Perspektif: Batı düşüncesini değiştiren büyük yenilik

Rönesans’ın batı düşüncesine kazandırdığı en büyük yenilik, resim sanatında kullanılmaya başlanan perspektif tekniğidir. Floransalı bir mühendis olan ve “Brunelleschi” olarak anılan Filippo Di Ser Brunellesco tarafından keşfedilen ve Leon Batista Alberti tarafından geliştirilen perspektif, sadece resim sanatıyla sınırlı kalmamış, batı düşüncesini kökten değiştirecek bir yenilik halini almıştır.

perspektif

Perspektif: Batı düşüncesini değiştiren büyük yenilik

Rönesans ve Reform ile birlikte olaylara olan bakış açısı değişmiş, insanın düşünce yapısı radikal bir değişim göstermiştir. İnsan, gözünü varlığını kavrayamadığı Mutlak Tin’den, somut şeylere kaydırmış ve bakışı yukarıdan aşağıya kaymıştır.

Orta çağ, nicel güzellik anlayışı ile kendi geliştirmiş olduğu oran tanımının bağdaşmadığını fark etmiştir fakat XIII. yüzyılın skolastik felsefesi bu sorunla da yüzleşmiş; güçlü bir Yeni-Platonculuk etkisi içeren ışık öğretisini farklı kaynaklardan almış, fiziksel-estetik kozmolojisi ile biçim ontolojisi çizgisi içinde geliştirmiştir.

Rastlantısal olmayan bu yeni bakış açıları dönem içerisinde optik ile ışık fiziği alanına yönelik ilginin artmasıyla ortaya çıkmıştır. Konu hakkında büyük bir uzmanlık bilgisine sahip olan İbnül-Heysem’in De Aspectibus ve Perspectiva adlı eserlerinde geçen ışık üzerine olan bilimsel düşüncelerden yararlanılmıştır.

Rönesans’ta ortaya çıkan perspektif yasaları ile birlikte, bilimin yeryüzündeki nesnelere yönelmesi ve gönül gözüyle gören insanın bakışı yerini modern insanın hayatı tüm gerçekliği ile gözler önüne seren görsel bakışına bırakmıştır.

Perspektif ve camera obscura

Perspektifin ortaya çıkmasında büyük rol oynadığı Camera Obscura 18. yüzyılda gerçeklik aracı olarak görülmekteydi ve imaj üretim teknolojisinin detaya inmesini sağlamıştı. Fotoğraf filmi dışında çağdaş fotoğraf kamerasında görülen tüm elemanlara sahip olan Camera Obscura, yansıyan görüntünün doğru bir perspektifle çizilmesini sağlamıştır.

Bu teknik sanatta çizgisel perspektifi ortaya çıkararak yeni bir anlayış getirmiştir. Gelişen perspektif teknikleriyle birlikte her eser bakan kişinin görüş açısına göre düzenlenmiştir. Bu şekilde göz, görünen nesneler dünyasının merkezi haline gelmiştir.

Görsel sanatlarda perspektif kullanan sanatçılar artık izleyicilerin bilincini kendi bilinçleriyle aynı yöne yönlendirmeye ve yapıtların olası tek doğru biçimde görülmesini sağlamaya çalışarak; izleyicinin yapıtı yorumlama aşamasında öznel argümanlarını ortadan kaldırmasına neden olmuştur. Bu yöntemle sanatçı ürününün kurguladığı formda tüketilebilmesi için perspektifi kullanmakta ve izleyici ürün karşısında nesne durumuna düşmektedir.

Giulio Caccini: Operanın doğuşunda önemli bir isim

6 Nisan 1998’de Beykoz’da doğdum. İlköğretimimi Ahmet Mithat Efendi İlköğretim Okulu’nda, lise öğretimimi ise Kadıköy Kemal Atatürk Anadolu Lisesi’nde tamamladım. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’ne üç senedir devam etmekteyim. Kültür-sanat gazeteciliği alanında ilerlemeyi hedefliyorum. 2018’den beri klasik müzik alanında şan eğitimi alıyorum. Bir süre sokak müzisyenliği yaptım, öğrenci arkadaşlarımla kurduğumuz grubumuzda solistlik yapmaya devam ediyorum. 2010-2013 yılları arasında ebru sanatı eğitimi aldım. Arkeoloji, sanat tarihi ve felsefe alanlarında araştırmalar ve okumalar yapmaktayım.