Kılıçdaroğlu’ndan Bahçeli’ye dokunulmazlık yanıtı: Kaldırmazsanız namertsiniz!

Kemal Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli’nin “CHP Genel Başkanı için dokunulmazlığın kaldırılması ve mahkeme yolu ardına kadar aralanmış ve açılmıştır” sözlerine yanıt verdi; “Dokunulmazlığımı kaldırmazsanız namertsiniz.”

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Bolu Kampı’nda önemli açıklamalarda bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yazılı bir açıklama yaparak CHP’yi ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef almıştı. ‘Kılıçdaroğlu ve sözcülerinin siyasi eylem ve sözlerinin suç teşkil ettiğini” savunan Bahçeli, “Özellikle CHP Genel Başkanı için dokunulmazlığın kaldırılması ve mahkeme yolu ardına kadar aralanmış ve açılmıştır” demişti.

Kılıçdaroğlu Bahçeli’ye şöyle yanıt verdi: “Bu milletin hakkını savunacağım; rahatsızlar, beni susturmak istiyorlar, dokunulmazlığımı kaldırmak istiyorlar; kaldırmazsanız namertsiniz!”

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

Haklı ile haksızı ayırmamız lazım. Eğer haklıysa hakkında dava açılmamışsa beraat ediyorsa, hakkını teslim etmek gerekmez mi? Adalet bizim gibi düşünmeyenler için de gereklidir. Askeri öğrenciler hapiste. Öğrencinin ne günahı var?

kemal Kılıçdaroğlu devlet Bahçeli dokunulmazlık yanıtı: Kaldırmazsanız namertsiniz!

Barış bildiri imzaladı diye üniversite hocalarını içeri at. Ayakkabı kutusunda rüşvet al.

Vatan toprağına galoşlu çizmeyle basmayız. Aşık Veysel’in dediği gibi kara toprağı sevdamız olarak kabul ederiz. Onlar vatandaşa hesap vermeyi asla kabul etmezler. kul hakkı yemeyi en büyük günah olarak kabul ederiz. Bizimle onlar arasında siyahla beyaz kadar fark vardır. Biz düşünen insana saygı duyarız. Farklı düşündüler diye günlerce aylarca hapse atarlar. Bizde kibir yok, hesap vermeyi onurlu bir görev kabul ederiz.

Suya parti rozeti takacaklar

Onlar doğal olarak demokrasiyi de içselleştirmiş değillerdir. İktidarı ele geçirdikten sonra oradan ayrılmanın bütün yolları ararlar.

Suya parti rozeti takacaklar. Allah akıl fikir versin. İBB’yi cezalandıracağız diye. Suda ayrım olur mu? Bunlar bir de devleti yönetecekler. 63 yerde Kuran’da sudan bahsedilir. Hamidiye suyu içenler Hamidiye suyu içmeyenler. Kim yapıyor bunu? AKP’li yöneticiler. Böyle bir rezalet dünya siyaset tarihinde yoktur.

Sattılar her şeyi bir şey kalmadı

Sıra ordunun tank palet fabrikasına geldi. Bir anlaşma imzaladılar. Tank palet fabrikasının arazisinden daha büyük araziyi BMC firmasına veriyorlar. Bu arada arsa yetmiyor. Teşvik lazım diyor bana. Büyük teşvikler veriliyor. Hiçbir firmaya verilmeyen desteklerin tamamı veriliyor.

Buyur tankı üret diyorlar. Arsa 2200 dönüm. Teşvik var. Ne zaman teslim edilecek 2020’de. Hazır fabrikayı bana ver burada üreteyim diyor. 20 milyar dolarlık bir fabrika istiyor. Mühendisler hazır fabrika hazır ARGE hazır. Bu fabrika kendisine tahsis edilirse tank üreteceğini söylüyor. Bunu da verdin ama diyor para yok diyor. Nereden para gelecek? Katar emirinden para gelecek. Katar emiri bana ne vereceksin diyor. Şirket yönetiminde benim söz sahibi olmak gerek diyor. Bunlar da veriliyor. MSB orduya ait tank palet fabrikası için şöyle bir formül düşünüyorlar. KHK ile burayı anonim şirketine dönüştürüyorlar. Özelleştirme kararı alıyorlar. Biz kıyameti koparıyoruz. Kendi askeri sırları başka bir ülkeye verilebilir mi?

Bunu yapanların dini imanı yoktur

Milliyetçilik kendi vatanına kendi ordusuna sahip çıkmaktır! Bunu yapanların dini imanı yoktur. Memleket sevgisi yoktur. Özelleştirme kanunu der ki: Milletin bilmesi esastır. İyi ki CHP var. O gizli kararnameyi bulduk. Ortaya çıkardık.

Katar ordusuna bu fabrikayı tahsis ederken, neden milletten gizliyorsunuz? Kim size gizle dedi? Ben yeri geldi mi uçan kuşun kanadından haber alırım.

Beka beka diyorlardı devasa orduyu Katarlılara teslim ettiler

Özelleştirme değil diyecekler ben biliyorum. 20 milyar dolarlık fabrikayı bedava 25 yıllığına veriyorsun. Bu ihale değildir vatana ihanettir. Mal bana ait fabrika bana ait. Çalışan işçilerin masraflarını da ben ödüyorum. Sen üret bana sat diyor. Anlayan biri varsa çıksın anlatsın.

Erdoğan AK Parti yerine Refah Partisi dedi, Hulusi Akar uyardı