Stadyum sponsorluğu: Futbolun keşfedilmeyi bekleyen sahası

Futbol, Covid-19’un kasti çelmesiyle yere düştü ama hızla ayağa kalktı ve hemen topu oyuna soktu. Pandeminin neden olduğu mali zorluklara karşı futbol kulüpleri yeni gelir kaynakları yaratmak zorunda… Stadyum isim hakları kulüpler için destekleyici kazanç sağlayabilir.

stadyum sponsorluğu

Stadyum sponsorluğu: Futbolun keşfedilmeyi bekleyen sahası

Küresel hareket ile teknoloji el ele vererek futbolu ölçtü, biçti, kesti, çizdi; yepyeni bir tasarım ile bambaşka bir biçime dönüştürdü. Futbolun bazı tarihi ve duygusal değerlerini yitirirken devleşen takımların heybetli şahlanışlarını hayranlıkla izledik.

Eskiye dair çok şeyi özlüyor olsak da dünya futbolu bir daha geri dönmemek üzere yeni düzenini kurdu. Covid-19 yüzünden geçici olarak hızı kesilmiş olsa da teknoloji çağıyla içiçe yaşayan endüstriyel futbol, çizdiği yolda emin adımlarla ilerliyor.

Covid-19 salgınının içinde yaşadığımız bugünlerde, salgının dünya futbolu üzerindeki etkilerini henüz tam olarak görebilmiş değiliz; sona ermesiyle önce geriye sonra ileriye bakarak nelerin değiştiğini hep birlikte göreceğiz.

Ama, şu bir gerçek ki futbolseverler sağlığını koruma savaşımı içerisinde bile futbol sevdasından kopamadı, boş tribünlere oynansa bile Şampiyonlar Ligi, yerel ligler, kupalar ve daha nice şampiyonaları zevk ve heyecan ile izledi, izlemeyi de sürdürüyor.

Ne mutlu biz futbolseverlere, salgın sona erince futbolun coşku katan her bir parçasına yeniden kavuşacak, özlediğimiz heyecan dolu futbol günlerine geri döneceğiz.

Covid-19 salgını nedeniyle, devler de dahil olmak üzere, birçok futbol kulübü ekonomik zorluklarla boğuşuyor, sıkıntılarından kurtulmak için çözüm üretmekle uğraşıyor.

Dünyaca ünlü KPMG firmasına ait olan Football Benchmark web sayfasında geçtiğimiz hafta yayınlanan ‘Stadium Sponsorship – an unexploited field of play’ adlı yazıda yeni kazançlar üretmek açısından yararlı bilgiler verilmiş. Yazıda iletilen bilgileri sizlerle kısaca paylaşmak istiyorum.

Stadyum Sponsorluğu: Futbolun keşfedilmeyi bekleyen sahası

Stadyum isim hakları geliri, kulüplerin ticari gelirleri içerisinde forma sponsorluğu ve taraftar ürünleri sözleşmelerinden sonra en yüksek üçüncü gelir kalemidir. Stadyum adlarını paraya dönüştürme, kulüplere sağladığı ek gelir nedeniyle son yirmi yılın yükselen küresel eğilimleri arasında öne çıkmakta. Avrupa futbol pazarı stadyum isim hakları açısından incelendiğinde şu anki durumun mali açıdan az gelişmiş düzeyde olduğu görülüyor.

Aşağıdaki çizgede önde gelen avrupa liglerinde stadyum sponsorluğunun oranını görebilirsiniz.

kpmg football benchmark

Stadyum isim sponsorluğu 100 yılı aşkın bir süredir spor dünyasında varolan bir kazanç kalemidir. Stadyumların isim haklarının satışı Amerika Birleşik Devletleri tarafından dünya sporuna kazandırılmış olan bir gelir kaynağıdır ve Amerika Birleşik Devletleri genelinde son derece yaygın bir eğilimdir.

Bu tip ilk sözleşme 100 yıl önce Boston’da yapılmıştı. Beyzbol takımı Boston Red Sox’un stadyumu 1912 yılında, Fenway Realty Company tarafından sağlanan sponsorluk sayesinde Fenway Park adıyla açıldı. Bugün Amerika’daki birçok stadyum Amerikan futbolu, futbol ve kadın futbolu gibi birden fazla spor dalına evsahipliği yapıyor, hatta birden fazla kulüp tarafından kullanılıyor. Dolayısıyla, MLS (Amerika Futbol Ligi) kulüplerinin %80’inin stadyumlarında isim sponsorunun varolması oldukça dikkat çekici bir durum.

Avrupa futbolundaki isim sponsorluğu pazarı, Bundesliga hariç, ABD’nin bulunduğu noktadan oldukça uzakta seyrediyor. Avrupa futbolunun ilk beş ligindeki toplam 98 takımın yalnızca %30’u stadyumlarında isim ortağına sahipler. Bu oranın büyük bölümünü %78 oranında isim sponsoruna sahip olan Bundesliga kulüpleri oluşturmakta.

Diğer dört büyük lige baktığımızda English Premier League, Serie A ve Ligue 1’de %20, La Liga’da ise %15 oranını görmekteyiz. Öte yandan, Türkiye Süper Ligi ve İngiltere ikinci ligi the Championship’de Avrupa’nın ilk beş liginden daha fazla isim sponsoru var.

Aşağıdaki çizgede Avrupa futbolunda gerçekleştirilen en yüksek tutarlı beş stadyum sponsorluğu sözleşmesini görebilirsiniz. ‘Contract duration’ başlığı ‘sözleşme süresi’, ‘sponsor origin’ başlığı ‘firmanın ait olduğu ülke’ anlamında.

stadyum sponsorları

Stadyum sponsorlarını endüstri koluna göre sınıflandırırsak en büyük payın finans sektöründe olduğunu görüyoruz. Almanya’ya göz gezdirdiğimizde finans sektörünün %28 pay ile başı çektiğini, otomotiv sektörünün %21 pay ile finans sektörünün hemen arkasından geldiğini söyleyebiliriz.

Bu açıdan Amerika’daki sektör sıralamanın aynı olması ilginç bir rastlantı olarak göze çarpıyor. Alman sigorta devi Allianz, dört kıtada sekiz stadyuma sponsorluk desteği vererek kulüplerden küresel bir aile oluşturmuş durumda. Desteklediği stadyumlardan altı tanesi avrupa futbol kulüplerine ait, sözleşmelerin toplam tutarı 30 milyon avro değerinde.

Aşağıdaki çizgede isim sponsorluk sözleşmeleri endüstri koluna göre sınıflandırılmış.

Yazıda, Covid-19’un stadyum isim hakları konusunu nasıl etkileyeceğinin şu anda bilenemediğine dikkat çekilmiş. Ayrıca, Covid-19 salgını yüzünden belirsiz bir süre boyunca futbol maçlarının seyircisiz oynanacak olması nedeniyle, isim hakları sponsorları tarafından sözleşme koşullarının yeniden değerlendirilmesi veya sözleşmelerin sona erdirilmesi isteminde bulunulması olasılığının da altı çizildiği gibi, Covid-19 ortamında acil kaynak bulma telaşı içinde anlaşma masasına oturan kulüplerin stadyumlarının isim değerini koruyabilme konusunda dirençli davranmaları gerektiğine de değinilmiş.

Çalışmayı daha ayrıntılı incelemek isteyorsanız aşağıdaki web adresini kullanabilirsiniz.

https://footballbenchmark.com/library/stadium_sponsorship_an_unexploited_field_of_play

Covid-19 ne kadar sürerse sürsün, başta futbol tutkunuz olmak üzere hoşunuza giden herşeye sıkıca sarılın ve yaşamın olumlu yanlarına bakın. Biraz sabırlı olalım, nasıl olsa normal yaşantımıza döneceğiz.

Lionel Messi ekonomisi

1975 yılında İstanbul’da doğdu. Lise öğrenimini 1993 yılında Özel Işık Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1998 yılında Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi (Fransızca) dalında lisans derecesini aldıktan sonra Western Michigan University ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nde MBA dalında yüksek lisans yaptı. 2004 yılında beri özel sektörde İnsan Kaynakları alanında çalışmaktadır. 1994 yılından beri Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün Genel Kurul Üyesidir. 2003 yılından beri BJK’nin önde gelen gruplarından Beşiktaş Gelişim Grubu’nun üyesi olup, 2014 yılı başından beri Genel Koordinatörlük görevini yürütmektedir. Filateli, tarih, spor, sinema ve müzik başlıca ilgi alanlarıdır.