Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nedir? Kene ısırığı durumunda ne yapılmalı?

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı nedir? Kene ısırığı durumunda ne yapılmalı? Keneler nasıl çıkarılır? Türkiye’de hangi şehirler riskli? En çok merak edilenleri Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu yanıtladı…

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nedir? Kene ısırığı durumunda ne yapılmalı?

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nedir? Kene ısırığı durumunda ne yapılmalı?

Sağlık Bakanlığı 10 Haziran itibariyle Türkiye genelinde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vaka sayısının geçen yıla göre artış göstererek 480’e ulaştığını, 15 kişinin de hayatını kaybettiğini bildirildi. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nedir? Kene ısırığı durumunda ne yapılmalı?

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi çoğu hastada kuluçka süresi 3-5 gündür. Isırıktan 3-5 gün sonra klinik bulgu ve yakınmalar belirginleşir. İlk ortaya çıkan grip benzeri yakınmalardır. Bundan birkaç gün sonra da kanamalar, ajitasyon, kafa karışıklığı, saçma konuşma (konfüzyon), boğazda küçük kanama odakları ve peteşiler (deride küçük mor, kırmızı veya kahverengi lekeler) görülür. Hastalığa yakalanan kişilerin kan, vücut sıvıları ile hastalık insandan insana bulaşabilir.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığından korunma yöntemlerini, belirti ve tedavi yöntemlerini Acil Tıp Profesörü Özgür Karcıoğlu‘na sorduk. Değerli bilgiler için kendisine teşekkür ederiz.

Keneler ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşinden bahseder misiniz?

Keneler suluk, otlu, yeşillik, argali yerlerde ve hayvanlar üzerinde yaşarlar. Kene ısırıkları yılın her döneminde görülebilirse de ilkbaharda ve yazın daha sıktır.

Kene ısırıklarının çoğu ağrısızdır, hafif bir kızarıklık ve şişlik dışında bulguya neden olmazlar. Fakat küçük bir bölümü Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ve Lyme hastalığı gibi önemli hastalıklara yol  açabilir.

Şekil. Dış ortamda yapılan etkinliklerde bölgenin keneler ve KKKA açısından risk durumunu bilmek önemlidir.

Şekil. Dış ortamda yapılan etkinliklerde bölgenin keneler ve KKKA açısından risk durumunu bilmek önemlidir.

Hastalığı taşıyan virüs kural olarak kene ısırığı ile yayılır. Bu nedenle ‘endemik bölge’ dediğimiz bu hastalığın yerleşik olarak bulunduğu coğrafyada dikkatli olunmalıdır.

Ülkemizde 2008 ve 2009’da 63’er kişi, daha sonraki yıllarda 16 kişi her yıl yaşamını bu hastalık nedeniyle kaybetmiştir. Olgu fatalite hızı (ölüm/olgu sayısı/yıl) %4-5 civarındadır. Ciddi bulgular gösterenlerde bu oran %40’a kadar çıkabilmektedir.

2008’den 2017’ye kadar görülen olgu sayıları grafikte verilmiştir. Yıllar içinde bir azalma görülmesi sevindirici olsa da 2020 yılının ilk 5 ayında 2017’nin tümünde görülen ölüm sayısına erişilmesi endişe vericidir.

Grafik. 2008-2017 yılları arasında ülkemizde KKKA olgu ve ölüm sayıları. (Kaynak: T. C. Sağlık Bakanlığı, HSGM verileri).

Grafik. 2008-2017 yılları arasında ülkemizde KKKA olgu ve ölüm sayıları. (Kaynak: T. C. Sağlık Bakanlığı, HSGM verileri).

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının etkeni nedir?

Hastalığın etkeni Bunyaviridae ailesine bağlı Nairovirüs grubundan bir virüstür. ‘Hyalomma’ türü keneler bu virüsü insana geçirirler. Hayvanlarda hastalık belirtisi yoktur. Bu nedenle, hastalığın endemic olduğu bölgelerde hayvanlar sağlıklı görünse bile hastalığı bulaştırabilirler. Bu sebeple hayvanların kanlarına, vücut sıvılarına veya dokularına çıplak el ile temas edilmemelidir.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nasıl bir hastalıktır?

Çoğu hastada kuluçka süresi 3-5 gündür, yani ısırıktan 3-5 gün sonra klinik bulgu ve yakınmalar belirginleşir. İlk ortaya çıkan grip benzeri yakınmalardır. Bundan birkaç gün sonra da kanamalar, ajitasyon, kafa karışıklığı, saçma konuşma (konfüzyon), boğazda küçük kanama odakları ve peteşiler görülür.

Laboratuar olarak basit kan sayımı (hemogram) ve karaciğer enzimleri tarama için yeterlidir, lökosit sayısında düşme ve karaciğer enzimlerinin yükselmesi uyarıcı bulgulardır. Klinik ve laboratuarı bu yönden yüksek şüpheli hastalarda kesin tanı için serum örneğinde PCR ile viral RNA’nın ya da ELISA ile KKKA için özgül IgM antikorlarının gösterilmesi gerekir.

Resim. Kırım Kongo Kanamalı Ateşini insanlara taşıyan Hyalomma kenesi.

Resim. Kırım Kongo Kanamalı Ateşini insanlara taşıyan Hyalomma kenesi.

Hyalomma kenesi

Kene ısırığından nasıl korunabiliriz?

  • Sulak-otlu bölgede zaman geçirecekseniz uzun kollu ve paçalı bir şeyler giymeniz akıllıca olur.
  • Paçalarınızı çorabın içine sokmak da uygundur.
  • Keneleri uzak tutan kimyasallar / kovucular / repellent (DEET, pikaridin, ökaliptus yağı) kullanılabilir.
  • Permetrin içeren kovucular giysilere konabilir, bunlar temas ile keneleri öldürür.
  • DEET içerenler cilde sürülebilir. Uygulama sonrasında eller yıkanmalıdır. Ciltte yara, kesik vb. varsa uygulanmaz.

Özetle kesin korunma için; % 20-30 DEET (N, N-dietil-m-toluamid) ihtiva eden kovucular, uygun bir şekilde cilde sürülebilir. %0.5 Permetrin içeren giyim ve çadır eşyaları kullanılmalıdır.

Kene olabilecek bölgelerde zaman geçirdikten sonra ne yapmalıyız?

Öncellikle, böyle şüpheli bir bölgede zaman geçirme sonrasında banyo yaparken vücudumuzu kene açısından iyice gözden geçirmeliyiz. Benzer uygulamayı çocuklarımız ve kendine bakamayacak durumdaki yaşlı ve hastalar için de yapmalıyız.

‘Kene tutunması’ dediğimiz bu durumda, kenelerin vektör olarak taşıyabildiği hastalıklar düşünülerek kene olabildiğince erken çıkarılmalıdır.

Kene nasıl çıkarılır?

  • Kene kesinlikle çıplak elle çıkarılmaya çalışmayın.
  • Keneyi ezmeyin.
  • Keneyi yanan sigara yaklaştırarak yakmaya, benzin/gazyağı ile boğmaya vb. şeyler yapmaya çalışmayın. Bu işlemler zararlıdır, çünkü kene can havliyle içeriğindeki virüsü vücuda doğru ‘kusacaktır’ bu da tehlikeyi artıracaktır.
  • Eldiven kullanınız.
  • Ağıdaki görselde görüldüğü şekilde ince ve eğri uçlu pens kullanarak kene çıkarılır.
  • Kene cilde en yakın yerinden tutulmaya çalışılır ki parçalanıp büyük kısmı dokuda kalmasın.
  • Önce cilt alet ile nazikçe tutulup yukarı çekilerek çadırlaştırılır. Bu iş için satılan ticari kitlerden aldıysanız üzerinde yazılı talimata göre işlem yapın.
  • Cildi şekildeki gibi çadırlaştırdıktan sonra keneyi cilde yakın bölümünden tutup nazik fakat sert bir hareketle yukarıya doğru çekerek çıkarın.
  • Çıkardığınızda kenenin vücut parçaları hala cildin içinde kalmış olabilir. Bunları çıkarmak için uğraşmayın. Cilt bunları zaman içinde atacak ve etkisiz hale getirecektir.
  • Çıkardığınız keneyi temiz bir kaba koyun, hastaneye/aile sağlığı merkezine getirip hekime gösterin.
  • İşlem bittikten sonra hem ellerinizi hem de yara yerini sabunlu su ile yıkayın. İyotlu dezenfektanlar da kullanılabilir.

Kene nasıl çıkarılır? kene ısırığı durumunda ne yapılır

Kene ısırılmasından sonra acil yardım gerektirecek durumlar nelerdir?

Şu durumlarda 112’yi arayın veya hastaneye başvurun:

  • Kene tutunmasından sonra günler-haftalar içinde kötüleşme; ateş, döküntü, ciltte kırmızı toplu iğne başı gibi noktacıklar (peteşi)
  • Baş ağrısı,
  • Nefes darlığı
  • Şiddetli güçsüzlük/felç
  • Çarpıntı/ nabız artışı
  • Ciltte büyük kızarık lekeler (Lyme hastalığı bulgusu olabilir)

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi insandan insana geçer mi?

Hastalığa yakalanan kişilerin kan, vücut sıvıları ve çıkartıları ile hastalık bulaşabilir. Kan ve vücut sıvıları ile korunmasız temastan kaçınılmalıdır. Eğer şüpheli temas varsa, temaslının en az 14 gün süreyle ateş ve diğer yakınmalar yönünden izlenmesi uygun olur.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının bir aşısı var mıdır?

Rutinde kullanılan bir aşısı yoktur. Aşı için çalışmalar devam etmektedir.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi şüphesi varsa ne yapılır?

  • Hastalığı taşıdığı konusunda şüphe bulunan hasta yatırılır.
  • Bulaşıcı Hastalık Bildirimi yapılır ve Sağlık Müdürlükleri aracılığıyla Bakanlık bilgilendirilir.
  • Tedavi temel olarak destek bakımıdır. Sıvı-elektrolit dengesi izlenip kayıplar yerine konur.
  • Kanama bulguları öne çıkan hastalarda taze donmuş plazma ve trombosit verilmesi gerekebilir.

Keneler yoluyla taşınan  Lyme hastalığından bahseder misiniz?

Lyme hastalığı daha çok ABD’nin kuzey-doğu bölgesinde, Avrupa ve Asya’nın bazı ormanlık bölgelerinde görülür. “Karabacaklı” tabir edilen (İxodes cinsi) keneler, Borrelia burgdorferi adlı bakteriyi insana nadir de olsa geçirebilirler.  Geyikler en önemli rezervuarlardır.

Türkiye’de şimdiye kadar 80 civarında hastada görülmüştür. Nüfusa oranlandığında oldukça seyrek bir sağlık sorunu olduğu söylenebilse de, zaman zaman basın organlarında temelsiz, abartılı yaklaşımlar izlenebilmektedir.

Kene vücuda ne kadar uzun süre tutunursa bu hastalığın geçme olasılığı o kadar artmaktadır. Bu keneler 2 mm’den daha küçük olduklarından vücutta saptanmaları güçtür. Bir günün altındaki tutunma sürelerinde hastalığın görülmediği kabul edilir.

Lyme hastalığının belirtileri ve tedavisi nedir?

Hastalarda yorgunluk, halsizlik, titreme, ateş, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları ve lenf bezlerinde şişme görülür. Isırılmadan ortalama 7 gün sonra ısırık yerinde “Eritema migrans” dediğimiz “boğa gözü” ne benzeyen, genişleyen bir halka şekli de kırmızı bir döküntü ortaya çıkar (Şekil).

İlerleyen, tedavi edilmeyen olgularda eklem ağrıları ve ateş (artrit bulguları), kalpte nabız artışı, baş dönmesi, yüz felci ve menenjit-ansefalit bulguları (şiddetli baş ağrısı, ense sertliği, bilinç bulanıklığı) ortaya çıkabilir. Birçok hasta bu bulgular ortaya çıkmadan birkaç hafta içinde iyileşir.

Eğer yüksek şüphe varsa koruyucu tedavi (profilaksi) uygulanabilir. Bunun için en çok 20 günlük doksisiklin tedavisi uygulanmaktadır. Küçük çocuklar ve gebe veya emziren kadınlar için amoksisilin veya sefuroksim verilebilir. Lyme hastalığı kişiden kişiye damlacık yoluyla, temas veya cinsel ilişkiyle bulaşmaz.

kene ısırığı Lyne hastalığının belirtileri ve tedavisi nedir?

Hangi bölgeler Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı açısından risklidir?

Kene ısırığının gerçekleştiği bölge KKKA açısından kritik önem taşır, çünkü bu hastalık bazı bölgelerde görülür (endemiktir) ve bazı bölgelerde hemen hiç görülmez.

Avrasya kuşağı dediğimiz, İran, Rusya, Türkiye, Özbekistan gibi ülkelerin bazı bölgelerinde KKKA endemiktir.

Türkiye’de orta Karadeniz’in denize uzak olan iç bölgeleri ve İç ve Doğu Anadolu’nun orta-kuzey kısımları (Erzurum, Erzincan, Gümüşhane, Bayburt, Tokat, Yozgat, Sivas, Amasya, Çorum, Çankırı, Bolu, Kastamonu, Karabük) bu hastalığın görüldüğü yerlerdir.

Bu iller dışında, örneğin Edirne’de, İzmir’de, Afyon’da, Antalya, Van veya Adana’da bu hastalık açısından risk sıfıra yakın olduğundan, önemli bulgular ortaya çıkmadıkça kene ısırığı nedeniyle paniğe kapılmak, inceleme yaptırmak vb. gereksizdir.

Örneğin 2017 yılında çıkarılan bu haritade 32 ilde hiç olgu görülmemekte, Ankara, Balıkesir, Mersin ve İstanbul’un içinde olduğu 26 ilde ise çok seyrek (0.5/100.000’den az) olarak görülmektedir. 16 ilde ise 1/100.000’in üzerinde insidans bulunmaktadır.

Harita. KKKA açısından endemik bölgeler. kırım kongo kanamalı ateş iller şehirler türkiye

Harita. KKKA açısından endemik bölgeler.

Biyografi: Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu

Biyografi: Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu kimdir1969 yılında Aydın’da doğdu. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1993 yılında mezun olup 1994’te Dokuz Eylül Üniv. Tıp Fak. (DEUTF) Acil Tıp AD Araştırma Görevliliğine başladı.

1998’de ‘Acil Serviste Kardiyopulmoner Resusitasyon Uygulanan Hastalarda End-Tidal CO2 Monitörizasyonunun Rolü’ konulu uzmanlık tezi ile Acil Tıp Uzmanı oldu. Ekim 2004’te DEÜTF Acil Tıp AD’da Doçent unvanı aldı.

2005 Nisan-2007 Eylül arasında aynı anabilim dalında başkanlık görevinde bulundu. 2007’den itibaren Sağlık Bakanlığı’na bağlı İstanbul Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Acil Tıp Kliniği eğitim direktörü olarak görev aldı.

Ocak 2009’dan sonra Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı ve Bakırköy Acıbadem Hastanesi Acil Servis Sorumlusu olarak çalıştı. 2010 yılında Acıbadem Üniversitesi bünyesinde Profesör ünvanı aldı.

Eylül 2007-2009 arasında Türkiye Acil Tıp Derneği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı. İstanbul Tabip Odası, Türkiye Acil Tıp Derneği, Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Derneği, Acil Tıp Uzmanları Derneği, Tıp Eğitimini Geliştirme Derneği, American College of Emergency Physicians (ACEP), European Society of Emergency Medicine üyesi.

2014 yılında kurucusu olduğum Toplumsal Afet Derneği’nin Başkanlığını yürütüyor. TATD bünyesinde Sepsis çalışma grubunun başkanı, Travma ve Resüsitasyon çalışma gruplarında aktif üyesi. 2017 yılında “Fellow of Emergency Medicine Association of Turkey” (FEMAT) üyeliği ödülü aldı.

2012 ve 2016 yılında Amerikan Kalp Derneği (AHA) bünyesinde Temel ve İleri Kardiyak Yaşam Desteği (BLS ve ACLS) Eğitici Eğitimi Sertifikası aldı.Bu süreç içinde DEUTF Acil Tıp akademik yapısı içinde yürütülen ve tamamlanan 22, diğer bir üniversitede 1 uzmanlık tez çalışmasında tez danışmanı olarak görev yaptı.

Acil tıp ile ilgili uluslararası hakemli dergilerde 111, ulusal hakemli dergilerde 65 bilimsel yazı ve makale, editörlük yaptığı 2 çeviri, 3 özgün kitap ve 33 kitap bölümü yayınlandı. Halen ‘Trauma Surgery’ başlıklı orijinal İngilizce Üniversiteler ve uzmanlık dernekleri bünyesinde düzenlenen çeşitli sempozyum ve konferanslarda görev aldı. 2007’de İzmir’de düzenlenen III. Ulusal Acil Tıp Kongresi’nde Kongre başkanlığı yaptı. Ulusal ve uluslararası bilimsel kongrelerde sözlü veya poster olarak sunulan 116 bildiride katkısı oldu.

COVID-19 salgınına ilişkin yazı ve benzeri bilgileri, tanı ve tedavi süreçleri, yayılım, bulaş, korunma ve tedavi yöntemlerini içeren ‘COVID-19 TANI VE TEDAVİSİ’ başlıklı kitabı Ematip kitabevi tarafından basılmıştır.

Yüksek ateş durumunda yapılmaması gereken hatalar

1973 İstanbul doğumluyum. Hayatın her alanında gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bağımlılık ile mücadele, kadın ve çocuk istismarına karşı destek, eğitime katkı amaçlı kütüphanaler kurulması, yardımlaşma derneklerinde faaliyetler, tüketicinin her tür hakkı (sağlık, hukuk...) üzerine destek çalışmaları, kültür sanat projelerine koçluk, danışmanlık, tutuklu çocukların topluma kazandırılması amaçlı eğitim organizasyonları, kan bağışı, organ bağışı, ilik bağışı üzerine organizasyonlarda koordinatörlük, özel eğitim öğretmeni olmam sebebiyle engelli çocuklarımızın ailelerine danışmanlık, okullarda çocuklarımızın yardımlaşma güdüsünü pekiştirme amaçlı seminerler ve sayamayacağım daha pek çok alanda, neredeyse hiç durmadan yıllardır gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim.