3 Aralık Dünya Engelliler Günü

Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü! Yollar, kaldırımlar, parklar, ulaşım araçları ve bunun gibi daha birçok fiziksel çevre unsurunun engelli dostu hale getirilmesi gerekiyor. Peki nasıl?

3 Aralık Dünya Engelliler Günü

3 Aralık Dünya Engelliler Günü

Birleşmiş Milletler tarafından engellilerin toplumsal yaşama tam ve diğer bireylerle eşit katılım sağlanmalarına ilişkin çalışmalar yürütülmüştür. 1975 yılında İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne ek olarak Engelli Hakları Bildirgesi’ni yayınlamış; yapmış olduğu çalışmalar ve sözleşmelerle engelliliğin bir insan hakları unsuru olarak kabul edilmesini sağlamıştır.

BM, engelli haklarıyla beraber engelli bireylerin güçlendirilmesi alanında da çalışmalar yapmıştır. 2006 yılında Engelli Hakları Sözleşmesi’nde engelli bireylerin güçlendirilmesinin, engelli haklarının kullanılabilmesi için en önemli araç olduğu vurgulanmıştır.

Bu kapsamda engellilerin sorunlarına dikkat çekmek ve onları daha iyi anlayabilmek 1992 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 47/3 sayılı kararıyla 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ilan edilmiştir. Engellilik konularının anlaşılmasını teşvik etmeyi ve engelli kişilerin onuru, hakları ve refahı için destek göstermeyi amaçlar.

3 Aralık’ta herkes 1 günlüğüne “engelli dostu”

Öncelikle belirtmek gerekir ki engelli “kardeşimiz” değil, engelli bireydir. “Engelli kardeşimiz” diyerek engelli bireyleri bir koruma, bir acıma içgüdüsü geliştirmek doğru olmayacaktır.

“Hepimiz birer engelli adayıyız.” cümlesi duyarlılığı değil, korkuları yansıtır. Hassasiyet ve duyarın “engelli adayı” olmaktan doğan korku kaynaklı olduğunu hissettirir. Mühim olan bugün değil her gün her zaman neler yaptığımız ya da yapılmasına katkı sunduğumuzdur.

Engel çeşitleri: Zihinsel engel, Fiziksel engel, Görme engeli, İşitme engeli, Özgül öğrenme güçlüğü, Spastik engel, Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, Yaygın gelişimsel bozukluk, Dil ve konuşma bozukluğu.

Engelli bireylerin ve engelli bireylerle hayatını devam ettiren bireylerin hayata eşit katılımının sağlanması için engelli dostu kentlerin olması olmazsa olmazdır.

Erişim Şehir Ödülü

Avrupa Birliği 2011 yılından itibaren engelli dostu kentler için Access City Award (Erişim Şehir Ödülü) verilen bir yarışma düzenliyor. Bu yarışmada engellilerin ulaşım, seyahat, sosyal alanlardan eşit bir şekilde yararlanma ve özgürce seyahat edebilmeleri yönündeki farkındalığı arttırmak ve şehirlerin engelliler için ulaşılabilir olmasını teşvik etmek amacı güdüyor. Bu yarışmaya katılan şehirlerin ulaşım, altyapı, çevre düzenlemesi, sağlık kuruluşlarının yoğunluğu gibi kriterlerini inceleniyor. Avilla, Salzburg, Berlin gibi şehirler bu alanda ödül almış şehirlerdir.

Birleşmiş Milletler, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri olarak 2030 yılına kadar gerçekleştirilmesi planlanan, açlık ve yoksulluğu sona erdirmek, eşitsizlik ve adaletsizlikle mücadele, sağlıklı yaşamın güvenceye alınması, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi on yedi hedef belirlenmiştir. Bu on yedi hedeften beşinde engellilere özellikle atıfta bulunulmaktadır. Bunlar:

  • Hedef 4 Nitelikli Eğitim· Hedef 8 İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme· Hedef 10 Eşitsizliklerin Azaltılması · Hedef 11 Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar· Hedef 17 Amaçlar İçin Ortaklıklar.

Dünyada 1 milyar engelli var!

  • OECD-AB ve Türkiye verilerine göre, dünya nüfusunun yaklaşık %15’i engelli bireylerden oluşuyor.
  • Türkiye’de ise Ulusal Engelli Veri Taban’ına göre engelli birey sayısı 1.559.222. (Ancak resmi olmayan rakamlara göre %13 düzeyinde, 9 milyon olduğu söyleniyor) Bunların %27’si 0-21 yaş, %36’sı 22-49 yaş, %37’siyse 50-64 yaş arasında…
  • Yaşla birlikte engellilik oranı artıyor: OECD ülkelerinde 20-34 yaş arasındaki engelli birey oranı %6. Bu oran 35-49 yaş arasında iki katına çıkıyor. 50-64+ yaş arasında ise %24’ü buluyor.
  • Avrupa Birliği’nde 15-64 yaş arası temel etkinlik problemi yaşayan engelli birey sayısı 44 milyonken, hayat boyu süren bir sağlık problemi nedeniyle kısıtlı çalışma imkanına sahip engelli birey sayısı 35 milyon.
  • Dört engelliden ancak 1’i yardım alabiliyor
  • AB ülkelerinde ilkokuldan sonra okulu bırakan engelli oranı %25. Bu oran İsveç’te %11’ken, Türkiye’de %60
  • AB’de engellilerin %29,9’u yoksulluk/sosyal dışlanmışlık riski altında, Türkiye’de bu oran %77,1
  • Birleşmiş Milletler Kalkınma Programına göre engellilerin %80’i gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.
  • 2000’li yılların sonuna doğru OECD ülkelerinde engelli nüfusun istihdam oranı %44 olarak ölçülmüş, bu oran engelli olmayanlar için %75. Aynı yıllar için işsizlik oranları ise engelliler için %14’ken, engelsiz nüfus için %7. İstihdam edilen engellilerin %22’si yarı zamanlı işlerde çalışıyor, bu oran engelli olmayan bireyler için %13.
  • AB’de 15-64 yaş arasındaki engelli olmayan bireylerin istihdamı ise %66.9 iken, bu oran engelli bireyler için %47.3… Bu oranlar Türkiye için sırasıyla %51 ile %41.1 olarak veriliyor. Engelliler için AB’de en yüksek istihdam oranı İsveç’te (yüzde 66.2), en düşük istihdam oranı ise Macaristan’da (yüzde 23.7).
  • Türkiye’de istihdam edilen 90.131 engelli bireyin 12.223’ü kamu, 77.908’I özel sektörde çalışıyor.

Verilere bakıldığında hiç de azımsanmayacak sayıya sahip olan engelli bireylerin eğitime, istihdama aslında kısaca hayata katılmalarına engel olan şeyleri aşmak karar vericilerin elinde. Sayıları 1 Milyarı aşan engelli bireyler dünyadaki “en büyük azınlık” olarak nitelendiriliyorlar.

Yollar, kaldırımlar, parklar, ulaşım araçları ve bunun gibi daha birçok fiziksel çevre unsurunun engelli dostu hale getirilmesi gerekiyor. Peki nasıl?

Uygun olmayan (yürümeye ya da tekerlekli sandalyeye) zemin kaplamaları tamir edilmeli, dar ya da geniş olma durumu giderilmeli, sorunlu rampaların uygun hale getirilerek, akıllı rampa & yol uygulamaları yapılmalıdır.

  • Altyapı ve altyapı çalışmalarında güvenlik önlemlerinin alınmalıdır.
  • İşaret ve uyarıcı levhaların eksikliği giderilmeli, sokaklar aydınlatılmalı, sesli ve görsel uyarıcı eksikliklerinin giderilmelidir.
  • Erişime uygun olmayan ortak kullanıma açık araç gereçler (telefon ve telefon kabinleri, banklar vb.) uygun hale getirilmelidir.

Bunların yanında sosyal güvenlik hakları, rehabilitasyon merkezleri, erişilebilir kaynaklar, eşit hizmet, kamu ve özel kurum teşviklerinin sağlanması da büyük önem taşımaktadır.

Tüm bunların hayata geçirilebilmesini sağlayacak olan şey ise ülkelerin ulusal ve uluslararası alanda engelli politikasına sahip olmasıdır. Bu politika oluşturulurken sadece mecliste yer alan siyasi parti vekilleriyle değil tüm paydaşlarla yani kullanıcılar, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, aktivistler gibi sürece dahil olması gereken herkes dahil edilmelidir. Ulusal ve uluslararası hak farkındalığı arttırılmalı, katılımcı bir politika geliştirilme sistemi kurularak bunların uygulanmasını izlenmelidirler.

Türkiye, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’ni imzalayarak için kentlerini erişilebilir yapma konusunda hukuki, insani, etik sorumluluk almıştır.

İşte bu yüzden bir gün değil her gün farkındalık…

Engelli kişilerde psikolojik sorunlara yol açan etkenler neler?

İstanbul doğumlu olan Hazal Mintaş, lise eğitimini İstanbul Haydarpaşa Anadolu Lisesi'nde tamamladıktan sonra lisans eğitimini Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde, yüksek lisans eğitimini ise Kadir Has Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans programında tamamlamıştır. Serbest avukatlık yapan Mintaş'ın Marka Hukukunda Karıştırma Tehlikesi adında bir kitabı bulunmaktadır. Mesleki çalışmalarının dışında ise siyaset ve sivil toplum alanlarıyla ilgilenmektedir. Uzun yıllardır hak temelli çalışmalar yürüten çeşitli yerel, ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarında üye ve eğitmen olup, yönetim kurullarında görev almaktadır. Çalışma alanları insan hakları, gençlik hakları, gönüllü hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliğidir.