Kunteper Canavarı ve Kaptan Onedın’ın yaratıcısı Cengiz Üstün ile röportaj

Türkiye’nin önde gelen gülmece dergilerinde yayınlanan yapıtlarıyla tanınan, Kunteper Canavarı ve Kaptan Onedın gibi unutulmaz karakterlerin yaratıcısı, usta çizer Cengiz Üstün ile röportaj yaptık.

cengiz üstün

Türkiye’de karikatür ve çizgi roman denince ilk aklımıza gelen mizahi yapıtlardır genelde. Mizah dergileri, karikatürler ve çizgi romanlar toplumun her kesimini kahkahalarla güldürmeyi, güldürürken sosyal sorunlar üzerine düşündürmeyi, düşündürürken iğnelercesine eleştirmeyi, eleştirirken bilgi verip bilinçlendirmeyi başarırlar. Bu alnından öpülesi başarı bizlerin yaşadığı sokaklarda doğup büyüyen, bizlerin arasında yaşamalarından ötürü bizi bizim kendimizi tanıdığımız kadar iyi tanıyan, üstün yetenekli çizim ve gülmece ustaları sayesinde gerçekleşti hiç kuşkusuz.

Geçen hafta çizim sanatımıza yaşamını adamış olan bu ustalardan birisiyle bir araya geldik. Gülmece dergileri için ürettiği unutulmaz karakterler ile hatırı sayılır bir üne ve saygınlığa sahip olan Cengiz Üstün ile dokuzuncu sanat, kişisel çalışmaları ve özel yaşamı üzerine söyleştik.


***

Çizmeye kaç yaşında başladınız? Çizme yeteneğiniz olduğunu nasıl fark ettiniz?

Cengiz Üstün: Çizmek ilkokulda aldığım resim dersleriyle tutku halini aldı. Sekiz yaşımda dedemin dedesi Memiş Pehlivan’ın karakalem boydan portresini kopyalamıştım. Bu çalışmam ailem içinde çok beğenildi ve bazı akrabalarımdan sipariş geldi. Bu ilgi ve teşvik beni çizmeye motive etti.

Karikatürist olmaya ne zaman karar verdiniz? Aileniz kararınızı nasıl karşıladı?

Cengiz Üstün: İlkokula başlamadan önce eve zaman zaman ‘Gırgır’ dergisi alındığını hatırlıyorum. Ortaokula geçince çocuk dergileri ve diğer mizah dergilerini de almaya başladım. İlk karikatürüm 13 yaşında ‘Türkiye Çocuk’ dergisinde yayınlandı. Aynı yıl ‘Gırgır’ dergisinden kopan bir ekibin çıkardığı ‘Limon’ dergisinden çok etkilendim ve düzenli olarak karikatür yollamaya başladım. Yayınlanan karikatürlerim için telif ödemeleri almaya başlayınca ailem de karikatürist olmama onay verdi.

Birçok mizah dergisinde çalıştınız. Farklı kurumlarda çalışmak size neler kattı? İç kültürü ve sanata bakışıyla sizi en çok etkileyen dergi hangisiydi?

Cengiz Üstün: ‘Limon’ dergisi beni çok etkilemiştir. Gırgır’da birbirine yakın çizgiler görürken, Limon’da çok çeşitli çizgiler bir aradaydı. Güncel politikayla ilgili karikatürlere, Gırgır’daki gibi, iki tam sayfa ayrılıyordu. On altı yaşında çalışmaya başladığım ‘Pişmiş Kelle’ dergisi de işin mutfağını gözlemlemek açısından önemliydi. Tek kare karikatürlerden çok kareli karikatürlere, Yeşilçam parodisi olan ‘Duka Film’ serime burada başladım. 1996 yılında yayına çıkan ‘L-Manyak’ dergisinin kadrosunda yer aldım. L-Manyak; A4 boyutlarında çıkan, apolitik ve aylık bir çizgi roman dergisiydi. Bu dergi sayesinde mizah dergilerinde yer darlığından yapamayacağınız uzun hikayeleri ve illüstratif desenleri sergileme imkanı bulduk. ‘L-Manyak’ 90’lar mizahını temsil etmesinden dolayı çizgi roman / karikatür yayıncılığı içerisinde önemli bir yere sahiptir.

Karikatür / Çizgi roman sanatının amacı nedir? Toplumsal yaşama neler kazandırır?

Cengiz Üstün: Karikatür ve çizgi roman bir yandan eğlendirirken bir yandan öğretir. Ayrıca, kitap okuma alışkanlığı için katalizör işlevi görür.

Yeni bir karakter yaratırken hangi noktalara dikkat edersiniz? Esin kaynaklarınız nelerdir?

Cengiz Üstün: Okuduğunuz kitaplar, seyrettiğiniz filmler ve dinlediğiniz müzik gibi birçok etken vardır. Ben genelde korku-komedi türüne ilgi duyarım. ‘L-Manyak’ dönemime denk düşen Sam Raimi’nin ‘Evil Dead’ serisi ve Tarantino’nun aksiyon anlatımı beni çok etkiler. Yeni bir karakter bir anda gelen birşey değil. L-Manyak’ta çizgi roman dışında yaptığım ‘Tribal Enfeksiyon’ karikatür köşesi yeni tipler için bir tarla görevi de gördü. ‘Macerayı Seven Adam’ ‘Aynı Evde Yaşayan İki Devlet Memurunun Maceraları’ tiplemelerim bu alanda tek kare olarak başlamıştı.

Yarattığınız karakterler ile ilgili neler hissedersiniz? Diğerlerinden daha çok sevdiğiniz veya itici bulduğunuz karakterleriniz var mı?

Cengiz Üstün: Kunteper Canavarı, Macerayı Seven Adam, Kaptan Onedın, Üzeyir, Aynı Evde Yaşayan İki Devlet Memurunun Maceraları, Anti Klişe Timi… Gerçekten de Türkiye’de en çok çizgi karakter yaratan benim herhalde. Yarattığım tipleri seviyorum. Zamanın ruhuna göre ya da güncelden bağımsız arkheler üzerinden gidip tipin evrenini genişleterek devamını sağlıyorsunuz. Zaman zaman haftalık ‘Uykusuz’ dergisi için Kaptan Onedın, Üzeyir ve Macerayı Seven Adam’ı çiziyorum. Hangisini çizeceğim ruh halime bağlı. Şimdilerde Tribal Enfeksiyon’a, tek kareli anlatıma yeniden dönmek istiyorum. Halihazırda Uykusuz dergisinde kardeşim Bülent Üstün ile hazırladığımız ‘Üstün Bradırs’ köşesini devam ettirmekteyiz.

Kunteper Canavarı’nın ikinci kitabını kısa süre önce çıkardınız? Okuyucunun ilgisinden memnun musunuz?

Cengiz Üstün: Evet, Kunteper Canavarı’nın ikinci albümü çıktığı sırada birinci albüm ikinci baskısını yaptı. L-Manyak’ta yayınlanan maceraların üzerinden çeyrek asır geçmesine rağmen albümlerin ilgi görmesi sevindirici.

kunteper canavarı

Kunteper Canavarı ile okuyucuya ne gibi mesajlar iletmeyi amaçlıyorsunuz?

Cengiz Üstün: En nihayetinde çizgi roman bir eğlencedir. Yeni basımlarıyla beraber Kunteper Canavarı 90’lı yılların, yani internet öncesine denk gelen yakın geçmişin geyikleri ve orta sınıfın endişelerini barındıran bir arşiv niteliğini kazandı. Ortaköy, Bodrum, İstiklal Caddesi gibi gerçek fonlarda dolaşan fantastik bir canavar. 26 yıl sonra yeniden, sıralı bir biçimde Marmara Çizgi yayınları tarafından basıldı. Üçüncü albüm 2023 yılının Şubat ayında çıkacak ve böylece seri tamamlanmış olacak. Okuyucular bu kitapları Marmara Çizgi Dükkan’dan imzalı olarak alabilirler.


Bir karikatüre başlamadan önce senaryosu bitmiş durumda mıdır yoksa çizmeye başladıktan sonra mı şekillenir?

Cengiz Üstün: Bir ön taslağınızın olması çok yararlıdır. Çizeceğim karikatürlerin ve çizgi romanların her zaman bir ön eskizi vardır.

Çizimlerinizin metinlerini yazarken hangi noktalara dikkat edersiniz? Karakterlerinizin serüvenlerini nasıl oluşturursunuz? Nelerden yararlanırsınız? Renk seçimini neye göre yaparsınız?

Cengiz Üstün: Birçok eskiz yani ön taslak yaparım. Akıcı bir çizgi ve balon yazılarında akıcı bir konuşma diline yaklaşmak isterim. Eğlenebileceğim serüvenleri seçerim. Daha doğrusu o şekilde yön verir, kurgularım. Çizerken de hikâyeye hizmet edecek şekilde en iyi açılar ve kompozisyonları oluşturmaya çalışırım. Renklerken de hikayenin ruhuna uygun bir skala seçerim.

Çizimde ustalaşmak için ne gibi alıştırma ve çalışmalar yapmak gerekir?

Cengiz Üstün: Evet, çizim alıştırma gerektiren bir iş. Yoksa bir noktada tıkanıp kalır. Antrenmanlı bir çizgi çok fark eder. Haftalık tempo bu iş için ideal.

Gelecek planlarınızı öğrenebilir miyiz? Örneğin animasyon sinemasıyla ilgili misiniz?

Cengiz Üstün: Çizgi karakterlerimden çoğu çizgi filme evrilebilecek nitelikte. Kaptan Onedın, Macerayı Seven Adam birer Netflix dizisi olabilir.

Türkiye’de insanlar en çok nelere gülerler, neleri komik bulurlar?

Cengiz Üstün: Kendi hallerini gösteren mizahtan hoşlanırlar. Kendi yaşadıklarına benzer şeylere, deliye ve yaratıcı küfre gülerler. Gülünen şeyler dönemsel olarak değişebiliyor. 90’lar çizgi romanında alfa karakterin hallerine gülünmekteyken, günümüzde betanın kaygılarını izlemek güldürücü olabiliyor. ‘Gibi’ dizisinin başarısı da buradan geliyor.

Gençlere çizer olmayı önerir misiniz? Çizgi roman / karikatür dünyasını nasıl buluyorsunuz? Toplumun karikatür / çizgi roman sanatına duyduğu ilgi nasıl arttırılabilir?

Cengiz Üstün: Öncelikle şunu söyleyeyim, çizerlik çok erken yaşlarda başlanması gereken bir meslektir. Eskiden dergilere gidiliyor ve usta çırak ilişkisi üzerinden mesleki gelişiminize yön verilebiliyordunuz. Günümüzde çizerler karikatürlerini çizip Instagram üzerinden de yayınlayabilirler. Dergi aracılığına gerek kalmadı. Çizerler sosyal medya üzerinden çizgilerini paylaşıp usta çizerlerin yorumlarını alabilirler.

cengiz üstün

Fotoğrafçılık sanatına ilişkin çalışmalarınız ile ilgili bilgi alabilir miyiz?

Cengiz Üstün: Fotoğraf da çizgi roman gibi vakit ayırmayı gerektiren bir sanat dalı. Üniversite (Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarımı) yıllarımdaki fotoğraf derslerinden kalan etki ile dönem dönem bu alana ilgi duydum ve zaman ayırdım. Karma fotoğraf sergilerine katıldım.

İndigo Dergisi okuyucularına neler söylemek istersiniz?

Beni okudukları için teşekkür ederim. Birçok medyadan daha etkili olan haftalık mizah dergilerimiz Uykusuz ve Leman hala çıkabiliyorken alalım derim.

Teşekkürler.

***


Cengiz Üstün için mesleki bilgisini paylaşmaktan zevk duyan ve ayrıntılı açıklamalar yaparak karşısındakini aydınlatmaktan hoşlanan cömert ustalardan biri diyebilirim. Alçakgönüllü ve kibar olması sayesinde çok rahat iletişim kurulabilen, cana yakın bir kişi. Son yıllarda çıkan kitapları çizgi roman sanatımız için arşiv niteliği taşımakta. Önümüzdeki yıllarda Türk mizahına yön veren çalışmalarıyla göz doldurmayı sürdüreceğine inanıyorum.

Kötü Kedi Şerafettin’in yaratıcısı çizgi romancı Bülent Üstün (Röportaj)


1975 yılında İstanbul’da doğdu. 1993 yılında Özel Işık Lisesi’nden mezun olduktan sonra 1998 yılında Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi (Fransızca) bölümünden lisans derecesi aldı. Western Michigan University ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nde MBA dalında yüksek lisans yaptı. 2021 yılında Hacıbektaş Belediyesi tarafından düzenlenen 58. Ulusal 32. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Töreni ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında yapılan kısa öykü yarışmasında 'Üç Öğüt' adlı öyküsüyle birincilik ödülü kazandı. 2022 yılında oniki öyküden oluşan 'Yeşil Güller' adlı kitabı yayınlandı. Başlıca uğraşlarından biri olan filateli alanında 'Çanakkale Savaşı' ve 'İbn-i Sina' temalı koleksiyonlarıyla beş madalya kazandı. Özel sektörde, insan kaynakları alanında yönetici olarak çalışmaktadır. Tarih, spor, sinema ve müzik başlıca ilgi alanları arasındadır.