10 Kasım: Mustafa Kemal Atatürk’e bir minnet mektubu

Selam dursun dört bir yan! Bugün 10 Kasım, bu dünyanın görüp görebileceği en büyük devrimcinin ölüm yıl dönümü. Bugünün önemini, Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamak için bilmek gerek geçmişi. Korkmayın, sakın!

10 kasım atatürk

10 Kasım: Mustafa Kemal Atatürk’e bir minnet mektubu

Kalem kalem tarihten bahsetmeyeceğim. Sadece bana bir kadın olarak adımı veren atamın, ölüm yıl dönümünde O’nun hayalini gerçekleştirip bir kadın olarak konuşacağım.

Kendimden başlayacağım mesela. Hatta hazırsanız başlayalım hemen. İsmim Elif. Jeofizik mühendisiyim. Yaklaşık 10 senedir çalışıyorum. 15 senedir oy kullanma hakkım var. Meslek örgütüne üyeyim. Yönetim kurulunda da bulundum. 5 senedir bu dergide öncesinde de farklı dergilerde yazılar yazdım. Yazmak yetmedi, kürsüye çıktım söyledim. Neden mi anlatıyorum bunları? Çünkü bugün 10 Kasım. Bugün benim, senin, hepimizin birey olmasını sağlayan bizi uçurumun kenarından hayata bağlayan adamın ölüm yıldönümü de ondan.

Hadi dönelim bana tekrar. Atatürk olmasaydı, bir ihtimal aynı düzen devam etseydik. İsmim Elif. Arap alfabesinin ilk harfi. Büyük ihtimalle adım aynı olurdu peki ya kaderim? Kaçıncı karısı olurdum bir adamın?

Üniversite şöyle dursun, okumayı öğrenebilir miydim? Ailem mutlu olur muydu doğduğum için yoksa bir yük dünyaya geldiği için mutsuz mu olurdu?

Adım Elif ama kaç kişi bilirdi adımı? Bu topraklarda bir kadın olarak olur muydu adım? Konuşabilir miydim istediğim gibi? Fikrim olabilir miydi?

Kaç yaşında doğurmam gerekirdi ilk çocuğu mu? Sorarlar mıydı bana istediğin nedir diye? İki göz odanın ötesine geçebilir miydi hayallerim? Karnımdan sıpa, sırtımdan sopa eksilmeyen bir hayatım mı olurdu?

Çok karanlık geldiyse sözlerim belirtmek isterim ki bu iyi olanıydı. İsmim Elif’ti ya hani eğer girseydik İngiliz’in, Fransız’ın boyunduruğu altına beni doğuran ana doğabilir miydi? Yoksa kendinden evvelki anası babası katledildiği için ne anamın ne benim en başta kesilir miydi yaşam hakkı?

Hadi O da ben de doğdum diyelim, dalgalanırken tepemde esaret bayrağı ne olurdu adım? Kimin kölesi kimin sömürgesi olurdum? Öğrenir miydim itaati? Öğrenir miydim iliğimi kemiğimi sömürene teşekkür etmeyi? Yok olmuş kimliğimle, parçalanmış geçmişimle mutlu mu olurdum?

atatürk

Bugün 10 Kasım 2020. Sen aramızdan ayrılalı tam 82 sene oldu. Ben hiç görmedim seni. Hiç aynı zamanda yaşayamadım. Ama biliyorum ki bugün ben varsam senin sayende. Başım dikse yine senin sayende.

Bugün eğer törpülenmeye çalışılıyorsa haklarım, bugün eğer seni hiç tanımamış olanlar senin çocuklarına itaati öğretmeye çalışıyorsa ve ben savaşabiliyorsam onlarla hep senin sayende.

Biz yani senin milyonlarca çocuğun hiç görmedik seni ama fikirlerin daha küçücükken işlendi dimağımıza. Senden devraldığımız bayrağı gururla taşıyoruz geleceğe ve karanlığa geri dönmeye hiç niyetimiz yok. Ruhun şad, mekanın cennet olsun Atam! İzindeyiz her daim…

10 Kasım 1938: Ölümsüzlüğün bulunduğu gün!