Delice İşler: Butik tasarımlar (Röportaj: Ayşe Delice)

Günümüzün meslekleri de çalışma ortamları da yakın geçmişe göre oldukça farklı. İnternet teknolojisinin hızla geliştiği ve klişelerin terk edildiği dünyamızda her gün yeni bir iş dalı ile tanışabiliyoruz. Delice İşler markasının yaratıcısı, tasarımcı Ayşe Delice bize kendi işini nasıl geliştirdiğini anlattı.

Delice İşler: Butik tasarımlar (Röportaj: Ayşe Delice)

Röportaj: Ayşe Delice

Bize şu an yaptığınız işi anlatır mısınız?

Ayşe Delice: Dekorasyon ve aksesuar üzerine butik ürünler çalışıyorum.

Biraz daha açar mısınız? Ne tür ürünler?

Ayşe Delice: Herhangi bir mağazada dekorasyon olarak görebileceğiniz büst, biblo, heykel, sehpa ya da konsol üstü ve duvar dekorasyon ürünleri. Bunlar seramik, polyester veya ahşap malzemeden olabiliyor. Ürünlerimin ham halini satın alıyorum, sonra kaliteli su bazlı boya ve aksesuarlar kullanarak ortaya dekoratif bir eşya çıkartıyorum. Genelde ofis, mağaza ve kafeler satın alıyor bunları. Ev dekorasyonu olarak da kullanılabiliyorlar tabii.

Butik ürün her parçayı sadece bir kere ürettiğiniz alamına mı geliyor?

Ayşe Delice: Evet, butik çalışıyorum. Bir mağazaya hazırladığım bir ürünün aynısını başka bir mağaza veya ofise vermiyorum. Çok istenirse belki.

Markam butik, çünkü ortaya çıkardığım hayalden gerçeğe geçirdiğim bir tasarım; sadece isteyen kişide olmalı. Zaten o nedenle beni tercih ediyorlar. O paçanın sadece kendisinde olmasını istiyor alan kişi.

Ürünlerin ham hali nasıl oluyor, siz üzerine hangi malzemeler kullanıyorsunuz?

Ayşe Delice: Polyester veya seramikten kalıp olarak çıkarılmış büst, biblo gibi parçalar. Bunları hazırlayan dökümhaneler var. Bunları işlerken kullandığım hiçbir şeyi merdiven altı firmalardan almıyorum. Boyalarım en iyi marka olmalı mesela. En iyi boya markası bence, kalite ödülü sahibi bir dünya markası olan Cadence. Sadece bu boyalarla çalışıyorum. Su bazlı, çevreci, kimyasaldan uzak ürünler üretiyorlar. Ben de marka olma iddiasıyla yola çıktım ve ister istemez bu boya markasıyla karşılaştım. Kaliteden ve emekten taviz vermek olmaz.

delice işler

Nasıl çalışıyorsunuz, biraz anlatır mısınız?

Ayşe Delice: Bir kere günde ortalama 14 saatimi bu işe ayırıyorum. Bazen 16 bile oluyor. Mesela bir sipariş geliyor, dökümhaneye gidiyorum hemen. Dökümhanedekilerle çay kahve içip sohbet ediyoruz. “Hocam” diyor oradaki işçiler bana. Siparişlerimi veriyorum, acilse hemen döküyorlar kalıba.

Sosyal medyada vakit geçiriyorum işimle ilgili; siparişler, cevaplanacak sorular vs. Bu sırada bedenen dinleniyorum. Kargoların hazırlanması, fatura kesilmesi falan da işlerim arasında. Ve tabii tasarımlarımı hayata geçirdiğim zamanlar. Saatlerce vakit geçiriyorum çalışırken. Tasarım ürünüm bitince üzerine gene kendi hazırladığım bir takı ya da aksesuarı hediye olarak iliştiriyorum. İsterlerse o parçayı çıkartıp ayrıca kullanıyorlar.

Delice İşler: Butik tasarımlar dekorasyon aksesuar (Röportaj: Ayşe Delice)

Tasarımlarınızda size ilham veren ne?

Ayşe Delice: Hiç belli olmuyor belli bir ilham kaynağım yok, birden bire aklıma geliveriyor. Ben kendim de şaşırıyorum buna. Elime ham bir polyester ya da seramik aldığım an, objeye bakarken anında ona ne yapacağımı buluyorum. Buna kırmızı renk uyar, eskitme tekniği kullanayım ya da antik havası verirsem yakışır diye düşünüyorum bakarken.

dekor

Önceden ne iş yapıyordunuz? Eğitiminiz nedir?

Ayşe Delice: Ben Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunuyum. Daha sonrasında İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ana bilim dalında yüksek lisans yaptım. İlk diplomalı işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanlarındanım. Hep işçilerle ilgili çalıştım. “Kadın işçilerin sorunları” adlı bir de kitabım var.

Devletten emekliyim. Devlette çalışırken var olan yasaları uygulamakla yükümlüsünüz, bunun dışına çıkmanız mümkün değil. Yani orada içimdekileri ya da hayal ettiklerimi kullanma şansım yoktu. Yeni bir proje olursa heyecan verici oluyordu benim için biraz sadece.

Delice İşler: Butik tasarımlar dekorasyon aksesuar (Röportaj: Ayşe Delice)

Peki bu işi nasıl öğrendiniz?

Ayşe Delice: Birebir hiç ders almadım, kursa da gitmedim. Çalıştığım boya firmasının videolarını izleyerek teknik öğrendim. O videolardaki dersleri veren hocalar bu işin duayeni zaten. Bir kere üç aylık bir atölye deneyimim oldu ama oradaki hoca “sana öğreteceğim bir şey yok, böyle devam et” dedi. Özgüvenim vardı ama bunları duymak daha da iyi geldi.

Kendinize ait, kendinizin kurduğu resmi bir iş yeriniz var yani sizin?

Ayşe Delice: Evet, kendi işimi kurdum.

İşinizi nasıl kurduğunuzu anlatır mısınız?

Ayşe Delice: Aslında yıllardır evde uğraşıyordum bu işle ama o zamanlar sadece kendime ve çevreme anı olarak düşünüyordum. Hayal ettiğim bir şeyi tasarlayıp hediye ediyordum; ev hediyesi, düğün, doğum günü hediyesi, takı vs. Hiç boş durmuyordum. Amatörce hobi olarak yaptığım bu tasarımlar çok sevildi etraftan, “bana da yapar mısın?” denmeye başlandı.

Birisi bana “bunu şu şekilde yap” dediğinde hoşuma gitmiyor ama. Kendi tasarladığımı vermek istiyorum ve artık bu şekilde kabul görüyor.

Delice İşler: Butik tasarımlar dekorasyon aksesuar (Röportaj: Ayşe Delice)

Tanıtımınızı nasıl yapıyorsunuz? Müşteriye nasıl ulaşıyorsunuz?

Ayşe Delice: Sosyal medya hesaplarımdan yaptıklarımı paylaşmaya başladım, sonrası kendiliğinden geldi. Birdenbire siparişler yağmaya başladı. Bu beni oldukça motive etti, daha şevkli çalışmaya başladım.

İlk ciddi teklif Antep’ten bir mağazadan geldi. “Biz sizinle çalışmak istiyoruz” dediler. Çok şaşırmıştım o zaman. “Evet” dedim ve bir yıl kadar devam ettik onlarla. Çok zevkliydi çünkü beni serbest bırakmışlardı tasarımlarımda. Sadece objenin ne olduğunu söylüyorlardı, ben de istediğim gibi tasarlıyordum. Bana güvendiler yani.

at kafası başı büstü heykel

Mesela at kafası istediklerini söylüyorlardı, ben de hayal dünyama göre ham bir at kafası büstünü süsleyip gönderiyordum. İlk bu şekilde para kazanmaya başladım. Para akışı başladıktan sonra yasallaşmaya ve bir firma kurmaya karar verdim. O arada evimi home atölye haline getirmiştim bile çoktan.

Firmamın adı “Delice İşler”. Yasal olarak vergimi ödüyorum, faturamı kesiyorum. Bunlar bana daha çok güvenilmesini sağladı.

Sadece sosyal medyadan tanıtım yapıyorsunuz yani?

Ayşe Delice: Aslında sadece Instagram’dan. Şu an Instagram’da 10.000 gerçek takipçim oluştu. Bu arada Türkiye’nin birçok yerinden benimle çalışmak isteyen mağazalar benimle irtibata geçti. Şimdi Türkiye’nin her yerinde müşterim var. Hatta yollayabilsem yurtdışından da istiyorlar. En çok İran’dan. Tahran’dan çok takipçim var. İstanbul’da da sürekli ürün verdiğim mağazalar var.

Sadece mağaza değil aslında. Mesela diyetisyen ofisi, hukuk bürosu ya da güzellik salonları da sipariş veriyor.

Bir internet sayfanız yok o zaman. Sadece sosyal medya.

Ayşe Delice: Doğru, temel olarak sadece Instagram’dan iletişim kuruyorum müşterilerimle. Hemen hemen bir aydır da Instagram hesabımdan canlı yayınlar yapıyorum ve bu benim işimin bir parçası oldu. Ben her gün kendi yaşamımı, günlük neler yapıyorsam, nasıl çalışıyorsam onu gösteriyorum, o an hangi müziği dinliyorsam canlı yayında dinlettiriyorum.

Bazen şiir okuyorum, bazen teknik bilgi veriyorum. Doğaçlama bir şov yapıyorum yani. O anki anlık akış ne derse o. Sadece nasıl “merhaba” diyeceğimi planlıyorum, gerisi kendiliğinden geliyor. Bu değişik geldi sanırım insanlara. İstek şarkı gönderen var. Hasta olsam “geçmiş olsun” diyorlar. Çok keyifli bir şey canlı yayın. Bazen hocalarım da canlı yayına katılıp destek veriyorlar bana. Çok heyecanlanıyorum o zaman.

Instagram’da en çok neyi merak ediyorlar biliyor musunuz? Çok ilginçtir ki beni. Ben paylaşımlarımda kendimi hiç göstermiyorum, çünkü işim ön planda olsun istiyorum. Ama takipçilerim o tasarımları yapan kadını merak ediyorlar. Boyumu posumu falan soruyorlar. Ben de artık “size o canlı yayınları yapan, bu ürünleri sizlerle buluşturan kadın bu” diye ara ara kendi fotoğraflarımı da paylaşmaya başladım.

Tek başınıza bir firma kurmuşsunuz. Bu başarının püf noktaları nelerdir?

Ayşe Delice: Evet tek başıma. Başarımın sırrı doğallığımdan ve samimiliğimden ziyade çok çalışmam ve aşk ile boyamamda bence. Ayrıca taviz vermemem de sayılabilir. Ama benim için en kıymetli olan; renklerle hayata tutunmuş olmam. Buna paha biçilmez.

Aslında sadece boyamak ve tasarlamakla kalmıyorum. Aynı zamanda sektöre girmek isteyen, bu alanda üretmek isteyen kadınlarımıza tavsiyeler veriyorum. Mesela emek ve tasarım hırsızlığına karşı da savaş veriyorum. Çok oluyor bu sektörde hazır bir tasarımın başkası tarafından taklit edilip satılması. Maalesef enerjimin büyük bölümünü ister istemez bunlara da ayırmak zorunda kalıyorum.

Delice İşler: Butik tasarımlar dekorasyon aksesuar (Röportaj: Ayşe Delice)

Bu konuyu konusunu açar mısınız?

Ayşe Delice: Tasarım ve emek hırsızlığı bu sektörün kanayan yarası. Bazı kişiler bakıyor bir tasarıma, aynısını boyayıp satıyor. Hatta direkt benim sayfama koyduğum tasarım fotoğraflarımı kullanıyorlar.

“Tasarımı ben yaptım” demekle “bunu ben boyadım” demek arasındaki farkı anlatmaya çalışlıyorum canlı yayınlarda mesela. Yani; bir resme bakarak aynısını yapmışsan o boyadığın şey sadece taklittir. Senin duygularının, hayal dünyanın ya da senin yüreğinin ürünü değildir o. Sen sadece yarım saatte boyadın, hepsi bu. Bunu anlatmayı görev edindim kendime

heykel büst tasarım dekor aksesuar

Neler tavsiye edersiniz bu sektöre girmek isteyenlere?

Ayşe Delice: Onlara tavsiyem şu; hayal edin, sadece yüreğinizdekini renklere dökün, teknik öğrenin. Kimseyi taklit ederek bir yere gelemezsiniz. Ben bunu yapabildim. Taklit etmeden. Hayal dünyam, boylarım ve ben. Gerisi önemli değil. Bir şeyi aşk ile yaparsanız başarıyı yakalıyorsunuz.

Gelecek için planlarınız neler?

Ayşe Delice: Hiç planlı olmadı benim iş kurma hikayem, herşey kendiliğinden doğaçlama ve arzu ile oldu. İşimin en güzel tarafı tamamen kendi hayal dünyamda kalabiliyor olmam. Kimse bana “200 adet bundan boya” demiyor mesela. Çünkü benim boya yapan biri olmadığımı biliyorlar. Aynı tasarımdan en fazla 2-3 tane çıkartabilirim. İstesem bile kapasitem yetmez. Zaten ben o anlamda büyümeyi istemiyorum. Home atölyemde sımsıcak ortamımda böyle mutlu oluyor ve mutlu ediyorum.

Ama hep butik te kalarak yürümek istiyorum. İşimde profosyonelim ama amatör ruhla çalışmaya devam. Ticaret yapıyorum ama ne birlikte çalışltığım muhasebecim ve kestiğim faturalar, ne de ödediğim KDVler benim o amatör ruhumu öldüremedi.

Ayrıca isteyen herkese para istemeden öğretiyorum bu mesleği. Buna da devam ederim imkanım oldukça.

dekoratif mumlar tüy

Bir hayaliniz var mı peki?

Ayşe Delice: Plan yok ama hayal var, evet. Kendime ait sıcak, samimi, mütevazı bir mekanım olsun isterim. Satış yapılmayan ama şu ana kadar tasarladıklarımın bir örneğinin sergilenebileceği bir yer. Müze gibi yani. Ya da benim hafızam gibi. Benden sonra “Ayşe Delice neler yapmış” denilebilecek bir yer. Benden bir hatıra olsun, hayallerim, emeğim, duygularım orada sergilensin istiyorum. (Instagram sayfası)

Ofis tasarımı için feng shui dizaynı nasıl yapılır?

1974 Ankara doğumlu ama 2 yaşından beri Istanbullu. Çocukluk ve gençliği cimnastik ve dans çalışmalarıyla geçti. 2000 yılından beri yoga yapıyor. 2002 yılında evlenip yurtdışına yerleşti ama bir ayağı hep Istanbul'da oldu. Çocuklardan sonra, Norveç'te hayalindeki işin eğitimini alma fırsatı geçti eline. Trondheim Üniversitesi'nde Medya Bilimi ve Görsel Kültür dalında lisans ve yüksek lisans okudu. İki yıl Zürih, 10 yıl Trondheim'da yaşadıktan sonra 2014 yazında eşinin memleketi Almanya'ya yerleşti. Şİmdi iki oğlu ve eşi ile sakin bir hayat sürmekte, ve Türkiye'nin Gezi Gençleri'nce yönetileceği çağdaş bir ülke olduğu hayalini kurmakta. // ENGLISH: Born in Ankara in 1974, moved to Istanbul at age 2. Spent lots of time with gymnastic and contemporary dance at early ages but last 15 years practices rather yoga. Married to an German man in 2002 and move to Zurich. Later lived 10 years in Norway/Trondheim and eventually settled down in Germany. Studied Media Science in Trondheim and finished master degree in 2012. Has two sons. Looking forward the days that Turkey is eventually leaded democratically by the Gezi youth.