Karabağ ve Yumuşak (Olmayan) G

Son günlerde haberlerin manşetlerinden pek düşmeyen yerin adı Karabağ. Azerbaycan’ın 30 senedir sabırla beklediği vatan toprağı.

Karabağ azerbaycan

3. Dünya Savaşı

Artık çıkmış olduğu su götürmez bir gerçek Dünya Savaşı’nın. Ve yine bir cephe daha ekleniyor cepheler listesine, miladi 2023 yılında. (Yazımı yazı işlerine hazırlarken, Gazze Cephesi de açıldı.)

Yakında Karabağ da yangın yerine döner. Zaten yangının çıkıp da söndürüldüğüne rastlamak pek mümkün değil artık. İtfayeciler yani barış çığırtkanları ya susturuldu ya da susturucu ile vuruldu. Yeni cephe hayırlı olsun. Önce Kafkasya’ya sonra dünyamıza.


Karabağ

Dağlık Karabağ bölgesinin ecnebi yazım tarzları farklı farklı. Örneğin ben, Cermenlerin ülkesinde bu konuda basın mensupları ile yazışmalar bile yaptım. Zira Almanya’da tarihi kayıtlar dikkate alındığından ‘Karabach’ yazımı ön planda. Buna karşın, İngilizce’de Karabakh diye yazılıyor. Benim kafamda ise, bu sondaki ses ile ilgili çok farklı sesler çınlanıyor.

Yumuşak G

Elif Şafak’ın ‘Bölünmüş Bir Dünyada Akıl Sağlığımızı Nasıl Koruruz?’ adlı kitabını okuyorum. Kitabın başında yazar, okuma yazma öğrendiği dönemden kısa bir kesit sunuyor. Kendi döneminde, sol elini kullanan çocukların baskı altına alındığından ve sağ eli kullanmaya teşvik ettirildiklerinden bahsediyor.

İlkokul öğretmeninin, sağ eli kullanma ile ilgili ikna çabalarını aktarıyor. Bir noktada, o günkü aklıyla, okulda istenmeyen sol elini, alfabedeki yumuşak ‘g’ ile ilişkilendirmiş Elif Şafak. Zira diğer harflerin aksine, yumuşak olduğu iddia edilen ‘g’ hiçbir zaman kelimenin başında yer almıyor. Ayrıca bu harfin bir sesi de ‘yok’. Adeta sessiz.

Yumuşak Olmayan G Harfi

Öncelikle şunu bilelim: 1 Kasım 1928 tarihinde kabul edilen Latin Alfabesi 28 harften oluşuyordu. Yani içerisinde ‘ğ’ bulunmuyordu. Sonradan ihtiyaç gereği ilave edildi. Çok da yerinde bir ilave oldu.

Yalnız ‘ğ’nin işlevinin, çoğumuzun okullarda öğrendiğinden ve papağan gibi tekrar ettiğinden ibaret olmadığını belirteyim. Yumuşak ‘g’ yalnızca kendinden önceki sesli harfi uzatmaya ve zaman zaman ‘y’ (Örneğin ‘değil’de olduğu gibi) sesini çıkartmaya yaramaz.

‘Ğ’ harfi, içinde kullanıldığı birçok sözcüğün yerel ağızlardaki gırtlaktan sesini temsil eder. Hem de zaman zaman sertleşerek. Elifbaya alışkın olanların gayın sesini hatırlamaları bunun için yeterlidir.

Kafanızda bu sesi canlandırmak için, Azeri birine Karabağ kelimesini tefaffuz ettirmeniz yeterlidir. Ya da Doğu Anadolu’da insanlara ‘dağ’ dedirtmeniz. Orada gırtlaktan gelen sesi hissedersiniz. Hem de hakkını vere vere.

Sert ‘g’ye Türki Cumhuriyetler de ev sahipliği yapar. Türkmen birine ‘tağlara’ (dağlara) dedirtin de, hissedin yumuşak olmayan ‘g’yi.


Standart Dil/Telaffuz (RP – Regular Pronunciation)

Tevhidi tedrisat (Eğitim birliği) yoluyla eğitimde ülke çapında dil standartlarının oluşturulmasını hep olumladım. Ancak eğitim kurumlarında dil öğretilirken yapılan bir yanlış olduğu kanaatindeyim. Zira, zamanında İstanbul ağzını temel alırken, diğer yerel telaffuzlar (sanki) yanlış telaffuz imiş gibi anlatılıyor.

Konunun bu noktasında bir şerh düşmek zorundayım. Standart dili/telaffuzu (halihazırda TRT seslendirmesi) insanların ortak iletişim telaffuzu olarak sabitlemek faydalıdır. Ancak norma nazaran sapma gösteren diğer yerel telaffuzların yanlış addedilmesi tamamen yanlıştır.

İnsanların, doğduğu büyüdüğü bölge gereği yerel ağızları edinmeleri doğaldır. Doğu Anadolu’da doğup büyümüş bir birey, yumuşak ‘g’yi aynı şekilde seslendirmez. Ve fakat o kişinin telaffuzu yanlış olarak görülemez.

Essah mı?

Sadece sözcük ve telaffuzları değil, aynı zamanda yerel sözler ve deyimler de mevcuttur. Bunlara yanlış denilebilir mi hiç?

Örneğin Adana’da ‘Essahtan mı?’ denir, ‘Sahiden mi?’ anlamında. Anababası böyle konuşan birinin öğrendiği bu kalıp, yanlış olarak adlandırılamaz.

TDK’ya Tavsiye

Standart iletişim telaffuzunu sabit tutmak kaydıyla alternatif yerel telaffuzların kayıt altına alınması yerinde olacaktır. Almanca’nın en büyük lûgat veritabanlarından Duden, Almanca’nın ağız farklılıklarını alternatif telaffuz olarak sunmaktadır. Bu şekilde insanlar örneğin farklı olabilen Avusturya ve İsviçre telaffuzlarına da vakıf olurlar.

Benzeri yöntem, TDK tarafından da uygulanabilir. Faydası, yerel ağızların daha fazla farkındalık kazanmaları ve insanların bilinçlenmeleri olacaktır.

Karabağ’ın Geleceği

Dönelim Dağlık Karabağ’a. Bölgenin gerginliği yüksek. Önümüz kış. Tansiyon muhtemelen daha da yükselecek. Karabağ’ın günleri o son harfinin mahiyeti gibi yani sert g tadında geçecek.


Son söz: Sana mı düştü Karabağ’ın ‘ğ’si / Karartmayın sakın enseyi / Bu da geçer önümüz zemheri / Göndere çeker bayrağı Azeri

Dış Politika