Corona virüsü sözlük: Nedir? Ne anlama gelir? (1. Bölüm)

Corona virüsü pandemisi sürecinde tıp literatüründen pek çok kelime ortaya dökülerek hayatımıza girdi. Hepimiz merakla bu kelimelerin anlamlarını araştırmaya başladık. En çok kullanılan terimlerin anlamlarını iki bölümlük bir çalışma ile Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu’na sordum. İşte en çok merak edilen terimlerin 1. bölümü sizlerle…

Corona virüsü sözlük: Nedir? Ne anlama gelir? (1. Bölüm)

Corona virüsü sözlük: Nedir? Ne anlama gelir? (1. Bölüm)

Covid-19 nedir?

CoronaVirus Disease-2019 terimindeki altı çizili harf ve rakamların birleşimiyle oluşturulmuştur. Türkiye’de kısaltma olarak ‘korona’ terimi de kullanılmaktadır. Koronavirüs ailesinin beta alt türlerinden SARS-CoV-2 adlı RNA virüsü ile ortaya çıkar. SARS-CoV-1 virüsü ise Uzakdoğu’da 2002 sonu ve 2003 başlarında 8 ila 9.000 kişiyi etkileyip %10 fatalite oranına sahip SARS olarak bildiğimiz hastalığın etkenidir. COVID-19 bunun mutasyonlarla yeni ortaya çıkan türü olup Aralık 2019’dan beri tüm dünyada hastalığa ve ölümlere yol açan bir virüs hastalığıdır.

Vaka nedir?

‘Olgu’nun eski Türkçesidir. Hastanelerde sıklıkla, operasyona alınan olgu için veya herhangi bir hastalığa yakalanan bireyler için kullanılır. Örn. “COVID-19 olgu sayısı 1 milyona yaklaşıyor”.

Virüs nedir?

Cansız ortamda yaşayamayan, dezenfektanlar veya sabunla kolayca ölen çok küçük boyuttaki mikroorganizmalardır. Bakteriler gibi sağlam bir hücre duvarı olmadığı için kolayca ölmesi ve antibiyotiklerin etki etmemesi ayırt edici özelliğidir. AIDS’ten hepatite, kızamıktan kabakulağa kadar birçok yaygın hastalığın etkenidir. Işık mikroskobuyla değil elektron mikroskobuyla görülebilirler.

Viral nedir?

Virüse ilişkin.

Enfekte nedir?

Mikroorganizmaların enfeksiyonu başlattığı birey veya doku için kullanılan sıfat. Örn. “sol akciğer üst lobunun enfekte olduğunu düşündüren radyolojik bulgu”

Pnömoni nedir?

Akciğer enfeksiyonu. Bakteri, virus ve mantarlar etken olabilir. Hangi ajanın hangi dokuyu etkileyeceğini dokunun kan dolaşımı, o bölgede bulunan floradaki ajanlar, dışarından gelen ajanların sayı ve gücü (virülansı) aşılanma durumu gibi birçok faktör etkiler. Örneğin 15 yaşında sağlıklı bir lise öğrencisinde hava değişimi döneminde mikoplazma pnömonisi beklenirken 70 yaşında diyabetik, iyi beslenmeyen, düşkün bir kişide daha zor tedavi edilen Klebsiella pnömonisi görülecektir.

Kuluçka Dönemi ne demek?

Latincesi “inkübasyon”dur. Hastalık etkeninin vücuda girmesi ile ilk yakınma veya bulgunun ortaya çıkışına kadar geçen dönemdir. COVID-19 hastalığı için bunun ortalaması 5 ila 6 gündür. En fazla 14 güne kadar uzadığı kabul edilir. Bu nedenle karantina süresi iki hafta olarak uygulanmaktadır.

Yoğun bakım nedir?

Tekrar normal yaşama dönmesi için ileri teknoloji ve yakın izlem gerektiren, ileri tedavilerin de yapılabildiği özellikli donatılmış alan ve bu alanlarda yürütülen tedavi hizmetleri. YB tanımı içinde daha ileri özelleşmeye (yeni doğan, koroner gibi) gidilebilir.

Plazma nedir?

Kanın şekilli elemanları dediğimiz alyuvar, akyuvar ve diğer hücrelerin ayrılması (çökmesi) sonrasında üstte kalan sarı renkli sıvıdır. Kanın %55’i plazmadır. Asıl olarak su, tuz, antikorlar, enzimleri içerir. Kan pıhtılaşması ve bağışıklıkla ilgili birçok işlev plazma ile gerçekleşir. Plazmaferez işlemi ile sağlıklı kişiden alınan kanın plazması ayrılarak fraksiyonasyona (ayrışmaya) tabi tutulur. Böylece herhangi bir bölümü (immün globulin, pıhtılaşma faktörü gibi) saflaştırılarak bir hastaya uygulanabilir.

Endemik nedir?

Latince’den gelir, “yerli, o yere ait” demek. Tıpta belli bir bölgeyi etkileyen, hastalıkları anlatmada kullanılır. Enfeksiyon hastalığı olması gerekmez, örneğin bir bölgedeki sularda iyot eksikliği olduğunda tiroid hastalık sıklığı arttığında “endemik guatr” denebilir.  Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine (CDC) göre, endemik, belirli bir coğrafi alandaki bir toplulukta bir hastalığın veya bulaşıcı ajanın sürekli olarak var olması anlamına gelir. Örneğin Kırım-Kongo Kanamalı ateşi Tokat-Amasya-Sivas bölgesinde endemiktir. Sıtma, Güney Amerika’da ve Afrika’da endemiktir. Hastalık dışında, bir bölgede bulunan bitki türü için de (endemik bitki) kullanılabilir.

Epidemi nedir?

Endemik olan hastalıklardan beklenen yaygınlığın üzerinde, salgın denebilecek şekilde hastalık saptanmasıdır. Farklı deyişle epidemi; bir topluluk veya bölgede görülen salgın, pandemi ise birçok kıtayı içerecek şekilde değişik ülkelerde epidemilerin yaygın olarak görülmesi şeklinde tanımlanabilir. Örneğin COVID-19 Aralık 2019 ve Ocak 2020’de Çin’de bir epidemi, ancak daha sonra, biraz gecikmiş olarak 11 Mart 2020’den itibaren pandemi olarak kabul edilmiştir.

İnsan topluluklarında bir viral salgının pandemi olarak tanımlanması için üç kriter aranmalıdır:

  1. Yeni bir virüs olmalı,
  2. İnsandan insana kolay ve sürekli bir şekilde bulaşmalı,
  3. Çok sayıda ülkeyi etkilemelidir.

Epidemilerde sıklıkla 2-3 haftada peak (zirve) düzeyi görülür ve 5-6 hafta sürer. Tüm ayaktan ve yataklı tedavi kurumlarına başvurular artar, bazen kurum kapasiteleri aşılabilir.

Epidemiyoloji nedir?

Epidemi ve pandemilerin oluş nedenleri, şekilleri, etkileri ve çözümlerini inceleyen bilim dalıdır.

Patojen ne demek?

Sözcük anlamı ‘pathos’ (hastalık) ve ‘genes’ (yapan, oluşturan) anlamında iki latince sözcüğün birleşiminden ortaya çıkan ‘hastalık yapan’ anlamındadır. Genellikle enfeksiyona yol açan mikroorganizmalar için kullanılır.

Sürü bağışıklığı ne demek?

Aslında veterinerlik terimi olan, küçük veya büyükbaş hayvancılıkta  ‘herd immunity’ teriminden Türkçeleştirilmiştir. Topluluk içinde yayılmakta olan bir salgın bilindiği halde bir müdahalede bulunmayarak temasa geçen bireylerin hasta olup iyileşmelerine izin vermek anlamındadır. Öldürücülüğü yüksek olmayan ve zamana yayılan enfeksiyonlarda mantıklı ve ekonomik bir stratejidir. Ancak COVID-19 gibi %7 olgu fatalite hızı olan, hızla yayılan bir hastalıkta nüfusun önemli bir kısmının ölümüne yol açabileceğinden doğru değildir. İngiltere bu konuda ciddi eleştiri almıştır.

Fatalite ne demek?                                

Sözcük anlamı “alın yazısı” veya “öldürücülük” olmakla birlikte tıpta “Olgu Fatalite Hızı” terimi içinde kullanılmaktadır. Bunun karşılığı ise ‘belli bir hastalık nedeniyle tanı konulmuş hastalar içinde belli bir zaman diliminde ölenlerin oranıdır. Mortalite ile çok karıştırılır. Örneğin 30 Nisan 2020 itibariyle dünyada COVID-19 fatalite hızı %7 civarındadır (ölen 228.000, toplam olgu 3.221.000).

Mortalite ne demek?

Latince ‘mortis’ (ölü) kökünden gelip hemen tüm batı dillerinde aynı kökten türetilmiştir. Genel nüfus içinde belli bir hastalığa bağlı ölüm sayısı veya oranını vermek için kullanılır. Bu oran sadece olgular içindeki ölüm oranı değildir. Tıbbi pratikte “bir hastalığa sahip olgular içinde ölüm veya iyileşme ile sonuçlananların içinde ölenlerin oranı”dır. Örneğin 30 Nisan 2020 itibariyle dünyada COVID-19 mortalite oranı %18,5’tir (ölen 228.000, iyileşen 1.005.000). Belli bir zaman dilimindeki oran alınırsa mortalite hızından söz edilebilir,

Morbidite ne demek?

Latince ‘morbus’ (hasta, aciz) kökünden gelip tüm batı dillerinde aynı kökten türetilmiştir. Günlük tıp terimleri içinde belirli bir topluluk içinde ve belirlenmiş bir zaman diliminde bir hastalığa yakalanan hastaların sayısı (veya toplam nüfusa oranı) şeklinde kullanılır. Örneğin diyabetin toplumdaki (morbidite) oranı %8 ila 10 orasındadır.

Filyasyon nedir?

“Dosyalama” ( İng. Filing) sözcüğünün Fransızcasıdır. Tanısı doğrulanmış olgular için birer dosya açıp kayıtlarının tutulması, telefon ile, veya ev ziyareti ile durumlarının izlenmesi, ilaçlarını almalarının sağlanması, komplikasyon gelişiminde hızlı müdahale edilmesinin sağlanmasıdır. Filyasyon, “temaslı izleminin yapılabilmesi için de önkoşuldur.

Komplike ne demek?

Var olan bir sorunun yanına ek sorunlar eklenerek karmaşıklaşması durumunda kullanılan terim. Örn. COVID-19 enfeksiyonu pnömoni (zatürre) ile komplike olduğunda yoğun bakım gereksinimi ortaya çıkabilir.

Hipoksi ne demek?

Hipoksi doku ve hücrelerin gereksinimlerini karşılayacak yeterli oksijeni elde edememeleridir. Buna yakın bir durumu anlatan fakat aynı olmayan durum ise hipoksemidir; oksijenin atmosferden kana geçişinde azalma olması nedeniyle arter kanında oksijen parsiyel basıncının azalmasıdır. Akciğer ödemi durumu, COVID-19 pnömonisindeki oksijen eksikliği buna örnektir. Birçok durumda hipokseminin sonucu olarak hipoksi ortaya çıkar.

Antiviral Tedavi ne demek?

Virüs enfeksiyonunda hastalık belirtileri şiddetli ise, ölüm veya doku hasarı olasılığını düşürmek için verilen tedavilerdir. Oseltamivir gibi Nöraminidaz inhibitörleri ile remdesivir ve favipiravir en çok bilinenleridir. Genellikle virüsün yaşaması ve çoğalması, genetik materyalini kopyalaması için gerekli enzimleri bloke ederek etki gösterirler, hastalığı zayıflatarak bağışıklık sistemimizin zayıflamış virüsleri öldürmesini sağlarlar. Remdesivir biraz farklıdır, kendisi viral RNA’nın bir altbirimine benzediği için virüsün o bölgesi yerine geçmekte, böylece çoğalmasını engellemektedir.

Septik ne demek?

Sözcük anlamı sepsis teriminin sıfatlanmış halidir. Yani sepsise ilişkin, sepsis durumunda olan anlamında kullanılır. Bu da mikroorganizmalara karşı bağışıklık yanıtının tetiklediği, organ yetmezliği ile seyreden ölümcül enfeksiyon için kullanılır. Fransızcada okunuşu aynı olan, İngilizcede “sceptic” sözcüğü ise meraklı, sorgulayan anlamında olup karıştırılmamalıdır.

Antiseptik ne demek?

Septik durumun ortadan kaldırılması için yapılan tedavilere verilmesi gereken addır. Günlük yaşamda povidon iyodid gibi solüsyonlara denir, bunlarla işlem yapılacak yer çevresindeki cilt veya dokuların temizliği yapılmaktadır. Operasyona girecek cerrahların ellerini temizlediği solüsyonlar antiseptiklerdir.

Enfeksiyon nedir?

Bakteri, virus ve mantarların etkisiyle ortaya çıkan, vücudun her dokusunda görülebilen, normal yapı ve işlevleri değişik derecelerde bozabilen hastalık durumudur. Kişinin bağışıklık düzeyi, alınan mikoroorganizma sayısı, tedavi şekilleri enfeksiyonun klinik gidişini etkiler. Üzerlerinde vücudun tanıyıp tepki geliştirdiği antijen yapıları taşırlar. Vücut bunları tanıyıp antikor yanıtı geliştirir. Örneğin C vitamin eksikliği, sigara içimi, stres, diyabet varlığı, kortizon kullanımı en kesin olarak bilinen iyileşmeyi geciktirici faktörlerdir.

Kontaminasyon nedir?

Temiz olması istenen bir cisim, doku veya yüzeyin patojenlerle, mikroorganizmalarla enfekte olması. Kontaminasyona maruz kalan bölge veya dokuya kontamine denir.  İnsanda kontaminasyon yerine göre mikroorganizma sayısı:

Kontaminasyon yeriMikroorganizma sayısı
Parmak Ucu20 – 100 adet /cm2
Eller1.000 – 6.000 adet /cm2
Kol100 – 4.500 adet /cm2
Ayak100 – 1.000 adet /cm2
Tükrük1 milyon – 100 milyon adet/mL
DışkıYüzlerce milyar adet/gram
Burun Akıntısı1 milyon – 10 milyon adet/mL

 

N95 nedir?

En ünlüsü bu olsa da aslında N90, N95 ve N99 olarak 3 tipi olan maskelerin koruyuculuğuna göre ABD’deki adlandırma şeklidir. Aynı maskelerin Avrupa kodeksine uygun adları ise sırasıyla FFP1, FFP2 ve FFP3’tür. Maskenin hangi boyutta virüs parçacıklarını geçirdiği esasına göre yapılan bu isimlendirmede N95 parçacıkların %95’ini geçirmediği anlamına gelmektedir. Sonuç olarak yüksek riskli ortamda hastaya müdahale eden sağlık çalışanları N95 ve N99 kullanmalıdır, bunun dışında halk için N90 ve daha aşağısı (normal cerrahi maske) kullanımı yeterlidir.  N95-99 veya FFP2-3 maske rahat solunabilir şekilde dizayn edilmiş olup, soluk alırken ağıza doğru çökmez.

Standart maskeler filtre kapasitesi (0.3 mikrondan büyük partikülleri tutma yüzdesi)

  • FFP1             %80
  • FFP2             %94
  • N95             %95
  • FFP3             %99.95
  • N100             %99.97

n95 ffp2 maske nedir

İmmun Plazma Uygulaması nedir?

Plazma, kanın şekilli elemanları dediğimiz alyuvar, akyuvar ve diğer hücrelerin ayrılması (çökmesi) sonrasında üstte kalan sarı renkli sıvıdır. Kanın %55’i plazma olup, şekilde gösterilmiştir. Asıl olarak su, tuz, antikorlar, enzimleri içerir. Kan pıhtılaşması ve bağışıklıkla ilgili birçok işlev plazma ile gerçekleşir.

Şekil: Plazma görünümü.

Şekil: Plazma görünümü.

Konvalesan Plazma (KP) tedavisi nedir?

Tıpta “Investigational COVID-19 Convalescent Plasma” olarak geçen bu tedavi araştırma aşamasındadır. KP, 2019-nCoV’ü nötralize edebilen, patojeni kan dolaşımından ve pulmoner dokulardan yok edebilen çok miktarda antikor içerir. Anti-COVID-19 antikorlar olan IgM ve IgG’nin virüsü doğrudan nötralize ettiği ve antienflamatuar içeriklerin sitokin fırtınalarını önleyebileceği düşünülmüştür. KP, koruyucu (profilaktik) olarak uygulandığında veya hastalığın 7-10 günlük erken döneminde kullanıldığında en etkilidir. Çin’de yayınlanan bir olgu serisinde mekanik ventilasyonun kesilmesi, viral yüklerde azalma, artmış oksijenasyon ve klinik stabilizasyon ile KP verilmesinin yararı gösterilmiştir. Buna karşın tüm dünyada kullanımında yararlı olacağının kanıtlanması için daha fazla toplum tabanlı çalışmaya gereksinim vardır.

Konvalesan Plazma (KP) tedavisi nedir?

rhDNAz  nedir?

Dornaz-Alfa olarak bilinen, insan deoksiribonükleaz I (rhDNaz I) rekombinant teknoloji ile üretilen bir ajandır. Bu ajan, kistik fibrozis hastalarının akciğerindeki balgam veya mukusunda bulunan DNA’yı parçalar, hidrolize eder; sonuçta akciğerlerdeki sıvının viskozitesini azaltır. Sözedilen balgam, mukus ve lökositlerden açığa çıkan DNA’lar çocuklarda karşılaşılan “kistik fibrozis” ve COVID-19 olgularının patofizyolojisinde ortak olduğu düşünülen bir sorundur.  Ajan bu DNA’ları parçalayarak salgıların daha etkin drene olmasına izin verir. Böylece şiddetli COVID-19’lu hastaların solunumlarının rahatlamasına neden olabileceği düşünülmektedir.

Dornaz-Alfa dornase alfa pulmozyme

Entübe ne demek?

Tüp iki açıklığı veya yapıyı birleştiren kanal şeklindeki araçtır. “Entübe hasta” dediğimizde daha çok akciğerlerine tüp yardımıyla dışarıdan (solunum makinesinden) basınçlı hava verilen hasta anlaşılır. Aslında mideye tüp yardımıyla besin verilen hasta da entübedir, ama pratikte bu kullanım azınlıktadır.

Entübe ne demek? entübasyon ne demek anlamı

PCR Testi Nedir?

PCR, “polimeraz chain reaction” (polimeraz zincir reaksiyonu) terimindeki baş harflerin biraraya getirilmesidir. Moleküler bir tanı tekniği olan PCR, halen tanı alanındaki en ileri tekniktir. PCR tekniğinin üstünlüğü, çok az sayıdaki mikroorganizmayı da tanımasıdır. Tekniğin esası, az sayıdaki etkenleri çoğaltarak ölçülebilir hale getirmeye dayanmaktadır. Yalnız COVID-19 için değil, RSV, HIV, CMV gibi birçok diğer virüsün tanısında da kullanılmaktadır.

Multipleks PCR testi ile, zaten üstün bir teknoloji olan PCR tekniği daha ileriye taşınmıştır. Normal PCR Testi ile tek çalışmada tek bir hastalık etkeni saptanabilirken, Multipleks PCR testi ile çok sayıda hastalık etkeni tek bir çalışmada ve kısa sürede saptanabilmektedir. Örneğin, Multipleks PCR ile solunum yollarında 22 virüs ve bakteri, dışkıda ishal yapan 17 virüs, bakteri, parazit, 4-5 saat gibi kısa sürede saptanabilmektedir.

PCR testi yapılabilmesi için değişik yöntemler

PCR testi yapılabilmesi için değişik yöntemler vardır. Sürüntü ile alınabildiği gibi bir kaba tükürme yöntemi ile de alınabilir. Tükürme yöntemi ile de PCR testini yaygın olarak kullanan ülkeler vardır. Tükürük testinin daha yüksek doğrulukla tanı koydurduğunu savunan araştırmalar yayınlanmıştır. Sürüntü testi ülkemizde uygulandığı şekliyle, sürüntü çubuğu kullanılarak, burnun üst-arka kısmından ve yutak bölümünden alınan iki farklı örneğin laboratuvara iletilmesi şeklindedir. Tahmin edilebileceği gibi alan kişinin becerisine göre pozitiflik oranı değişebilmektedir. Bunun dışında hastanın hangi evrede olduğuna göre de değişebilen oranlar söz konusudur.

ACE-2 Reseptörü nedir?

Anjiyotensin dönüştürücü (converting) enzim-2 veya kısaca ACE2; akciğerler, atardamarlar, kalp, böbrekler ve bağırsaklardaki hücrelerin dış yüzeyine bağlı bir enzimdir. ACE2, damar daraltıcı olan anjiyotensin II hormonunun parçalanmasını hızlandırarak kan basıncının düşmesini sağlar.

ACE2, hücreler için ana giriş noktası olarak görev alır ve çeşitli koronavirüs türlerinin hücre içine sızmasına aracılık eder. SARS-CoV2’nin uç kısımlarında yer alan ‘spike (diken)’ ya da S1 olarak bilinen proteininin, hücre zarındaki ACE2’nin enzimatik alanına tutunduğunda, hem virüsün hem de enzimin, hücre içerisine  alınması sağlanır. Böylece virüs enfeksiyonunun en kritik aşaması olan solunum hücresine giriş gerçekleşmiş olur. (Şekil)

ACE-2 Reseptörü nedir?

Mikroorganizma nedir?

Latince’de ‘mikro’ küçük, ‘organizma’ ise canlı varlık anlamındadır. Gözle görülemeyen, hastalık yapan etkenlere verilen genel isimdir, bu nedenle mantarlar, virüs ve bakterilerin tümünü içine alır. Çoğunlukla dışarıda, cansız ortamda yaşayamazlar veya çok kısa süre yaşayabilirler, yaşamak için canlı organizmada olmaları gerekir. Aynı zamanda sıcaklık, nem g,b, birçok dışsal etmen yaşam sürelerini etkiler.

Mukoza nedir?

Vücudun dış yüzeyini kaplayan deri örtüsünün olmadığı bölgelerde iç organlara giden yolları kaplayan epitel katmanı. Ağız içi, rektum, vagina buna örnektir. Derinin koruyuculuğu olmadığından zararlı ajanın buralardan kana veya doku içine girmesi daha kolay olabilir. Göz kapaklarımızın içindeki kısmın da mukoza özelliğinde olması nedeniyle gözümüz açık durumdayken COVID-19 veya başka virüslerin sıçraması ile kolaylıkla bulaş gerçekleşeceği bilinmelidir. O nedenle salgın ortamında gözlükle dolaşmak önemli bir koruyucu önlemdir.

Kronik ne demek?

“Süregen” olarak Türkçeleştirilebilen, zamana yayılan hastalıklar için kullanılan terim. Tersi “akut” ise ‘ivegen’ olarak Türkçeleştirilir. Örn. “kronik öksürük” birçok kaynakta 3 haftadan fazla süren öksürüktür. Bir kişi öksürmeye başladığı anda bu bulguya “akut öksürük” deriz.

Komplikasyon ne demek?

Bir hastalığın tanı ve tedavisi için yapılan işlemler sırasında tıbbın kurallarına bağlı kalındığı halde, gerekli önlemlerin alınmasına karşın kaçınılmaz şekilde ortaya çıkan istenmeyen etki ve sonuçlar. Böbrek biopsisi yapılırken kanama ortaya çıkması, tiroid operasyonunda çevre dokulara verilen zararlar buna örnektir.

Klinik Tablo ne demek?

Hastanın durumunu her yönüyle değerlendirilmesi ile ortaya çıkan tanımlamalar. Sadece bir laboratuar verisi veya film hastanın klinik tablosunu ortaya koymaz. Öykü, muayene bulguları, incelemeler, hatta yapılan tedavilerin sonuçları bir bütün olarak değerlendirilir.

DNA (Deoksiribo Nükleik asit) nedir?

Genetik materyallin çift sarmallı yapı ile anlatımı. İnsan dâhil memeli hücreleri DNA taşır. Hücrelerde DNA, çekirdekte, kromozom olarak adlandırılan yapıların içinde yer alır. Hücre bölünmesi öncesinde kromozomlar eşlenir, bu sırada replikasyonu/ kopyalanması gerçekleşir. Hepatit B dâhil bazı virüsler DNA virüsüdür.

DNA, hücrenin tasarımı ve planlamasıdır; hücrenin büyümesi ve çoğalması için kullanılacak bütün genetik bilgileri taşır. RNA’nın buradaki rolü hücrenin DNA fotokopisi olmaktır.

RNA (Ribo Nükleik asit) nedir?

Genetik materyallin tek sarmallı yapı ile anlatımı. Coronavirüsler dâhil bazı virüsler RNA virüsüdür.

Genom nedir?

Üreme hücresinde (gamette) bulunan ve bir türe özgü olan genlerin tümüdür. Genom aracılığıyla türe özgü olan özelliklerin tümü yeni kuşaklara aktarılır. DNA kitap harfleri ise Genom kütüphane yazılımıdır. Genomun sadece %1,5’i protein kodlamaktadır, kalanı ise RNA genleri, düzenleyici diziler ve “çöp” DNA’dan oluşur.

Bulaş ne demek?

İngilizcede “disease transmission” olarak geçen, hastalığın doğrudan veya dolaylı yollarla kişiden kişiye geçmesidir. Virüs, bakteri, parazit ve mantar hastalıkları için bulaş varlığı bilinmektedir. Doğrudan bulaş, kişiden kişiye dokunma, cinsel ilişki, vücut salgılarının aktarılması ile veya dokunma/ilişki olmaksızın damlacık taşınması ile olur.

COVID için damlacık yolu ile bulaş ön planda olsa da, yakın temasta ellere, oradan yüze ve göze bulaşma söz konusu olabilmektedir. Dolaylı bulaş ise hayvandan-insana (kuduz veya veba gibi), veya hava yoluyla (kızamık gibi) yayımdır. Sıtma da anofel sivrisinekleri üzerinden yayıldığından bu gruptadır. COVID-19 için tuvalet hijyeninin yetersizliği sonucu fekal-oral yol dediğimiz dışkı yolu ile de yayım üzerinde durulmaktadır.

Sosyal Mesafe ne demek?

“Fiziksel uzaklık” terimi de aynı kavramı anlatmak için kullanılabilir. Hasta bir kişinin yaydığı damlacıklar ancak birkaç adım kadar havada kalıp yere düştüğü kabul edildiğinden, bulaş olasılığının en aza indirildiği 1.80 m çoğu araştırmada güvenli kabul edilmiştir. Ancak hasta kişi öksürdüğünde bu uzaklığın iki katına, hapşırdığında ise daha da fazla uzaklığa, 7-8 metreye kadar damlacık fırlatabilmektedir. Bu nedenle ideal fiziksel uzaklığın ancak öksürme-hapşırma olmadığında ve maske kullanıldığında geçerli olduğunu düşünmeliyiz.

Karantina ne demek?

İtalyanca ’40 gün’ anlamındaki sözcüklerden günümüze evrilmiştir. Tanımı; bulaşıcı bir hastalığa maruz kalan şüpheli durumdaki insan ve hayvanları, hastalığın en uzun kuluçka devresine eşit bir süre kimse ile temas ettirmemek suretiyle alınan önlemlerin tümü, sağlık yalıtımıdır. Yolcularla ilgili olarak bilinen ilk karantina uygulaması 1377’de Venedik ve Dubrovnik’te yapıldı, ilk karantina ortamı ise 1423 yılında Venedik açıklarında Santa Maria di Nazareth adasında kuruldu.  Orta çağda veba ve 18. Yüzyılda kolera gibi önemli ve öldürücü salgınların dünyada büyük çapta ölümlere yol açtığı zamanlarda limana gelen ticaret gemilerinin 40 güne kadar limanda bekletilerek sonrasında sağ kalanların karaya ayak basmalarına ve yüklerini boşaltmalarına izin verilirdi.

Anadolu’da en aktif ticaret limanlarından olan İzmir’de Urla’da bulunan bir ada bunun için kullanılır, gelenlerin giysi ve çoğu kişisel eşyalarının da yakıldığı, bu yolla risklerin en aza indirildiği bilinir. Adanın sonradan resmi konumu değişse de halk arasında hala “Karantina Adası” dır. Çanakkale ve İstanbul’da da karantina çadırları veya adalar kullanılmıştır (örn. Kızkulesi). Karantina uygulaması hakkında Osmanlı Devleti’nde uzman kimse bulunmadığından Avusturya’dan uzmanlar istendi. Örneğin Avusturyalı Doktor Nauner, padişahın hekimi MacCarty, Doktor Mayer üye sıfatıyla meclise alındı.

Görsel. Balkan Savaşı yıllarında, Kızılay'ın Hadımköy'deki hastanesinden bir fotoğraf. Kolera hastalarının tutulduğu çadırlar görülmektedir.

Görsel. Balkan Savaşı yıllarında, Kızılay’ın Hadımköy’deki hastanesinden bir fotoğraf. Kolera hastalarının tutulduğu çadırlar görülmektedir.

Bu konuyla ilgili bir olay ise, Mekke’den getirilen Kâbe örtüsüne uygulanan karantinadır. 1847-1848 yıllarında İstanbul’da yaşanan kolera salgınına karşı önlemler içinde, o dönemde Mekke’den getirilen Kâbe örtüsüne karantina uygulanmıştır. Bilgi 12 Ocak 1848 (H. 5 Safer 1264) tarihli Osmanlı arşiv belgelerinde görülmektedir. Kâbe örtüsü, 3 günlük karantina sonrası Topkapı Sarayı Hümayun’ unda Hırka-i Şerif Dairesi’ne taşındı.

Osmanlı yönetimi, İstanbul’u kasıp kavuran kolera salgınına karşı 9 Kasım 1893’te açıkta satılan sebze, meyve ve etlerin satımını yasaklamıştır. Salgına karşı alınan önlemler kapsamında 1895’te midye, salyangoz ve benzeri deniz ürünlerinin satışına da yasak getirilmiştir.

Daha eski tarihlere gidildiğinde, M.S. 6. Yüzyılda Mısır’dan başlayıp geniş bir coğrafyayı etkileyen veba salgını bilinmektedir. Vebanın 541 yılında Mısır’da ortaya çıktıktan bir yıl sonra İstanbul’a ulaştığı ve dört ay süresince kentte yıkıcı etkiler bıraktığı belirtilmiştir.

Tarihçi Prokopius, Savaşların Tarihi isimli kitabında vebayı, “Alarm Mısır’dan yükseldi. Oradan da hızlı ve ölümcül bir şekilde yayıldı” ifadesiyle anlatıyor:

“İstanbul’da insanları toplu alanlarda görmek kolay değildi. Hasta olmayan hemen herkes evlerine çekilmiş, ya hastalarıyla ilgileniyor ya da ölülerine ağlıyordu”

Prokopius’un anlatımına göre, hastalığın kenti kırıp geçirdiği zirve noktasında ölüm oranları 5 bin – 10 bin aralığına kadar yükseldi. Bu noktada, cenaze töreni yapılmadan birçok kişinin, toplu olarak gömülmek zorunda kaldığı yazılıyor. Bizans İmparatoru I. Jüstinyen’in adıyla anılan ve kendisinin de hasta olduğu ve atlattığı salgın süresince 25 milyon kişinin öldüğü tahmin ediliyor.

Corona virüsü sözlük: Nedir? Ne anlama gelir? (2. Bölüm)

Biyografi: Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu

Biyografi: Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu kimdir1969 yılında Aydın’da doğdum. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1993 yılında mezun olup 1994’te Dokuz Eylül Üniv. Tıp Fak. (DEUTF) Acil Tıp AD Araştırma Görevliliğine başladı.

1998’de ‘Acil Serviste Kardiyopulmoner Resusitasyon Uygulanan Hastalarda End-Tidal CO2 Monitörizasyonunun Rolü’ konulu uzmanlık tezi ile Acil Tıp Uzmanı oldu. Ekim 2004’te DEÜTF Acil Tıp AD’da Doçent unvanı aldım. 2005 Nisan-2007 Eylül arasında aynı anabilim dalında başkanlık görevinde bulundu. 2007’den itibaren Sağlık Bakanlığı’na bağlı İstanbul Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Acil Tıp Kliniği eğitim direktörü olarak görev aldı. Ocak 2009’dan sonra Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı ve Bakırköy Acıbadem Hastanesi Acil Servis Sorumlusu olarak çalıştı. 2010 yılında Acıbadem Üniversitesi bünyesinde Profesör unvanı aldı.

Eylül 2007-2009 arasında Türkiye Acil Tıp Derneği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı. İstanbul Tabip Odası, Türkiye Acil Tıp Derneği, Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Derneği, Acil Tıp Uzmanları Derneği, Tıp Eğitimini Geliştirme Derneği, American College of Emergency Physicians (ACEP), European Society of Emergency Medicine üyesi. 2014 yılında kurucusu olduğum Toplumsal Afet Derneği’nin Başkanlığını yürütüyor. TATD bünyesinde Sepsis çalışma grubunun başkanı, Travma ve Resüsitasyon çalışma gruplarında aktif üyesi. 2017 yılında “Fellow of Emergency Medicine Association of Turkey” (FEMAT) üyeliği ödülü aldı.

2012 ve 2016 yılında Amerikan Kalp Derneği (AHA) bünyesinde Temel ve İleri Kardiyak Yaşam Desteği (BLS ve ACLS) Eğitici Eğitimi Sertifikası aldı.

Bu süreç içinde DEUTF Acil Tıp akademik yapısı içinde yürütülen ve tamamlanan 22, diğer bir üniversitede 1 uzmanlık tez çalışmasında tez danışmanı olarak görev yaptım. Acil tıp ile ilgili uluslararası hakemli dergilerde 111, ulusal hakemli dergilerde 65 bilimsel yazı ve makale, editörlük yaptığı 2 çeviri, 3 özgün kitap ve 33 kitap bölümü yayınlandı. Halen ‘Trauma Surgery’ başlıklı orijinal İngilizce kitap editörlüğü projesi devam ediyor.

Üniversiteler ve uzmanlık dernekleri bünyesinde düzenlenen çeşitli sempozyum ve konferanslarda görev aldı. 2007’de İzmir’de düzenlenen III. Ulusal Acil Tıp Kongresi’nde Kongre başkanlığı yaptı. Ulusal ve uluslararası bilimsel kongrelerde sözlü veya poster olarak sunulan 116 bildiride katkısı oldu.

İspanyol Gribi Pandemisi, corona virüsün yol haritasıdır!

1973 İstanbul doğumluyum. Hayatın her alanında gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bağımlılık ile mücadele, kadın ve çocuk istismarına karşı destek, eğitime katkı amaçlı kütüphanaler kurulması, yardımlaşma derneklerinde faaliyetler, tüketicinin her tür hakkı (sağlık, hukuk...) üzerine destek çalışmaları, kültür sanat projelerine koçluk, danışmanlık, tutuklu çocukların topluma kazandırılması amaçlı eğitim organizasyonları, kan bağışı, organ bağışı, ilik bağışı üzerine organizasyonlarda koordinatörlük, özel eğitim öğretmeni olmam sebebiyle engelli çocuklarımızın ailelerine danışmanlık, okullarda çocuklarımızın yardımlaşma güdüsünü pekiştirme amaçlı seminerler ve sayamayacağım daha pek çok alanda, neredeyse hiç durmadan yıllardır gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim.