NASA’nın yeni nükleer motoru Mars yolculuğunu 45 güne düşürecek

NASA ve özel uzay şirketlerinin en büyük hedefi insanları Mars’a indirmek. Ancak sadece Kızıl Gezegen’e gitmek bile çok uzun sürelere mal oluyor. Yeni motor ise bu süreyi oldukça düşürecek.

NASA nükleer motoru

Elimizdeki uzay araçları ve teknolojileri ile Mars’a gitmemiz en iyi senaryoda bile yaklaşık 6 aylık bir seyahat süresini gerekli kılıyor. Mars’ın Dünya’dan daha uzakta olduğu yörünge şartlarında ise bu süre çok daha fazla artabiliyor. Ancak NASA’nın nükleer motor projesi bu süreyi 45 güne düşürebilir.

Mars yolculukları 45 güne düşebilir

Donanım Haber‘in aktardığı bilgiye göre; mevcut teknolojileri kullanarak, mürettebatlı bir Mars yolculuğunun kızıl gezegene ulaşması yaklaşık 6 ila 9 ay süreceği tahmin ediliyor. Dolayısıyla, seyahat süresinin yaklaşık 45 güne düşürülmesi, Mars görevlerinin yıllar yerine aylar sürebileceği anlamına gelir. Seyahat süresini kısaltmak Mars’a yapılacak görevlerde astronotların maruz kalacağı ölümcül olabilecek yüksek radyasyon seviyelerinin etkisini düşürecektir.


NASA, 2023 yılı için NIAC (Innovative Advanced Concepts) programının bir parçası olarak nükleer bir tahrik konseptini seçti. Nükleer Termal ve Nükleer Elektrikli Tahrik (NTP/NEP) konsepti olarak adlandırılan tahrik sisteminde “dalga rotoru” kullanılarak oluşturulan yepyeni bir tahrik sistemi sayesinde insanlı görevler için Mars yolculuğunun 45 güne düşürülebileceği duyuruldu.


Projenin arkasındaki isim olan Florida Üniversitesi’nden Prof. Ryan Gosse, bu teknoloji sayesinde Mars seyahat sürelerinin çok büyük ölçüde azaltılacağına ve insanlı görevlerin sürdürülebilir olacağına inanıyor.

NASA’nın yeni nükleer tahrik konseptinin arkasında iki temel kavramın birleştirilmesi yatıyor. İlk kavram zaten insanlı uzay araçlarında kullanılan itki sistemi iken ikincisi iyon motoruna elektrikle güç sağlamak için bir nükleer reaktör kullanan ve itme kuvveti oluşturmak için gazı iyonlaştırıp hızlandırarak elektromanyetik alan oluşturan Nükleer-Elektrikli Tahrik (NEP) sistemi.


Prof. Ryan Gosse bu iki tekniği bir araya getirerek avantajlarını birleştiriyor. Bu iki modlu tasarı mevcut kimyasal roketlerin performansının iki katı güç üretebiliyor. Bunun da ötesinde Gosse, nükleer reaktörün sıvı hidrojen yakıtını ısıtmasından faydalanarak Dalga Rotoru (WR) kullanımını öneriyor. Bu da potansiyel gücü çok daha artırarak yüksek bir itme gücünü açığa çıkarıyor.

Kış uykusu uzay yolculukları için bir avantaj olabilir mi?