Kadim mutluluk sanatı: Mutluluğu nerelerde arıyoruz?

Hayatta izini takip edebileceğimiz en hissedilebilir, en gün yüzüne çıkmış duygumuz belki de “mutluluk”tur. Bir o kadar da sohbetlerimizde, anlarımızda onu kullanırız. Peki nedir bu mutluluk, nerede bulunur, nasıl bir şeydir? Kaçar mı kovalanır mı, an’da mıdır, geçmişte ya da gelecekte mi?

Kadim mutluluk sanatı: Mutluluğu nerelerde arıyoruz? bedri ruhselman ilahi nizam ve kainat güneş spiritüalizm

Türk Dil Kurumu “mutluluk” sözcüğünü; “Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık, saadetlilik” olarak tanımlıyor.

Kimileri mutluluğu maddi alanda, kimileri manevi alanda, kimileri de hem maddi hem manevi alanda edinilebilecek bir hal olarak ele almışlar. Örneğin, mutluluğun manevi alanda edinilebilecek bir hal olduğunu düşünen eski yunan düşünürleri mutluluğu erdemin ödülü olarak değerlendirmişler. Kısaca bir sonuç, izlenebilecek bir çıktı olarak ele almışlar mutluluğu.

Mutluluk mistisizmde, çeşitli dinlerde ve felsefi ekollerde de yerini bulmuş bir kavram. Bir çeşit dışsal ölçülebilir gelişim göstergesi gibi. Gözlenebilir değer farkıyla ilerleyen batılı bilim insanları mutluluğu anlamak için insan bedeni üzerindeki değişimleri gözlemişler ve sonuç hormonlara gelmiş.

Güneş’in mutluluğa etkisi

Melatonin, serotonin ve endorfin hormonlarının salgılamasının mutluluk üzerinde etkili olduğu düşünülüyor. Bu yüzden kış aylarında daha az salgılanan hormonlar nedeniyle mutluluk oranı sıcak aylara göre daha düşüktür gibi bir kıyas bilgimizde mevcut. İklim değişiklikleri mutluluğu etkileyen faktörlerden biridir. Buradan iklimden kasıt “güneş” denen varlıkla aramızdaki ilişkidir.

Spiritüalizmde de mutluluğu amaç değil varlığın objektif gelişimi yolunda içsel tat olarak hissettiği bir şeydir olarak açıklayabiliriz sanırım. Amaç varlığın gelişimi, uygun bağları kurup eve dönüş yolundaki işlerini bitirmesidir. Mutluluk maddi değerlerle edinilemez, çünkü maddi değerler geçici olup, bir gün yok olacaklardır. Şu halde gerçek veya devamlı mutluluk, geçici olmayan manevi değerlere bağlı olup, ebediyen yaşayacak olan canlılara duyulan sevgiyle ve özgecil hareketlerle yakından ilgilidir.

Gerçek mutluluk nedir?

Gerçek mutluluk, başkaları için verilen emeklerin ruhta bıraktığı içsel tattır, vazifesini yerine getiren varlığın duyduğu huzur ve sevinç halidir. Buna hale gelmek için ” ihsan etme ” denilen halin kişiye gelmiş olması gerekir ki bir başkası için hareket etmeye çalışan kişinin egosu gereksiz yargılar üretmesin. Bu hale kişi kendi kendine gelemez üst realitenin yardımı ile gelir ki buna “çaba” diyebiliriz.

Dr. Bedri Ruhselman'ın İlahi Nizam ve Kainat kitabı all we have is now

Uygun bir çalışma grubu, metodu ve yeterince çabayla ilerlediğimiz zaman mutluluk denilen maddeler bize gelmeye başlar. Güven bizi sarar, olayların potansiyel özelliklerini anlama, içsel tadını almaya başlar hale geliriz.

Dışarıda olan biten şeylerden etkilenmez, değişmez olanı aramaya devam ederiz. Dikkatimiz kendi üzerimize gelir yavaş yavaş. Sorumluluk duygusu giderek artar ve değişik hareket ettirici bir güç açığa çıkar içimizde. Bu kadim mutluluk sanatı kişinin kendisini bilmesine doğru giden yoldur.

Dr. Bedri Ruhselman’ın İlahi Nizam ve Kainat kitabında mutluluk sevgi planı realitesi olarak şöyle anlatılıyor:

Varlıklar bu plandaki sevgi faaliyetini büyük bir istekle özler ve bundan sonsuz mutluluk duyarlar. Nitekim daha dünyadayken bile, insanların ‘öz varlık’larında beliren bu büyük mutluluğun sezgi pırıltıları, insanları kendisine çeker. Fakat insanlar bütün iştiyaklarına rağmen, bu mutluluğu dünyadayken elde edemezler.

Bununla birlikte insanlar, mahiyetini bilmeden, ne olduğunu tarif edemeden, sürekli olarak onun peşinde koşar ve bütün hayatları boyunca onu sayıklar dururlar. İşte özlemini duydukları, yüzyıllarca peşinden koştukları, buna rağmen bir türlü yakalayamadıkları; hatta mahiyetini belirleyemedikleri bu mutluluğun kucağına, dünyayı kalıcı olarak terk ettikleri andan itibaren, orada atılacak, kendilerini tam manasıyla o zaman tatmin edecek ve dünyada hiçbir zaman nail olamadıkları (erişemedikleri) doyumun (tatminin) ne demek olduğunu o zaman anlayacaklardır.

Bu planda hakim olan sevgi, ilk ilkel basamaklarıyla dünyadan başlamakta, bu plandaki tüm hayatı işgal etmekte ve vazife planının eşiğinde son bulmaktadır. Yani bu büyük ve kapsamlı sevgi de vazife planına doğru son merhalesine ulaşmış ve orada fonksiyonunu bitirmiş olacaktır. Sevginin bu fonksiyonu, varlıkların vazifeye tam intibak edebilmelerini sağlaması bakımından çok lüzumlu ve önemlidir; çünkü vazife planına girebilmenin büyük imkanlarını bu sevgi fonksiyonu sağlar.

Sevgi planı

Kısaca, sevgi planı, sevginin insanlarca meçhul kalmış geniş kapsamı içinde, mutlulukla dolu cehit ve faaliyetleri gerektiren; varlıkları daha yüksek planlara hazırlayan esiri bir alemdir. En hayali peri masallarında anlatılan madde inceliği bile, bu aleminkinin yanında pek kaba kalır.

Üstelik lüzum oldukça varlıkların önüne türlü imkanları seren bu madde inceliğinin onlara vermiş olduğu büyük haz ve zevklerden başka, insanlarca bilinmeyen, geniş kapsamlı bir sevginin varlıklara bahşettiği mutluluk, dünyada hiçbir şeyle kıyas edilemeyecek kadar yüksek ve derindir.

Çünkü, orada varlıkların karşısına, dünyadaki, mutluluk sayılan her zevkin sonunda daima karşılaşılması beklenen kaygılandırıcı hallerin çıkması asla sözkonusu değildir. Aksine orada, hakiki bir mutluluğu daha büyük bir mutluluk, varılmış bir huzuru daha manalı ve kapsamlı bir huzur izler.

Dolayısıyla dünyadan yarı-süptil aleme intikal (geçiş); insanların yüzyıllar boyunca öz varlıklarında yaşattıkları, insan haliyle bir türlü idrakine varamadan belirsiz sezgisi peşinde koşup didindikleri, asla kavuşamadıkları mutluluğa, varlıklarının kavuşmalarını ve mutluluğa tümüyle doymalarını sağlayacaktır.

mutluluk x

Kadim metinlerin bilgeliği bize mutluluğun yolunu kabaca da olsa verir. Nasıl vermemiz gerektiğini öğrenmek için kalpteki noktamızın uyanmış olması gerekir. Gidilecek başka yol olmadığını anlayıncaya kadar aramaya devam edelim dostlar.

Mutluluk yapılan iyi şeylerin bir “yansımasıdır.” (Şamati, Aşlag)

“Yaptığım her işte sizlere, böyle emek vererek güçsüzlere yardım etmemiz ve Rab İsa’nın, ‘Vermek, almaktan daha büyük mutluluktur’ diyen sözünü unutmamamız gerektiğini gösterdim” (Elçilerin İşleri 20-35)

“Bütün mutsuz olanlar, yalnız kendi mutlulukları peşinde koşanlardır. Bütün mutlu olanlar ise başkalarının mutlu olması için çalışanlardır.” (Budist sözü)

İlahi Nizam ve Kainat’ı Anlamak