Kiraz üreticisi kan ağlıyor: İngiltere Sarayı’na kadar giden kiraz bu yıl satılamadı!

Kirazları dalında kalan Niğdeli üreticiler yaşadıkları sorunları anlattı. Kiraz üreticileri 2002 yılında etin kilogram fiyatı 7 lira iken kirazı 6 liraya sattıklarını belirterek, “Bu yıl etin kilosu 350 lira ve biz kirazı neredeyse 10 liraya satıyoruz. Bizim zararımızı kim karşılayacak?” dedi.

Kiraz üreticisi

Kiraz üreticisi kan ağlıyor: İngiltere Sarayı’na kadar giden kiraz bu yıl satılamadı!

CHP Niğde Milletvekili, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, dalda kalan Napolyon cinsi kirazı geçen hafta E-90 Karayoluna döküp yol kapatma eylemi yapan Ulukışlalı üreticileri ziyaret ederek sorunlarını dinledi.


Dünyaca ünlü kirazların yetiştiği Bolkar Dağları’nın eteklerindeki Ulukışla’da, bu yıl büyük sıkıntı içinde olan üreticilerle bir araya gelen Gürer’e CHP Ulukışla İlçe Başkanı Hüseyin Toker, Ulukışla İl Genel Meclisi Üyesi Birol Önder ve Niğde Belediye Meclis Üyesi Erdal Aydoğan ile Darboğaz da eşlik etti.

Buluşmada Beyağıl, Kılan ve Porsuk köylerindeki üreticiler sorunlarını anlattı.

Masrafları karşılayamıyorlar!

Üreticiler adına konuşan Ayfer Yetiş, geçen yıl 70-80 liraya alıcı bulan kirazlarını bu yıl kalitesine göre 12-24 lira arasındaki fiyatla satmak zorunda kaldıklarını söyledi.

Kilogram maliyeti 40 lirayı aşan kiraz için tüccarın 12 lira teklif etmesi karşısında ciddi mağduriyet yaşadıklarını ifade eden Ulukışlalı üretici Orhan Avcı da yılda 5 kez ilaçlama yaptıklarını, sulama, toplama, işçilik, mazot gibi pek çok giderinin bulunduğunu dile getirdi.

Orhan Avcı, sattıkları kirazla ne işçilik masraflarını ne de ilaçlama masraflarını karşılayabildiklerini ifade etti.

“Etin kilosu 4,5 TL iken 6 TL’ye kiraz satıyorduk”

CHP’li Gürer’e yaşadıkları sorunları anlatan kiraz üreticileri 2002 yılında etin kilogram fiyatı 7 lira iken kirazı 6 liraya sattıklarını belirterek, “Bu yıl etin kilosu 350 lira ve biz kirazı neredeyse 10 liraya satıyoruz. Bizim zararımızı kim karşılayacak? Üreticiyi tüccarın ayaklarının altına atıp ezdirmeyin” diyerek yetkililerin bu soruna çözüm bulmasını istedi.


Kiraz bahçesi kurabilmek için 22 yıldır ettiği masrafın lüks bir daire parasını geçtiğini anlatan bir kadın üretici ise “Ev almadım, bahçe yaptım. Mersin’de kiralık evde oturuyorum. 22 yıllık birikimimizi getirip Ulukışla Darboğaz’da bahçeye yatırdık, ancak emeğimiz heba oldu. Bugün kirazı, maliyetinin yarısına bile satamıyoruz” diye konuştu.

İngiltere Sarayı’na kadar giden kiraz bu yıl satılamadı!

Gürer de üreticilerin sorunlarını dinledikten sonra yaptığı açıklamada, İngiltere Sarayı’na kadar giden Ulukışla kirazının bu yıl satılamadığını ve dalda kaldığını belirterek, “Üretici perişan. Maliyetine dahi ürün satılamıyor. Tüccar da yeteri kadar bölgeye gelmedi. Ne yazık ki siyasi iktidar da yaşanan soruna şu ana kadar çözüm üretemedi” dedi.

“Kirazı tarım kredi kooperatifleri satın almalı”

Bölgede ambalajlama tesisi ya da depolama ve saklama olanağı olmadığı için kirazın daldan koparıldığı anda satılmasının gerektiğine dikkat çeken Gürer, sorunun çözümüne ilişkin şu öneride bulundu:

“Bununla ilgili yapılması gereken bir işlem var; Sayın Cumhurbaşkanına çağrıda bulunuyoruz, yapacağı şu; Tarım Kredi Kooperatiflerine 1000 tane market açtırma talimatı vermişti. Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden bölgedeki kirazlar satın alınsın, üreticiye makul fiyat ile ürün derhal alınsın. Çünkü şu anki haliyle üretici maliyetine kiraz satamıyor ama büyük kentlerde vatandaşlar marketlerden fiyatı yüksek olduğu için kiraz alamıyor.

Ülkede tek yetkili Cumhurbaşkanı bu sorunu çözmekle de görevli. Kamucu bir anlayışla tarım sürdürülmedi. Üretici tüccara mahkum edildi. Görünen o ki ihracatta da sorun var. Birkaç gün içinde sorun çözülmezse kiraz bu yıl çöp olan ürünlerden olacak. Acil Cumhurbaşkanı Tarım Kredi Kooperatifi talimat verdirip dalda kalan kiraz alınsın.”

Giderleri 5 kat arttı, satış fiyatı ise düştü!

Pek çok üründe olduğu gibi kirazda da bir yıl para eden ürünün diğer yıl satılamadığına işaret eden Gürer, ürünün pazarlanmasında ve satışında bu nedenle iki yılda bir sorun yaşandığına vurgu yaptı.

Son turfanda olarak yetişen kirazın bu bölgede ayrı bir özelliğinin olduğunu da ifade eden Gürer, “Bolkar Dağlarının eteklerinde, Darboğaz, Kılan, Emerler, Beyağıl, Hasangazi, Porsuk ve çevresindeki yerleşim birimlerinde üretici adeta kan ağlıyor. Giderler 5 kat artarken, kirazın fiyatının düşmesi üreticiyi mağdur ediyor. Tarım Kredi Kooperatifleri ülke genelinde 1000 tane market açmışsa kirazların kooperatiflere ait marketler aracılığıyla tüketiciye makul fiyata ulaştırılması sağlanabilir” dedi.


Gürer, bölgede önümüzdeki yıllarda sorun yaşanmaması için soğuk hava deposu ve işleme tesislerinin kurulması gerektiğini de sözlerine ekledi. Kaynak: Sözcü

Bodrum’da oteller boş kalınca işten çıkarmalar başladı: “Turizm ilk kez bu kadar kötü!”


İndigo Dergisi Haber Merkezi | İndigo Dergisi, 18 yıldır yayın hayatında olan bağımsız bir medya kuruluşudur. İlkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışmaktadır. 2005 yılında kurulan İndigo Dergisi, indigodergisi.com web sitesi üzerinden tamamen dijital ortamda günlük yayın yapmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk internet haber dergisi olmakla birlikte, tüm yayın kadrosu ve okurlarıyla birlikte sürekli gelişmektedir. İndigo Dergisi’nin amacı; gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonu; okuyucularında sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerleri; dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın İnternet yayınlarından biri olarak; iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul etmekte; Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İlaveten İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildiriyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İlkelerinden ödün vermeyen şeffaf yayıncılık anlayışını desteklemektedir. Herhangi bir çıkar grubu, örgüt, ideoloji, politik veya dini; hiçbir oluşumun parçası değildir. Köşe yazarlarımızın yazdıkları fikirler, kendi özgür düşünceleridir; İndigo Dergisi yayın politikası dahilinde değerlendirilir ve yayın ilkeleri ile çelişmediği müddetçe, düşünce ve ifade özgürlüğünü teşvik ederek yayına alınır. İndigo Dergisi, sunduğu tüm bilgilerin doğruluğunu teyit ve kontrol eder; bu bilgilerin geçerliliğine son derece önem verir.