Ana Sayfa Politika Akşener’den Erdoğan’a ‘Açları doyurun’ yanıtı: Devletin görevi açları doyurmak, çıplağı giydirmek, işsize...

Akşener’den Erdoğan’a ‘Açları doyurun’ yanıtı: Devletin görevi açları doyurmak, çıplağı giydirmek, işsize iş vermektir

Meral Akşener’den, “Neymiş, millet açmış. Aç olarak dolaşanları, buyurun siz de doyuruverin” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tepki: Hay hay muhterem, kalk o sandalyeden. Devletin görevi açları doyurmak, çıplağı giydirmek, işsize iş vermektir.

erdoğan akşener

Video aşağıda – İYİ Parti lideri Meral Akşener, esnaf ziyaretleri kapsamında Zonguldak’a geldi. Akşener, ziyaretini duyup çevrede toplanan esnafa ve evlerinin balkonlarından kendisini takip eden vatandaşlara seslendi. Akşener’in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

Benim dışımda gelen yok, ağalar nerede?

– Burada esnafla, dertli insanlarla konuşurken ben propaganda yapmıyorum o dükkanın içinde. Sadece sizi konuşuyoruz, Meclis’e getiriyoruz ve çözümü için talepte bulunuyoruz. Çok rahatsız oluyor ağalar… Bir şey daha görüyorum, benim dışında gelen yok. Ağalar nerede? Hadi genel başkanları geçtik, milletvekilleri gelmiyor. Siyaset, seçmenin özne olduğu, velinimet olduğu bir görevdir. Unutuldunuz… Nasıl müşteri, esnafın velinimetiyse; siyasetçinin de velinimeti seçmendir. Ben, sizin velinimet olmanız için geziyorum.

Oyunuzu o kadar kıymetli hale getirin ki…

– Söylemeye çalıştığım şey şu: Gerçek dertlerden kaçmak için, bir kere size gelmiyorlar. Ama size dönülüyor, deniliyor ki, ‘vah vah vah, şu şucuymuş; bu da bucuymuş…’ Size ne, bana ne… İşsiz gencimin derdine çare aramak varken, ‘şu şucu, bu bucu…’ Size ne? Ağaların işine yarıyor. Bundan sonra siz konuşulacaksınız. Yapmaya çalıştığım şey bu. Siz o oyu o kadar kıymetli hale getirin ki, ağalar benim gibi kafayı diksin, size doğru baksın.

Sandıkta her şeyi değiştirebiliriz

– Seçmeni avucunun içinde taşımıyorlar, taşıttırmalısınız. Siz seçmensiniz, isterseniz her şeyi değiştirebilirsiniz. Nerede değiştirebilirsiniz? Sandıkta değiştirebilirsiniz. Neyle değiştirebilirsiniz? Oyla değiştirebilirsiniz. Oylarınızı ucuz etmeyin. Oylarınız o kadar pahalı olsun ki herkes gelsin, huzurunuzda hazır ola geçsin. Yalnız bu gezmelerim, tembel tenekeleri çok bozuyor. Ben geziyorum ya, ağalar gezemiyor. Ben ayakkabı eskitiyorum, ağalar koltuk eskitiyor.

Hay hay muhterem, kalk o sandalyeden

– Safranbolu’da kahveci esnafı bana bir tane pankart verdi, “Açız… açız… açız…” yazıyor. Ben de onlara söz verdim, (pankartı) Meclis’te göstereceğim dedim. Gösterdim, ağa kızdı… Çok kızdı… Kahveci esnafına döndü dedi ki, “Nankörler…” Döndü bana dedi ki, “Madem bunlar açsa sen doyur…” Hay hay muhterem, kalk o sandalyeden. Devletin görevi açları doyurmak, çıplağı giydirmek, işsize iş vermektir.

Kanal İstanbul’un yapılmasına müsaade etmeyeceğiz

– Kanal İstanbul, İstanbul’a ihanettir. Pek çok ihanet yapıldı bu ülkenin doğasına, insanlarına; sonra hep çıkıp özür dilendi, ‘Allah’ım beni affet, milletim beni affet…’ Ama Kanal İstanbul bu af dilemelerinin çok ötesinde olur. Çünkü orada attığınız her adım, bir daha geri dönülemeyecek derecede zarar verecektir. Bu ihaleye girecek yerli, yabancı herkese sesleniyorum; bu iktidar sandıkta vatandaşımızın oylarıyla, demokrasiyle gidiyor, seçimle gidiyor. 5 kuruş alamazsınız… Burada bu ihaleye girmemeleri gerekiyor. Bu İstanbul’a da, Türkiye’ye de ihanettir; Marmara Denizi’nin şu anda deniz salyasıyla denilen korkunç bir doğa problemiyle karşı karşıya kalması gibi… İstanbul’a bunun yapılmasına müsaade etmeyeceğiz.

Seçim artık doyamıyoruz diyor

– Seçmen erken seçim istiyor. Biz seçmenin sesiyiz, muhalefet böyle bir şey, ‘halkın avukatı’ demek. Şimdi biz geliyoruz seçimlerde, (seçmenler) bize diyorsunuz ki, ‘biz sizi avukatımız tayin ettik, bekleyin bakalım.’ İktidara da diyorsunuz ki, ‘hadi bizi yönetin.’ Biz, vatandaşın avukatı olarak aynı zamanda iktidarı denetleyen, iktidarı yönlendiren bir pozisyondayız. Seçmen diyor ki, ‘Seçim isteyin, bu haksızlıklara dayanamıyoruz artık.

Bir sürü iddia var, kulak üstüne yatıyorlar

– Bakın, kulak üstüne yatılıyor. Bir sürü iddia var. Bugün bir hanımefendi yanıma geldi, Youtube kanalında Atilla Uras’ın kızını izlemiş. Tankla otelin bahçesine girilmiş ya, hanımefendi onların anlatıldığı videoyu izlemiş. Benimle konuşan hanımefendinin bana söylediği şey şu: “Benim bir evim var, şimdi ben o videoyu izledim, benim bu evime de birileri gelip…” Kapının delindiği bir anlayışın, bir korkunun yaşandığı bir Türkiye ya…

Bunu yapmadıkları için vatandaş seçim istiyor

– Böyle bir sistemde Türkiye’yi yönetenler; hukukuyla, idaresiyle mutlaka ve mutlaka bu korkuların, bu endişelerin hem müsebbiplerini kenara koymak zorundalar hem de bu düşüncelerin, endişelerin ortadan kalkması için somut, hukuki, adaletli adımlar atmak zorundadırlar. Bunu yapmadıkları için vatandaş seçim istiyor. Bize diyorlar ki: Bunu seslendirin.

Ne demişti? Erdoğan: Neymiş; millet açmış. Aç olarak dolaşanları buyurun, siz de doyuruverin!

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.