %26.5
Afrika %23.8
Asya %19.7
Arap Devletleri %18.7
Pasifik %15.5

 

Dünya Ekonomik Forumunun hazırladığı, Cinsiyet Eşitliği 2018 raporunda ise 149 tane dünya üşkesi cinsiyet eşitliğine göre sıralandı. Listenin ilk sıralarında İskandinav ülkeleri İzlanda, Norveç, İsveç ve Finlandiya görünürken, Türkiye 130’uncu olarak kendine listenin son sıralarında yer bulabilmiştir.

Peki ya yerel seçimler?

Öncelikle ülkemizdeki siyasal parti yapılanmalarına ve bunlardaki cinsiyet kotalarına bir göz atmak gerekmektedir. AKP’de ve MHP’de cinsiyet kotasının olmadığını görüyoruz. Saadet Partisi’nde de cinsiyet kotasına ilişkin bir veri görülmemektedir. İYİ Parti’de “en az %25” tabiri yer alırken, CHP’de %33’lük bir cinsiyet kotası bulunmaktadır. Bununla beraber HDP’de ise %50 yani eşitlikçi bir cinsiyet kotası görüyoruz.

2014 yerel seçimlerinde oranlar şöyleydi:

TOPLAM SAYI KADIN SAYISI KADIN ORANI (%)
Büyükşehir Belediye Başkanı

Büyükşehir Belediye Eş Başkanları ile

30

30

3

5

10

16.6

İl, İlçe, Belde Belediye Başkanı

İl, İlçe, Belde Belediye Eş Başkanları ile

1351

1351

37

105

2.7

7.7

İl Genel Meclisi Üyesi 1251 60 4.8
Belediye Meclis Üyesi 20498 2198 10.7

 

Parti Adı KADIN

Sayı               Oran

ERKEK

Sayı                        Oran

Parti

Toplam

Adalet ve Kalkınma Partisi 45 14.42 267 85.58 312
Cumhuriyet Halk Partisi 17 13.60 108 86.40 125
Milliyetçi Hareket Partisi 3 5.77 49 94.23 52
Halkların Demokratik Partisi 8 28.57 20 71.43 28
Bağımsız 2 16.67 10 83.33 12
Demokratik Gelişim Partisi 0 0 1 100 1
Anadolu Partisi 1 100 0 0 1
Elektronik Demokrasi Partisi 0 0 1 100 1
Demokratik Bölgeler Partisi 1 100 0 0 1
Merkez Parti 0 0 1 100 1
Millet ve Adalet Partisi 0 0 1 100 1
GENEL TOPLAM 77 14.39 458 85.61 535

 

Kotalara uyum mu?

Herhangi bir kadın kotası bulunmayan AK Parti’nin açıklanan 1297 adayından sadece 24’ü kadın. Oran olarak bakıldığında ise %1,25’lik bir oran oluşturuyor. MHP ise ittifak sebebiyle bazı yerlerde aday göstermeyerek 750 adaydan açıklayarak içlerinde 14 kadına yer verdi ve oranı %1.8. Yine kotası olmayan Saadet partisi Saadet Parti’nin açıklanan aday sayısı 261 olup, sadece 2 kadın aday açıkladı ve oran % 0,77’dir.

En az %25 cinsiyet kotası söylemiyle yola çıkan İYİ Parti’de ise açıklanan 122 adaydan sadece 5 tanesi kadın ve oranı % 3,85.

8 Mart 2018 tarihinde Dünya Kadınlar Günü programında konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, yüzde 33 cinsiyet kotasının Meclis’ten geçirilmesi için siyasi partilere çağrıda bulunmuştur. Ancak bugün bakıldığında tüzüğünde kadınlara % 33 oranında temsil hakkı tanıyan, CHP’nin açıkladığı 842 adaydan yalnız 44 tanesi kadın ve oran % 5,23. Belediye meclislerinde ise bu oranların çok daha düşük olduğu gözlemlenmektedir.

Kadın-erkek eşitliği, cinsiyet kotası konusunda en hassas olarak %50 cinsiyet kotasına sahip olan HDP bu dönem de kotasını koruyarak açıkladığı 290 adayın 145 tanesini kadın aday olarak çıkarttı ve %50 cinsiyet kotasına riayet etti.

Neden böyle oluyor?

Kadınlar her ne kadar siyasette etkin olmak ve aday olmak isteseler de siyasi erk sahiplerinin ataerkil zihniyete sahip olup, kadınların iyi birer siyasi olabileceğini maalesef ki kabul etmiyorlar.

Konuyla ilgili parti liderlerinin ve siyasal parti kurmaylarının birbirinden farklı pek çok açıklamaları bulunmaktadır. AKP “kadınlar   için haksızlıktır”, “bir cinsiyet ayrımcılığıdır”, “cinsiyet kotası sayesinde seçilmek sanki seçilen bu kadınlar özürlüymüş gibi göstermektedir” şeklinde söylemler geliştirirken; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan cinsiyet kotasıyla ilgili kadınların kotalardan dolayı yer doldurma amacıyla zoraki olarak siyasete sokulacağı kaygısından söz etmiştir. Nitekim MHP de benzer söylemlerde bulunarak kota hususunun kadın erkek eşitliğine aykırı olması fikrini dile getirmiştir.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise %33 cinsiyet kotasına uyulmamasından ötürü kendilerine getirilen eleştirilere “Kadın aday istiyoruz, kadın arkadaşlar da kalkıp erkek adayı söylüyor” şeklinde bir açıklama ile cevap vermiş ve bu açıklama kadın örgütlerinde ciddi tepkilere yol açmıştır.

Cinsiyet kotası en az %25 fikriyle yola çıkan ve Genel Başkanı da bir kadın olan İYİ Parti‘nin ise bu konuyla ilgili kotalarının dışında etkin bir söylemi bulunmamakta ve kotaya da uymadıkları açıktır.

Netice itibariyle değerlendirildiğinde Türkiye siyaseti eril zihniyete sahip bir yapı tarafından belirlenmektedir. Nitekim kadın siyasetçilerin eylem, söylem ve giyim tarzlarının bile zamanla daha maskülen bir hale evrildiğini görebiliyoruz. Çünkü kadınların siyasette tabir-i caizse tutunabilmesi için kendisini eril zihniyete kabul ettirebilmesi ve bunun için de maskülen olması gerekmektedir fikri kadınların peşini bırakmamaktadır.

Karar alma mekanizmaları da yine bu zihniyetle kollektif bir şekilde çalışmaktadır. Dolayısıyla kadınlar cinsiyet kotası, kadın kolları altında siyaset içerisinde bir “vitrin” ya da “dolgu malzemesi” yapılmaktan öteye geçememektedir.

Kadının bir kadın olarak her anlamda ve her alanda güçlü olabileceği olgusu zihinlere yerleşememektedir. Her yerde yaşanan bu “kadın sorunu”nun çözümü için kadın temsilini artıracak düzenlemelerin yanında bu düzenlemelerin uygulanabilirliğini sağlayacak; uygulanmaması halinde ise caydırıcılığı sağlayacak yöntemlere ihtiyaç vardır.

Cinsiyet kotası, kadınların güçsüzlüğünden ya da eşitsizliğinden değil erkek egemen ve eril zihniyetin halim olduğu coğrafyalarda kadınların hak ettiği gibi politikaya aktif katılımının önündeki toplumsal engellerin yıkılması için uygulanmak istenen bir yöntemdir.

Zihniyet değişirse, her şey değişir.

Kaynaklar:

1- Ulusal Meclislerdeki Kadınlar Raporu (Women in National Parliaments). Inter-Parliamentary Union (IPU) ipu.org, (Aralık 2018).

2- 2014 yerel seçimlerinde kadınların temsil oranı. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ysk.gov.tr, (Şubat 2015).

Yoksulluk nafakası mı, işsizlik sigortası mı?

İstanbul doğumlu olan Hazal Mintaş, lise eğitimini İstanbul Haydarpaşa Anadolu Lisesi'nde tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde, yüksek lisans eğitimini ise Kadir Has Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programında tamamlamıştır. Serbest avukatlık yapan Mintaş'ın Marka Hukukunda Karıştırma Tehlikesi adında bir kitabı bulunmaktadır. Mesleki çalışmalarının dışında ise siyaset ve sivil toplum alanlarıyla ilgilenmektedir. Uzun yıllardır hak temelli çalışmalar yürüten çeşitli yerel, ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarında üye ve eğitmen olup, yönetim kurullarında görev almaktadır. Çalışma alanları insan hakları, gençlik hakları, gönüllü hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliğidir.