Kadınlar tam zamanlı işlerden dışlanıyor: Daha az kazanıyor!

Türkiye’de her 10 haneden 4’ünde hiç tam zamanlı ücretli çalışan yok. Yoksul hanelerde bu sayı 6’ya çıkıyor. Kadınlar tam zamanlı ücretli işlerde erkeklerden daha az çalışıyor ve daha az kazanıyor.

Kadınlar tam zamanlı işlerden dışlanıyor: Daha az kazanıyor!

Kadınlar tam zamanlı işlerden dışlanıyor: Daha az kazanıyor!

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) geçen hafta açıkladığı son rapora göre; dünyada ücretli işlerin yetersizliği yaklaşık yarım milyar insanı etkiliyor. 188 milyon insan işsiz, 165 milyon insan ise yeterli ücretli işe sahip değil. İnsana yakışır iş eksikliği, artan işsizlik ve devam eden eşitsizlik, insanların çalışarak daha iyi yaşam kurmalarını gittikçe zorlaştırıyor.


Türkiye’de de tablo farklı değil. Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi (KEİG) Platformu‘ndan Doç. Dr. Emel Memiş‘in resmi verileri analiz ederek hazırladığı bilgi notu; Türkiye’de her 10 hanenin 4’ünde hiç tam zamanlı ve ücretli çalışan bulunmadığını ortaya koyuyor. Buna göre, kadınlar daha az tam zamanlı ücretli çalışıyor ve erkeklerden daha az kazanıyor. Tam zamanlı ücretli çalışan olmayınca yoksulluk artıyor.

Doç. Dr. Memiş’in analizi şöyle:

Hanelerin yüzde 41’inde yalnız bir kişi

2017 yılına ait son verilere göre, Türkiye’de hanelerin sadece beşte birinde (yüzde 18,3) iki veya daha çok kişi tam zamanlı ve ücretli çalışıyor. Toplam 23,6 milyon hanenin yüzde 41’inde yalnız bir kişi tam zamanlı ve ücretli bir işe sahip.

Hanelerin yüzde 41’inde ise hiç tam zamanlı ücretli çalışan yok. Üstelik bu hanelerin yüzde 62’sinde emekli geliri olan bir fert de bulunmuyor. Buna göre, toplam 23,6 milyon hanenin 18,1 milyonunda emekli geliri olan bir fert yaşamıyor.

Tüm hanelerin ortalamasına bakıldığında sadece bir kişinin (0,97 fert) tam zamanlı ve ücretli çalıştığı görülüyor. Bu şu anlama geliyor: Eğer o tek çalışan fert asgari ücret kazanıyorsa hanenin geçimi için tek gelir kaynağı asgari ücret.

Kadınlar daha az kazanıyor

Türkiye’de ücretli çalışanların yüzde 68,7’si tam zamanlı ve ücretli olarak çalışıyor ve bu kişilerin yüzde 84,2’si herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı.


TÜİK Gelir ve Yaşam Koşulları (GYKA) anketi (2018), hanelerdeki bireylerden bir önceki yıl içinde elde edilen gelirleri vb. hakkında alınan bilgilere dayanıyor. Anket, kadınların erkeklere göre tam zamanlı ve ücretlere daha az erişebildiğini ortaya koyuyor. Buna göre, çalışan erkeklerin yüzde 71’i, kadınların ise yüzde 64’ü tam zamanlı ücretli çalışıyor.

Üstelik tam zamanlı ücretli çalışan kadınlar ve erkekler arasında ciddi bir ücret farkı var. Bu farkın her eğitim düzeyinde var olduğu görülüyor. Örneğin yüksekokul, üniversite ve üzeri eğitim düzeyine sahip kadınların ortalama aylık ücreti 3 bin 32 lira iken aynı eğitim düzeyine sahip erkeklerin ücreti 3 bin 899 lira. Bu kadınlar aynı düzeyde eğitim aldıkları halde erkeklerin ücretinin ancak yüzde 77,8’ini alabiliyor.

Yoksul hanelerde durum daha ağır!

2018 GYKA verilerine göre Türkiye’de yoksulluk oranı yüzde 13,9, yoksul hane sayısı ise 2,4 milyon. Yoksulluk sınırı altında gelire sahip hanelerde tam zamanlı ücretli çalışan fert sayısı 0,67’ye düşüyor. Yani hanede tam zamanlı ücretli çalışan fert sayısı azalıyor, bu durum hanenin daha da yoksulluğa düşme riskini artırıyor.

Yoksul hanelerde ücretli çalışan fertlerin yüzde 52,5’i tam zamanlı çalışıyor, yüzde 54,7’si esas işi dolayısıyla sosyal güvenceye sahip. Bu veriler, yoksul hanelerde ücretli çalışanların yaklaşık yarısının sosyal güvenceden yoksul olduğunu ortaya koyuyor.

Tam zamanlı ücretli çalışma oranı yoksul hanelerde hem kadınlar hem de erkekler için daha düşük. Yoksul hanelerde ücretli çalışan erkeklerin yüzde 60,2’si, kadınların ise yüzde 32,9’u tam zamanlı çalışıyor.

Yoksul hanelerde tam zamanlı ücretli çalışan kadınlar ve erkekler arasındaki ücret açığı da büyüyor. Erkeklerin ortalama aylık ücreti bin 72 lira iken kadınların ortalama aylık ücreti 682 lira. Ücret farkının yoksul hanelerde tüm hanelere kıyasla daha yüksek oranda ve her eğitim düzeyinde olduğu görülüyor.

Tam zamanlı çalışan kadın sayısı artmalı!

Doç. Dr. Emel Memiş’e göre bütün bu veriler, yoksullukla mücadele için şunların gerekli olduğunu gösteriyor:


“Hanede tam zamanlı çalışan kadın sayısı artmalı. Kadın ve erkek arasındaki eşitsiz ücret politikaları son bulmalı. Eşdeğer işe eşit ücret verilmeli ve herkesin insana yakışan işlerde çalışması sağlanmalı.”

Özel sektörde 2020 yılı ücret artışı beklentisi yüzde 16


Editor
İndigo Dergisi Haber Merkezi | İndigo Dergisi, 18 yıldır yayın hayatında olan bağımsız bir medya kuruluşudur. İlkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışmaktadır. 2005 yılında kurulan İndigo Dergisi, indigodergisi.com web sitesi üzerinden tamamen dijital ortamda günlük yayın yapmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk internet haber dergisi olmakla birlikte, tüm yayın kadrosu ve okurlarıyla birlikte sürekli gelişmektedir. İndigo Dergisi’nin amacı; gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonu; okuyucularında sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerleri; dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın İnternet yayınlarından biri olarak; iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul etmekte; Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İlaveten İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildiriyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İlkelerinden ödün vermeyen şeffaf yayıncılık anlayışını desteklemektedir. Herhangi bir çıkar grubu, örgüt, ideoloji, politik veya dini; hiçbir oluşumun parçası değildir. Köşe yazarlarımızın yazdıkları fikirler, kendi özgür düşünceleridir; İndigo Dergisi yayın politikası dahilinde değerlendirilir ve yayın ilkeleri ile çelişmediği müddetçe, düşünce ve ifade özgürlüğünü teşvik ederek yayına alınır. İndigo Dergisi, sunduğu tüm bilgilerin doğruluğunu teyit ve kontrol eder; bu bilgilerin geçerliliğine son derece önem verir.