Kanal İstanbul: Büyük oyun?

Gündemden düşmesi pek de mümkün görünmeyen bir konu Kanal İstanbul ya da İstanbul Kanalı. Güdümlü tartışmaların içerisinde gelin size bir komplo teorisi arz edeyim…

Kanal İstanbul: Büyük oyun?

Kanal İstanbul: Büyük oyun?

Nüfus – şehir planlaması

İstanbul’un çok tartışmalı iki yatırımı olan 3. köprü ve havalimanı ardından kent nüfusunun ciddi biçimde artacağını düşünüyorum. En nihayetinde benzer seyir 90’lı yılların başında inşa edilmiş olan 2. köprüden sonra da yaşanmıştı.


Uzmanlar arasında Dersaadet’in nüfusunun 5 milyona indirilmesi bir hayal proje olarak dururken, şehir bugün en az 16 milyonluk dev bir kent. Planlaması büyümesinden hızlı olmadığı için de yaşam kalitesi büyümesi ile doğru orantılı ilerlemedi. Nasıl ki, 2. köprüden sonra İstanbul’un nüfusu sıçramalı olarak yükseldi, bu yeni yatırımların ardından da aynı gelişmelerin olması işin doğasındadır.

Kişisel tahminime göre 2025 yılında bu megakentimizin ulaşacağı nüfus 22-23 milyondur. Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde her 5 kişiden biri, bu ‘taşı toprağı altın’ kentte ikamet ederken 5 sene sonra bu oran her 4 kişiden biri olacaktır.

Komplo teorisi

Bugün Marmara Bölgesi, Türkiye’nin toplam nüfusunun neredeyse üçte birine ev sahipliği yapmaktadır. Hali hazırdaki gelişmelerle bu oran kademe kademe %50’ye tırmanacaktır. Kanal İstanbul projesi ile bu sürecin gidişatı da perçinlenmiş olacaktır.

Şimdi diyeceksiniz ki, Marmara Bölgesi’nin ve özellikle de İstanbul civarının nüfus yoğunluğunun bu derece artması neye yol açabilir ki…

Öncelikle Marmara Bölgesi’nin ülke toplam nüfusunun yarısına tekabül etmesi, diğer 6 bölgede çok ciddi bir dengesizliğe yol açacaktır. Ayrıca bölgesel gerilimlere bağlı dengesizlikler ile bu bölgelerdeki kontrol zorlaşabilir. Böyle bir cihet de, ulusal egemenliği tehdit altına alır.


Son söz: Karadeniz ile Marmara’yı birleştirelim derken ülkeyi bölmeyelim.

Kanal İstanbul’un güzergahında neredeyse bir Arap kantonu kuruluyor!