Yargı paketi mi hediye paketi mi?

AKP iktidarı bozulan, hatta uçuruma yuvarlanmış ekonomiyi düze çıkarmanın yollarını arıyor. Bundan sonra bu ekonominin iyileştirilmesi ‘yargı paketi’ ile mümkün mü?

yargı paketi

Yargı paketi mi hediye paketi mi?

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, TÜSİAD‘ı ziyaret etti. Bundan sonra da TOBB ile görüşme yapacaklar…

Dikkat edilirse bakanlardan biri hukuku diğeri ise ekonomiyi işaret ediyor. Bu kişilerin iş insanlarını ziyaret etmesindeki amaç ekonomiyi düzeltmek için yargı paketini bir anlamda yargı reformunu dile getirmek…

Dünya ekonomi piyasalarına ‘bakın biz reform konusunda ciddiyiz ve çalışmalara başladık’ mesajını vermek…

Bu görüşmeyi görünce aklımıza yakın geçmişte AKP’lilerin çeşitli konularda TÜSİAD için söyledikleri geliyor.

Ömer Çelik: “Siyasi partiysen partinin adını koy çık karşımıza”.

Nurettin Canikli: “Ringe çıktığınızda yumruk atmak kadar yumruk yemeyi de göze alacaksınız”.

Bülent Arınç: “TÜSİAD’ın bizde güven zafiyeti meydana getiren tutumu var” dedi.

Ne tuhaf değil mi? Daha düne kadar TÜSİAD’a atıp tutan AKP yönetimi, bugün ekonomi zora girince TÜSİAD’ın kapısına gidip bilgi alışverişinde bulunuyor.

Anadolu’da güzel bir söz vardır: “Altın kapı demir kapıya muhtaçtır”. AKP iktidarı için de durum bu oldu galiba. TÜSİAD’ın önemli bir sivil toplum örgütü olduğu yeni anlaşıldı herhalde.

Acaba diyorum, eğer ekonomi bu kadar kötüye gitmemiş olsaydı bu görüşmeler yapılacak mıydı yoksa TÜSİAD geçmişte olduğu gibi tu kaka edilmeye devam mı edilecekti? TÜSİAD’ın varlığı sadece AKP için değil, tüm ülke vatandaşları için çok önemli.

Ekonominin rayında gitmesine, toplumsal yapıların hareketine etkin şekilde yön verilmesinde, istihdamın gelişiminde ve bunun gibi birçok konuda güçlü katkısı olan bir yapıdır.

AKP iktidarının bu ziyaretleri tarafımca bir anlam ifade etmiyor. ‘Yargı paketi’ diye yola çıkılan bu siyasi etkinlik, akıllara ‘Alevi açılımı’, ‘Roman Açılımı’nı getiriyor.

Alevi Açılımı’nda bir üniversitenin adına “Hacı Bektaş Veli” eklenmesi ve açılan bir enstitünün dışında başka bir şey olmadı. Alevi toplumu da zaten bu siyasi olayı kanıksamadı!

Roman Açılımı ise Kibariye konseri ve Balık Ayhan‘ın darbukasından öteye geçemedi. CHP açılımdan bahsetmemesine rağmen Özcan Purçu‘yu milletvekili yapınca AKP de, CHP’den geri kalmamak için Cemal Bekle‘yi milletvekili yapmıştı.

O yüzden AKP’nin kötü giden bu ekonomi için yaptığı bu manevralar hem samimi değil hem de ekonomide karşılığının olması artık çok zor. Yani ‘yargı paketi’nin, içi boş bir hediye paketinden öte geçemeyeceği görülüyor!..

Denge ve Denetleme Ağı: Yargıya güven toplumun tüm kesimlerinde azaldı

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…